Mülkiyet hakkına sahip olan kişi, hukuk kurallarının çizdiği sınırlar dahilinde malını dilediği biçimde kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunma yetkilerini haizdir. Taşınmaz maliki, malını hukuka aykırı biçimde elinde tutan kişilere karşı istihkak davası açabileceği gibi, mülkiyetine yönelen her türlü haksız el atmanın giderilmesini de dava yoluyla isteyebilir. Bu temel koruma Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinde güvence altına alınmıştır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 683Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/476, K. 2024/217Kaynağı aç
Haksız El Atmanın Kapsamı ve Unsurları
Taşınmaza yönelik haksız el atma, doğrudan mülkiyet alanına müdahale biçiminde gerçekleşebileceği gibi bir araç ya da başka bir kişi kullanılmak suretiyle de meydana gelebilir. Bir eylemin el atma davasına konu edilebilmesi için müdahalenin kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan ayni ya da kişisel bir hakka dayanmaması şarttır.
Komşuluk Hukukunda Taşkınlık Yasağı
Taşınmaz sahipleri mülkiyet hakkının tanıdığı yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetlerini yürütürken bitişik ve çevre taşınmazları olumsuz etkileyecek aşırılıklardan özenle kaçınmak zorundadır. Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesi, mülkiyet kullanımının sınırını komşuları rahatsız etmeme yükümlülüğüyle belirlemiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 737Kaynağı aç
Taşınmazın konumu, niteliği ve yöresel adet dikkate alındığında komşular arasında hoşgörülebilecek dereceyi aşan duman, is, toz, koku, buğu çıkarma ile sarsıntı veya gürültü yapma eylemleri hukuken yasaktır. Yerel adete uygun düşen ve kaçınılması mümkün olmayan taşkınlıklardan doğan denkleştirme hakları ise saklı tutulmuştur.
Ağaç Dalı ve Köklerinin Komşu Parsele Taşması
Bitişik taşınmazdan sınır aşarak zarar veren ağaç dalları ile bitki köklerinin bulunması halinde, zarar gören taşınmaz maliki önce komşusuna bunların kaldırılması için uygun bir mühlet tanımalıdır. Bu süre içerisinde taşkın kısımlar kaldırılmazsa, komşu taşınmaz maliki sınırı aşan dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 740Kaynağı aç
Üzerinde yapı bulunan veya tarımsal amaçla ekilmiş arazisine komşu taşınmazdan dalların taşmasına katlanmak durumunda kalan arazi maliki, söz konusu taşkın dallarda yetişen meyveleri toplama yetkisine sahiptir. Komşu orman alanları bakımından ise dal ve kök taşmasına dair bu kurallar uygulama alanı bulmaz.
Paylı ve Elbirliği Mülkiyetinde Müdahalenin Önlenmesi
Paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda her paydaş, diğer paydaşların mülkiyet haklarıyla bağdaştığı ölçüde ortak taşınmazı kullanabilir ve semerelerinden faydalanabilir. Kullanım tarzı konusunda anlaşmazlık çıkması halinde yararlanma ve kullanma biçimi mahkeme hakimi tarafından, bu belirleme zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünme biçiminde de olmak üzere, tayin edilir. Ayrıca her paydaş, bölünemeyen müşterek menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen yerine getirebilir.
Paylı mülkiyette müşterek taşınmazdan yararlanması haksız şekilde engellenen bir paydaş, bu engeli oluşturan diğer paydaş veya paydaşlara karşı payına vaki müdahalenin men'i talebini her zaman ileri sürebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2023/476, K. 2024/217 sayılı kararında, elbirliği mülkiyetinde de ortaklardan birinin diğer mirasçı veya ortakların onayına ya da terekeye temsilci atanmasına gerek kalmaksızın taşınmazdan yararlanmasını önleyen ortaklar aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E. 2015/7138, K. 2018/1105 sayılı kararının gerekçesinde de paylı mülkiyette haksız şekilde taşınmazdan istifadesi engellenen paydaşın, buna sebep olan paydaşlara karşı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunabileceği ifade edilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7138, K. 2018/1105Kaynağı aç
Buna karşılık davacı paydaşın paya karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer mevcutsa el atmanın önlenmesi talebi dinlenmez. Hissesinden daha az yer kullandığını ileri süren paydaşın bu uyuşmazlığı müdahalenin men'i davası yerine taşınmazın taksimi ya da ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözmesi gerekir.
Fiili Kullanma Biçimi ve Şerhin Etkisi
Tapulu gayrimenkullerde harici veya fiili taksim yapılması hisselerin mülkiyetini hukuken ana gayrimenkulden ayırmaz. Ancak tüm paydaşların uzlaşmasıyla bir kullanım anlaşması yapılmışsa veya fiili bir kullanım tarzı belirlenip uzun süre benimsenmişse, bu durum resmi taksim, ortaklığın giderilmesi ya da imar düzenlemesi yapılana dek Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesiyle düzenlenen iyiniyet kuralı ve ahde vefa ilkesi doğrultusunda korunur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E. 2015/2383, K. 2017/5244 sayılı kararı uyarınca paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi davalarında öncelikle tüm hissedarları bağlayan harici taksim sözleşmesi, özel parselasyon planı ya da yerleşik fiili kullanım biçimi araştırılmalı; uyuşmazlık konusu yerin kime bırakıldığı tespit edilmeli, böyle bir paylaşım yoksa uyuşmazlık paylı mülkiyet hükümleri çerçevesinde karara bağlanmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/2383, K. 2017/5244Kaynağı aç
Taşınmazlarda paydaşların yararlanma, kullanma ve idareye ilişkin verdikleri kararlar ile bu hususta verilen yargı kararlarının sonradan pay iktisap eden kişileri bağlaması, Türk Medeni Kanunu'nun 695. maddesinin ikinci fıkrası gereğince tapu kütüğüne şerh verilmiş olmasına bağlıdır.
Paydaşlar Arasında Ecrimisil Talebi ve İntifadan Men
Paydaşların birbirinden ecrimisil talep edebilmesi kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men şartı, ecrimisil talep edilen dönemden önce davacı paydaşın ortak taşınmazdan ya da onun gelirinden yararlanma isteğini haksız işgalde bulunan paydaşa bildirmiş olmasıyla vücut bulur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5893, K. 2020/7875Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2018/5893, K. 2020/7875 sayılı kararında bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla şekillenmiş istisnaları sayılmıştır. Taşınmazın kamu malı niteliğinde olması; bağ veya bahçe gibi doğal semere vermesi ya da iş yeri veya konut gibi kiraya verilerek hukuki semere getirmesi; işgal eden paydaşın tüm taşınmazda hak iddia ederek diğerlerinin ortaklığını inkar etmesi; paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşmasıyla her paydaşın yararlanacağı bölümlerin belirlenmiş olması; davacı tarafından daha önce aynı taşınmaz için el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil gibi dava açılmış ya da icra takibi yapılmış bulunması hallerinde ihtar aranmaz. Bunlara ek olarak kendiliğinden yetişen ürünler, muris tarafından kurulan işletmeler ve başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde de intifadan men koşulunun oluşması aranmaz.
Sık Sorulan Sorular
Taşınmaza haksız müdahale eden komşuya karşı hangi dava açılabilir?
Malik, mülkiyet hakkına yönelen hukuka aykırı her türlü müdahalenin önlenmesi için el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi malını haksız elinde bulundurana karşı istihkak davası ikame edebilir. Müdahalenin doğrudan ya da bir araç veya başka bir kişi vasıtasıyla gerçekleşmesi bu hakkı etkilemez; belirleyici olan müdahalenin ayni ya da kişisel bir hakka dayanmamasıdır.
Komşuluk hukukuna aykırı sayılan taşkınlıklar nelerdir?
Taşınmazın konumu ve yöresel adete göre komşular arasında hoşgörülebilecek seviyeyi aşan duman, is, toz, koku, buğu çıkarma ile gürültü ve sarsıntı yapma eylemleri hukuken yasaktır. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklara ilişkin denkleştirme hakları saklıdır.
Sınırı aşan komşu ağaç dalları ve kökleri için ne yapılmalıdır?
Zarar veren dal ve kökler için öncelikle komşuya bunların kaldırılması amacıyla uygun bir süre tanınmalıdır. Bu süre içinde kaldırılmazsa komşu, taşkın dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir. Ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dal taşmasına katlanan malik ise o dallarda yetişen meyveleri toplayabilir.
Çekişmesiz alan kullanan paydaş el atmanın önlenmesini dava edebilir mi?
Payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer bulunan paydaşın el atmanın önlenmesi davası dinlenmez. Hissesinden az yer kullandığını savunan paydaşın uyuşmazlığı taksim veya ortaklığın giderilmesi davası yoluyla çözmesi gerekir.
Paydaşlar arasında ecrimisil talep edebilmek için bildirim şart mıdır?
Kural olarak yararlanma iradesinin önceden davalı paydaşa bildirilmesi zorunludur. Ancak taşınmazın kamu malı olması, kiraya verilen ya da doğal ürün veren yerlerde söz konusu olması, paydaşlığın inkar edilmesi, kullanım anlaşmasıyla bölümlerin belirlenmiş bulunması, daha önce taşınmaz için dava açılmış veya icra takibi yapılmış olması, kendiliğinden oluşan ürünler ile muris tarafından kurulan ve başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali gibi hallerde bildirim koşulu aranmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

