Kısmi Bölünmede Taşınmazların Hukuki Çerçevesi

by Avukat Erdal Ersoy
Kısmi Bölünmede Taşınmazların Hukuki Çerçevesi

Kısmi bölünme, taşınmazın ayrıca sayıldığı bağımsız bir devir yolu değildir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, işlemi şöyle tanımlar: bilançoda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da üretim veya hizmet işletmelerinden biri veya birkaçı, kayıtlı değerleri üzerinden ayni sermaye olarak devredilir. Devralan, mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketidir. Aynı bent, sermaye şirketi niteliğindeki yabancı kurumun Türkiye'deki iş yeri veya daimi temsilcisinin bilançosundaki varlıklar için de bu devri kısmi bölünme sayar. Bentte taşınmaz ibaresi yer almaz.

5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- (1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir: a) Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması. b) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi. (2) Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir. (3) Aşağıdaki işlemler bölünme veya hisse değişimi hükmündedir: a) Tam bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığını, alacaklarını ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisseleri verilmesi, bu Kanunun uygulanmasında tam bölünme hükmündedir. Devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibarî değerinin % 10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin bölünme sayılmasına engel değildir. b) Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye’deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun uygulanmasında kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. İştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen (…)40 iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur.[40] c) Hisse değişimi: Tam mükellef bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin hisselerini, bu şirketin yönetimini ve hisse çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması ve karşılığında bu şirketin hisselerini devreden ortaklarına kendi şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisselerini vermesi, bu Kanunun uygulanmasında hisse değişimi hükmündedir. Hisseleri devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin %10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin hisse değişimi sayılmasına engel değildir. (4) Bu maddeye göre yapılacak bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar, ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur. (5) Maliye Bakanlığı devir, bölünme ve hisse değişimi işlemleri ile ilgili usûlleri belirlemeye yetkilidir. Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme

Kanunun Saydığı Devir Konuları

Devir konusu iki kümeden oluşur. Birinci küme, bilançoda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleridir. İkinci küme, devredenin sahip olduğu üretim veya hizmet işletmeleridir. Bu işletmelerden biri devredilebileceği gibi birkaçı da devredilebilir. Her iki küme kayıtlı değer üzerinden ayni sermaye olarak devredilir.

Devreden taraf tam mükellef bir sermaye şirketi olabilir. Sermaye şirketi niteliği taşıyan yabancı kurum bakımından hüküm, Türkiye'deki iş yeri veya daimi temsilcinin bilançosundaki varlıklara ilişkindir. Devralan taraf ise tam mükellef bir sermaye şirketi olmalıdır. Bu şirket devirden önce kurulmuş olabileceği gibi devir nedeniyle yeni de kurulabilir.

Üretim ve Hizmet İşletmesinde Bütünlük

Üretim işletmesi veya hizmet işletmesi devredilirken işletme bütünlüğü korunur. Faaliyetin devamı için gerekli aktif kalemler ile pasif kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Bu zorunluluk, anılan işletmelerin devri için yazılmıştır. İştirak hissesi aynı bentte ayrı bir devir konusu olarak geçer; bütünlük cümlesi üretim ve hizmet işletmelerinin devrini gösterir.

Taşınmaz Mülkiyetinin Kapsamı

Taşınmaz mülkiyetinin konusu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 704. maddesinde üç unsurla belirlenir. Bunlar arazidir, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklardır ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümlerdir. Kısmi bölünmenin kanuni konusu ise iştirak hissesi ile üretim veya hizmet işletmesidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 704Kaynağı aç
Madde 704- Taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır: 1. Arazi, 2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler. B. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması I. Tescil

Hisselerin Tahsisi ve Borç Devri

Devredilen varlık karşılığında edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabilir. Bu hisseler doğrudan devreden şirketin ortaklarına da verilebilir. İki yol da aynı bentte düzenlenmiştir.

İştirak hisseleri bu bent kapsamında devredilirken devralan şirketin hisseleri devreden şirketin ortaklarına veriliyorsa, devredilen iştirak hisselerine ilişkin borçlar da devredilir. Borç devri bu ihtimalde zorunludur. Zorunluluk, iştirak hissesi devrine ve hisselerin ortaklara verilmesine bağlanmıştır.

Düzenleyici Hesaplar ve Usul Yetkisi

19. maddeye göre yapılan bölünmede aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar, ilgili oldukları aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur. Düzenleyici kayıt, bağlı olduğu hesapla aynı tarafa geçer.

5520 sayılı Kanun'un 19. maddesinin beşinci fıkrası, Maliye Bakanlığına devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine ilişkin usulleri belirleme yetkisi verir.

Taşınmaz kısmi bölünmede ayrı kalem midir?

Hayır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi taşınmazı saymaz. Kısmi bölünme, en az iki tam yıl elde tutulan iştirak hisselerinin veya üretim ya da hizmet işletmelerinin kayıtlı değer üzerinden ayni sermaye olarak devridir.

İki tam yıl şartı hangi varlıklara uygulanır?

En az iki tam yıl süreyle elde tutma şartı, bilançoda yer alan iştirak hisselerine ilişkindir. Üretim veya hizmet işletmeleri için bu süre şartı aynı hükümden ayrıca çıkarılmaz; bu işletmeler devredenin sahip olduğu ayrı bir devir konusudur.

İşletme bütünlüğü neyi zorunlu kılar?

Üretim veya hizmet işletmesinin devrinde, faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün birlikte devrini zorunlu kılar. Devir, işletme bütünlüğü korunacak şekilde yapılır.

Alınan hisseler ortaklara verilebilir mi?

Verilebilir. Devralan şirketin hisseleri devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. İştirak hissesi devrinde hisseler ortaklara veriliyorsa, bu hisselere ilişkin borçlar da devredilir.

Düzenleyici hesap bölünmede ayrı kalır mı?

Hayır. Aktifi ve pasifi düzenleyici hesap, ilgili aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur.

Taşınmaz mülkiyeti hangi unsurları kapsar?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 704. maddesine göre araziyi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli hakları ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümleri kapsar. 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, taşınmazlar için bu maddeye atıf yapar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu