5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinde kısmi bölünmeye konu varlıklar arasında taşınmazlara yer verilmemekte olup, 7456 sayılı Kanun düzenlemesi doğrultusunda taşınmazların 01.01.2024 tarihinden itibaren kurumlar vergisindeki kısmi bölünme kapsamından çıkarıldığı kabul edilmektedir.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Kısmi Bölünme ve Vergilendirme İlkeleri
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca kısmi bölünme işlemleri, kapsama giren varlıkların kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak devredilmesini öngörür ve bu işlemlerden doğan kârlar hesaplanmayarak vergilendirilmez. Kısmi bölünmenin bir vergi erteleme müessesesi niteliği taşıdığı ve kurumlar vergisi, katma değer vergisi, damga vergisi ile tapu harcı istisnası sağladığı belirtilmekle birlikte, Kanun'un 19. maddesindeki düzenleme öncesinde kısmi bölünmeye konu edilebilen varlıklar arasında taşınmazlar, en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ile üretim ve hizmet işletmeleri yer almaktaydı. Düzenlemenin ardından taşınmazlar bu çerçevenin dışında bırakılmıştır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 20Kaynağı aç
5520 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi uyarınca; tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki yabancı bir kurumun Türkiye'deki iş yeri ya da daimî temsilcisinin bilançosunda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip olunan üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçı, kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devredilebilir. Üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tamamının devredilmesi zorunludur. Devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket payları, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. İştirak hisselerinin devrinde devralan şirketin paylarının devreden şirketin ortaklarına verilmesi durumunda, devredilen iştirak hisselerine ilişkin borçların da devredilmesi kanuni bir zorunluluktur.
5520 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 4. fıkrasına göre kısmi bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar, ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur. Aynı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 19. maddenin 3. fıkrasının (b) bendinde belirtilen kısmi bölünme işlemlerinden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. Bununla birlikte, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından, varlıkları devralan kurumlar devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olmak üzere müteselsilen sorumlu tutulurlar.
Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Kısmi Bölünmenin Niteliği
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 159. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince kısmi bölünmede bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devredilir. Bu devir işlemi neticesinde bölünen şirketin ortakları devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap eder ya da bölünen şirket devredilen malvarlığı bölümleri karşılığında devralan şirketlerde pay ve hak elde ederek yavru şirketini oluşturur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 159Kaynağı aç
Ortakların İnceleme Hakkı ve KOBİ Muafiyeti
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 171. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bölünmeye katılan şirketlerin her biri, genel kurul kararından iki ay önce merkezlerinde; halka açık anonim şirketler ayrıca Sermaye Piyasası Kurulunun uygun gördüğü yerlerde bölünme sözleşmesini veya bölünme planını, bölünme raporunu, son üç yılın finansal tabloları ile faaliyet raporlarını ve bulunması halinde ara bilançoları ortakların incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu inceleme hakkına ilişkin çağrı ve duyurular Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 171Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun'un 171. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, tüm ortakların onaylaması hâlinde küçük ve orta ölçekli şirketler kanunda öngörülen inceleme hakkından vazgeçebilirler. Bu doğrultuda, bölünmeye katılan şirketlerin küçük ve orta ölçekli olması ve tüm ortakların kabul beyanı ile hakkın kullanımından vazgeçmesi şartlarının bir arada bulunması durumunda iki aylık bekleme süresinin uygulanmaması mümkündür. Ticaret sicili uygulamalarında bu ölçütün karşılandığını tevsik eden mali müşavir raporunun ibrazı aranabilmekte olup işlemler sicil müdürlüklerinin uygulamalarına göre farklılık gösterebilmektedir.
Alacaklıların Korunması ve Teminat Prosedürü
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 174. maddesinin 1. fıkrası gereğince bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yedişer gün aralıklarla üç defa yapılacak ilanla ve sermaye şirketlerinde ayrıca internet sitesinde ilan yoluyla alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için istemde bulunmaya çağrılır. Kanun'un 175. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bölünmeye katılan şirketler, bu ilanların yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde talepte bulunan alacaklıların alacaklarını teminat altına almak zorundadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 175Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 174Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun'un 175. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bölünme ile alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediğinin ispatlanması hâlinde teminat altına alma yükümlülüğü ortadan kalkar. Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince diğer alacaklıların zarara uğramayacaklarının anlaşılması durumunda şirket, teminat göstermek yerine borcu ödeyebilir. Alacaklı ilanları yapılmasına rağmen üç aylık bekleme süresinin bertaraf edilmesine dair uygulamalar ticaret sicili müdürlüklerine göre değişkenlik gösterebilmektedir.
Taşınmazlar ne zamandan itibaren kısmi bölünme kapsamı dışındadır?
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinde kısmi bölünmeye tabi varlıklar arasında taşınmazlara yer verilmemektedir; 7456 sayılı Kanun düzenlemesi çerçevesinde taşınmazların 01.01.2024 tarihinden itibaren bu kapsamdan çıkarıldığı kabul edilmektedir.
Kısmi bölünmede alacaklıların teminat talep süresi nedir?
Alacaklılar, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yedişer gün arayla yapılan üç ilanın yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde talepte bulunarak alacaklarının teminat altına alınmasını isteyebilir.
Ortakların iki aylık inceleme süresi hangi şartla bertaraf edilebilir?
Bölünmeye katılan şirketlerin küçük ve orta ölçekli olması ve tüm ortakların onay vererek inceleme hakkından vazgeçmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda iki aylık süre bertaraf edilebilir.
Kısmi bölünmede devralan şirketin vergi borçlarından sorumluluğu nasıldır?
Kısmi bölünmede devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

