Konut İhtiyacı Sebebiyle Tahliye Davasının Hukuki Niteliği
Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut gereksinimi sebebiyle taşınmazı kullanma mecburiyeti bulunuyorsa, kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesine dayanan bu tahliye hakkı, belirli süreli sözleşmelerde sürenin dolmasıyla, belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih dönemlerine ve yasal bildirim sürelerine uyularak belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde açılacak dava ile kullanılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
Dava Şartı Arabuluculuk Süreci ve Usulü
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/B maddesi gereğince, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu uyarınca ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu dava şartıdır.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/BKaynağı aç
Süreç anlaşmayla biterse anlaşma belgesi, taşınmaz hakkında kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilerek düzenlenir. 6325 sayılı Kanun'un 18/B maddesi kapsamında bu belgenin icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınması zorunludur; taşınmazla ilgili belgede şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme, anlaşmanın içeriğini arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı yönünden ve taşınmaza ilişkin kanuni sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler. İncelemede kurum veya kuruluşlardan bilgi ya da belge isteyebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir. Şerhin verilmesine ilişkin diğer hususlarda aynı Kanunun 18. maddesi uygulanır.
Gereksinimin Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olması Ölçütü
Konut gereksinimine dayalı tahliye kararı verilebilmesi için ileri sürülen ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu nitelikte olması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1540 Esas ve 2021/878 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, süreklilik taşımayan geçici durumlar tahliyeye dayanak yapılamaz; henüz varlık kazanmamış veya ortaya çıkması uzun bir zamana bağlı olan varsayımsal gereksinimler de hukuken tahliye sebebi oluşturmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1540, K. 2021/878Kaynağı aç
İhtiyaç sebebinin davanın açıldığı tarihte var olması yeterli sayılmaz; ihtiyacın yargılama sırasında da sürmesi gerekir.
Konut ihtiyacını ileri süren kiraya verenin bizzat kendisinin kirada ikamet etmesi gereksinimin varlığı yönünden bir karine oluşturur. Buna karşılık, kiraya verenin taşınmazı fiilen boş tutmasına karşın ihtiyaç gerekçesini ileri sürmesi talebin samimi görülmemesine neden olur.
Dava Açma Süreleri ve Bildirim Koşulları
Belirli süreli kira sözleşmelerinde kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açılması mümkündür. Bu sözleşmelerde dava açmak için ihtarname çekilmesi şart değildir.
Yazılı bildirimin, davanın açılabileceği en son tarihe kadar yapılması ve bildirimde dava açılacağının açıklanması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 353. maddesi dava açma süresini bir kira yılı kadar uzamış kabul eder.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 353Kaynağı aç
Belirsiz süreli taşınmaz kiralarında fesih bildiriminde Türk Borçlar Kanunu'nun 329. maddesi dikkate alınır. Buna göre taraflardan her biri, yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için veya böyle bir âdet bulunmadığında altı aylık kira döneminin bitimi için üç aylık bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Tahliye davası bu sürelere göre belirlenecek fesih tarihinden itibaren bir ay içinde açılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 329Kaynağı aç
Yeni Malikin Konut İhtiyacına Dayalı Hakları
Kiralanan taşınmazı sonradan edinen kişi, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunuyorsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla altı ay sonra tahliye davası açabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 351. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeni malik, gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını dilerse kira sözleşmesi süresinin sona ermesinden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1540 Esas ve 2021/878 Karar sayılı ilamına göre taşınmazı iktisap eden kişi, dilerse önceki malik ile kiracı arasındaki sözleşme süresinin bitimine dayanarak dilerse kanunun yeni malike tanıdığı sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir ve bu seçimlik yollardan lehine olanı tercih etme serbestisine sahiptir.
Taraf Ehliyeti, Görevli ve Yetkili Mahkeme
Taşınmazda birden fazla kiracı bulunması durumunda tahliye davasının ve bu kapsamda gönderilecek ihtarnamelerin kiracıların tamamına yöneltilmesi zorunludur.
Elbirliği mülkiyetine konu taşınmazlarda davanın bütün ortaklar tarafından birlikte açılması aranır; paylı mülkiyette ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gereklidir. Buna karşılık, elbirliği veya paylı mülkiyette maliklerden herhangi biri kiracıyla sözleşmeyi bizzat akdetmişse, sözleşmenin tarafı olma sıfatıyla tek başına tahliye davası açabilir.
Konut ihtiyacı nedeniyle açılacak tahliye davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Dava taşınmazın aynına ilişkin bulunmadığından kesin yetki kuralı geçerli değildir; kiralananın bulunduğu yer, davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir.
Yargılama devam ederken kiracı taşınmazı boşaltırsa tahliye davası konusuz kalır. Davacının yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebi varsa deliller, dava konusuz kalmamış gibi toplanır; davacı haklı çıkarsa bu giderler ve vekâlet ücreti davalı aleyhine hükmedilebilir.
Yeniden Kiralama Yasağı ve Hukuki Sonuçları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı bir sebep bulunmadıkça taşınmazı üç yıl geçmeden eski kiracısından başkasına kiralayamaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 355Kaynağı aç
Yeniden kiralama yasağına aykırı davranılması halinde kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü tutulur.
Konut ihtiyacı davası açmadan önce ihtar çekmek zorunlu mudur?
Belirli süreli kira sözleşmelerinde sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açılması mümkün olup dava öncesinde ihtarname gönderilmesi zorunlu bir koşul değildir. Ancak davanın açılması için öngörülen sürede kiracıya yazılı bildirim yapılması Türk Borçlar Kanunu'nun 353. maddesi gereğince dava açma süresini bir kira yılı uzatır.
Yeni malik konut ihtiyacı sebebiyle tahliye davasını ne zaman açabilir?
Yeni malik, iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla altı ay sonra dava açabilir veya dilerse önceki kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açma hakkını tercih edebilir.
İhtiyaç sebebiyle tahliye edilen konut başkasına kiralanabilir mi?
Kiraya veren, haklı bir sebep olmaksızın taşınmazı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz; bu yasağa aykırılık halinde son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödeme yükümlülüğü doğar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

