Kira sözleşmesinin süresi dolmadan sona erdirilmesi, taraflardan birinin dilediği anda bildirim yapmasına bağlı değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 331. maddesi, kira ilişkisinin devamını taraf için çekilmez hâle getiren önemli sebepler bulunması ve yasal fesih bildirim süresine uyulması koşuluyla fesih imkânı tanımaktadır. Bu yol, sözleşme belirli veya belirsiz süreli olsun, konut ve çatılı işyeri kirası dahil her tür kira ilişkisinde kullanılabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 331Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7331, K. 2015/9163Kaynağı aç
Olağanüstü feshin hukuki niteliği
Olağanüstü fesih, belirli ve belirsiz süreli sürekli borç ilişkilerini haklı sebeple, vaktinden önce ve ileriye yönelik olarak sona erdiren bir imkândır. Olağan fesihten ayrılan yönü, geçerliliğinin sözleşmeden veya kanundan doğan bir haklı sebebe dayanmasıdır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 331. maddesi, önemli sebep ve çekilmezlik koşullarını bütünleşik bir ifadeyle düzenlemiştir: kira ilişkisinin devamını taraf için çekilmez hâle getiren önemli sebepler bulunmalıdır. Hüküm her iki tarafa tanındığından hem kiraya veren hem kiracı, bu şartlar gerçekleştiğinde yasal bildirim süresine uyarak fesih yoluna başvurabilir.
Birlikte aranan üç koşul
Türk Borçlar Kanunu'nun 331. maddesine dayanan feshin kullanılabilmesi için üç koşul birlikte aranmaktadır. Önce taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi bulunmalıdır. Ardından sözleşmenin devamını ilgili taraf bakımından beklenemez kılan haklı sebepler olmalıdır. Son olarak fesih bildirimi, yasal fesih bildirim süresine uygun biçimde yapılmalıdır.
Fesih bildirim süreleri
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/7331, K. 2015/9163 sayılı kararında, 331. maddeye dayalı fesih için taşınmaz kiralarında Türk Borçlar Kanunu'nun 329. maddesi uyarınca üç aylık, taşınır kiralarında 330. madde uyarınca üç günlük bildirim süresine uyulması gerektiği belirtilmiştir. Kanun metninde de bir taşınıra ilişkin kira sözleşmesinin üç gün önceden yapılacak bildirimle her zaman feshedilebileceği düzenlenmiştir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 330Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 329. maddesi, taşınmaza veya taşınır bir yapıya ilişkin olağan fesihte bildirimin yerel âdette belirlenen kira döneminin sonu için yapılmasını; böyle bir âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonuna göre uygulanmasını ve her iki durumda üç aylık fesih bildirim süresine uyulmasını öngörmektedir. Bu dönem sonu koşulunun olağanüstü fesihte de aynı biçimde uygulanıp uygulanmayacağı söz konusu karar metninde ayrıca ele alınmamış olup dönem sonu koşulu olağan feshe ilişkin hükmün kendi bağlamıyla aktarılmaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 329Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 330. maddesinin ikinci fıkrası, kiraya verenin mesleki faaliyeti gereği kiraya verdiği ve kiracının özel kullanımına yarayan taşınır malda kiracıya farklı bir fesih imkânı tanımaktadır: kiracı bu durumda üç aylık kira dönemi sonu için en az bir ay önceden bildirim yaparak sözleşmeyi sona erdirebilir. Kanun bu hâlde kiraya verenin zararının giderilmesini isteyemeyeceğini de açıkça belirtmiştir. Söz konusu fıkra yalnızca bu özgün kapsamdaki taşınırlar için geçerlidir; genel taşınır kirasında ise birinci fıkradaki üç günlük bildirim süresi uygulanır.
Feshin parasal sonuçları
Türk Borçlar Kanunu'nun 331. maddesinin ikinci fıkrası, olağanüstü fesih bildiriminin parasal sonuçlarını hâkimin durum ve koşulları göz önünde tutarak karara bağlamasını öngörmektedir. Hüküm, bu sonuçların türünü veya hesap yöntemini ayrıca sıralamamaktadır; değerlendirme somut durum ve koşullara bırakılmıştır.
Kira ve yan giderin ödenmemesinde ayrı hükümler
Kiracının kira bedelini veya yan gideri ödemede temerrüdü, Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Kiraya veren, muaccel borcun ödenmemesi hâlinde kiracıya yazılı olarak süre verir ve bu sürede de ifa edilmezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. Verilecek süre en az on gündür; konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre en az otuz gündür. Bildirimde tanınan süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 315Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesinin ikinci fıkrası, kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan iki haklı yazılı ihtara ayrı bir dava yolu bağlamaktadır. Bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtarın kira süresi içinde yapılmış olması ve dava açmanın kira süresinin bitimini izleyen bir ay içinde gerçekleşmesi gerekir. Bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde iki haklı ihtar aranmakta; kiraya veren ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilmektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/7331, K. 2015/9163 sayılı kararında kira bedelinin geç ödenmesi ve aidat borcunun, Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi ile 352. maddesinin ikinci fıkrasında özel olarak düzenlenmiş sebepler olduğu vurgulanmıştır. Davacı bu tahliye nedenlerine dayanmadığı hâlde ilk derece mahkemesi davayı temerrüt nedeniyle tahliye davası olarak nitelendirmiş ve kabul etmiştir. Yargıtay bu kararı bozarak, ödeme sorunlarının 331. madde kapsamında çekilmezlik gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini ve söz konusu sebebin özel hükümlerin uygulama alanına girdiğini belirlemiştir. Bu karar bir bozma kararıdır; yeniden yargılama sonucu karar metninde yer almamaktadır.
Yazılı tahliye taahhüdü ve başka konut
Kiracı, kiralananın tesliminden sonra belirli bir tarihte boşaltmayı kiraya verene karşı yazılı olarak üstlenmişse bu durum ayrıca değerlendirilir. Kiracı üstlendiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak sözleşmeyi sona erdirebilir. Bu imkân, 331. maddedeki önemli sebepten bağımsız bir sona erme yoludur.
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve kiraya veren sözleşmenin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa ayrı bir dava yolu gündeme gelir. Bu hâlde sözleşme, bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla sona erdirilebilir.
Sık sorulan sorular
Kira süresi dolmadan kiracı çıkarılabilir mi?
Her koşulda değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 331. maddesi, kira ilişkisinin devamını taraf için çekilmez hâle getiren önemli sebepler bulunmasını ve yasal fesih bildirim süresine uyulmasını birlikte aramaktadır. Bu koşullar gerçekleştiğinde sözleşme belirli veya belirsiz süreli olsun, konut ve çatılı işyeri kirası dahil her tür kira ilişkisinde bu yola başvurulabilir.
Ödenmeyen kira bedeli 331. madde kapsamında ileri sürülebilir mi?
Kira bedelinin veya yan giderin ödenmemesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi ile 352. maddesinin ikinci fıkrasında özel olarak düzenlenmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7331, K. 2015/9163 sayılı kararında bu sebeplerin 331. madde kapsamında çekilmezlik gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini belirlemiştir; ödeme sorunlarında bu özel hükümlere göre hareket edilmesi gerekmektedir.
Olağanüstü fesih için kaç günlük bildirim süresi uygulanır?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/7331, K. 2015/9163 sayılı kararında 331. maddeye dayalı fesihte taşınmaz kiralarında Türk Borçlar Kanunu'nun 329. maddesi uyarınca üç aylık, taşınır kiralarında 330. madde uyarınca üç günlük bildirim süresi esas alınmıştır. Taşınmaza ilişkin olağan fesihte bu üç aylık sürenin yerel âdetteki dönem sonuna ya da altı aylık kira döneminin sonuna bağlı olduğu 329. madde hükmünde düzenlenmekte; ancak bu dönem sonu koşulunun olağanüstü fesihte de aynı biçimde uygulanıp uygulanmayacağı anılan karar metninde ayrıca ele alınmamıştır.
İki haklı ihtardan sonra dava ne zaman açılmalıdır?
Kiraya veren, kira süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. Bir yıldan uzun süreli kirada bir aylık süre, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden itibaren işlemeye başlar. Bir yıldan kısa sözleşmede ise iki haklı yazılı ihtarın kira süresi içinde yapılmış olması gerekmektedir.
Yazılı boşaltma taahhüdü nasıl sonuç doğurur?
Kiracı teslimden sonra belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesine rağmen taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, o tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurabilir veya dava açabilir. Bu yol, 331. maddedeki önemli sebep koşulundan bağımsız olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesinin birinci fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

