Taşınmazların Kısmi Bölünme Kapsamından Çıkarılması

by Avukat Erdal Ersoy
Taşınmazların Kısmi Bölünme Kapsamından Çıkarılması

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinde kısmi bölünmeye konu varlıklar arasında taşınmazlara yer verilmemekte olup, 7456 sayılı Kanun düzenlemesi doğrultusunda taşınmazların 01.01.2024 tarihinden itibaren kurumlar vergisindeki kısmi bölünme kapsamından çıkarıldığı kabul edilmektedir.

5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- (1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir: a) Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması. b) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi. (2) Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir. (3) Aşağıdaki işlemler bölünme veya hisse değişimi hükmündedir: a) Tam bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığını, alacaklarını ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisseleri verilmesi, bu Kanunun uygulanmasında tam bölünme hükmündedir. Devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibarî değerinin % 10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin bölünme sayılmasına engel değildir. b) Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye’deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun uygulanmasında kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. İştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen (…)40 iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur.[40] c) Hisse değişimi: Tam mükellef bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin hisselerini, bu şirketin yönetimini ve hisse çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması ve karşılığında bu şirketin hisselerini devreden ortaklarına kendi şirketinin sermayesini temsil eden iştirak hisselerini vermesi, bu Kanunun uygulanmasında hisse değişimi hükmündedir. Hisseleri devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin %10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin hisse değişimi sayılmasına engel değildir. (4) Bu maddeye göre yapılacak bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar, ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur. (5) Maliye Bakanlığı devir, bölünme ve hisse değişimi işlemleri ile ilgili usûlleri belirlemeye yetkilidir. Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme

Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Kısmi Bölünme ve Vergilendirme İlkeleri

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca kısmi bölünme işlemleri, kapsama giren varlıkların kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak devredilmesini öngörür ve bu işlemlerden doğan kârlar hesaplanmayarak vergilendirilmez. Kısmi bölünmenin bir vergi erteleme müessesesi niteliği taşıdığı ve kurumlar vergisi, katma değer vergisi, damga vergisi ile tapu harcı istisnası sağladığı belirtilmekle birlikte, Kanun'un 19. maddesindeki düzenleme öncesinde kısmi bölünmeye konu edilebilen varlıklar arasında taşınmazlar, en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ile üretim ve hizmet işletmeleri yer almaktaydı. Düzenlemenin ardından taşınmazlar bu çerçevenin dışında bırakılmıştır.

5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20- (1) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir; birleşmeden doğan kârlar ise hesaplanmaz ve vergilendirilmez: a) Şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, devir tarihidir. Münfesih kurum ile birleşilen kurum; 1) Devir tarihi itibarıyla hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ile, 2) Devir işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde, münfesih kurumun önceki hesap dönemine ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini, birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verirler. b) Birleşilen kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini münfesih kurumun birleşme sebebiyle verilecek olan kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde vereceği bir taahhütname ile taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru, bu hususta birleşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir. (2) Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre gerçekleştirilen bölünmelerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde bölünme suretiyle münfesih kurumun sadece bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir; bölünmeden doğan kârlar ise hesaplanmaz ve vergilendirilmez: a) Şirket yetkili kurulunun bölünmeye ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, bölünme tarihidir. Bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlar, 1) Bölünme tarihi itibarıyla hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları bölünen kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ile, 2) Bölünme işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde, bölünen kurumun önceki hesap dönemine ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları bölünen kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini, bölünmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bölünen kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verirler. b) Bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarını ve diğer ödevlerini yerine getireceklerini, bölünen kurumun bölünme nedeniyle verilecek olan kurumlar vergisi beyannamesine ekleyecekleri bir taahhütname ile taahhüt ederler. Mahallin en büyük mal memuru, bu hususta bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlardan teminat isteyebilir. (3) Bu Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen işlemlerden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. 19 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre gerçekleştirilen kısmî bölünme işlemlerinde, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar, devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olurlar. BEŞİNCİ BÖLÜM Verginin Ödenmesi Ödeme süresi

5520 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi uyarınca; tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki yabancı bir kurumun Türkiye'deki iş yeri ya da daimî temsilcisinin bilançosunda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip olunan üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçı, kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devredilebilir. Üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tamamının devredilmesi zorunludur. Devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket payları, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. İştirak hisselerinin devrinde devralan şirketin paylarının devreden şirketin ortaklarına verilmesi durumunda, devredilen iştirak hisselerine ilişkin borçların da devredilmesi kanuni bir zorunluluktur.

5520 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 4. fıkrasına göre kısmi bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar, ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur. Aynı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 19. maddenin 3. fıkrasının (b) bendinde belirtilen kısmi bölünme işlemlerinden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. Bununla birlikte, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından, varlıkları devralan kurumlar devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olmak üzere müteselsilen sorumlu tutulurlar.

Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Kısmi Bölünmenin Niteliği

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 159. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince kısmi bölünmede bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devredilir. Bu devir işlemi neticesinde bölünen şirketin ortakları devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap eder ya da bölünen şirket devredilen malvarlığı bölümleri karşılığında devralan şirketlerde pay ve hak elde ederek yavru şirketini oluşturur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 159Kaynağı aç
MADDE 159- (1) Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir. a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir. b) Kısmi bölünmede, bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur. b) Geçerli bölünmeler

Ortakların İnceleme Hakkı ve KOBİ Muafiyeti

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 171. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bölünmeye katılan şirketlerin her biri, genel kurul kararından iki ay önce merkezlerinde; halka açık anonim şirketler ayrıca Sermaye Piyasası Kurulunun uygun gördüğü yerlerde bölünme sözleşmesini veya bölünme planını, bölünme raporunu, son üç yılın finansal tabloları ile faaliyet raporlarını ve bulunması halinde ara bilançoları ortakların incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu inceleme hakkına ilişkin çağrı ve duyurular Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 171Kaynağı aç
MADDE 171- (1) Bölünmeye katılan şirketlerden her biri, genel kurulun kararından iki ay önce, merkezlerinde, halka açık anonim şirketler ayrıca Sermaye Piyasası Kurulunun uygun gördüğü yerlerde; a) Bölünme sözleşmesini veya bölünme planını, b) Bölünme raporunu, c) (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.) d) Son üç yılın finansal tabloları ile faaliyet raporlarını ve varsa ara bilançoları, bölünmeye katılan şirketlerin ortaklarının incelemesine sunar. (2) Tüm ortakların onaylaması hâlinde küçük ve orta ölçekli şirketler birinci fıkrada öngörülen inceleme hakkından vazgeçebilirler. (3) Ortaklar, bölünmeye katılan şirketlerden, birinci fıkrada sayılan belgelerin kopyalarının kendilerine verilmesini isteyebilirler. Suretler için bedel veya herhangi bir gider karşılığı istenemez. (4) Bölünmeye katılan şirketlerden her biri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, sermaye şirketleri ayrıca internet sitesinde, inceleme yapma haklarına işaret eden bir ilan yayımlarlar. e) Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler

6102 sayılı Kanun'un 171. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, tüm ortakların onaylaması hâlinde küçük ve orta ölçekli şirketler kanunda öngörülen inceleme hakkından vazgeçebilirler. Bu doğrultuda, bölünmeye katılan şirketlerin küçük ve orta ölçekli olması ve tüm ortakların kabul beyanı ile hakkın kullanımından vazgeçmesi şartlarının bir arada bulunması durumunda iki aylık bekleme süresinin uygulanmaması mümkündür. Ticaret sicili uygulamalarında bu ölçütün karşılandığını tevsik eden mali müşavir raporunun ibrazı aranabilmekte olup işlemler sicil müdürlüklerinin uygulamalarına göre farklılık gösterebilmektedir.

Alacaklıların Korunması ve Teminat Prosedürü

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 174. maddesinin 1. fıkrası gereğince bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yedişer gün aralıklarla üç defa yapılacak ilanla ve sermaye şirketlerinde ayrıca internet sitesinde ilan yoluyla alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için istemde bulunmaya çağrılır. Kanun'un 175. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bölünmeye katılan şirketler, bu ilanların yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde talepte bulunan alacaklıların alacaklarını teminat altına almak zorundadır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 175Kaynağı aç
MADDE 175- (1) Bölünmeye katılan şirketler, 174 üncü maddede öngörülen ilanların yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde, istemde bulunan alacaklıların alacaklarını teminat altına almak zorundadırlar. (2) Bölünme ile, alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediğinin, (…)[33] ispatı hâlinde, teminat altına almak yükümü ortadan kalkar. (3) Diğer alacaklıların zarara uğramayacaklarının anlaşılması hâlinde, şirket, teminat göstermek yerine borcu ödeyebilir. b) Sorumluluk aa) Bölünmeye katılan şirketlerin ikinci derecede sorumluluğu
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 174Kaynağı aç
MADDE 174- (1) Bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, (…)[32] yedişer gün aralıklarla üç defa yapılacak ilanla ve sermaye şirketlerinde ayrıca internet sitesine de konulacak ilanla, alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için istemde bulunmaya çağrılırlar. bb) Alacakların teminat altına alınması

6102 sayılı Kanun'un 175. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bölünme ile alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediğinin ispatlanması hâlinde teminat altına alma yükümlülüğü ortadan kalkar. Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince diğer alacaklıların zarara uğramayacaklarının anlaşılması durumunda şirket, teminat göstermek yerine borcu ödeyebilir. Alacaklı ilanları yapılmasına rağmen üç aylık bekleme süresinin bertaraf edilmesine dair uygulamalar ticaret sicili müdürlüklerine göre değişkenlik gösterebilmektedir.

Taşınmazlar ne zamandan itibaren kısmi bölünme kapsamı dışındadır?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinde kısmi bölünmeye tabi varlıklar arasında taşınmazlara yer verilmemektedir; 7456 sayılı Kanun düzenlemesi çerçevesinde taşınmazların 01.01.2024 tarihinden itibaren bu kapsamdan çıkarıldığı kabul edilmektedir.

Kısmi bölünmede alacaklıların teminat talep süresi nedir?

Alacaklılar, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yedişer gün arayla yapılan üç ilanın yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde talepte bulunarak alacaklarının teminat altına alınmasını isteyebilir.

Ortakların iki aylık inceleme süresi hangi şartla bertaraf edilebilir?

Bölünmeye katılan şirketlerin küçük ve orta ölçekli olması ve tüm ortakların onay vererek inceleme hakkından vazgeçmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda iki aylık süre bertaraf edilebilir.

Kısmi bölünmede devralan şirketin vergi borçlarından sorumluluğu nasıldır?

Kısmi bölünmede devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu