Kiralananın Devri ve Yeni Malikin Hukuki Durumu

by Avukat Erdal Ersoy
Kiralananın Devri ve Yeni Malikin Hukuki Durumu

Kiralanan taşınmazın sözleşmenin kurulmasından sonra el değiştirmesi durumunda kira ilişkisi kendiliğinden son bulmaz; Türk Borçlar Kanunu m. 310 uyarınca yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Taşınmaz mülkiyetinin satış, miras, cebri icra veya bağış gibi yollarla başkasına geçmesi halinde yeni malik kira sözleşmesine kendiliğinden dahil olur ve kiracının aynı şartlarla kullanım hakkını sürdürmesi gerekir. Kamulaştırmaya ilişkin kanun hükümleri ise bu genel kuralın istisnasını oluşturur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 310Kaynağı aç
MADDE 310- Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Kamulaştırmaya ilişkin hükümler saklıdır. b. Üçüncü kişinin sınırlı ayni hak sahibi olması

Kiralananın Teslimi ve Ayıplardan Doğan Sorumluluk

Taşınmazın mülkiyetini kazanan yeni malik, Türk Borçlar Kanunu m. 301 gereğince kiralananı kararlaştırılan tarihte sözleşmede amaçlanan kullanıma uygun teslim etmek ve kira süresi boyunca da bu nitelikte muhafaza etmekle yükümlüdür. Bu borç konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine hükümsüz kılınamaz; diğer kira türlerinde ise kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla düzenlenemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
MADDE 301- Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz. II. Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu

Kiralananın önemli ayıplarla teslim edilmesi halinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesinden doğan sorumluluğuna başvurabilir. Türk Borçlar Kanunu m. 304 uyarınca kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplara ilişkin kiraya verenin sorumluluğu çerçevesindeki haklarını kullanabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 304Kaynağı aç
MADDE 304- Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. 2. Kiralananın sonradan ayıplı hâle gelmesinden sorumluluk a. Genel olarak

Kira Bedelinin Belirlenmesi ve Sözleşme Şartlarının Korunması

Taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmesi kira koşullarının tek taraflı ağırlaştırılmasına imkân vermez. Türk Borçlar Kanunu m. 343 uyarınca kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz. Yenilenen kira dönemlerinde kira bedelinin belirlenmesine yönelik taraflar arasındaki anlaşmalar ise Türk Borçlar Kanunu m. 344/1 uyarınca bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu sınırlama bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 343Kaynağı aç
MADDE 343- Kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında, kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz. II. Belirlenmesi2[3][4]
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
MADDE 344 – Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır. III. Dava açma süresi ve kararın etkisi

Kira bedelinin belirlenmesine yönelik taraflar arasında anlaşma bulunmadığında hâkim, Türk Borçlar Kanunu m. 344/2 uyarınca bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşmamak şartıyla taşınmazın durumuna göre hakkaniyete uygun belirleme yapar. Taraflarca anlaşma yapılmış olsun veya olmasın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve her beş yılın nihayetinde, Türk Borçlar Kanunu m. 344/3 gereğince yeni kira yılında geçerli olacak bedel hâkimce tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal bedeller gözetilerek hakkaniyetle tayin olunur; belirlenen bu bedel sonraki yıllarda genel artış ilkelerine göre değiştirilebilir.

Sözleşmede kira bedelinin yabancı para olarak kararlaştırıldığı hallerde, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, aşırı ifa güçlüğü durumları hariç beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Türk Borçlar Kanunu m. 344/4 gereğince beş yıl geçtikten sonra ise yabancı paranın değerindeki değişiklikler de gözetilerek tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal bedeller çerçevesinde hâkim tarafından hakkaniyete göre yeni bedel tayin edilir.

Yeni Malikin Gereksinim Nedeniyle Tahliye Hakkı

Kiralananı sonradan edinen kişi; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacına dayanıyorsa Türk Borçlar Kanunu m. 351/1 gereğince edinmeden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı bildirip altı ay sonra açacağı davayla kira ilişkisini sona erdirebilir. Taşınmazı edinen kimse, Türk Borçlar Kanunu m. 351/2 uyarınca gereksinime dayalı dava hakkını kira süresinin hitamından başlayarak bir ay içinde de kullanabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
MADDE 351- Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. 2. Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle

Yeni malikin gereksinim iddiasına dayalı tahliye talebinin kabulü için ihtiyacın gerçek ve samimi olması gerekir; taşınmazın sırf kiracıyı çıkarmak amacıyla devralındığı ve gerçek bir kullanım ihtiyacının bulunmadığı hallerde tahliye talebi reddedilebilir. Gereksinim sebebiyle kiralananın tahliyesini sağlayan yeni malik, Türk Borçlar Kanunu m. 355/1 uyarınca haklı sebep olmaksızın taşınmazı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Taşınmazın yeniden inşa ve imarı amacıyla boşaltılması halinde de Türk Borçlar Kanunu m. 355/2 gereğince üç yıllık kiralama yasağı geçerli olup eski kiracının yapımı tamamlanan taşınmazı yeni durumu ve bedeliyle kiralama öncelik hakkı bulunur. Bu öncelik hakkı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılmalıdır. Yeniden kiralama yasağına veya öncelik hakkına aykırı davranan kiraya veren, Türk Borçlar Kanunu m. 355/3 gereğince eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 355Kaynağı aç
MADDE 355- Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür. 6. Kiracının ölümünde sözleşmenin sürdürülmesi

Geçmiş Borçlar, İyiniyetli İfa ve Güvence Bedeli

Kiralananın mülkiyetinin el değiştirmesi halinde eski malikin kira ilişkisi süresince doğmuş ve vadesi geçmiş kira borç ve alacakları yeni malike kendiliğinden geçmez; her borç ait olduğu dönemin alacaklısı ve borçlusu nezdinde varlığını sürdürür. Taşınmazın devri kiracıya bildirilmediği takdirde eski malike yapılan ödemelerin durumu tartışmalı olup, Türk Borçlar Kanunu m. 186/1 hükmü alacağın devrinin bildirilmemiş olması halinde borçlunun önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulacağını düzenlemektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 186Kaynağı aç
MADDE 186– Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur. 2. İfadan kaçınma ve tevdi

Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, Türk Borçlar Kanunu m. 342 uyarınca bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence parası vadeli bir tasarruf hesabına yatırılır, kıymetli evrak ise bankaya depo edilir. Banka güvenceyi ancak tarafların karşılıklı rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle veya kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren kira ilişkisinin sona ermesini izleyen üç ay içinde dava açtığını veya icra ya da iflas takibine giriştiğini bankaya yazılı bildirmezse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. Mülkiyetin el değiştirmesi halinde güvence bedelinin yeni malikten istenip istenemeyeceği ise tartışmalı olup, yeni malikin fiilen teslim almasa dahi iadeyle yükümlü olup eski malike rücu edebileceği yönündeki yaklaşımın yanında, güvencenin ancak yeni malike aktarılmış olması şartıyla ondan talep edilebileceği yönünde değerlendirmeler de yer almaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 342Kaynağı aç
MADDE 342- Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. E. Kira bedeli I. Genel olarak2
Yeni malik kira bedelini dilediği gibi artırabilir mi?

Hayır; Türk Borçlar Kanunu m. 343 uyarınca kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz ve Türk Borçlar Kanunu m. 344/1 gereğince yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak bedele ilişkin tarafların anlaşmaları bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.

Yeni malik gereksinim nedeniyle kiracıyı ne kadar sürede tahliye edebilir?

Yeni malik kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin gereksinimi nedeniyle taşınmazı edinme tarihinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya yazılı bildirerek altı ay sonra açacağı davayla veya sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı davayla tahliye talep edebilir.

Mülkiyet devrinden habersiz kiracının eski malike kira ödemesi geçerli midir?

Genel hüküm niteliğindeki Türk Borçlar Kanunu m. 186/1 uyarınca alacağın devredildiği borçluya bildirilmemişse, borçlu önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur; ancak kiralananın mülkiyetinin devrinde habersiz ödemenin yeni malik karşısındaki durumu kaynaklarda farklı hukuki nitelendirmelere konu olmuştur.

Depozito bedelini sözleşme sonunda yeni malik iade etmek zorunda mıdır?

Türk Borçlar Kanunu m. 342 kapsamındaki bankaya depo edilen güvenceler iki tarafın rızası veya kesinleşmiş takip/hükümle banka tarafından geri verilir; el değiştiren kiralananlarda yeni malikin depozitodan sorumluluğu konusunda ise bedelin fiilen devralınmamış olsa dahi iade edilip eski malike rücu edileceği ile bedelin yeni malike aktarılmış olması şartıyla sorumluluğun doğacağı yönünde çelişkili görüşler bulunmaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu