Evet, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesinin birinci fıkrası, kiraya verene kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunduğu hâllerde kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirme imkânı tanımaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise bu gereksinimden bağımsız bir sebep olarak kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarım, genişletme ya da değiştirme gerekliliğini ve bu işler sırasında kullanımın imkânsız olmasını düzenlemektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
Kimler için ihtiyaç davası açılabilir?
TBK m. 350/1, ihtiyaca dayalı sona erdirme hakkını yalnızca kiraya verenin kendisiyle sınırlamaz. Kullanma zorunluluğu; kiraya verenin eşi, altsoyu, üstsoyu ya da kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için de ileri sürülebilir. Gereksinim, konut veya işyeri niteliğinde kullanıma yönelik olmalıdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/966, K. 2015/6001 sayılı kararında, maddenin bu kişi çevresini sınırlı sayıda belirlediği ve kiraya veren sıfatı bulunmayan malikin de bu kapsam içinde dava açabileceği belirtilmiştir; ancak söz konusu kararda kişi çevresi farklı bir sözdizimi ile ifade edilmekte olup TBK m. 350 metnindeki eşi, altsoyu ve üstsoyu sayımı belirleyici olmaya devam etmektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/966, K. 2015/6001Kaynağı aç
Kişi çevresinin tam listesi bakımından, TBK m. 350 ve m. 351 metinleri eşi, altsoyu ve üstsoyu ayrı ayrı saymaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/966, K. 2015/6001 sayılı kararında ise bu liste farklı bir sözdizimi ile aktarılmıştır. Bu ifade farkı mevzuat hükmünü değiştirmez; belirleyici olan kanun metnidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
İhtiyacın niteliği ve kanıtlanması
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2014/13898, K. 2015/379 ve E. 2013/8885, K. 2013/10777 sayılı kararlarında, ihtiyaca dayalı tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerektiği vurgulanmıştır. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç, henüz doğmamış ihtiyaç veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı ihtiyaç tahliye sebebi sayılamaz. Davanın açıldığı tarihte sebebin mevcut olması da yeterli görülmemiş; ihtiyacın yargılama boyunca devam etmesi aranmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/13898, K. 2015/379Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/8885, K. 2013/10777Kaynağı aç
Bu ölçüt, Yargıtay'ın söz konusu kararlarında belirlenen içtihat çerçevesini oluşturmaktadır. TBK m. 350/1'in kendi metni sona erdirme şartını, sayılan kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğunun bulunmasına bağlamakta olup gerçek, samimi ve zorunlu nitelemelerine kanun lafzında yer verilmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2014/13898, K. 2015/379 sayılı kararında, davacının ve ihtiyaçlının eşinin kirada başka konutlarının bulunması, dava konusu taşınmazın tahliyesinin istenmesine engel görülmemiştir. Kararda davacının oğlunun konut ihtiyacının gerçek, zorunlu ve samimi kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak yerel mahkemenin ret kararı bozulmuştur. Bu değerlendirme, oğlunun konut ihtiyacına dayanan somut davanın koşullarına bağlıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/966, K. 2015/6001 sayılı kararında, kira ilişkisinin devamı sırasında kira bedelinin artırılmasının istenmesi doğal bulunmuş ve bu isteğin ihtiyacın samimiyetsizliğini göstermeyeceği belirtilmiştir. Aynı kararda ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu kabul edilerek tahliyeye karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2013/8885, K. 2013/10777 sayılı kararında, asgari ücretle çalışıyor olmanın ihtiyacın samimi olmadığına yeterli delil sayılmayacağı ifade edilmiştir. Davacının kendi işyerini kurarak kendi işini yapmak istemesi ise ihtiyacın varlığına karine olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca başka taşınmazlarda kiracıların bulunması gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru bulunmamış ve hüküm bozulmuştur. Bu değerlendirme, söz konusu davanın delil durumuna özgüdür; başka taşınmazların varlığı her olayda aynı sonuca bağlanamaz.
Dava açma süresi
TBK m. 350'deki sebeplere dayanan dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda; belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılır.
Kiralananı sonradan edinen kişinin ihtiyaç davası
TBK m. 351, kiralananı sonradan edinen kişiye konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu bulunduğu hâllerde iki ayrı yol tanır. Birinci yolda edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, sözleşmeyi edinmeden altı ay sonra açacağı davayla sona erdirebilir. İkinci yolda ise sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. Bu iki yol birbirinden bağımsız seçenekler olarak düzenlenmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2013/8885, K. 2013/10777 sayılı kararında, konut ya da çatılı işyerini edinen kişinin eski sözleşmeye dayanarak süre sonunda bir ay içinde ya da TBK m. 351 uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere bir ay içinde yazılı bildirim yaparak edinmeden altı ay sonra ihtiyaç davası açabileceği açıklanmıştır.
Aynı kararda, altı aylık sürenin dolmasının ardından davanın hemen açılmasının zorunlu olmadığı, davanın sözleşme sonuna kadar açılabileceği de ifade edilmiştir. Buna karşılık edinmeyi izleyen bir ay içinde bildirimin kiracıya tebliğinin zorunlu olduğu ve bu zorunluluğun sonradan giderilemeyeceği belirtilmiştir. Yazılı bildirim koşulu TBK m. 351'de açıkça yer almakta; bildirimin sonradan tamamlanamayacağı ve davanın sözleşme sonuna kadar uzatılabileceği ise bu kararın gerekçesinde yer almaktadır.
Yeniden inşa ve esaslı onarım sebebiyle tahliye
TBK m. 350/2, konut veya işyeri gereksiniminden ayrı bir sona erme sebebini düzenler. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekiyorsa ve bu işler sırasında kiralananın kullanılması imkânsız hâle geliyorsa kiraya veren sözleşmeyi dava ile sona erdirebilir.
Sık sorulan sorular
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası kimler adına açılabilir?
TBK m. 350/1 uyarınca dava; kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi bulunduğunda açılabilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/966, K. 2015/6001 sayılı kararına göre kiraya veren sıfatı taşımayan malik de aynı kişi çevresi için bu yola başvurabilir.
İhtiyaç davası hangi süre içinde açılır?
TBK m. 350 kapsamındaki davalarda süre, sözleşmenin türüne göre değişir. Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda; belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemine ve bildirim sürelerine uyularak belirlenen tarihten başlayarak bir ay içinde dava açılır.
Taşınmazı satın alan yeni malik ne zaman ihtiyaç davası açabilir?
TBK m. 351'e göre iki seçenek mevcuttur. Yeni malik, edinmeden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunursa altı ay sonra dava açabilir; bu bildirimi süresinde yapmak zorunlu olup eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün değildir. Alternatif olarak, yeni malik sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde de dava açabilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2013/8885, K. 2013/10777 sayılı kararına göre altı aylık süre geçtikten sonra davanın hemen açılması şart olmayıp dava sözleşme sonuna kadar açılabilir.
İhtiyacın yargılama sırasında sona ermesi davanın seyrini etkiler mi?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2014/13898, K. 2015/379 ve E. 2013/8885, K. 2013/10777 sayılı kararlarına göre davanın açıldığı tarihte ihtiyacın mevcut olması yeterli değildir; ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Geçici ya da henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun süreye bağlı ihtiyaç tahliye sebebi sayılamaz.
Kira artışı istemek ihtiyaç davasını olumsuz etkiler mi?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2015/966, K. 2015/6001 sayılı kararına göre kira bedelinin artırılmasının istenmesi doğal karşılanmakta ve bu istem ihtiyacın samimiyetsizliğini kanıtlamamaktadır.
Yeniden inşa veya esaslı onarım da tahliye sebebi midir?
Evet. TBK m. 350/2, konut veya işyeri gereksiniminden ayrı bir tahliye sebebi olarak düzenlenmiştir. Kiralananın yeniden inşası ya da imarı amacıyla esaslı onarım, genişletme veya değiştirme gerekliyse ve bu işler sırasında kullanım imkânsızsa kiraya veren sözleşmeyi dava ile sona erdirebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

