Kiralananın Amaca Uygun Kullanımı ve Kiraya Verenin Asli Borçları
Kiracı, kiraladığı konut veya ticari alanı kira sözleşmesinde kararlaştırılan amaç doğrultusunda kullanma hakkına sahiptir. Sözleşmede konut olarak belirlenen bir taşınmazın ticari amaçla kullanılması sözleşmeye aykırılık teşkil eder.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 301. maddesi gereğince kiraya veren, taşınmazı kararlaştırılan tarihte sözleşmede öngörülen amaca uygun biçimde teslim etmek ve kira süresi boyunca bu elverişli durumda bulundurmak zorundadır. Bu kural konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kiralarda da kiracı aleyhine genel işlem koşullarıyla farklılaştırılamaz. Kiracının asli borcu kira bedelini ifa etmek iken, kiraya verenin teslim yükümlülüğü yalnızca başlangıçtaki fiili teslime münhasır olmayıp sözleşme boyunca mecuru kullanıma elverişli tutma borcunu da kapsar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/458, K. 2021/614Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1546, K. 2021/1517Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
Kiracı, kiralananın ayıptan ari ve amacına elverişli şekilde teslimini isteme hakkına sahiptir. Taşınmazda bir eksiklik veya ayıp bulunması halinde bunun bertaraf edilmesini kiraya verenden talep edebilir. Kullanımı aksatan arızaların onarımı kiraya verene düşer; gecikmesinde sakınca bulunan acil durumlarda kiracı onarımı bizzat yaptırıp bedelini kiraya verenden isteyebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca kiraya veren, kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça mecurdaki ayıptan kaynaklanan zararları kiracıya tazmin etmekle yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 308Kaynağı aç
Güvence Bedeli Depozito ve Kiralananın İadesi
Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence sağlama yükümlülüğü getirilmişse, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesi gereğince belirlenecek güvence en fazla üç aylık kira parasına denk olabilir. Güvencenin para yahut kıymetli evrak olarak kararlaştırılması durumunda nakit tutar kiraya verenin rızası dışında çekilemeyecek vadeli bir mevduat hesabına yatırılır, kıymetli evrak ise bankada tevdi edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 342Kaynağı aç
İlgili banka güvenceyi yalnızca her iki tarafın mutabakatı, kesinleşmiş icra takibi yahut kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden geri verebilir. Kira ilişkisinin son bulmasından sonraki üç ay zarfında kiraya veren tarafından kiracıya karşı sözleşmeye ilişkin bir dava veya icra takibi başlatıldığı bankaya yazılı olarak bildirilmediğinde, banka kiracının talebiyle güvenceyi iade etmekle yükümlüdür. Kiralananın hasarsız teslimi ve anahtar teslim tutanağının tanzimi halinde kiracı depozitonun iadesini isteyebilir.
Kiracının kiralananın anahtarını notere emanet teslim etmesi halinde tahliye tarihi notere tevdi tarihi olarak kabul edilmez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/9946 Esas ve 2016/5705 Karar sayılı ilamına göre tahliye tarihi, anahtarın notere bırakıldığının kiraya verene bildirildiğine ilişkin ihtarın tebliğ tarihidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/9946, K. 2016/5705Kaynağı aç
Kiracı tarafından tahliye tarihinin yazılı delille kanıtlanamadığı uyuşmazlıklarda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/1561 Esas ve 2023/3697 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, tahliye tarihi olarak kiraya verenin kabul ettiği tarih, bu yönde bir beyan veya kabul bulunmaması halinde ise en geç taşınmazın yıkım tarihi esas alınır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1561, K. 2023/3697Kaynağı aç
Kira Sözleşmesinin Süresi ve Kanuni Uzama Mekanizması
Konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli sözleşmelerde sürenin dolması sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesinin birinci fıkrası gereğince kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılır. Kiraya veren yalnızca sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi feshedemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
Belirsiz süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde ise Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kiracı her zaman fesih bildiriminde bulunabilir. Kiraya veren ise ancak kiranın başlangıcından itibaren on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirme imkanına sahiptir.
On Yıllık Uzama Süresi ve Kiraya Verenin Fesih Hakkı
Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kiraya veren, on senelik uzama devresinin tamamlanmasını izleyen her uzama yılının sona ermesine en az üç ay kala bildirimde bulunarak herhangi bir tahliye sebebi göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesinin birinci fıkrasındaki bu kural kiraya veren lehine emredici düzenlenmiş olup taraflarca aksine kayıt konulamaz. Çatılı işyeri kiralarında da kiraya veren, anılan on yıllık uzama evresinin bitiminde haklı bir gerekçe ileri sürmeksizin fesih hakkını kullanabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/458 Esas, 2021/614 Karar ve 2017/1546 Esas, 2021/1517 Karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, kiraya verenin Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesinden yararlanabilmesi için öncelikle kira sözleşmesindeki sürenin bitmesi, taraflar arasında yeni bir sözleşme yapılmaksızın ilk sözleşmenin birer yıllık uzama süresinin on yılı doldurması, bu süreden sonraki en son uzama yılının bitiminden en az üç ay önce fesih bildiriminde bulunulması ve tahliye davasının da uzama yılının sonunda açılması zorunludur. Kiraya verenin bildiriminde üç aylık süre asgari nitelik taşır; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/8190 Esas ve 2015/10763 Karar sayılı ilamı gereğince fesih bildiriminin uzama yılının bitimine en az üç ay kala kiracının eline ulaşması yeterlidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/8190, K. 2015/10763Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/458 Esas ve 2021/614 Karar sayılı ilamındaki çoğunluk gerekçesine göre, ilk sözleşmeden sonra taraflar bir araya gelerek yeniden bir kira sözleşmesi akdederlerse on yıllık süre ilk sözleşmeye göre değil, yeni sözleşmenin bitim tarihinden itibaren hesaplanır ve her dönemde yapılan yenileme sözleşmesi on yıllık süreyi baştan başlatır.
Taşınmazın Satılması ve Gereksinim Sebebiyle Tahliye
Kiralanan taşınmaz satıldığında mevcut kira sözleşmesi yeni malike devreder. Yeni malik eski malikin tüm hak ve yükümlülüklerini üstlenir; bu durum kira sözleşmesinin koşullarının ve kira bedelinin aynı kalması sonucunu doğurur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesi uyarınca sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirdiği takdirde yeni malik kira sözleşmesinin kendiliğinden tarafı haline gelir; kamulaştırmaya ilişkin hükümler saklıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 310Kaynağı aç
Kiralananı sonradan edinen yeni malik, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 351. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu taşıyorsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla sözleşmeyi altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Yeni malik dilerse bu gereksinim sebebiyle tahliye hakkını Kanun'un 351. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 351Kaynağı aç
İhtiyaç iddiasına dayalı tahliye davalarında Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/4381 Esas ve 2015/5448 Karar sayılı ilamına göre tahliyeye hükmedilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması şarttır. Dava tarihinde var olan ihtiyacın yargılama boyunca da devam etmesi gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaçlar tahliye nedeni yapılamayacağı gibi, henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaçlar da tahliye sebebi kabul edilmez. Ayrıca yeni malik, Türk Borçlar Kanunu'nun 351. maddesindeki yeni edinim sürelerinden faydalanarak Kanun'un 350. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yeniden imar ve inşa nedenine dayalı tahliye davası açamaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/4381, K. 2015/5448Kaynağı aç
Gereksinim sebebiyle kiralananın tahliyesini sağlayan kiraya veren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinin birinci fıkrası gereğince haklı sebep olmaksızın kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Kiraya verenin bu yasağa aykırı davranması durumunda, Kanun'un 355. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödeme yükümlülüğü doğar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 355Kaynağı aç
Sözleşmesel Fesih Bildirimi ve Erken Tahliyede Kira Alacağı
Sözleşmede kiracıya üç ay önceden bildirmek kaydıyla tek taraflı fesih yetkisi tanınmış olması durumunda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2012/6218 Esas ve 2012/16089 Karar sayılı kararına göre, sözleşmeye uygun şekilde fesih bildiriminde bulunan kiracının bu üç aylık süre dolmadan taşınmazı tahliye edip anahtarı teslim etmesi haksız fesih olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte kiracının erken tahliyesi, kiraya verenin fesih ihbarının tebliğ tarihinden itibaren üç aylık bildirim süresine karşılık gelen kira alacağını talep etmesine engel teşkil etmez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/6218, K. 2012/16089Kaynağı aç
Riskli Yapı Tespiti, Deprem Hasarı ve İmalat Bedeli Talepleri
Deprem nedeniyle binanın yıkılması veya ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelmesi halinde kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer ve kiracı ödemiş olduğu kira bedellerini geri alabilir. Taşınmazın az hasarlı ve oturulabilir kalması halinde sözleşme varlığını korur; kiracı taşınmazın tamirini kiraya verenden talep edebileceği gibi onarım süresince kira bedelinden indirim yapılmasını isteyebilir.
Riskli yapı tespiti neticesinde yıkım kararının kesinleşmesi halinde kiracı yazılı bildirimle kira sözleşmesini feshedebilir ve tazminat ödemekle yükümlü tutulamaz. Kiracının kentsel dönüşüm sonrasında inşa edilen yeni binadaki bağımsız bölümlere dönme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir. Bundan ayrı olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmazlar haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz; eski kiracının taşınmazı yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralama hususunda öncelik hakkı mevcuttur. Bu hakkın kiraya verenin yazılı bildiriminden itibaren bir ay içinde kullanılması zorunludur; öncelik hakkı tüketilmedikçe mecur üç yıl boyunca üçüncü kişilere verilemez.
Kiralananın riskli yapı niteliği taşıması önemli ayıp mahiyetindedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/1561 Esas ve 2023/3697 Karar sayılı kararına göre kiraya veren, kusursuzluğunu kanıtlamadıkça Türk Borçlar Kanunu'nun 301 ve 308. maddeleri gereğince bu ayıptan doğan zararları gidermekle yükümlüdür ve kiracı erken tahliye nedeniyle uğradığı kâr kaybı zararını isteyebilir. Bu kâr kaybı, kiracının benzer nitelikteki bir yeri sözleşme koşullarında kiralayabileceği makul sürenin belirlenmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle hesaplanır. Aynı ilam kapsamında kiracının taşınma masrafları ile yeniden üretim ve faaliyete geçme süresinde uğradığı zararın tahsili talebinin reddedilmesi yerinde bulunmuştur.
Kiralanana yapılan imalatların yapıldıkları tarihin ispatlanamaması halinde kural olarak bu imalatların sözleşmenin başlangıcında yapıldıkları kabul edilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/1561 Esas ve 2023/3697 Karar sayılı ilamına göre, sözleşmede kiracının imalat bedellerini talep edemeyeceği kararlaştırılmış olsa dahi, sözleşmenin süresinden önce feshi halinde de bedel istenemeyeceği açıkça belirtilmemişse, erken tahliye durumunda kiracı kalan kira süresiyle orantılı olarak sökülüp götürülemeyen nitelikteki faydalı ve zorunlu imalat bedellerini talep edebilir.
Kira süresi dolduğunda kiracı evden çıkarılabilir mi?
Hayır, belirli süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kiracı sürenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılır; kiraya veren yalnızca sürenin bitimine dayanarak tahliye talep edemez.
Kiraya veren 10 yıllık uzama süresi sonunda kiracıyı nasıl tahliye edebilir?
Kiraya veren, on yıllık uzama süresini izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir ve uzama yılının sonunda tahliye davası açabilir.
Depozito bedelinin azami yasal sınırı nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesi gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarında kararlaştırılan depozito güvence bedeli en fazla üç aylık kira bedeli tutarında olabilir ve vadeli bir banka hesabında tutulmalıdır.
Gereksinim sebebiyle tahliye edilen taşınmaz başkasına kiralanabilir mi?
Kiraya veren, gereksinim nedeniyle boşalttığı taşınmazı haklı bir sebep bulunmadıkça üç yıl geçmeden eski kiracısından başkasına kiralayamaz; aksi takdirde eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur.
Riskli yapı tespiti yapılan kiralananda kiracı kâr kaybı talep edebilir mi?
Evet, kiralananın riskli yapı olması önemli ayıp sayıldığından kiraya veren kusursuzluğunu ispatlayamadıkça kiracı erken tahliye nedeniyle benzer bir yeri kiralayabileceği makul süreye ilişkin kâr kaybı zararını talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

