Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesi, kira ilişkisinde kiracı aleyhine doğabilecek ek mali yüklere karşı açık bir güvence öngörmektedir: Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Aynı madde, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin sözleşme düzenlemelerini de geçersiz saymaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 346Kaynağı aç
Yasağın İki Temel Unsuru
TBK m. 346, birbirini tamamlayan iki yasağı aynı maddede düzenlemiştir. Birincisi, kira bedeli ve yan giderler dışındaki her türlü ödeme yükümlülüğü kiracıya yüklenemez; bu nitelikteki sözleşme hükümleri geçersizdir. İkincisi, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ya da sonraki kira bedellerinin muaccel hale geleceğine ilişkin anlaşmalar da geçersizdir. Muacceliyet kaydı uygulamada özellikle önem taşımaktadır: Bir dönem kirasının geç ödenmesi üzerine kalan tüm dönem kiralarının birden istenebileceğini öngören sözleşme hükümleri bu yasak kapsamına girmektedir.
Kamu Düzeni Niteliği ve Geçmişe Etkili Uygulama
TBK m. 346'nın kiracıyı koruma amacıyla getirildiği ve kamu düzenine ilişkin nitelik taşıdığı Yargıtay tarafından kabul edilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2. maddesi, TBK'nın kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağını hükme bağlamaktadır. Aynı kanunun 7. maddesi ise TBK'nın kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının görülmekte olan davalarda da uygulanacağını düzenlemektedir. Bu iki hüküm bir arada değerlendirildiğinde, TBK m. 346'nın yürürlüğe girişinden önce akdedilen kira sözleşmelerindeki ek ödeme koşulları ve muacceliyet kayıtları bakımından da uygulanabilir nitelik taşıdığı kabul görmektedir; ancak bu değerlendirme, aşağıda açıklanan tacir/tüzel kişi istisnası saklı kalmak kaydıyla geçerlidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/13975, K. 2015/1345Kaynağı aç
6101 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/3843, K. 2015/1476Kaynağı aç
6101 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
Tacir ve Tüzel Kişi Kiracılar İçin Geçici İstisna
TBK m. 346, tüm kira ilişkilerine eşit biçimde uygulanmamıştır. 6353 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle değiştirilen 6217 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca, kiracının Türk Ticaret Kanunu'nda tacir olarak sayılan kişilerden ya da özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişilerinden oluştuğu işyeri kiralarında TBK m. 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamaz. Bu süre zarfında söz konusu maddelerin kapsadığı konularda sözleşme serbestisi geçerliydi; sözleşmede hüküm bulunmaması hâlinde ise mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktaydı.
6217 sayılı YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN m. geçici 2Kaynağı aç
Sekiz yıllık bu geçici süre 1 Temmuz 2012'de başlamış ve sekiz yıl olarak belirlenmiştir; mevzuattaki bu düzenleme açıktır. Sürenin dolmasının ardından tacir ve tüzel kişi kiracılar bakımından hukuki durumun nasıl şekillendiği, kaynaklarda bu döneme ilişkin yeterli bilgi bulunmadığından bu makalede ele alınamamaktadır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/18178, K. 2013/1672Kaynağı aç
Öte yandan 6217 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesine 17 Ocak 2019 tarihinde 7161 sayılı Kanun'un 59. maddesiyle eklenen fıkra, istisna süresi devam ederken tacir kiracı sözleşmeleri bakımından m. 344 yönünden önemli bir sınır getirmiştir: TBK m. 344'teki tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalamalarına göre değişim oranının esas alınacağına ilişkin hüküm, istisna kapsamındaki kira sözleşmeleri de dahil olmak üzere tüm kira sözleşmelerinin yenilenmesinde uygulanır. Bu düzenleme, sekiz yıllık istisna süresinin m. 344 yönündeki kapsamını kısmen daraltmıştır.
Tacir Kiracılarda Muacceliyet Şartının Geçerliliği
Tacir kiracının taraf olduğu işyeri kira sözleşmesinde yer alan muacceliyet şartı, TBK m. 346'nın geçici istisna kapsamında uygulanmadığı dönem içinde sözleşme serbestisi gereği geçerli kabul edilebilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/13265, K. 2015/321 sayılı kararında, tacir olan kiracı şirket hakkında TBK m. 346'nın belli bir dönem uygulanamayacağı gözetilerek muacceliyet şartının geçerli olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/13265, K. 2015/321Kaynağı aç
Buna karşılık, tacir olmayan kiracılar bakımından muacceliyet şartı TBK m. 346 karşısında geçersiz hale gelir. Bu durumda değerlendirme, takip veya dava tarihi itibarıyla ödenmemiş ve muaccel olan kira alacağı üzerinden yapılmalı; muacceliyet koşuluna dayanılarak istenmiş ileriki dönem kirasının da hesaba katılması yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/223, K. 2015/2025 sayılı kararında, bu doğrultudaki Özel Daire bozma kararı benimsenerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/3907, K. 2015/6643Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/223, K. 2015/2025Kaynağı aç
Tacir mi, Esnaf mı? Kiracı Sıfatının Araştırılması Zorunluluğu
Geçici istisna TTK anlamında tacir olan kiracılara uygulandığından, kiracının tacir mi esnaf mı sayılacağı belirleyici bir sorudur. Mahkemeler, kiracının tacir statüsünü araştırmadan muacceliyet şartının geçerliliği konusunda hüküm kuramaz; bu araştırmanın yapılmadan verildiği kararlar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Kiralanan taşınmazın işyeri olarak kullanılması, kiracının kişisel sözleşme tarafı sıfatıyla tacir olup olmadığını ortaya koymaya yetmez; bu sıfat ayrıca incelenmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/13221, K. 2015/2009Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/6724, K. 2014/7878Kaynağı aç
Tacir-esnaf ayrımında Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılmak, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline veya odaya kayıtlı olmamak tacir olmamanın kesin kanıtı değildir; vergi mükellefi olup olmamak da bu ayrımda kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Esnaf ve sanatkârın tanımı 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 3. maddesinde yapılmıştır: Ekonomik faaliyetini sermayesiyle birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahipleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Kira Artışındaki Üst Sınır
TBK m. 344/1 uyarınca, tarafların yenilenen kira dönemlerine ilişkin kararlaştırdıkları artış oranı bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalamalarına göre değişim oranını geçemez; bu sınırı aşan anlaşmalar geçerli sayılmaz. Taraflarca artış konusunda herhangi bir anlaşma yapılmamışsa kira bedeli, aynı TÜFE oniki aylık ortalama değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ise yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalamalarına göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri gözetilerek hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Kiraya veren kira sözleşmesine ek ödeme kaydı koyabilir mi?
Hayır. TBK m. 346 uyarınca kiracıya yüklenebilecek ödemeler yalnızca kira bedeli ile yan giderlerden ibarettir. Bu sınırın dışına çıkan ek ödeme yükümlülükleri geçersizdir.
Geç ödeme durumunda kalan kiraların tamamının muaccel olacağı sözleşmeye yazılabilir mi?
Hayır. Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde sonraki dönem kiralarının muaccel olacağına ilişkin sözleşme düzenlemeleri TBK m. 346 gereğince geçersizdir. Aynı madde, geç ödeme nedeniyle ceza koşulu öngören düzenlemeleri de geçersiz saymaktadır.
TBK m. 346 kanunun yürürlüğünden önce imzalanan kira sözleşmelerine de uygulanır mı?
TBK m. 346'nın kamu düzenine ilişkin nitelik taşıdığı Yargıtay tarafından kabul edilmiştir. 6101 sayılı Kanun'un 2. maddesi, TBK'nın kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağını; 7. maddesi ise bu kuralların görülmekte olan davalarda da uygulanacağını düzenlemektedir. Bu çerçevede söz konusu maddenin TBK öncesinde akdedilen sözleşmelere de uygulanabilir nitelik taşıdığı kabul görmektedir; tacir ve tüzel kişi kiracılara yönelik geçici istisna bu değerlendirmede ayrıca gözetilmelidir.
İşyeri kiracısı tacirse sözleşmedeki muacceliyet şartı geçerli midir?
TTK anlamında tacir sayılan kişilerin ya da özel veya kamu hukuku tüzel kişilerinin kiracı olduğu işyeri kiralarında TBK m. 346, 6217 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesiyle getirilen istisna çerçevesinde 1 Temmuz 2012'den itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamamıştır. Bu süre içinde tacir kiracı sözleşmesindeki muacceliyet şartı geçerli kabul edilebilmektedir. Söz konusu sekiz yıllık sürenin dolmasının ardından hukuki durumun nasıl şekillendiği bu makaledeki kaynaklarda yeterli biçimde ele alınmamıştır.
Kiracının tacir olup olmadığı mahkemece araştırılmak zorunda mıdır?
Evet. Muacceliyet şartına dayanılarak hüküm kurulmadan önce kiracının TTK kapsamında tacir olup olmadığının mahkemece araştırılması zorunludur. Kiralanan taşınmazın işyeri olarak kullanılması bu araştırmanın yerini tutmaz. Bu araştırma yapılmadan verilen kararlar Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Kira sözleşmesinde artış oranı serbestçe belirlenebilir mi?
Hayır. TBK m. 344/1 uyarınca yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak artış oranı, bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalama değişim oranını geçemez. Bu sınırı aşan anlaşmalar geçerli sayılmaz. Beş yılı aşan veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde artış oranını belirleyecek olan hâkimdir; tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalama değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri bu belirleme sırasında gözetilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

