Kiracının Özen ve Saygı Borcuna Aykırılığı Nedeniyle Tahliye

by Avukat Erdal Ersoy
Kiracının Özen ve Saygı Borcuna Aykırılığı Nedeniyle Tahliye

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca kiracı, kiralanan yeri sözleşme şartlarına uygun şekilde özen göstererek kullanmakla ve taşınmazda yaşayan diğer kişiler ile çevre komşulara gereken saygıyı sergilemekle yükümlü tutulmuştur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. III. Temizlik ve bakım giderlerini ödeme borcu
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/18614, K. 2013/1616Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2012/18614 E.  ,  2013/1616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, açıktan açığa fena kullanma nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davalıya süreli ihtar gönderilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiracının kiralananda kiracı olup fuhuşa teşvik etme, yaptırma ve aracılık etme suçlarından şüpheli durumunda bulunduğunu, davalının kiralayan ve komşulara saygı göstermeme suretiyle ağır zarar vermesi nedeniyle aynı taşınmazda oturan kişiler ve komşular bakımından sözleşmenin çekilmez hale geldiğini, komşuların şikayeti üzerine, davalı hakkında anılan suçlardan kamu davası açıldığını, bu şekilde davalıya verilecek sürenin de yararsız olduğunu belirterek, akdin feshi ile davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır. 6098 Sayılı TBK.nun 316.maddesi hükmü uyarınca; kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için, kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Olayımıza gelince; davalı, taraflar arasında düzenlenen 15.4.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralananda kiracı olup, hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012 / 131 esas sayılı dosyası ile müşteki…'in şikayeti üzerine Haziran 2012 ayında fuhuşa teşvik, fuhuş yaptırmak ve aracılık etmek suçlarından kamu davası açılmıştır. Bu nedene dayalı olarak da davacı, 24.8.2012 tarihinde açtığı işbu dava ile kiralananın tahliyesini talep etmiştir. 6098 sayılı TBK.nun 316/ 3 maddesinde belirtildiği üzere kiracı, kiralananı açıktan fena kullanmak suretiyle akde aykırı davranırsa kiralayan, kiracıya ihtarname tebliği gerekmeden tahliye davası açma hakkını kazanmış olur. Yasada hangi hallerin fena kullanma olduğu açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulaması ile kiralananda yangın çıkartmak, kiralananı randevu evi olarak kullanmak, kumar oynatmak, kiralayan veya ailesine hakaret etmek vb. açıktan fena kullanma hallerinden sayılır. Dava konusu olayda da, davacı davalının Haziran 2012 tarihindeki fuhuşa teşvik, fuhuş yaptırmak ve aracılık etmek suçlarından dolayı hakkında kamu davası açılmasını gerekçe göstererek kiralanandan tahliyesini talep etmiş olmasına göre, mahkemece uyuşmazlığın 6098 sayılı TBK.nun 316/ 3 maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Çünkü davacının davada dayandığı maddi olgu ve hukuki sebep, akde aykırılığın giderilmesinin dışında kiralananın açıktan açığa fena kullanılmasına ilişkindir. Bu durumda, yukarıda açıklandığı üzere akde aykırılığın giderilmesi konusunda davalıya ihtar göndermeye gerek yoktur. Mahkemece, işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Özen ve Saygı Borcuna Aykırılıkta İhtar ve Süre Koşulu

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının özen ve saygı borcuna aykırı davranması halinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 316/2 uyarınca kiraya verenin en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini kiracıya yazılı bir ihtarla bildirmesi gerekir. Kiracıya tanınan bu süre içerisinde akde aykırılık giderilmediği takdirde sözleşmeye aykırılık sebebiyle tahliye istenebilir.

Konut ve çatılı işyeri dışındaki diğer kira sözleşmelerinde ise kanun koyucu süre verilmesi şartını aramamıştır. Bu tür kiralarda kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın yazılı bir bildirimle kira sözleşmesini derhal feshedebilir.

Yazılı Bildirimle Derhal Fesih Halleri

Konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz günlük süre verilmesi kuralının kanunda belirlenen istisnaları mevcuttur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 316/3 hükmüne göre kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya aykırı davranışın kiraya veren ya da aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması hallerinde kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Burada otuz günlük düzeltme süresi aranmasa dahi fesih iradesinin yazılı bildirimle ortaya konulması yasal bir gerekliliktir.

Taşınmazda yangın çıkarılması, kiralananın randevu evi veya kumar oynatılan bir yer olarak kullanılması ya da kiraya verene ve ailesine hakaret edilmesi gibi durumlar açıktan fena kullanma kapsamında değerlendirilebilmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2012/18614 Esas ve 2013/1616 Karar sayılı ilamında, kiralananda fuhuşa teşvik, fuhuş yaptırmak ve aracılık etmek iddialarıyla tahliye talep edilen somut olayda uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 316/3 çerçevesinde ele alınması gerektiği, bu nitelikteki eylemlerin akde aykırılığı giderme süresi tanınmasını gerektirmeyen açıktan fena kullanma teşkil ettiği ve kiracıya ayrıca ihtar gönderilmesine gerek olmaksızın uyuşmazlığın esasına girilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Fena Kullanım İddiasının İspatı

Fena kullanımın tespiti için savcılık dosyaları, komşuların şikayetleri ve polis tutanakları gibi deliller mahkemeye sunulabilir. Kiraya veren tarafından toplanamayan delillerin mahkemece celbi istenebilir.

Fuhuş yapıldığı iddiasıyla kiracının tahliyesinde 30 günlük ihtar süresi verilmeli midir?

Kiralananın randevu evi veya fuhuş amacıyla kullanılması gibi fiiller açıktan fena kullanma kapsamında görüldüğünde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 316/3 uygulanır. Bu tür çekilmezlik durumlarında kiracıya aykırılığı gidermesi için otuz günlük süre verilmesi aranmaz; ancak kiraya verenin yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshetmesi gerekir.

Kiracının fena kullanımı hangi delillerle ileri sürülebilir?

Kiracının taşınmazı fena kullanması veya komşuları rahatsız etmesi iddialarında savcılık dosyaları, kolluk birimlerince tutulan polis tutanakları ve komşuların şikayet başvuruları delil olarak mahkemeye sunulabilir. Taraflarca sunulamayan delillerin mahkemece celbi istenebilir.

Kiracıya çekilen ihtarda süre verilmesi her durumda zorunlu mudur?

Hayır, kural olarak konut ve çatılı işyerinde en az otuz gün süre verilerek ihtar çekilmesi gerekse de kiracının kiralanana kasten ağır zarar vermesi, süre verilmesinin yararsız olacağının anlaşılması veya durumun çekilmez hale gelmesi halinde yazılı bildirimle derhal fesih yapılabilir. Konut ve çatılı işyeri dışındaki kiralarda ise süre koşulu aranmaksızın yazılı bildirimle derhal fesih mümkündür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu