Depozitonun Hukuki Niteliği ve Teminat Amacı
Depozito ya da kanundaki adıyla güvence bedeli, kira sözleşmesi kurulurken kiraya verenin muhtemel zararlarını karşılamak üzere kararlaştırılan bir teminat mekanizmasıdır. Bu teminat kira bedelinden farklı bir hukuki niteliğe sahiptir ve cezai şart olarak değerlendirilemez. Cezai şart sözleşmeye aykırılık halinde belirli bir bedelin ödenmesini peşinen öngörürken, güvence bedeli yalnızca gerçekleşen zarar miktarında kullanılabilen bir teminattır.
Azami Güvence Sınırı ve Parçalama Yasağı
Konut ve çatılı işyerlerine ilişkin kira sözleşmelerinde kiracıya teminat sağlama yükümlülüğü getirildiğinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararlaştırılacak bu tutar en fazla üç aylık kira bedeli kadar olabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 342Kaynağı aç
Sözleşmede üç aylık kira bedelini aşan tutarda güvence kararlaştırılması halinde sözleşme tamamen geçersiz kalmaz. Bu durumda yalnızca kanuni sınırı aşan kısım geçersiz sayılır ve kiracı fazlalığın iadesini talep edebilir.
Güvence bedelinin farklı adlar altında parçalara bölünerek tahsil edilmesi durumunda dahi toplam tutar üç aylık kira bedelini aşıyorsa aşan kısım hukuken geçersiz kabul edilir. Hukuki değerlendirmede ödemeye verilen isme değil, bedelin gerçek niteliğine ve toplam miktarına bakılır.
Depozitonun Muhafazası ve Elden Ödeme Durumu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin ikinci fıkrasına göre güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, parayı kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırmak, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo etmekle yükümlüdür.
Depozito bankada vadeli bir hesapta muhafaza edilmişse bu hesapta oluşan faiz ve ekonomik getiriler güvencenin parçası sayılır ve kira sözleşmesi sona erdiğinde kiracıya iade edilir.
Depozitonun bankaya yatırılmayıp elden verilmiş olması güvence anlaşmasını geçersiz kılmaz. Ancak bu durumda kanunun öngördüğü muhafaza şekline uyulmamış sayılır. Kiraya veren elden aldığı bu bedeli serbest gelir gibi kullanamaz ve sözleşme sonunda borç bulunmuyorsa aynen iade etmekle yükümlüdür.
Depozitodan Kesinti Yapılamayacak Haller ve Hasar İncelemesi
Kiralananın sözleşmeye uygun şekilde olağan kullanımı neticesinde meydana gelen yıpranma ve eskimeler kiracının kusurundan sayılmaz. Boyanın solması, zemin kaplamasının zamanla aşınması veya kullanıma bağlı benzer değişiklikler olağan yıpranma niteliğinde olduğundan depozitodan kesilemez veya mahsup edilemez.
Kira ilişkisi devam ederken kiracının tek taraflı olarak kira borcunu depozitodan düşme veya son ay kirasını depozitoya mahsup etme hakkı bulunmamaktadır. Depozito kira borcunun yerine geçen bir ifa aracı değil, sözleşme bittiğinde yapılacak hesaplaşmaya özgülenmiş bir teminattır.
Kiraya verenin kiralananda hasar bulunduğu ve kiracı tarafından bu hasarın giderilmediği yönündeki savunması karşısında, sözleşme hükümleri çerçevesinde kiralananda hasar olup olmadığı mahkemece araştırılmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/9280, K. 2016/4902Kaynağı aç
Erken Tahliye Halinde Depozito ve Güncel Değer Hesabı
Kiracının kiralananı sözleşme süresi bitmeden erken tahliye etmesi halinde kiracı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 325. maddesi uyarınca kural olarak taşınmazın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/9280 Esas ve 2016/4902 Karar sayılı ilamına göre, kiralananın tahliyesi sonrası açılan depozito iadesi davasında güncel depozito bedelinin belirlenmesi için sözleşme başlangıcındaki kira bedeli esas alınarak depozitonun kira bedeline oranı saptanmalı ve bu oran tahliye tarihindeki güncel kira bedeline tatbik edilmelidir.
Erken tahliye durumunda taşınmazın aynı şart ve bedelle yeniden ne kadar sürede kiraya verilebileceği bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmeli; hesaplanan makul süre kirası ile kiracının sorumlu olduğu hasar bedeli güncel depozito tutarından mahsup edilerek varsa kalan miktar yönünden depozito iadesine karar verilmelidir.
Bankadaki Güvencenin İadesi Usulü
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin ikinci fıkrası gereğince banka, depozito güvencelerini ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.
Kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiraya veren, kiracıya karşı sözleşmeyle ilgili dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.
Depozito en fazla ne kadar kararlaştırılabilir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında depozito bedeli en çok üç aylık kira bedeli tutarında kararlaştırılabilir; bu sınırı aşan kısım hukuken geçersizdir.
Kiracı son ayın kirasını depozitodan düşebilir mi?
Hayır, kira ilişkisi devam ederken kiracının tek taraflı iradesiyle kira borcunu veya son ay kirasını depozitoya mahsup etme hakkı bulunmamaktadır.
Olağan yıpranmalar için depozitodan kesinti yapılabilir mi?
Hayır, kiralananın sözleşmeye uygun biçimde olağan kullanımı sonucu ortaya çıkan eskime ve yıpranmalar kiracının kusuru sayılmadığından depozitodan kesilemez.
Bankadaki depozitonun vadeli hesap faizi kime aittir?
Depozito vadeli bir banka hesabında tutulduğunda bu hesapta oluşan faiz ve ekonomik getiriler güvencenin parçası sayılır ve sözleşme sona erdiğinde kiracıya iade edilir.
Kiraya veren dava açmazsa bankadaki depozito nasıl geri alınır?
Sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiraya veren dava açtığını veya icra takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının talebiyle depozitoyu iade etmekle yükümlüdür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

