Kira Sözleşmesinde Depozito ve TBK 342 Güvence Bedeli

by Avukat Erdal Ersoy
Kira Sözleşmesinde Depozito ve TBK 342 Güvence Bedeli

Depozitonun Hukuki Niteliği ve Teminat Amacı

Depozito ya da kanundaki adıyla güvence bedeli, kira sözleşmesi kurulurken kiraya verenin muhtemel zararlarını karşılamak üzere kararlaştırılan bir teminat mekanizmasıdır. Bu teminat kira bedelinden farklı bir hukuki niteliğe sahiptir ve cezai şart olarak değerlendirilemez. Cezai şart sözleşmeye aykırılık halinde belirli bir bedelin ödenmesini peşinen öngörürken, güvence bedeli yalnızca gerçekleşen zarar miktarında kullanılabilen bir teminattır.

Azami Güvence Sınırı ve Parçalama Yasağı

Konut ve çatılı işyerlerine ilişkin kira sözleşmelerinde kiracıya teminat sağlama yükümlülüğü getirildiğinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararlaştırılacak bu tutar en fazla üç aylık kira bedeli kadar olabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 342Kaynağı aç
MADDE 342- Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. E. Kira bedeli I. Genel olarak2

Sözleşmede üç aylık kira bedelini aşan tutarda güvence kararlaştırılması halinde sözleşme tamamen geçersiz kalmaz. Bu durumda yalnızca kanuni sınırı aşan kısım geçersiz sayılır ve kiracı fazlalığın iadesini talep edebilir.

Güvence bedelinin farklı adlar altında parçalara bölünerek tahsil edilmesi durumunda dahi toplam tutar üç aylık kira bedelini aşıyorsa aşan kısım hukuken geçersiz kabul edilir. Hukuki değerlendirmede ödemeye verilen isme değil, bedelin gerçek niteliğine ve toplam miktarına bakılır.

Depozitonun Muhafazası ve Elden Ödeme Durumu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin ikinci fıkrasına göre güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, parayı kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırmak, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo etmekle yükümlüdür.

Depozito bankada vadeli bir hesapta muhafaza edilmişse bu hesapta oluşan faiz ve ekonomik getiriler güvencenin parçası sayılır ve kira sözleşmesi sona erdiğinde kiracıya iade edilir.

Depozitonun bankaya yatırılmayıp elden verilmiş olması güvence anlaşmasını geçersiz kılmaz. Ancak bu durumda kanunun öngördüğü muhafaza şekline uyulmamış sayılır. Kiraya veren elden aldığı bu bedeli serbest gelir gibi kullanamaz ve sözleşme sonunda borç bulunmuyorsa aynen iade etmekle yükümlüdür.

Depozitodan Kesinti Yapılamayacak Haller ve Hasar İncelemesi

Kiralananın sözleşmeye uygun şekilde olağan kullanımı neticesinde meydana gelen yıpranma ve eskimeler kiracının kusurundan sayılmaz. Boyanın solması, zemin kaplamasının zamanla aşınması veya kullanıma bağlı benzer değişiklikler olağan yıpranma niteliğinde olduğundan depozitodan kesilemez veya mahsup edilemez.

Kira ilişkisi devam ederken kiracının tek taraflı olarak kira borcunu depozitodan düşme veya son ay kirasını depozitoya mahsup etme hakkı bulunmamaktadır. Depozito kira borcunun yerine geçen bir ifa aracı değil, sözleşme bittiğinde yapılacak hesaplaşmaya özgülenmiş bir teminattır.

Kiraya verenin kiralananda hasar bulunduğu ve kiracı tarafından bu hasarın giderilmediği yönündeki savunması karşısında, sözleşme hükümleri çerçevesinde kiralananda hasar olup olmadığı mahkemece araştırılmalıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/9280, K. 2016/4902Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2015/9280 E.  ,  2016/4902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, depozito bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, 10/10/1993 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince davalıya 15.000.000 TL depozito bedeli ödendiğini, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu dairenin tüm kiralarını ve aidatlarını zamanında ödediğini, 09/01/2014 tarihinde üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirerek taşınmazı tahliye ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak taşınmazı hasarsız teslim ettiğini ve hiçbir borcu olmadığı halde depozito bedelinin iade edilmediğini, günümüz koşullarına uyarlanmak suretiyle iadesi gerekli depozito bedelinin belirlenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesine depozito bedelinin aynen iade edileceğini, faiz veya uyarlamanın söz konusu edilmediğini, davacının dönem ortasında herhangi bir ihtar göndermeden taşınmazı terk ettiğini, makul süre kira bedeli talep hakkının doğduğunu, kiralananın alındığı gibi teslim edilmediğini, hasar ve zararların kiracı tarafından giderilmediğini, müvekkilinin depozito bedelinin çok üzerinde zararı bulunduğunu, depozito bedelinin zararını karşılamakla birlikte makul süre kira bedeli ve kiralanandaki hasarlara sözleşme gereği mahsup edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava tarihinde 1600 TL kira bedeli ödendiği, davacı tarafından kira sözleşmesi sona ermeden 10/01/2014 tarihinde kiralananın tahliye edildiği, erken tahliye halinde 6098 Sayılı TBK 325/1 maddesi gereğince "kiralananın benzer koşullarda kiraya verilebileceği makul bir süre için" kira bedelini ödemekle yükümlü olduğu, son ödenen kira bedeli gözönüne alınarak ve sözleşmede 15.000,000 TL (15 TL) depozito bedeline faiz işletileceğine dair bir koşul bulunmadığından sözleşmenin hususi şartlar 8. Bendi gözönüne alınarak davalının kira alacağı bulunduğundan depozitonun aktüerya hesabı yapılarak tahsilini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 10/10/1993 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 8. maddesinde "Kiracı kiralayana 15.000.000 TL depozit olarak bırakacaktır. Bu para hiçbir şekilde kiraya mahsup edilmeyecek, tahliye anında kiracının, elektrik, su ve her türlü apartman gideri borcu ile hasarı olmaması halinde kendisine aynen iade edilcektir." düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece, erken tahliye nedeniyle davacının, kiralananın benzer koşullarda kiraya verilebileceği makul bir süre için kira bedelini ödemekle yükümlü olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemece, öncelikle güncel depozito bedelinin tespiti yönünden gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sözleşmenin başlangıç tarihindeki kira bedelinin Türk Lirası karşılığı esas alınarak, depozito bedelinin kira parasına olan oranı belirlendikten sonra, bu oran kira sözleşmesinin sona erdiği tarihinteki kira parasına tatbik edilerek elde edilecek güncel değer belirmesi gerekir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi kural olarak erken tahliye halinde kiracı TBK.nun 325.maddesine göre kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur. Tahliye tarihinden sonra, taşınmazın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda ne kadar sürede yeniden kiraya verilebileceğinin uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekir. Öte yandan davalı savunmasında, kiralanandaki hasarların davacı tarafından giderilmediğini beyan ettiğine göre sözleşmenin 8. maddesine göre davacının iddiaları konusunda araştırma yapılması, kiralananda hasar olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece, kiralananın aynı bedel ve şartlarla ne kadar sürede kiraya verilebileceği mahallinde bilirkişi aracılığı ile keşfen tespit ettirilip, tespit edilen bu süreye isabet eden makul süre kira alacağı ve kiracının sorumlu olduğu hasar bedeli olup olmadığı belirlenerek güncel depozito bedelinden mahsup edilmek suretiyle varsa kalan depozito bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Erken Tahliye Halinde Depozito ve Güncel Değer Hesabı

Kiracının kiralananı sözleşme süresi bitmeden erken tahliye etmesi halinde kiracı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 325. maddesi uyarınca kural olarak taşınmazın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/9280 Esas ve 2016/4902 Karar sayılı ilamına göre, kiralananın tahliyesi sonrası açılan depozito iadesi davasında güncel depozito bedelinin belirlenmesi için sözleşme başlangıcındaki kira bedeli esas alınarak depozitonun kira bedeline oranı saptanmalı ve bu oran tahliye tarihindeki güncel kira bedeline tatbik edilmelidir.

Erken tahliye durumunda taşınmazın aynı şart ve bedelle yeniden ne kadar sürede kiraya verilebileceği bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmeli; hesaplanan makul süre kirası ile kiracının sorumlu olduğu hasar bedeli güncel depozito tutarından mahsup edilerek varsa kalan miktar yönünden depozito iadesine karar verilmelidir.

Bankadaki Güvencenin İadesi Usulü

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin ikinci fıkrası gereğince banka, depozito güvencelerini ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

Kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiraya veren, kiracıya karşı sözleşmeyle ilgili dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

Depozito en fazla ne kadar kararlaştırılabilir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında depozito bedeli en çok üç aylık kira bedeli tutarında kararlaştırılabilir; bu sınırı aşan kısım hukuken geçersizdir.

Kiracı son ayın kirasını depozitodan düşebilir mi?

Hayır, kira ilişkisi devam ederken kiracının tek taraflı iradesiyle kira borcunu veya son ay kirasını depozitoya mahsup etme hakkı bulunmamaktadır.

Olağan yıpranmalar için depozitodan kesinti yapılabilir mi?

Hayır, kiralananın sözleşmeye uygun biçimde olağan kullanımı sonucu ortaya çıkan eskime ve yıpranmalar kiracının kusuru sayılmadığından depozitodan kesilemez.

Bankadaki depozitonun vadeli hesap faizi kime aittir?

Depozito vadeli bir banka hesabında tutulduğunda bu hesapta oluşan faiz ve ekonomik getiriler güvencenin parçası sayılır ve sözleşme sona erdiğinde kiracıya iade edilir.

Kiraya veren dava açmazsa bankadaki depozito nasıl geri alınır?

Sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiraya veren dava açtığını veya icra takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının talebiyle depozitoyu iade etmekle yükümlüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu