Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi, evlilik birliğinin ölümle son bulması hâlinde sağ kalan eşin barınma koşullarını ve kurulu yaşam düzenini korumayı amaçlayan ayni hak talebidir. Türk Medeni Kanunu düzeninde bu hak, mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağına mahsuben ileri sürülebileceği gibi, mirasın paylaştırılmasında yasal miras payına mahsuben de istenebilir. Talebin dayandığı hukuki nedene göre uygulanacak kurallar, ayni hakkın niteliği ve görevli mahkeme değişiklik gösterir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 240Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 652Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1466, K. 2024/2731Kaynağı aç
Mal Rejimi Kapsamında Katılma Alacağına Mahsuben Özgüleme
Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sağ kalan eş eski yaşantısını devam ettirebilmesi için ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde katılma alacağına mahsup edilmek ve yetmezse bedel eklenmek koşuluyla intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir. Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle kararlaştırdıkları farklı düzenlemeler saklı tutulmuştur. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sağ kalan eş, aynı şartlar dairesinde ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını talep edebilir.
Katılma alacağına mahsuben konut üzerinde kural olarak intifa veya oturma hakkı verilmekle birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesinin üçüncü fıkrasına göre haklı sebeplerin varlığı hâlinde sağ kalan eşin ya da ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. Buna karşılık, aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı faaliyeti sürdürmesi için zorunlu olan bölümlerde sağ kalan eş bu hakları kullanamaz; tarımsal taşınmazlara ilişkin özel yasal hükümler saklıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesine dayanılarak aile konutunun özgülenmesinin talep edilebilmesi için ölüm anına kadar eşler arasında yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin yürürlükte bulunması gerekir. Bu ayni hak talebi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliğindedir; başkasına devredilemez ve sağ kalan eşin ölümüyle mirasçılarına intikal etmez. Katılma alacağı üçüncü kişilere devredildiği takdirde ise sağ kalan eş aile konutu üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı isteme hakkını kaybeder. 1 Ocak 2002 tarihinden önce edinilen taşınmazlar yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi bulunmadığından ve katılma alacağı doğurmadığından, bu mallar yönünden Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesi işletilemez; sağ kalan eş bu durumda miras payına mahsuben özgüleme talebinde bulunabilir.
Miras Payına Mahsuben Aile Konutunun Özgülenmesi
Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke mevcudunda ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut bulunuyorsa, Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sağ kalan eş bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Sağ kalan eş mirasçı sıfatını taşıdığı sürece, eşler arasındaki mal rejimi türü ne olursa olsun ve katılma olanağı bulunsun veya bulunmasın, mal rejiminden doğan hakları haricinde mirasın paylaşımında aile konutunun ve ev eşyalarının kendisine verilmesini isteyebilir; ancak bu özgüleme ve alım hakkı karşılıksız ve bedelsiz değildir.
Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesinin ikinci fıkrasına göre haklı sebeplerin bulunması hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine mülkiyet hakkı yerine intifa veya oturma hakkı kurulmasına karar verilebilir. Ancak mirasbırakan tarafından icra edilen mesleki veya sanatsal faaliyetin bir altsoy tarafından devam ettirilmesi için zorunlu olan çalışma bölümlerinde sağ kalan eş özgüleme talebinde bulunamaz; ayrıca tarımsal taşınmazlara dair miras hukuku hükümleri saklıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2085, K. 2019/7704Kaynağı aç
Talep Süresi, Görevli ve Yetkili Mahkeme Ayrımı
Aile konutunun özgülenmesi talebi eşin vefatından itibaren en erken ileri sürülebilir ve mal rejiminin tasfiyesi tamamlanana kadar ileri sürülmesi mümkündür; konut miras ortaklığının elinden çıkarak mülkiyet el değiştirdikten sonra bu talep dinlenmez. Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesinde açık bir zamanaşımı fıkrası yer almamakla birlikte, uygulamada katılma alacağına ilişkin genel süreler çerçevesinde alacağın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona erdiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresinin gözetildiği savunulmaktadır.
Mahkemelerin görev kuralları Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi yargı mercilerince kendiliğinden dikkate alınır. Edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesine dayanılarak açılan özgüleme davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetki yönünden ise Türk Medeni Kanunu'nun 214. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 214Kaynağı aç
Buna karşılık Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesine dayanan miras payına mahsuben özgüleme talebi tereke malının mirasçılardan birine tahsisi niteliğinde olup miras ortaklığındaki elbirliği mülkiyetinin giderilmesi sonucunu doğurur; bu nedenle paylaşma kuralları gereğince görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Ancak herhangi bir özgüleme talebi bulunmaksızın, ileride açılacak davaya esas teşkil etmek üzere salt aile konutu niteliğinin tespiti ve tapu kütüğüne şerh verilmesi istendiğinde görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/25951, K. 2015/6777Kaynağı aç
Sağ kalan eş aile konutunun mülkiyetini talep edebilir mi?
Katılma alacağına dayalı özgülemede kural olarak intifa veya oturma hakkı istenir, mülkiyet ancak haklı sebepler varsa tanınabilir; miras hakkına mahsuben talepte ise mülkiyet hakkı tanınması istenebilir.
Özgüleme hakkı başkasına devredilebilir mi veya mirasçılara geçer mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesindeki özgüleme talebi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır; devredilemez ve mirasçılara intikal etmez. Katılma alacağı üçüncü kişiye devredildiğinde de bu hak düşer.
Mirasbırakanın çalıştığı iş yerinde sağ kalan eş özgüleme isteyebilir mi?
Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı işi yürütmesi için zorunlu olan bölümlerde sağ kalan eş aile konutuna veya ev eşyasına ilişkin özgüleme hakkını kullanamaz.
Eşler arasında mal ayrılığı rejimi varsa miras payına mahsuben özgüleme istenebilir mi?
Evet, sağ kalan eş mirasçı ise tabi olunan mal rejimi ne olursa olsun ve katılma imkânı bulunup bulunmadığına bakılmaksızın miras payına mahsuben aile konutunun özgülenmesini talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

