Yasal Çerçeve: Hangi Düzenlemeler Geçersiz Sayılır?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine ek sözleşme yapılması, Türk Borçlar Kanunu'nun birden fazla maddesiyle sınırlandırılmıştır. TBK m. 340, sözleşmenin kurulması ya da sürdürülmesini kiracının yararı olmaksızın ve kiralananın kullanımıyla doğrudan ilişkisi olmayan bir borç altına girmesine bağlayan ek düzenlemeleri geçersiz saymaktadır. TBK m. 343 ise kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine herhangi bir değişiklik yapılamayacağını emredici biçimde hükme bağlamaktadır. TBK m. 346, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında hiçbir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğini açıkça düzenlemekte; kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu kararlaştırılmasını veya sonraki kira bedellerinin muaccel kılınmasını da geçersiz saymaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 340Kaynağı aç
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1237, K. 2018/5656Kaynağı aç
Bu hükümler nispi emredici niteliktedir; taraflar yalnızca kiracı lehine olacak şekilde sözleşmeyle bu kuralları genişletebilir, kiracı aleyhine şart kararlaştıramaz. TBK m. 346'da yalnızca kiracı aleyhine düzenleme yasağı öngörülmüş olup kiraya veren aleyhine düzenleme yapılması bu yasak kapsamında değildir. Örneğin sözleşmeye kiraya veren açısından bağlayıcı bir fesih ihbar süresi eklenmesi, kiracıyı koruduğu için geçerlidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/8104, K. 2015/9006Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 346Kaynağı aç
TBK m. 346: Cezai Şart ve Muacceliyet Yasağı
TBK m. 346'nın en sık tartışılan uygulama alanı, kira sözleşmesine eklenen cezai şart ve muacceliyet hükümleridir. Kiracının tacir olmadığı konut veya işyeri kiralarında, kira bedeline bağlanan ceza koşuluna ilişkin sözleşme maddeleri bu hüküm uyarınca geçersizdir. Tacir olan bir şirketin kiracı olduğu ayrı bir uyuşmazlıkta ise, şirket statüsündeki kiracı bakımından kararlaştırılan erken tahliye hâlinde kalan kira dönemine ilişkin cezai şartın geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğuna hükmedilmiştir; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu sonuca E. 2015/242, K. 2015/10838 sayılı kararında ulaşmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/967, K. 2021/804Kaynağı aç
Muacceliyet şartı da aynı yasak kapsamındadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesine konulan muacceliyet hükmünü kiracının tacir olmadığının tespitine bağlı olarak geçersiz saymış; bu tür bir şartın kiracının sıfatına göre uygulanıp uygulanmayacağını belirlemiştir (E. 2013/8424, K. 2013/11151). Sonraki kira bedellerini muaccel kılan sözleşme hükümleri, tacir olmayan kiracılar bakımından TBK m. 346 uyarınca herhangi bir sonuç doğurmaz.
Tacir Kiracı İstisnası ve Sekiz Yıllık Erteleme
TBK m. 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354, kiracının Türk Ticaret Kanunu'nda tacir olarak sayılan kişilerden ya da özel veya kamu hukuku tüzel kişilerinden oluştuğu işyeri kiralarında, 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamamaktadır; bu dönemde sözleşme serbestisi geçerliydi ve kira sözleşmesi hükümleri tatbik ediliyordu. Sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktaydı. Sekiz yıllık erteleme süresinin 01.07.2012 itibarıyla işlemeye başladığı mevzuat metninde açıkça düzenlenmekle birlikte, bu sürenin sona ermesinin hukuki sonuçları ve sonraki dönemde tacir kiracılar bakımından uygulamanın nasıl şekillendiği mevcut kaynaklar çerçevesinde doğrulanamamaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tacir kiracının taraf olduğu bir uyuşmazlıkta bu erteleme nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğuna hükmetmiştir (E. 2017/5615, K. 2019/1215).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/137, K. 2022/243Kaynağı aç
TBK m. 346'nın kiracıyı koruma amacıyla getirilmiş olması nedeniyle kamu düzenine ilişkin nitelik taşıdığı, karar metinlerinde vurgulanmaktadır. Bu nitelik, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca söz konusu hükmün gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanması, 7. maddesi uyarınca ise görülmekte olan davalara da tatbik edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bununla birlikte bu genel kuralın tacir kiracılara yönelik sekiz yıllık erteleme hükmüyle ilişkisi kaynaklar arasında açık biçimde ele alınmamış olup iki kural arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusunda dikkatli olunması gerekmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8627, K. 2013/22475Kaynağı aç
Bağlantılı Sözleşme Yasağı: TBK m. 340
TBK m. 340, kira ilişkisini başka bir sözleşmeyle bağlantılandırmanın önüne geçmektedir. Sözleşmenin kurulması veya sürdürülmesinin, kiracının yararı olmaksızın ve kiralananın kullanımıyla doğrudan ilgisi bulunmayan bir borç altına girmesine bağlandığı durumlarda kirayla bağlantılı sözleşme geçersizdir.
Kira Artışındaki Sınırlar: TBK m. 343 ve m. 344
TBK m. 343, kira bedeli dışında sözleşmeye kiracı aleyhine herhangi bir değişiklik eklenmesini yasaklamaktadır. Kira bedelinin artışı ise TBK m. 344 ile ayrıca düzenlenmektedir: yenilenen kira dönemlerinde tarafların kararlaştırabileceği artış oranı, bir önceki kira yılına ait tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalama değişim oranını aşamaz; bu sınırı geçen anlaşmalar bağlayıcı değildir. Beş yıldan uzun süren ya da beş yılın sonunda yenilenen kira sözleşmelerinde ise kira bedeli, tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalaması, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri gözetilerek hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde belirlenir (TBK m. 344/3). Konut kiralarına yönelik dönemsel yasal düzenlemelerin bu çerçeveyi etkilemiş olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 343Kaynağı aç
Şekle Aykırı Ek Protokoller ve Cezai Şartın Akıbeti
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin bir uyuşmazlıkta Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, resmi şekilde yapılmayan ve taraflara esas sözleşmede yer almayan hak ve borçlar yükleyen protokolü geçersiz saymış; geçersiz protokoldeki cezai şarta da itibar edilemeyeceğine hükmetmiştir (E. 2016/1237, K. 2018/5656). Bu kararın kira uyuşmazlıklarına doğrudan uygulanabilirliği olay koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Geçersiz bir ek sözleşmedeki belirli bir tarihin mahkemece tazminat hesabına esas alınması ve bu konunun taraflarca temyiz edilmemesi hâlinde, yalnızca o tarih bakımından usuli kazanılmış hak doğabilir; bu sonuç ek sözleşmedeki diğer hükümlerin geçerliliğini etkilemez.
Resmi şekilde yapılması gereken bir sözleşmenin haricen düzenlendiği ve tarafların diğer edimlerini yerine getirdiği durumlarda, yalnızca son kalan edim için şekle aykırılığın ileri sürülmesi Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı olabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu ilkeyi işletme devri sözleşmesine ilişkin bir davada değerlendirmiş olmakla birlikte (E. 2013/8627, K. 2013/22475), söz konusu ilkenin kira uyuşmazlıklarına aktarılabilirliği her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorundur.
Kiracının Yaptığı İmalat ve Sözleşme Hükümlerinin Etkisi
Kiracı, kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu imalat bedellerini genel ilkeler çerçevesinde vekâletsiz iş görme veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak kiraya verenden isteyebilir. Ancak taraflar arasında bu talebi dışlayan geçerli bir sözleşme hükmü bulunuyorsa durum farklılaşır: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kira sözleşmesi ve protokolün birlikte değerlendirilmesiyle onarım harcamalarına dayalı tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir (E. 2018/137, K. 2022/243). Bu karar somut olay koşullarına ilişkin olup söz konusu hükmün TBK m. 346 kapsamındaki kiracı aleyhine ek yükümlülük yasağıyla ilişkisi bu davada tartışılmamıştır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 317Kaynağı aç
Sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabilmesi için bir tarafın zenginleşmesi, diğerinin fakirleşmesi, bu iki sonuç arasında uygun bir nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayanmaması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği her davada ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşmenin Sona Erdirilmesinde Kiracı Aleyhine Değişiklik Yapılamaz
TBK m. 354 uyarınca, dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası belirli süreli sözleşmelerde sürenin dolmasından itibaren bir ay içinde açılmalıdır; bu süre kamu düzenine ilişkindir ve taraflarca kısaltılamaz (TBK m. 350). Kiraya veren, en geç dava açma süresi dolmadan kiracıya yazılı bildirimde bulunursa dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m. 353). Kiraya verenin on yıllık uzama süresi sonunda sözleşmeyi sona erdirebilmesi için her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunması zorunludur (TBK m. 347).
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 305Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
Sözleşmeye, kiraya verenin süre bitiminden önce herhangi bir gerekçeyle fesih bildiriminde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebileceği anlamına gelen bir hüküm eklenmiş olması, TBK m. 347'deki emredici koşul karşısında geçerli ve uygulanabilir bir sözleşme düzenlemesi oluşturmaz. Buna karşın kiraya veren aleyhine ve kiracı lehine bir fesih ihbar süresi öngören hüküm, kiracıyı koruduğu ölçüde geçerlidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu ayrımı E. 2024/2446, K. 2025/1440 sayılı kararında benimsemiştir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Kira sözleşmesine eklenen cezai şart her zaman geçersiz midir?
Hayır. TBK m. 346'daki yasak, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının tacir olmadığı hallerde uygulanır. Kiracının TTK'da tacir sayılan bir kişi ya da özel veya kamu hukuku tüzel kişisi olduğu işyeri kiralarında, 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl boyunca bu hüküm uygulanamamaktaydı ve bu dönemde cezai şart geçerli kalabiliyordu. Tacir olmayan bir kiracı söz konusu olduğunda ise kira bedeline bağlanan cezai şart TBK m. 346 uyarınca geçersizdir.
Kiracı aleyhine ek protokol imzalatılmışsa ne olur?
Ek protokol, taraflara esas sözleşmede yer almayan hak ve borçlar yüklüyor ya da şekle aykırı biçimde düzenlenmişse geçersiz sayılabilir; geçersiz protokoldeki cezai şart da uygulanamaz. Buna ek olarak, sözleşmenin kurulması veya sürdürülmesinin kiracının yararı olmaksızın ve kiralananın kullanımıyla doğrudan ilgisi olmayan bir edimi yerine getirmesine bağlandığı hallerde TBK m. 340 devreye girer ve bağlantılı sözleşme geçersiz hale gelir.
Kiraya veren kira artış oranını sözleşmeyle serbestçe belirleyebilir mi?
Hayır. Yenilenen dönemlerde kararlaştırılacak artış, bir önceki kira yılına ait tüketici fiyat endeksinin oniki aylık ortalama değişim oranını aşamaz; bu sınırı aşan artış anlaşmaları bağlayıcı değildir. Beş yılı geçen veya beş yılın sonunda yenilenen sözleşmelerde artış hâkim tarafından TÜFE ortalaması, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri esas alınarak belirlenir. Konut kiralarına özgü dönemsel yasal düzenlemelerin bu çerçeveyi etkilemiş olabileceği göz önünde tutulmalıdır.
Kiracı yaptığı onarım bedelini kiraya verenden talep edebilir mi?
Genel ilkeler çerçevesinde kiracı, kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu imalat bedellerini vekâletsiz iş görme veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak kiraya verenden talep edebilir. Ancak taraflar arasında bu talebi açıkça dışlayan geçerli bir sözleşme hükmü varsa, bu hüküm söz konusu talebe engel olabilir. Sözleşme hükmünün kiracı aleyhine ek düzenleme yasağı kapsamında geçersiz olup olmadığı ise her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorundur.
TBK m. 346'nın eski tarihli kira sözleşmelerine etkisi var mıdır?
TBK m. 346 kiracıyı koruma amacıyla getirilmiş olması nedeniyle kamu düzenine ilişkin nitelik taşımakta; 6101 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere, 7. maddesi uyarınca ise görülmekte olan davalara da uygulanmaktadır. Bu nedenle kanunun yürürlük tarihinden önce yapılmış sözleşmelerdeki kiracı aleyhine hükümler de geçersiz kalabilir.
Sözleşmeye eklenen muacceliyet şartı kiracıyı bağlar mı?
Kiracının tacir olmadığı konut ve işyeri kiralarında kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde sonraki kira bedellerinin muaccel hale geleceğine ilişkin şart TBK m. 346 uyarınca geçersizdir. Geçersizlik, kiracının sıfatına bağlıdır; tacir sıfatını taşıyan kiracılar bakımından sekiz yıllık erteleme dönemi boyunca sözleşme serbestisi geçerliydi.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

