Birikmiş Nafaka Nasıl Tahsil Edilir? İcra ve Zamanaşımı

by Avukat Erdal Ersoy
Birikmiş Nafaka Nasıl Tahsil Edilir? İcra ve Zamanaşımı

Mahkemece hüküm altına alınan nafakanın süresinde ödenmemesi durumunda geçmişe dönük olarak biriken tutarlar icra takibi yoluyla tahsil edilir. Birikmiş nafaka alacakları her bir taksitin muaccel olduğu günden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Takip talebi hazırlanırken yalnızca geçmiş ayların değil, takip tarihinden itibaren işleyecek nafaka taksitlerinin de tahsili açıkça istenmediği takdirde aynı dosyadan yalnızca o tarihe kadar birikmiş tutar tahsil edilebilir. Bu ibarenin baştan eklenmesi halinde geçmiş borçlar ile işleyen nafaka tek bir takip dosyası üzerinden birlikte yürütülür.

Birikmiş Nafakada Zamanaşımı ve İtiraz Usulü

Geçmişe dönük nafaka borçlarında zamanaşımı süresi her bir nafaka taksiti bakımından muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar ve bu süre on yıldır. Sürenin dolması alacağı kendiliğinden sona erdirmez; icra dairesi zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz. On yılı aşan taksitlerin tahsilini engellemek borçlunun icra takibinde süresinde zamanaşımı itirazında bulunmasına bağlıdır.

İcra Takibinin Başlatılması ve Yetkili İcra Dairesi

Nafaka alacağının tahsili amacıyla başlatılacak takipte yetkili icra dairesi takibin türüne göre farklılık gösterir. İlamlı nafaka takipleri Türkiye'nin herhangi bir yerindeki icra dairesinde başlatılabilir. İlamsız takibe konu olan tedbir nafakası takiplerinde ise kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkilidir.

Takip talebine takip tarihinden itibaren işleyecek nafakaların da tahsili ibaresi eklenmediğinde, aynı icra dosyasından yalnızca takip anına kadar birikmiş nafaka miktarı istenebilir; takip tarihinden sonraki aylarda işleyen nafakaların tahsili için yeniden icra takibi başlatılması gerekir.

Ödeme Emri ile İcra Emrine İtiraz ve İcranın Durması

Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emri veya icra emrine tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Tedbir nafakasına ilişkin ilamsız takiplerde süresi içinde yapılan itiraz icra takibini durdurur; bu aşamada alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması yoluna başvurması gerekir. Yoksulluk, iştirak ya da yardım nafakası gibi ilamlı takiplerde ise borçlu borcun ödendiğini, ertelendiğini veya zamanaşımına uğradığını yetkili mercilerden alınan belgelerle kanıtlayarak icranın geri bırakılmasını isteyebilir; bu talep halinde dahi takip kural olarak kendiliğinden durmaz.

Faiz Başlangıcı ve Sıra Cetvelinde Birikmiş Nafaka

Birikmiş nafaka alacakları için yasal faiz talep edilmesi mümkündür. İştirak nafakasından kaynaklanan birikmiş alacaklarda faiz başlangıç tarihi belirlenirken mahkeme kararında yer alan hüküm esas alınır.

Borçlunun haczedilen mal varlığı üzerinde birden çok alacaklının haczi yer alıyorsa icra müdürlüğü sıra cetveli düzenler. Birikmiş nafaka alacağında haciz sırası tayin edilirken haciz konulmasından önce tahakkuk etmiş olan kısımlar nazara alınır. Düzenlenen sıra cetvelinin hukuka aykırı olması halinde ilgililer sıra cetvelinin iptali davası açabilir.

İcra ve İflas Kanunu Kapsamında Taksitlendirme ve Haczedilmezlik

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca, borçlunun yeterli miktarda malı haczedilmiş bulunması şartıyla, alacaklının satış talebinden önce borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt edip ilk taksiti derhal ödemesi durumunda icra işlemleri durur. Kanunun aradığı geçerlilik şartlarına göre taksitlerin borcun dörtte birinden az olmaması, aydan aya ödenmesi ve toplam sürenin üç ayı aşmaması zorunludur. Taksit taahhüdü veya tarafların icra dairesinde yapacakları taksitlendirme sözleşmelerine ilişkin tutanak ve kağıtlar damga vergisinden istisnadır. Taahhüt edilen taksitlerden biri zamanında ödenmezse icra işlemleri ve duran kanuni süreler kaldığı yerden devam eder. Borçlu ve alacaklının icra dairesinde yapacakları taksitlendirme sözleşmeleri süresince satış isteme süreleri durur; ancak sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması durumunda süreler aştığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Türk Medeni Kanunu kapsamında nafaka borçlarının taksitlendirilmesine yönelik özel bir düzenleme yer almamaktadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 111Kaynağı aç
Madde 111 – Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur. Şukadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır. (Ek fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.; Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/26 md.) Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. (Değişik fıkra: 9/11/1988-3494/13 md.) Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/11 md.) Borçlunun borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüdü veya alacaklı ile borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcun taksitlendirilmesi için yapacakları sözleşme nedeniyle icra dairesinde düzenlenecek tutanak veya kâğıt, damga vergisinden istisnadır. Borçluya satış yetkisi verilmesi:

Nafaka, kişinin yaşamını sürdürebilmesi için öncelikli ve zorunlu bir para alacağı niteliği taşır. Nafaka alacaklısının hakkını her ay ayrı ayrı talep etmeyip birikmiş olarak icra takibine koyması bu alacağın öncelikli niteliğini ortadan kaldırıp alelade bir alacağa dönüşmesine yol açmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/4928 Esas ve 2019/242 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, birikmiş nafaka alacakları alacaklının üçüncü kişilere olan borçları sebebiyle haczedilemez.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/4928, K. 2019/242Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2018/4928 E.  ,  2019/242 K. "İçtihat Metni" ……… Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı, borçlu hakkınd……17.09.2013 tarihli, 2012/557 Esas-2013/619 Karar sayılı ilamına dayalı olarak……… Esas sayılı takip dosyası ile nafaka alacağına dayalı ilamlı icra takip başlattığını…….sayılı takip dosyası ile de alacaklı hakkında icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip dosyasından alacaklı olduğu takip dosyasına gönderilen müzekkere ile alacaklı olduğu dosyadaki birikmiş nafaka alacağı üzerine haciz konulduğunu ancak birikmiş nafaka alacağına haciz uygulanmasının mümkün olmayacağını belirterek……. 2014/11705 E. sayılı takip dosyasında müdürlükçe verilen 28.01.2016 tarihli haciz kararının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, birikmiş nafaka alacağının alelade alacak olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Niteliği itibari ile nafaka kişinin yaşamını sürdürmek için öncelikli ve zaruri olarak hükmedilen bir para olup, nafaka alacaklısının her ay hükmedilen nafakayı talep etmeyip birikmiş nafakayı tahsil etmesi bu paranın "alelade alacak niteliğine" dönüşmesi anlamım kazandırmaz. Çünkü, nafaka alacaklısı istediği an, hükmedilen nafakayı alma olanağına sahip olmalıdır. O halde, mahkemece birikmiş nafaka alacaklarının da haczi mümkün olmadığından şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünden hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi. ……..

Nafaka Borcunun İhlalinde Tazyik Hapsi Şartları

Mahkeme kararıyla hükmedilen tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakasının ödenmemesi durumunda alacaklı icra takibi yoluna başvurabilir. Başlatılan icra takibinden sonuç alınamaması halinde nafaka yükümlüsü aleyhine cezai yaptırım uygulanması gündeme gelebilir. Ancak tazyik hapsi yaptırımı geçmişe dönük tüm birikmiş nafaka alacakları için uygulanmaz; bu şikayet yalnızca geriye dönük ödenmeyen son üç aylık nafaka alacağı ile sınırlıdır. Nafaka borcunun ödenmemesi sebebiyle açılacak tazyik hapsi şikayetinde görevli ve yetkili merci icra takibinin yürütüldüğü yerdeki icra ceza mahkemesidir.

Birikmiş nafaka alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Birikmiş nafaka alacakları her bir taksitin muaccel olduğu tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir; zamanaşımı icra müdürlüğü tarafından kendiliğinden gözetilmez ve borçlunun süresi içinde itiraz etmesi gerekir.

Geçmişe dönük nafaka borçlarının tamamı için tazyik hapsi istenebilir mi?

Tazyik hapsi cezası yalnızca geriye dönük son üç aylık ödenmeyen nafaka borcu için istenebilir; son üç aydan önceki birikmiş nafaka alacakları hapis cezasına konu edilemez.

Birikmiş nafaka alacağı alacaklının üçüncü kişilere borcu sebebiyle haczedilebilir mi?

Birikmiş nafakanın toplu olarak talep edilmesi alacağı alelade bir alacağa dönüştürmediğinden nafaka alacaklısının üçüncü kişilere olan borçları sebebiyle bu alacak üzerine haciz konulamaz.

İcra ve İflas Kanunu m. 111 uyarınca nafaka borcu nasıl taksitlendirilir?

Borçlunun yeterli miktarda malı haczedilmiş bulunması şartıyla, alacaklının satış talebinden evvel borcun muntazam taksitlerle ödeneceğinin taahhüt edilmesi, ilk taksitin derhal verilmesi, her taksitin borcun en az dörtte biri olması, aydan aya ödenmesi ve sürenin üç ayı aşmaması koşuluyla icra takibi durur.

Takip talebinde işleyecek nafakalar istenmezse ne olur?

Takip talebinde takip tarihinden itibaren işleyecek nafakaların da tahsili talep edilmediği takdirde aynı dosyadan yalnızca takip tarihine kadar birikmiş nafaka tahsil edilebilir ve sonraki aylar için yeni bir takip yapılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu