Kira Tespit Davasında İhtar Şartı ve Dava Süreleri

by Avukat Erdal Ersoy
Kira Tespit Davasında İhtar Şartı ve Dava Süreleri

Kira Tespit Davasında İhtarname Şartı ve Hukuki Niteliği

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 345/1 uyarınca kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava kural olarak her zaman açılabilir. Bu kapsamda ihtarname gönderilmesi kira tespit davası açılması bakımından mutlak bir dava şartı değildir. İhtarname, mahkemece belirlenecek yeni kira bedelinin yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olmasını sağlayan bir hukuki işleve sahiptir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 345Kaynağı aç
MADDE 345- Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Ancak, bu dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli, bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur. IV. Kiracı aleyhine düzenleme yasağı2

Yazılı Bildirim Süresi ve Kararın Geçerlilik Zamanı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 345/2 hükmüne göre dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açılırsa veya kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına dair kiracıya yazılı bildirimde bulunulup izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar dava açılırsa, mahkemece belirlenecek kira bedeli yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Bu kapsamda geçerli bir yazılı bildirimin yeni kira dönemi başlangıcından en az otuz gün önce yapılması ve kira bedelinin artırılacağı iradesini açıkça ortaya koyması gerekir.

Yeni kira döneminden en az otuz gün önce davanın açılmaması ve bu süre zarfında yazılı bildirimin de iletilmemesi durumunda mahkemece saptanan bedel kural olarak ancak bir sonraki kira döneminde sonuç doğurur. Verilen karar geriye dönük kira farkı meydana getirmeyip esas olarak geleceğe dönük sonuç tesis eder.

Sözleşmede Artış Hükmü Bulunması Durumu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 345/3 uyarınca, kira sözleşmesinde yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm bulunuyorsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli ayrıca ihtara gerek kalmaksızın bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur.

Kira Bedelinin Belirlenmesinde Esas Alınan İlkeler

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 344/1 gereğince yenilenen dönemlerde geçerli olacak kira bedeline dair tarafların uzlaşması, geçmiş kira yılındaki tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı aşılmadığı sürece hüküm ifade eder. Söz konusu kural bir yılı aşan kira mukavelelerinde de geçerliliğini korur. Anlaşma sağlanamaması hâlinde ise aynı maddenin ikinci fıkrası doğrultusunda, tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama artış oranı üst sınır kabul edilerek kiralananın nitelikleri ve hakkaniyet ışığında kira bedeli hâkim tarafından tayin edilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
MADDE 344 – Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir. Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır. III. Dava açma süresi ve kararın etkisi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 344/3 uyarınca, taraflar arasında herhangi bir mutabakat olup olmadığı dikkate alınmaksızın beş yılı aşan yahut beşinci yılın ardından uzayan kira sözleşmelerinde ve takip eden her beş yıllık sürenin bitiminde yeni bedel mahkemece takdir edilir. Bu tespitte tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama değişim oranı, taşınmazın mevcut vaziyeti ile emsal bedeller nazara alınarak hakkaniyetli bir sonuca varılır. Bu usulle belirlenen kira tutarı, izleyen kira yıllarında maddenin önceki fıkralarında öngörülen esaslara göre yeniden uyarlanabilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 344/4 uyarınca, kira bedeli yabancı para olarak kararlaştırılmışsa 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri ile aşırı ifa güçlüğü hali saklı kalmak kaydıyla beş yıl geçmedikçe bedelde değişiklik yapılamaz. Beş yıl geçtikten sonra ise yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır ve bedel buna göre belirlenir.

Davanın Kapsamı, Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Şartı

Kira bedelinin belirlenmesi davası yalnızca konut ve çatılı işyeri kiraları için açılabilir; tarla, arsa, taşıt veya taşınır malların kiralanmasına ilişkin sözleşmeler bu kapsamda dava konusu edilemez.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4 f. 1-a uyarınca, ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B f. 1-a gereğince ilamsız icra yoluyla tahliye hariç kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/BKaynağı aç
MADDE 18/B- (Ek:28/3/2023-7445/37 md.) (1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır: a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar. b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar. c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar. ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. (2) Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle düzenlenir. (3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir. (4) Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır. (5) (Ek:7/11/2024-7531/26 md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir. ALTINCI BÖLÜM Arabulucular Sicili Arabulucular sicilinin tutulması
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler. İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B f. 2 gereğince kira uyuşmazlıklarında müzakere neticesinde uzlaşmaya varılırsa anlaşma belgesi, taşınmaza dair mevzuatta öngörülen sınırlamalar ile usul ve esaslar dikkate alınarak hazırlanır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası kapsamında bu belgenin icra edilebilirliğine dair şerhin alınması zorunlu olup şerh, taşınmazın yer aldığı mahaldeki sulh hukuk mahkemesinden talep edilir. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı denetimde anlaşma içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişliliğini, kanunlarda yer alan sınırlamalara ve usul kurallarına uygunluğunu inceler.

Kira tespit davası açılmadan önce ihtar çekilmesi zorunlu mudur?

Kira tespit davasının açılması bakımından ihtarname mutlak bir dava şartı olmayıp dava her zaman açılabilir. Yeni dönemin başlangıcından en az otuz gün önce kiracıya yazılı bildirim yöneltilmiş olması, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar davanın açılması şartıyla mahkemece belirlenecek tutarın o dönemin başından itibaren geçerli olmasını temin eder.

Süresinde dava açılmaz veya yazılı bildirim yapılmazsa karar ne zamandan itibaren geçerli olur?

Yeni kira döneminden en az otuz gün önce dava açılmamış ve aynı süre içinde yazılı bildirim yapılmamışsa, mahkemece belirlenen yeni kira bedeli kural olarak ancak bir sonraki kira döneminde sonuç doğurur.

Kira sözleşmesinde artış maddesi varsa ayrıca ihtarname gerekir mi?

Kira sözleşmesinde yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına dair bir hüküm bulunuyorsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada belirlenecek kira bedeli ayrıca ihtara gerek kalmaksızın bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu