Kira tespit davası, yenilenen kira döneminde uygulanacak bedelin mahkemece belirlenmesine yöneliktir. Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi yenileme anlaşmasının sınırını, anlaşma yokken hâkimin belirlemesini ve beş yıllık dönem için ayrı bir belirlemeyi düzenler. 345. madde, bedelin belirlenmesine ilişkin davanın her zaman açılabileceğini; belirli bildirim ve süre şartları gerçekleşirse belirlenen bedelin yeni dönemin başından itibaren kiracıyı bağlayacağını kabul eder. Tespit hükmü kira farkının tahsiline ilişkin bir hüküm değildir. Farkın dava veya icra takibine konu olabilmesi için bedelin kesinleşmeyle belirli hale gelmesi gerekir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 345Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/9006, K. 2014/11250Kaynağı aç
Yenilenen dönemde bedelin sınırı
Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak bedele ilişkin anlaşması, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerine de uygulanır. Anlaşma yoksa hâkim, aynı oranı geçmemek koşuluyla kiralananın durumunu gözeterek bedeli hakkaniyete göre belirler. Maddenin bu fıkrası, hükmün hangi kira türlerine uygulanacağını ayrıca saymaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/4108, K. 2024/2037 sayılı kararına göre konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmede belirlenen artış, 344. maddedeki emredici sınırı aşamaz. Karar, 1 Ocak 2019 öncesi için üretici fiyat endeksindeki artış oranını, bu tarihten sonra ise bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını ölçü olarak açıklar. Kiracı sözleşmedeki daha yüksek artışa dayanan talebi kabul etmezse veya kira tespiti istenirse sözleşmedeki oran değil kanundaki oran uygulanır. Bu anlatım, kararın konut ve çatılı işyeri ayrımına bağlıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4108, K. 2024/2037Kaynağı aç
Beş yıl ve yabancı para ile kararlaştırılan kira
Anlaşma bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve sonraki her beş yılın sonunda yeni dönemin bedelini hâkim belirler. Belirlemede tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri birlikte gözetilir; sonuç hakkaniyete uygun olmalıdır. Bu yöntemle belirlenen bedel, sonraki kira yılında önceki fıkralardaki ilkelere göre değiştirilebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2580, K. 2024/792Kaynağı aç
Kira yabancı para olarak kararlaştırılmışsa, 20 Şubat 1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere beş yıl geçmedikçe bedelde değişiklik yapılamaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesi bu fıkrada saklı tutulmuştur. Beş yıl geçtikten sonra yabancı paranın değerindeki değişiklikler de dikkate alınarak üçüncü fıkra uygulanır. 138. madde yabancı para borçlarında da uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
138. maddeye göre borçlu, öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen, kendisinden kaynaklanmayan olağanüstü bir durum sözleşmenin yapıldığı andaki olguları dürüstlük kurallarına aykırı derecede aleyhine değiştirirse ve borçlu borcunu henüz ifa etmemiş ya da haklarını saklı tutarak ifa etmişse uyarlama isteyebilir. Uyarlama mümkün değilse sözleşmeden dönme; sürekli edimli sözleşmede kural olarak dönme yerine fesih hakkı kullanılır.
Davanın açılma zamanı ve bağlayacağı dönem
Türk Borçlar Kanunu’nun 345. maddesine göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Dava yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılırsa mahkemece belirlenecek bedel o dönemin başından itibaren kiracıyı bağlar. Kiraya veren bu otuz günlük süre içinde bedelin artırılacağını kiracıya yazılı bildirir ve dava izleyen yeni kira döneminin sonuna kadar açılırsa aynı sonuç doğar.
Sözleşmede yeni kira döneminde bedelin artırılacağına ilişkin hüküm varsa, yeni dönemin sonuna kadar açılan davada belirlenen bedel de dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur.
Tespit, uyarlama ve özel hüküm ilişkisi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/2580, K. 2024/792 sayılı kararında uyuşmazlık, kira bedelinin uyarlanması ve kira alacağı istemi olarak kabul edilmiştir. Karar, 1 Temmuz 2012 öncesinde konut ve çatılı işyeri kiralarında kısa süreli ilişkiler bakımından süre bitiminden sonraki dönemin tespit davasıyla belirlendiğini; uzun süreli ilişkilerde olağanüstü ekonomik koşullar nedeniyle düşük kalan kira için mevzuatta özel düzenleme bulunmadığını açıklar.
Karar, 18 Kasım 1964 tarihli 2/4 ve 21 Kasım 1966 tarihli 19/10 sayılı içtihadı birleştirme kararlarının belirli süreli sözleşmenin uzayan döneminde bedelin belirlenmesine ilişkin esaslar ile dava usulünü ortaya koyduğunu belirtir. 21 Kasım 1966 tarihli 19/10 sayılı kararın, kira tespitinin hangi dönemden itibaren istenebileceğini karara bağladığını da ifade eder.
Karara göre sözleşme hukukunun temel ilkesi ahde vefa ve sözleşme serbestliğidir; sözleşme kural olarak yapıldığı andaki gibi aynen uygulanır. Değişen koşullarda bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak, Türk Medeni Kanunu’nun 4 ve 2. maddeleri çerçevesinde adalet, hakkaniyet ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı bir durum yaratabilir. Uyarlamada önce sözleşmedeki, sonra kanundaki intibak hükümlerine bakılır.
Aynı kararda 344. madde, yenilenen dönem bedeli için özel bir uyarlama hükmü olarak değerlendirilmiştir. Enflasyon ve paranın satın alma gücündeki değişimler bu özel hükmün kapsamında olduğunda ve 344. madde ilgili kira ilişkisi ile tarih bakımından uygulanabildiğinde genel hüküm olan 138. maddeye gidilmez. Yabancı para ile kararlaştırılan kirada ise 344. maddenin ilgili fıkrası 138. maddeyi saklı tutar. Bu iki hüküm farklı kapsamlar taşır.
Bazı işyeri kiralarında uygulamanın ertelenmesi
Kiracısı tacir sayılan kişiler ile özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişileri olan işyeri kiralarında, ilgili geçici hükümde sayılan Türk Borçlar Kanunu maddeleri 1 Temmuz 2012’den itibaren sekiz yıl uygulanmaz. Bu dönemde o konularda sözleşmede hüküm varsa sözleşme serbestisi gereği sözleşme, hüküm yoksa mülga Borçlar Kanunu uygulanır.
6217 sayılı YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN m. geçici 2Kaynağı aç
17 Ocak 2019 değişikliğiyle eklenen fıkraya göre, değiştirilen 344. maddedeki tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalama değişim oranına ilişkin hüküm, birinci fıkra kapsamındaki sözleşmeler ile akdedilmiş diğer kira sözleşmelerinin yenilenmesinde uygulanır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/2580, K. 2024/792 sayılı kararında 12 Kasım 1972 tarihli ve 49 yıl süreli, kiracısı tacir niteliğinde özel hukuk tüzel kişisi olan işyeri sözleşmesi önceki dönem ayrımına göre uzun süreli kabul edilmiştir. Dava tarihi itibarıyla 344. madde erteli durumda olduğundan bu ilişki bakımından uygulanmayacağı sonucuna varılmış ve sözleşmede artış şartı bulunmadığı tespit edilmiştir. Daire, uyuşmazlığın sözleşme hükümleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu, 6570 sayılı Kanun ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre çözülmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu sonuç, sözleşmenin süresi, kiracı sıfatı ve dava tarihine bağlıdır.
Karara göre uzun süreli sözleşmede başlangıçtaki edimler dengesinin sonradan değişen koşullarla aşırı bozulması ve sözleşmenin taraflar bakımından çekilmez hale gelmesi durumunda günün ekonomik koşullarına uyarlama için her zaman dava açılabilir. Dava açılabilmesi, koşulların gerçekleştiği anlamına gelmez. Somut olayda mahkemenin hükme esas raporunda uyarlama koşullarının yeterince incelenmemesi bozma nedeni sayılmış; uzman üç kişilik kuruldan sözleşmenin kuruluşu ile dava tarihindeki verileri karşılaştıran rapor alınması istenmiştir.
Raporda değerlendirilecek veriler arasında kiralananın niteliği, kullanma alanı ve konumu, bölgedeki normalin üstündeki imar ve ticaret değişiklikleri, emsal kira bedelleri, vergi ve amortisman giderlerindeki artışlar, döviz kurlarındaki ani ve aşırı iniş ve çıkışlar ile ciddi ekonomik kriz veya doğal afete bağlı ödeme değişimleri sayılmıştır.
Kira türü, galip vasıf ve tahkim
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/4108, K. 2024/2037 sayılı kararına göre kiralananın hem açık hem kapalı alanı varsa uygulanacak hükümler için galip vasfın belirlenmesi gerekir. Adi kira ve ürün kirasında, irade fesadı halleri dışında, tarafların sonraki dönem artışına ilişkin sözleşmede belirledikleri şart ve ölçütler geçerli ve bağlayıcıdır. Uyuşmazlık sözleşme hükümlerine ve dava türüne göre incelenir.
Aynı kararda konut ve çatılı işyeri kiralarından doğan kira tespiti uyuşmazlıklarının tahkime elverişlilik ölçütünü taşımadığı ve tarafların serbest tasarruf yetkisinin kısıtlanması nedeniyle kamu düzeniyle ilgili olduğu değerlendirilmiştir. Kiralama bu türdense tahkim kararının iptali Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 408. maddesinin birinci fıkrası ile 439. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirilmelidir. Diğer kira türlerinde uyuşmazlığın tahkime elverişli kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Daire, bölge adliye mahkemesinin kiralananın vasfını ve kira türünü belirleyip tahkime elverişliliği değerlendirmeden hakem kararının iptali davasını reddetmesini usul ve kanuna aykırı bulmuş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur. Bozma, ret veya iptal yönünde yeni bir nihai hüküm kurmaz.
Kesinleşme, alacak ve takip
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kira tespit kararının esas işlevinin sözleşmenin ücret unsurunu belirlemek olduğunu kabul etmiştir. Aynı ilamda hem bedelin tespiti hem tespit edilen bedelin tahsili ya da fazladan ödenen kiranın iadesi birlikte talep edilemez. Tahsilin istenebilmesi için ifa zamanının gelmesi gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/8941, K. 2015/2160Kaynağı aç
Daire, 7 Temmuz 1965 günlü ve 5/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kira farkının mahkemede dava edilebilir veya icrada takip edilebilir hale gelmesi için miktarın kesin olarak belli olması gerektiğini, bu belirliliğin tespit kararının kesinleşmesiyle oluşacağını açıklar. E. 2014/8941, K. 2015/2160 sayılı kararında usulüne uygun tespit hükmü kurulmadan tahsile karar verilmesini hatalı bulmuş; önce tespit hükmü kurulmasını, bu karar kesinleştikten sonra ayrı alacak davası açılmasını veya icra takibi yapılmasını gerekli görmüştür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/2580, K. 2024/792 sayılı kararına göre artış şartı olmayan sözleşmede tespit veya uyarlamayla yeni bedel belirlenmedikçe yazılı kira bedeli dışında geçmişe yönelik başka bir bedel esas alınarak kira alacağına hükmedilemez. Dava yoluyla belirlenen bedel, tespit veya uyarlama hükmü kesinleşmedikçe alacak talebine konu edilemez ve geriye etkili sonuç doğurmaz. Sözleşmedeki bedel ödenmemişse ancak sözleşmede yazılı bedele hükmedilir.
Aynı kararda, 12 Kasım 1979 tarihli ve 79/1 sayılı içtihadı birleştirme kararıyla mahkemece tespit edilen kira farkının kiracıdan istenebilmesi için mahkeme kararının kesinleşmesi gerektiğinin kabul edildiği belirtilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, temyizin kural olarak kararın icrasını durdurmadığını ve kesinleşmeden yerine getirmenin önlenmesinin yasal istisnalarla mümkün olduğunu açıklamıştır. Daire, kira tespit ilamlarını 12 Kasım 1979 tarihli ve 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına atıfla bu istisnalar arasında saymıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/20196, K. 2013/18142Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17057, K. 2017/1230Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/2580, K. 2024/792 sayılı kararında önceki bozma kapsamı dışında kesinleşen kısımlara yönelik sair temyiz itirazları reddedilmiş; mahkeme kararı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca taraflar yararına bozulmuştur. Bozma, kısmi kabul sonucunu kaldırır ancak yerine yeni kira veya alacak miktarı belirlemez. Karar düzeltme yolunun açık olduğu ve kararın oy birliğiyle verildiği belirtilmiştir.
Kira tespit davası her zaman açılabilir mi?
Evet. Türk Borçlar Kanunu’nun 345. maddesine göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir. Yeni dönemin başından itibaren bağlayıcılık, otuz günlük süre, yazılı bildirim veya sözleşmedeki artış hükmü bakımından maddede gösterilen şartlara bağlıdır.
Beş yıldan uzun kirada bedel nasıl belirlenir?
Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ve sonraki her beş yılın sonunda bedeli hâkim belirler. Tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalama değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri gözetilerek hakkaniyete uygun bir bedel bulunur.
Yabancı para kira beş yıl dolmadan değiştirilebilir mi?
Kural olarak hayır. 1567 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak üzere beş yıl geçmedikçe değişiklik yapılamaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesi saklıdır. Beş yıl sonra yabancı paranın değerindeki değişiklikler de gözetilerek üçüncü fıkra uygulanır.
Tespit ilamıyla kira farkı doğrudan tahsil edilir mi?
Hayır. Tespit ilamının esas işlevi bedeli belirlemektir. Aynı ilamda tahsil veya fazla ödemenin iadesi birlikte istenemez. Fark, kesinleşmeyle miktar belirli hale geldikten sonra ayrı alacak davasına veya icra takibine konu edilebilir.
Konut ve çatılı işyeri kira tespiti tahkime elverişli midir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/4108, K. 2024/2037 sayılı kararına göre bu uyuşmazlıklar tahkime elverişlilik ölçütünü taşımaz. Diğer kira türlerinde uyuşmazlık tahkime elverişli kabul edilmelidir. Önce galip vasfın ve kira türünün belirlenmesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

