Kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafları, yapıldığı tarih itibarıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 530. maddesi kapsamında vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kiraya verenden talep etme hakkı bulunmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 530. maddesi uyarınca işsahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa dahi işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahip olup yalnızca zenginleştiği ölçüde işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür. Kira sözleşmesinde kiracı aleyhine bu hususta sınırlayıcı bir hüküm bulunmadıkça, kiralananı tahliye eden kiracı zorunlu ve faydalı imalat bedellerini kiraya verenden isteyebilir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/5180 Esas ve 2019/2616 Karar sayılı ilamında da sözleşmede sınırlayıcı hüküm yer almadığı durumlarda tahliye ile birlikte bu imalat bedellerinin talep edilmesinin usule uygun olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5180, K. 2019/2616Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 530Kaynağı aç
Kiraya Verenin Sorumluluk Kapsamı ve İmalatların Tespiti
Kiraya verenin kiralanana yapılan imalatlardan sorumlu tutulabilmesi için bu imalatların kiraya veren tarafından benimsenmiş olması ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşmenin meydana gelmesi şarttır. Kiralanana yapılan zorunlu ve faydalı masrafların kural olarak kira sözleşmesinin başlangıcında yapıldığı kabul edilmektedir. Kiraya verenin sorumluluğu ise faydalı imalatların yapıldığı tarihteki değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle hesaplanacak tutar ile sınırlıdır. Bu kapsamda mahkemece yapılan imalatlardan hangilerinin zorunlu ve faydalı masraf, hangilerinin lüks masraf olduğunun ayrıştırılması ve zorunlu ile faydalı imalatların yapım tarihlerindeki değerleri ile yıpranma paylarının uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/5180 Esas ve 2019/2616 Karar sayılı kararında, bu ayrımlar yapılmadan ve eksik incelemeyle karar verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Bilirkişi İncelemesinde Eksiklikler ve Ek Rapor Talebi
Zorunlu ve faydalı masraf davalarında hükme dayanak kılınacak bilirkişi raporunun denetime ve maddi gerçeğe elverişli olması gerekir. Raporda kiracı tarafından yapılan harcamaların zorunlu, faydalı ve lüks masraf olarak teker teker tasnif edilmemesi, imalatların kiralanana sabit nitelikte monte edilip edilmediğinin belirlenmemesi veya imalat tarihindeki yıpranma durumunun değerlendirilmemesi eksik inceleme sonucunu doğurur. Bu eksiklik ve yetersizliklerin varlığı hâlinde, uyuşmazlığın çözümü için mahkemeden ek bilirkişi raporu alınması talep edilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uyarınca İtiraz ve Ek Rapor Usulü
Bilirkişi raporuna karşı itiraz ve ek rapor talepleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesinde düzenlenmiştir. Taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde rapordaki eksikliklerin tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilirler. Rapora yönelik beyan ve taleplerin iki haftalık kanuni süre zarfında düzenlenmesinin fiilen olanaksızlaşması yahut dosyanın mahiyeti gereği özel ya da teknik bir uzmanlık çalışmasına ihtiyaç duyulması durumunda, ilgilinin yasal süresi dolmadan mahkemeye başvurması şartıyla, ilk sürenin sona erişinden başlamak üzere tek seferliğine ve en fazla iki haftaya kadar ek bir itiraz süresi tanınması mümkündür. Bunun yanında mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması için bilirkişiden yeni sorular düzenleyerek ek rapor alabileceği gibi belirlenen duruşmada sözlü açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Ayrıca mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görmesi durumunda yeni görevlendireceği bir bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırma yetkisine de sahiptir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 281Kaynağı aç
Değerleme Yöntemleri ve İmar Mevzuatına Uygunluk
Taşınmazlara ilişkin teknik incelemelerde değerleme tekniği olarak maliyet yöntemi, emsal karşılaştırma yöntemi ve gelir kapitalizasyonu yöntemi olmak üzere üç temel yöntem uygulanmaktadır. Yapılan imalatların hukuki ve teknik sıhhati bakımından 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri de önem arz eder. 3194 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca yapılar; tapusu bulunan alanlarda veya kamu kurumlarının verdiği tahsis ya da irtifak hakkı belgeleriyle imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı başlandığı tespit edilen yapılar hakkında aynı Kanun'un 32. maddesi gereğince belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilerek mühürleme işlemi uygulanır ve inşaat derhal durdurulur. Mühürlenen yapının süresi içinde ruhsata uygun hâle getirilmemesi veya ruhsat alınmaması durumunda ruhsat iptal edilir; encümen veya kurul kararını takiben yapı idarece yıktırılır ve yıkım masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Sıkça Sorulan Sorular
Kiracı yaptığı faydalı masrafları kiraya verenden hangi şartlarla isteyebilir?
Kiracı, kiralanana yaptığı zorunlu ve faydalı masrafları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 530. maddesi uyarınca vekâletsiz iş görme hükümlerine göre talep edebilir. Bunun için kira sözleşmesinde kiracı aleyhine sınırlayıcı bir hükmün bulunmaması, kiralananın tahliye edilmiş olması ve kiraya verenin bu imalatları benimsemesiyle sebepsiz zenginleşmenin doğmuş olması şarttır.
Kiraya verenin faydalı imalat sorumluluğu nasıl tespit edilir?
Zorunlu ve faydalı masrafların kural olarak kira ilişkisinin başlangıcında yapıldığı kabul edilmektedir. Kiraya verenin sorumluluğu, kiracı tarafından yapılan faydalı imalatların yapıldıkları tarihteki değerlerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle hesaplanacak bedelle sınırlıdır.
Bilirkişi raporuna karşı ek rapor talebi hangi sürede yapılmalıdır?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesi uyarınca taraflar, bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde rapordaki eksikliklerin giderilmesini veya ek rapor alınmasını talep edebilirler. Raporun kapsamının teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde bu iki haftalık süre içinde başvurulması şartıyla mahkemece bir defaya mahsus en fazla iki haftalık ek süre tanınabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

