Kira Depozitosu İadesi Şartları ve Yargıtay Kararları

by Avukat Erdal Ersoy
Kira Depozitosu İadesi Şartları ve Yargıtay Kararları

Kira sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte güvence bedelinin iadesi, kiralananın teslim durumu, taraflar arasındaki borç ve hasar iddiaları çerçevesinde belirlenir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedelinin miktarı ile bankaya yatırılma usulü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinde düzenlenmiştir. Kiralananın geri verilmesi anındaki inceleme, ayıp bildirimi ve kiracının kullanım sorumluluğunun kapsamı ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile yargı kararları doğrultusunda çözüme kavuşturulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 342Kaynağı aç
MADDE 342- Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kiracıya güvence verme borcu getirilmişse, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere, parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırır, kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. Banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla veya icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını veya icra ya da iflas yoluyla takibe giriştiğini bankaya yazılı olarak bildirmemişse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür. E. Kira bedeli I. Genel olarak2
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 334Kaynağı aç
MADDE 334- Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında, başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir. II. Kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 335Kaynağı aç
MADDE 335- Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. H. Kiraya verenin hapis hakkı I. Konusu

Kanuni Güvence Bedeli Sınırı ve Bankada Muhafaza Usulü

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin ilk fıkrası uyarınca, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde kiracıya depozito sağlama yükümlülüğü öngörülmüşse, kararlaştırılan tutar en fazla üç aylık kira parası kadar olabilir.

Güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmesi kararlaştırılmışsa kiracı, parayı kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere vadeli bir tasarruf hesabına yatırır; kıymetli evrakı ise bir bankaya depo eder. 6098 sayılı Kanun'un 342. maddesinin 2. fıkrası uyarınca banka, güvenceleri ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle ya da kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak geri verebilir.

6098 sayılı Kanun'un 342. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kiraya veren, sözleşme bittikten sonraki üç aylık zaman diliminde kiracı aleyhine kira ilişkisinden doğan bir dava açtığını yahut icra veya iflas takibi başlattığını bankaya yazılı olarak iletmezse, banka kiracının başvurusu ile teminatı iade etmek zorundadır.

Kiralananın Geri Verilmesi ve Olağan Eskime Sınırı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesinin 1. fıkrasına göre kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa sözleşmenin hitamında o durumda geri vermekle yükümlüdür; bununla birlikte sözleşmeye uygun kullanımdan ileri gelen eskime ve bozulmalardan kiracı sorumlu tutulamaz. Maddenin 2. fıkrası uyarınca kiracının, sözleşmenin sona ermesi durumunda sözleşmeye aykırı kullanımdan doğan zararları giderme haricinde başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine yönelik anlaşmalar geçersizdir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/5375 E., 2019/1243 K. sayılı kararında, kiracının Türk Borçlar Kanunu'nun 316. maddesi uyarınca kiralananı tam bir özenle kullanma, 334. maddesi uyarınca da sözleşme sonunda teslim aldığı hâliyle geri verme borcu bulunduğu hatırlatılmıştır. İlgili ilamda kiracının olağan kullanımdan doğan eskimelerden sorumlu tutulamayacağı, yalnızca kötü kullanıma dayalı zarar ve hasardan mesul olduğu belirtilerek somut olaydaki kullanım müddeti ve gayesi gözetildiğinde olağan yıpranmaların gerçekleşmesinin tabii karşılanması gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5375, K. 2019/1243Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2017/5375 E.  ,  2019/1243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, dava dilekçesinde özetle; 01/08/2004 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı taşınmazı tahliye ettiğini, anahtar tesliminin de noter marifetiyle yapıldığını, davalılara kira başlangıcında 2800 USD depozito bedeli ödendiğini, kiralananın tam ve eksiksiz olarak teslim edilmesine rağmen depozito bedelinin iade edilmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, mecurun tam ve eksiksiz teslim edildiğinin ve faydalı tamiratların yapıldığının yargılama ile ispat edileceğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın davacıya işyeri olarak kiraya verildiğini, davacının gönderdiği ihtarname ile kira sözleşmesini yenilemeyeceğini bildirdiğini ve 2800 USD'nin iadesini talep ettiğini, davacıya ihtarname ile kiraya konu taşınmazın eksikliklerinin ve hasarlarının giderilmesi ile eksik yatan kira bedellerinin de tamamlanması durumunda depozitonun tamamının iade edileceğinin bildirildiğini, eksik kira bedelleri için davacı aleyhine takip başlatıldığını, davacının kısmi ödeme yaparak bir kısım alacağa itiraz ettiğini, taşınmaz hasarının depozitodan dahi yüksek olduğunu belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının ayrı bir dava ile hasar ve hor kullanım tespit edilip kesinleşmedikçe depozito bedeline ilişkin olarak icrada alacak talebinde bulunup takas mahsup iddiasını öne süremeyeceği, davada öyle bir tespit olmadığı, takas mahsup yapılması için kesinleşmiş iki alacağın olması gerektiği ve bunu icra mahkemelerinin yapacağı, davada kesinleşmiş iki alacak olmayıp davacının kiralama sırasında kiralayana verdiği 2.800 USD'nin ihtilafsız olduğu ve bu durumda verilen depozitonun kiracıya iade edilmesi gerektiği, takipten evvel yapılan faiz hesaplamasının takipten sonra yapılması gerektiğinden faiz alacağına ilişkin talebin reddi gerektiği belirtilerek asıl alacağa ilişkin talebin kabulü ile takibin devamına, faiz bakımından ise itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiş ve hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. Somut uyuşmazlık; depozito bedelinin iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 316. maddesi uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve yine aynı kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiraya verene teslim etmekle yükümlüdür. Kiracı sözleşmeye uygun olağan kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davacının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme başlıklı 335. maddesinde; "Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Mahkemece tarafların dayandığı ihtarnamelerin onaylı suretleri ile tebliğlerine ilişkin evraklar getirtilmemiş ön inceleme duruşmasında karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 01.08.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin "hususi şartlar" başlıklı bölümünün 6. maddesi uyarınca davacı tarafça davalı …'a depozito bedeli ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu madde gereğince sözleşme süresinin sona ermesinde gayrımenkulün kiracı tarafından tam ve eksiksiz olarak kiraya verene teslim edilmesini müteakip 3 gün içinde depozito kiracıya geri ödenecektir. Ayrıca sözleşmenin ilk sayfasında bina ile birlikte teslim olunan demirbaş ve eşyanın da teslim tesellüm tutanağında belirtildiği ifade edilmiştir. Mahkemece ihtarnameler ve tebliğ evrakları getirtilip, taraf delilleri toplanarak mahallinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, davalının hasar yönünden sunduğu delillerin toplanması ve kira sözleşmesi gereğince taşınmazın tam ve eksiksiz teslimi halinde depozitonun iade edileceği kararlaştırılmış olduğundan inceleme yapılarak sonucuna göre varsa hasar bedeli tespit edilip davacının depozito alacağından mahsubu ile kalan alacak yönünden karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile tahkikat aşaması gerektiği gibi yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Gözden Geçirme, Ayıp Bildirimi ve Hasar İncelemesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 335. maddesi uyarınca kiraya veren, geri verme sırasında taşınmazın durumunu muayene etmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklik ile ayıpları gecikmeksizin yazılı olarak bildirmek mecburiyetindedir. Bu bildirim yapılmadığı takdirde kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Teslim anında olağan bir incelemeyle anlaşılamayacak nitelikteki gizli eksiklik ve ayıplarda ise kiracının sorumluluğu sürmekle birlikte, kiraya verenin bunları tespit eder etmez kiracıya hemen yazılı bildirimde bulunması gerekir.

Sözleşmede taşınmazın tam ve eksiksiz teslimi hâlinde depozitonun iade edileceği kararlaştırılmış ve kiraya veren tarafından hasar iddiası ileri sürülmüşse, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/5375 E., 2019/1243 K. sayılı kararına göre ihtarnameler ve tebliğ evrakları toplanmalı, taşınmaz mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilerek varsa hasar bedeli belirlenmeli ve depozito alacağından mahsup edilerek kalan kısım yönünden karar verilmelidir.

Taşınmazın Satışı, Takas İddiaları ve Ödemenin Belirlenmesi

Kiracının depozito verdiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı hâllerde, kiralananın dava sırasında üçüncü bir kişiye satılmış olması, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/3382 E., 2016/1220 K. sayılı kararına göre kiracının davalı kiralayandan yani eski malikten depozitonun iadesini talep etmesine engel teşkil etmez.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/3382, K. 2016/1220Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2015/3382 E.  ,  2016/1220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali-Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve alacak davasına dair karar, davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, davacı kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan 6.000 USD depozito bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine, birleşen…2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/226 Esas sayılı dava,davacı kiralayan tarafından davalı kiracı aleyhine açılan kiracının erken tahliyesi nedeniyle dönem sonuna kadarki 8 aylık toplam 80.000 TL kira parasının tahsili istemine, birleşen …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı dava, davacı kiralayan tarafından davalı kiracı aleyhine açılan kiralanana imar ve sözleşmeye aykırı olarak yapılan imalatların eski hale getirilmesi bedeli ve tamir süresi kira parasından oluşan toplam 43.972,40 TL alacağın tahsili istemine, birleşen …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı davada, davalı kiracı tarafından davacı kiralayan aleyhine açılan karşı dava, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraflar bedeli 7.000 TL'nin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemenin tüm davaların reddine ilişkin ilk kararın temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2014 tarihli bozma ilamı ile birleşen …2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı dava ve bu davada açılan karşı davanın reddine ilişkin hükümlerin onanmasına, asıl ve birleşen …2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı davaların reddine ilişkin hükümlerin bozulmasına karar verilmiş, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak verilen 25.12.2014 tarihli son kararda, asıl davanın reddine, birleşen …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, 30.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm asıl davada davacı, birleşen davada davalı kiracı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen …2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı davada verilen hükme davalı kiracı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Asıl davanın reddine ilişkin hükme yönelik davacı kiracı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı kiracı vekili,davalıya ait taşınmazda 01.06.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira sözleşmesi gereğince davalı kiralayana 6.000 USD depozito ödendiğini, kira sözleşmesinin 18.11.2008 tarihinde feshedilip taşınmazın tahliye edilmesine ve anahtarın tevdi mahalli dosyasına teslim edilmesine rağmen davalı kiralayanın depozito bedelini iade etmemesi üzerine tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesi vermemiş, mahkemece depozitonun iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 01.06.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli ilk kira sözleşmesinin 7.maddesinde “…kiracıdan 4000 Amerikan Dolar'ı depozito alındığı,kiracının işyerini ikinci yıldan sonra tahliye etmesi durumunda herhangi bir hasar, zarar, ziyan ve herhangi bir borç yok ise depozitonun kiracıya iade edileceği…” kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 01.06.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli ikinci kira sözleşmesinin 7.maddesinde “…6.000 Amerikan Doları depozito verileceği, tahliye halinde mal sahibine herhangi bir borç yok ise depozitonun ayneni iade edileceği…” kararlaştırılmıştır. Davacı kiracının depozito verdiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, kiralananın yargılama sırasında dava dışı 3.kişiye satılmış olması davacı kiracının davalı kiralayandan (eski malik) depozitonun iadesini istemesine engel değildir. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında “…taraflar arasındaki her iki sözleşmede de depozitonun kiracının herhangi bir borcunun olmaması halinde iade edileceği kararlaştırıldığına ve birleşen …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı dosyasında da davacı kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan erken tahliye nedeniyle kira paralarının tahsiline ilişkin alacak davası bulunduğuna göre mahkemece kiracının depozitonun iadesi talebinin, kiralayanın erken tahliye nedeniyle açtığı alacak davası ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş,mahkemece, davacı kiracı şirketin kiralayana borçlu olması nedeni ile depozito bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle depozito bedeline ilişkin davanın reddine karar verilmiş ise de, kiralayan taraf kiracıdan olan alacağını hüküm altına aldırmış olmakla ve davadan sonra kiralayan tarafından açılan alacak davası nedeniyle takas-mahsup talebinde de bulunulmadığına göre davacı kiracının depozito bedeline ilişkin itirazın iptali davasının (asıl davanın) kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen …2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı davadaki hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada verilen hükmün BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/3382 E., 2016/1220 K. sayılı kararında, kiraya veren tarafın erken tahliye kaynaklı alacağını ayrı bir davada hüküm altına aldırmış olması ve sonrasında açılan alacak davasında takas-mahsup talebinde bulunulmaması karşısında, kiracının depozito alacağına ilişkin itirazın iptali davasının kabulü gerektiği, yalnızca ayrı bir borcun varlığından hareketle davanın reddedilemeyeceği ifade edilmiştir.

Kira sözleşmesinde depozitonun ödendiği açıkça yazılmamış olsa dahi, kiraya verenin depozitonun ödenmediğine yönelik bir savunması bulunmuyorsa ve kiracı ödemeyi banka hesabına yaptığını ileri sürmüşse, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2016/3311 E., 2016/3420 K. sayılı kararı uyarınca banka kayıtları getirtilerek depozito bedelinin ödenip ödenmediği üzerinde durulmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/3311, K. 2016/3420Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2016/3311 E.  ,  2016/3420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından davalı kiralayana ödenen kira bedeli, depozito, taşınma masrafı ve tespit masrafı alacağının tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kiracı vekili;Müvekkilinin davalıya ait taşınmazı kiralaması sonrası taşınmazdaki parkelerde kurtlanmalar olduğunun anlaşılması üzerine taşınmazda yapılan tespit ile taşınmazın insan sağlığı için uygun olmadığından taşınmazı zorunlu sebeplerden dolayı tahliye ettiğini, taşınmazdaki gizli ayıp nedeniyle, davalıya ödenen 1.250 TL kira bedeli, 2300 TL taşınma masrafı, 1.047 TL tespit ve noter masrafı, kira akdi ile birlikte davalıya ödenen 1.000 Dolar tutarındaki depozitonun iade edilmediğini, iadesi için yapılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve alacağın %40'ı oranında icra tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise ayıbın giderilmesi için herhangi bir ihtar yapılmadığı gibi taşınmaza verilen zararlar olduğu ve ödenmeyen kira bedelleri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ayıbın giderilmesi için ihtar yapılmadığından ve depozito bedelinin davacı kiracı tarafından ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin depozito bedeline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Taraflar arasında 01.11.2011 tarihli 1yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 8. maddesinde, 1.000 Dolar depozitonun kiralayanın hesabına ödeneceği, düzenlemesi yer almaktadır. Davalı tarafından taşınmaz tahliye edilerek taşınmazın anahtarı 09.01.2012 tarihinde davacıya teslim edilmiştir. Her ne kadar kira sözleşmesinde depozito bedelinin ödendiği belirtilmemiş ise de; davalı vekilinin depozitonun ödenmediğine ilişkin bir savunması yoktur. Davacı depozito tutarının banka hesabına ödendiğini iddia etmiş olmasına göre, bu durumda banka kayıtları getirtilerek depozito bedelinin ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. ./.. SONUÇ:Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Depozito bedeli en fazla ne kadar kararlaştırılabilir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence üç aylık kira bedelini aşamaz.

Kiracı olağan kullanım kaynaklı eskime ve bozulmalardan sorumlu mudur?

Hayır, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/5375 E., 2019/1243 K. sayılı kararı uyarınca kiracı olağan kullanımdan doğan eskime ve yıpranmalardan sorumlu tutulamaz; sorumluluk münhasıran kötü kullanımdan doğan hasarlarla sınırlıdır.

Banka güvence bedelini kiracıya hangi şartlarda iade eder?

6098 sayılı Kanun'un 342. maddesine göre banka güvenceyi tarafların rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla geri verir. Kiraya veren sözleşmenin sona ermesini izleyen üç ay içinde kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını ya da icra veya iflas takibine giriştiğini bankaya yazılı bildirmezse, banka kiracının talebi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

Kiralanan yer dava sırasında satılırsa depozito eski malikten istenebilir mi?

Evet, kiracının depozito verdiği hususunda çekişme bulunmayan durumlarda taşınmazın dava sırasında üçüncü kişiye satılmış olması, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/3382 E., 2016/1220 K. sayılı kararı gereğince depozitonun eski malikten istenmesine engel değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu