Bir taşınmazın konut amacıyla kiralandığı hâlde kiracı tarafından işyeri olarak kullanılması, kira sözleşmesine aykırılık oluşturur. Türk Borçlar Kanunu m. 299 uyarınca kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan bedeli ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir; taraflarca belirlenen kullanım amacı bu sözleşmenin temel unsurlarından birini oluşturur. Kat mülkiyetine tabi yapılarda ise meseleye 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (KMK) emredici düzenlemeleri de eklenir.
Sözleşmeye Aykırılık ve Kiraya Verenin Hakları
Kiracının konut olarak kiralanan yeri işyeri olarak kullanmaya başlaması, sözleşmede kararlaştırılan amacı ihlal eder. Bununla birlikte, kiraya verenin bu kullanıma açıkça ya da zımni biçimde muvafakat göstermesi hâlinde sözleşmeye aykırılık oluşmaz. Zımni muvafakatin somut olayda var sayılıp sayılamayacağı ise koşullara göre değerlendirilmesi gereken ayrı bir meseledir.
Kiraya veren muvafakat vermemişse ve kiracı aykırı kullanımı sürdürüyorsa, konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m. 316 uyarınca kiraya veren kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak ihtar etmelidir. Kiracının bu ihtara rağmen aykırılığı devam ettirmesi hâlinde kiraya veren tahliye davası açma hakkını elde eder.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 316Kaynağı aç
TBK m. 316/3, belirli ağırlaştırıcı koşulların varlığında ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin hemen feshedilebileceğini düzenlemektedir: kiracının kiralanana kasten ağır zarar vermesi, verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması ya da aykırı davranışın kiraya veren veya aynı taşınmazda oturanlar ile komşular bakımından çekilmez olması bu koşullar arasında sayılmıştır. Bu hâllerde kiraya veren yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu Çerçevesinde İşyeri Kullanımı
Kat mülkiyetine tabi bir yapıda tapuda mesken olarak tescil edilmiş bağımsız bölümlerin işyeri amacıyla kullanılması yalnızca kira taraflarını değil tüm kat maliklerini ilgilendirir. KMK m. 24/1 uyarınca, tapuda mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bölümlerde hastane, dispanser, klinik, poliklinik ve ecza laboratuvarı gibi kuruluşlar açılamaz; kat maliklerinin bu yasağa aykırı sözleşmeleri hükümsüzdür. Aynı hüküm, dispanser, klinik veya poliklinik niteliği taşımayan muayenehaneleri bu yasağın kapsamı dışında açıkça tutmaktadır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9992, K. 2019/1283Kaynağı aç
634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
KMK m. 24/2 ise tapuda mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve benzeri eğlence ile toplantı yerleri; fırın, lokanta, pastahane ve süthane gibi gıda-beslenme yerleri; imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi işyerlerinin ancak kat malikleri kurulunun oybirliğiyle vereceği kararla açılabileceğini hükme bağlamaktadır. Maddedeki 'gibi yerler' ve 'emsali' ifadelerinin bu sayımı sınırlandırıp sınırlandırmadığı tartışmalıdır: Danıştay 8. Dairesi, E. 2011/8063, K. 2013/10870 sayılı kararında 'gibi yerler' ifadesinin sayılanları sınırlandırmadığını, aksine benzer işyerlerini de kapsama dahil ettiğini ve büroların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Aynı kararın inceleme sürecinde ise bu ifadenin yalnızca son bağlaçtan önceki türlere benzer işyerlerini kapsadığı ve irtibat bürosunun bu kapsamda değerlendirilemeyeceği yönünde bir karşı görüş de ortaya konulmuştur. Her iki yorum da aynı dosyaya ait olduğundan bağımsız bir çoğunluk belirlenmesi mümkün değildir; somut faaliyetin m. 24/2 kapsamına girip girmediği mahkemece değerlendirilmektedir.
Danıştay 8. Daire, E. 2011/8063, K. 2013/10870Kaynağı aç
Oybirliği Kararı Gerektiren ve Gerektirmeyen Kullanımlar
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9992, K. 2019/1283 sayılı kararında bu çerçeveyi somutlaştırmıştır: tapuda mesken nitelikli bağımsız bölümün, yönetim planında aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde, kat malikleri kurulunun oybirliği kararı olmadan avukatlık büroları ile serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirlik faaliyetleri dışında işyeri olarak kullanılması mümkün değildir. Söz konusu davada bağımsız bölüm mühendislik bürosu olarak kullanılmakta, yönetim planında işyeri kullanımına izin veren bir düzenleme bulunmamakta ve kat malikleri kurulunun oybirliği kararı da mevcut değildi. Daire, bu koşullar altında davanın kabulü gerekirken reddedilmesini hukuka aykırı bularak ilk derece kararını bozmuştur.
Ticari şirketlerin mesken nitelikli bağımsız bölümleri büro veya işyeri olarak kullanması da KMK m. 24 kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/17882, K. 2014/886 sayılı kararında, ticari şirket tarafından kullanılan mesken nitelikli bir bölümün ancak kat maliklerinin oybirliği kararıyla işyeri olarak kullanılmasının mümkün olacağına hükmetmiştir. Aynı Daire'nin uygulamasında büro, bağımsız olarak çalışan bir kişinin en fazla bir elemanıyla birlikte yazıhane niteliğinde kullandığı yer olarak tanımlanmakta; ticari şirketlerin kullandığı yerler ise bu tanımın dışında kabul edilmektedir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/17882, K. 2014/886Kaynağı aç
Avukatlık ve Mali Müşavirlik Faaliyetlerine Özel İstisna
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 43'e 6460 sayılı Kanun ile eklenen hüküm uyarınca, KMK hükümlerine göre anagayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde kat maliklerinin izni ve benzeri şartlar aranmaksızın avukatlık büroları faaliyet gösterebilir; yönetim planındaki aksine hükümler bu konuda uygulanmaz. Bu istisna yalnızca avukatlık büroları için değil; 3568 sayılı Kanun m. 45'e 6460 sayılı Kanun ile eklenen fıkra kapsamında serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirlik faaliyetleri için de geçerlidir. Öte yandan KMK m. 24'e 6111 sayılı Kanun'un 194. maddesiyle 2011 yılında eklenen bir fıkra, ilgili kanunlarda düzenleme yapılıncaya kadar meskenlerdeki avukatlık, hukuk ve SMMM/YMM bürolarının faaliyetlerine devam edeceğini, bu sürenin ise söz konusu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl olduğunu öngörmüştür. Bu iki düzenleme arasındaki güncel yürürlük ilişkisi kanun metinlerinde ayrıca ele alınmamış olup konu hukuken netlik kazanmamış bir mesele olarak kalmaktadır.
1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 43Kaynağı aç
Muhasebe ve mali müşavirlik bürosu olarak kullanım için kat maliklerinin muvafakatinin aranmayacağı Yargıtay 18. Hukuk Dairesi kararlarında kabul edilmektedir; ancak bu kullanımın büro tanımına uygun olması, yani tek bir bağımsız bölümde bağımsız çalışan bir kişinin en fazla bir elemanıyla birlikte yazıhane niteliğinde gerçekleşmesi zorunludur. Daire, bu nitelemenin fiilen araştırılmadan ve gerekirse tapu maliki ile bölümü fiilen kullanan kişi davaya dahil edilmeden sonuca gidilmesini hatalı bulmuştur.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/5732, K. 2012/7142Kaynağı aç
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/5735, K. 2012/7143Kaynağı aç
Yönetim Planının Rolü
KMK m. 27 uyarınca yönetim planı, yönetime ilişkin hususları düzenleyen ve tüm kat maliklerini, onların külli ile cüzi haleflerini, yönetici ve denetçilerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Yönetim planında mesken bölümlerin büro amaçlı kullanımına açıkça izin verilip verilmediği, işyeri kullanımının hukuki değerlendirmesinde önemli bir etken olarak öne çıkmaktadır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin incelediği davada, yönetim planında aksine bir düzenlemenin bulunmadığı vurgulanmış; bu kaydın tersine, yani planda büro kullanımına izin veren bir hükmün yer aldığı durumlarda ayrıca oybirliği kararı alınmasının gerekip gerekmediği o davada ele alınmamıştır. Bu mesele mahkemeler tarafından her somut olay özgü koşullarıyla değerlendirilmektedir.
Kütük Şerhi
KMK m. 24 uyarınca verilen kat malikleri kurulu kararı, yöneticinin veya kat maliklerinden birinin istemi üzerine tüm bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki sayfalarına şerh verilebilir. Bu şerh, kararın kapsamını taşınmazla sonradan ilişki kuracak kişiler bakımından aleni kılar.
Sık Sorulan Sorular
Kiraya veren kiracının işyeri kullanımına ses çıkarmazsa ne olur?
Kiraya verenin bu kullanıma açıkça ya da zımni biçimde muvafakat etmesi hâlinde kiracının davranışı sözleşmeye aykırılık oluşturmaz. Zımni muvafakatin var olup olmadığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Tapuda mesken kayıtlı bir dairede muayenehane açılabilir mi?
KMK m. 24/1 uyarınca hastane, dispanser, klinik ve poliklinik niteliğindeki kuruluşlar mesken veya iş/ticaret yeri olarak tescilli bölümlerde açılamaz; kat maliklerinin bu yasağa aykırı sözleşmeleri hükümsüzdür. Dispanser, klinik veya poliklinik niteliği taşımayan muayenehaneler ise aynı hükmün açık istisnası kapsamındadır.
Kat malikleri kurulunun oybirliği kararı her işyeri türü için zorunlu mudur?
Hayır. KMK m. 24/2, tapuda mesken gösterilen bölümlerde eğlence-toplantı yerleri, gıda-beslenme işyerleri ile imalathane, dükkan ve galeri gibi yerlerin oybirliği kararıyla açılabileceğini düzenlemektedir. Avukatlık büroları ile SMMM/YMM faaliyetleri ilgili kanunlardaki hükümler gereği bu şartın dışında tutulmuştur; ancak bu iki düzenleme arasındaki yürürlük ilişkisi hukuken netlik kazanmış değildir. Ayrıca yönetim planında mesken bölümlerin büro amaçlı kullanımına izin verilip verilmediği de değerlendirmeyi etkileyebilmektedir; bu konuda mahkemelerin somut olaya özgü inceleme yaptığı görülmektedir.
Mesken nitelikli dairede büro açmak için büro tanımı önemli midir?
Evet. Yargıtay uygulamasında büro, bağımsız olarak çalışan bir kişinin en fazla bir elemanıyla birlikte yazıhane niteliğinde kullandığı yer olarak tanımlanmaktadır. Ticari şirketlerin kullandığı yerler bu tanıma girmemekte; bu tür kullanımlar için KMK m. 24 kapsamında kat maliklerinin oybirliği kararı aranmaktadır.
Kiraya veren kiracıyı tahliye etmek için ne yapmalıdır?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, TBK m. 316 uyarınca kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak ihtar etmelidir. Kiracının bu ihtara rağmen aykırılığı sürdürmesi hâlinde kiraya veren tahliye davası açabilir. Aynı madde, kiracının kiralanana kasten ağır zarar vermesi, süre vermenin yararsız olacağının anlaşılması veya davranışın çekilmez nitelik taşıması hâllerinde ihtara gerek kalmaksızın yazılı bildirimle sözleşmenin hemen feshedilebileceğini de düzenlemektedir.
Mühendislik veya inşaat bürosu mesken nitelikli dairede kullanılabilir mi?
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2017/9992, K. 2019/1283 sayılı kararında, yönetim planında aksine bir düzenleme bulunmayan ve kat malikleri kurulunun oybirliği kararı da alınmayan somut bir olayda mühendislik bürosu olarak kullanılan mesken nitelikli bağımsız bölüm açısından bu kullanımı hukuka aykırı bularak ilk derece kararını bozmuştur. Kanun metninde avukatlık ve SMMM/YMM faaliyetlerine tanınan istisna mühendislik faaliyetlerini kapsamamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

