Kiraya Verenin Hakları ve Tahliye Yolları Nelerdir

by Avukat Erdal Ersoy
Kiraya Verenin Hakları ve Tahliye Yolları Nelerdir

Kiraya veren, yenilenen dönemlerde kira bedelinin tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama değişim oranını aşmayacak biçimde belirlenmesini isteyebilir. Kiralananda, sözleşmenin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek yenilik ile değişiklikler yapabilir. Muaccel kira bedeli veya yan gider ödenmezse yazılı süreye bağlanan fesih bildirimini kullanabilir; taşınmaz kiralarında belirli taşınırlar üzerinde hapis hakkı da vardır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Gereksinim, yeniden inşa veya imar, yazılı boşaltma taahhüdü ve iki haklı ihtar hâllerinde dava ya da icra yolu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki sürelere uyulduğunda kullanılabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 320Kaynağı aç
MADDE 320- Kiraya veren, kiralananda, kira sözleşmesinin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek olan yenilik ve değişiklikler yapabilir. Bu yenilik ve değişikliklerin yapılması sırasında kiraya veren, kiracının menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür. Kiracının, kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin hakları saklıdır. 2. Kiracı tarafından
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 336Kaynağı aç
MADDE 336- Taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedelinin güvencesi olmak üzere, kiralananda bulunan ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir. Kiraya verenin hapis hakkı, alt kiracının asıl kiracıya olan kira borcunu aşmamak üzere, alt kiracının kiralanana getirdiği aynı nitelikteki taşınırları da kapsar. Hapis hakkı, kiracının haczedilemeyen malları üzerinde kullanılamaz. II. Üçüncü kişilere ait olan eşya
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
MADDE 347- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler. Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir. 2. Bildirimin geçerliliği a. Şekil
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir. b. Yeni malikin gereksinimi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir. Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir. 3. Dava süresinin uzaması
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
MADDE 344 – Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır. III. Dava açma süresi ve kararın etkisi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 315Kaynağı aç
MADDE 315- Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. II. Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu

Yenilik ve Değişiklik Yapma Hakkı ile Kira Bedelinin Belirlenmesi

Kiraya veren, kiralananda kira sözleşmesinin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek olan yenilik ve değişiklikleri yapabilir. Bu yenilik ve değişikliklerin yapılması sırasında kiraya veren, kiracının menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür. Kiraya verenin yenilik ve değişiklik yapması, kiracının kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin haklarını ortadan kaldırmaz.

Yenilenen kira döneminde uygulanacak bedel için kiraya veren ile kiracı anlaşabilir. Anlaşma, bir önceki kira yılına ait tüketici fiyat endeksinde on iki aylık ortalamaların değişim oranını aşmadığı ölçüde geçerlidir. Aynı üst sınır, süresi bir yılı geçen sözleşmelerde de uygulanır. Artış konusunda anlaşma yoksa bedeli hâkim belirler. Bu belirlemede kiralananın durumu ve hakkaniyet gözetilir; sonuç, bir önceki kira yılının anılan endeks oranının üzerine çıkamaz.

Sözleşme beş yıldan uzunsa veya beş yıldan sonra yenilenmişse, sonraki her beş yılın bitiminde yeni dönemin bedelini hâkim saptar. Tarafların anlaşmış olması bu sonucu değiştirmez. Ölçüler, tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleridir; bedel hakkaniyete uygun olmalıdır. Bu yolla bulunan bedel, beş yılı izleyen kira yıllarında önceki fıkralardaki ilkelere göre değiştirilebilir.

Kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklıdır. Beş yıl geçmedikçe bedelde değişiklik yapılamaz. Türk Borçlar Kanunu'nun aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi bu kuralın dışında tutulmuştur. Beş yıl dolduktan sonra bedel, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de gözetilerek 344. maddenin üçüncü fıkrasına göre belirlenir. Bu belirlemede on iki aylık ortalama endeks değişimi, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri hakkaniyete uygun biçimde birlikte dikkate alınır.

Kira bedelinin belirlenmesi davası her zaman açılabilir. Belirlenen bedelin yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlaması ayrıca koşullara bağlıdır. Dava, yeni dönem başlamadan en geç otuz gün önceki bir günde açılmışsa bu sonuç doğar. Kiraya veren aynı otuz günlük süre içinde bedelin artırılacağını kiracıya yazıyla bildirir ve davayı izleyen yeni dönemin sonuna kadar açarsa sonuç değişmez. Her iki durumda da mahkemenin belirlediği bedel yeni dönemin başından itibaren uygulanır. Sözleşmede yeni dönemde bedelin artırılacağına ilişkin hüküm varsa, dönem bitimine kadar açılan davada saptanan bedel de yeni dönemin başından itibaren geçerli olur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 345Kaynağı aç
MADDE 345- Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Ancak, bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur. IV. Kiracı aleyhine düzenleme yasağı2

Kiracının Temerrüdü ve Kiraya Verenin Hapis Hakkı

Kiralanan teslim edildikten sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri kiracı ödemezse, kiraya veren yazılı bildirimle ek bir ifa süresi verebilir. Bildirimde, süre içinde ödeme olmazsa sözleşmenin feshedileceği de belirtilir. Konut ve çatılı işyeri dışındaki kiralar için bu süre en az on gündür. Konut ve çatılı işyeri kiralarında süre en az otuz gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden işlemeye başlar.

Taşınmaz kiralarında hapis hakkı, kiralananın içinde bulunup o yerin döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlara ilişkindir. Hakkın güvencelediği alacak, işlemiş bir yıllık kira bedeli ile işlemekte olan altı aylık kira bedelidir. Alt kiracının getirdiği ve aynı amaca yarayan taşınırlar da kapsama girebilir. Bu genişleme, alt kiracının asıl kiracıya olan kira borcunu aşamaz. Kiracının haczedilemeyen malları üzerinde hapis hakkı kullanılamaz.

Üçüncü kişinin hakkı, bazı eşyalarda hapis hakkından önce gelir. Kiraya veren eşyanın kiracıya ait olmadığını biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa öncelik üçüncü kişidedir. Çalınmış, kaybolmuş ya da malikinin elinden iradesi dışında çıkmış eşyada da aynı öncelik vardır. Kiraya veren, kiralanana getirilen taşınırın kiracıya ait olmadığını sözleşme sürerken öğrenmişse ve buna rağmen sözleşmeyi en yakın fesih döneminin sonunda sona erdirmek üzere feshetmezse, o eşya üzerindeki hapis hakkını kaybeder.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 337Kaynağı aç
MADDE 337- Üçüncü kişilerin, kiraya verenin kiracıya ait olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği eşya ile çalınmış, kaybolmuş veya başka bir biçimde malikinin elinden iradesi dışında çıkmış eşya üzerindeki hakları, kiraya verenin hapis hakkından önce gelir. Kiraya veren, kiracı tarafından kiralanana getirilmiş olan taşınırların kiracının mülkiyetinde olmadığını kira sözleşmesi devam ederken öğrendiği hâlde, sözleşmeyi en yakın fesih döneminin sonu için feshetmezse, bu eşya üzerindeki hapis hakkını kaybeder. III. Hakkın kullanılması

Kiracı taşınmaya veya kiralanandaki taşınırları başka yere götürmeye hazırlanıyorsa, kiraya veren alacağını güvenceye yetecek miktardaki eşyanın alıkonmasını isteyebilir. Alıkoyma kararı sulh hâkimi veya icra müdürü tarafından verilir. Kararın konusu olan eşya gizlice ya da zorla götürülürse, götürülmenin başladığı andan itibaren on gün içinde kolluk gücünün yardımıyla kiralanana geri getirilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 338Kaynağı aç
MADDE 338- Kiracı, taşınmak veya kiralananda bulunan taşınırları başka bir yere taşımak istediği takdirde, kiraya veren, alacağını güvence altına almasını sağlayacak miktardaki taşınırı, sulh hâkiminin veya icra müdürünün kararıyla alıkoyabilir. Alıkoyma kararının konusu olan eşya, gizlice veya zorla götürülürse, götürülmelerinden başlayarak on gün içinde kolluk gücünün yardımıyla kiralanana geri getirilir. İKİNCİ AYIRIM Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları A. Uygulama alanı

Sözleşmenin Sona Ermesi ve Tahliye Yolları

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır. Kiraya veren, bu uzamaya rağmen salt sürenin dolduğunu ileri sürerek sözleşmeyi bitiremez. On yıllık uzama süresi tamamlandıktan sonra, izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirim yapılırsa kiraya veren sebep göstermeden de sözleşmeye son verebilir. Bu kiralar bakımından fesih bildirimi yazılı değilse geçerli olmaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 348Kaynağı aç
MADDE 348- Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. b. Aile konutu

Sözleşme belirsiz süreliyse kiraya veren, kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra fesih bildiriminde bulunabilir. Bildirim, genel hükümlere uygun olmalıdır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu bildirimin geçerliliği de yazılı şekle bağlıdır.

Kiraya veren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesine göre açacağı dava ile sözleşmeyi iki sebepten biriyle sona erdirebilir. Birinci sebep, kiralananı kullanma zorunluluğudur. Zorunluluk kiraya verenin kendisi için olabileceği gibi eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için de olabilir ve konut ya da işyeri ihtiyacına dayanmalıdır. İkinci sebep, yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarım, genişletme ya da değiştirmenin gerekmesi ve bu çalışmalar sırasında kiralananın kullanılmasının imkânsız olmasıdır. Belirli süreli sözleşmede dava, sürenin sonunda başlayan bir ay içinde açılır. Belirsiz süreli sözleşmede önce kiraya ilişkin genel hükümlerdeki fesih dönemi ve bildirim sürelerine uyulur; dava, bu şekilde belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde açılır.

Kiralanan teslim edildikten sonra kiracı, belli bir tarihte boşaltmayı kiraya verene yazılı olarak üstlenmişse ve o tarihte boşaltmamışsa sözleşme sona erdirilebilir. Kiraya veren, taahhüt edilen tarihten başlayan bir ay içinde icraya başvurmalı veya dava açmalıdır.

Kiracı kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtar gönderilmişse kiraya veren dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir. Bir yıldan kısa süreli sözleşmede ihtarların kira süresi içinde yapılmış olması gerekir. Bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmede ihtarlar, bir kira yılı içinde veya bir kira yılını aşan süre içinde yapılmış olmalıdır. Dava, bir yıldan kısa kirada kira süresinin bitiminden başlayan bir ay içinde açılır. Bir yıldan uzun kirada bu bir aylık süre, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlar.

Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin, aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunabilir. Kiraya veren sözleşmenin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşme bittikten sonra başlayan bir ay içinde dava açarak sözleşmeyi sona erdirebilir.

Kiralananı sonradan edinen kişi, taşınmazı kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacı için kullanmak zorundaysa sözleşmeyi dava ile bitirebilir. Edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı bildirmesi şarttır. Dava, bu koşullarla altı ay sonra açılır. Aynı kişi bu hakkı, sözleşme süresinin bitiminden başlayan bir ay içinde açacağı dava ile de kullanabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
MADDE 351- Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. 2. Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle
Kiraya veren on yıllık sürenin sonunda sözleşmeyi nasıl feshedebilir?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, on yıllık uzama süresi sonunda bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunarak herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir.

Kiracı kirayı ödemezse kiraya veren nasıl bir yol izlemelidir?

Kiraya veren, kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu sürede ödeme yapılmaması halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir; bu süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, diğer kiralarda ise en az on gündür.

Kiraya verenin taşınırlar üzerindeki hapis hakkı neleri kapsar?

Taşınmaz kiralarında hapis hakkı, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedelinin güvencesi olarak kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırları ve alt kiracının borcunu aşmamak üzere getirdiği aynı nitelikteki eşyaları kapsar; kiracının haczedilemeyen malları bu hakkın dışındadır.

Kira tespit davası ne zaman açılabilir ve ne zamandan itibaren hüküm doğurur?

Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir; yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce dava açılırsa veya bu sürede yazılı artış bildirimi yapılıp dönem sonuna kadar dava açılırsa belirlenen bedel yeni dönemin başından itibaren geçerli olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu