Kira Alacağının Zamanaşımı Süresi ve Başlangıcı

by Avukat Erdal Ersoy
Kira Alacağının Zamanaşımı Süresi ve Başlangıcı

Kira bedelleri beş yıllık zamanaşımına tabidir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Beş yıllık süre, kira sözleşmesinden doğan her alacağı değil; kira bedelleri ile anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimleri kapsar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 147Kaynağı aç
MADDE 147- Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler. 2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri. 3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar. 4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar. 6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar. III. Sürelerin kesinliği

Beş yıllık süre ve on yıllık genel kural

Türk Borçlar Kanunu m. 147, kira bedellerini beş yıllık zamanaşımına tabi alacaklar arasında düzenler. Aynı bentte anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler de sayılır. Hüküm kira bedelini açıkça anar; kira ilişkisinden doğabilecek başka her istem için ayrıca aynı süreyi kurmaz.

Türk Borçlar Kanunu m. 146 uyarınca, kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Özel bir süre öngörülmüşse bu genel süre uygulanmaz. Bir alacağın beş yıllık süreye girip girmediği, onun kira bedeli veya m. 147'de sayılan dönemsel edimlerden olup olmadığına göre belirlenir.

Sürenin sözleşmeyle değiştirilememesi

Türk Borçlar Kanunu m. 148, bu ayrımda belirlenen zamanaşımı sürelerinin sözleşmeyle değiştirilemeyeceğini düzenler. Kira bedeli için öngörülen beş yıllık süre ile aksine hüküm bulunmayan alacaklardaki on yıllık süre bu kuralın kapsamındadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 148Kaynağı aç
MADDE 148- Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez. IV. Zamanaşımının başlangıcı 1. Genel olarak

Zamanaşımının işlemeye başlaması

Türk Borçlar Kanunu m. 149'a göre zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olması bir bildirime bağlıysa süre, bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 149Kaynağı aç
MADDE 149- Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar. 2. Dönemsel edimlerde

Sürenin nasıl hesaplandığı

Türk Borçlar Kanunu m. 151'e göre süre hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz. Zamanaşımı, sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır. Bu kurallar kira bedeline ayrı bir yıl sayısı vermez; beş veya on yıllık sürenin işleyişini gösterir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 151Kaynağı aç
MADDE 151- Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır. B. Bağlı alacaklarda zamanaşımı

Dönemsel edimler ile bağlı faiz ve diğer alacaklar

Türk Borçlar Kanunu m. 150, ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde alacağın tamamı için zamanaşımının, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlayacağını düzenler. Alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur. Bu sonuç, hükmün kapsamındaki edimler içindir. Kira bedelinin bu benzer dönemsel edimler arasında sayıldığı ayrıca belirtilmez; kira bedeline ilişkin açık süre kuralı m. 147'de yer alır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 150Kaynağı aç
MADDE 150- Ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlar. Alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur. V. Sürelerin hesaplanması

Türk Borçlar Kanunu m. 152'ye göre asıl alacak zamanaşımına uğrayınca ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur. Hüküm asıl alacağın süresini belirlemez ve kira bedeli için özel bir istisna kurmaz. Anapara faizleri ayrıca m. 147'deki beş yıllık süre kapsamındadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 152Kaynağı aç
MADDE 152- Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur. C. Zamanaşımının durması

Kira takibinde ödeme emri ve itiraz

İcra ve İflas Kanunu m. 269'a göre takip adi kira veya hasılat kirasına ilişkinse ve alacaklı talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288. maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni süre geçtikten sonra icra mahkemesinden çıkarılma istenebileceği bildirimini içerir. Tebliğ üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62. madde hükümleri çerçevesinde icra dairesine bildirir. Borçlu itirazında kira sözleşmesini ve varsa sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse sözleşmeyi kabul etmiş sayılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 269Kaynağı aç
Madde 269 – (Değişik: 18/2/1965-538/109 md.) Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder. Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse,akdi kabul etmiş sayılır. İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz. Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür. İtiraz etmemenin sonuçları:

İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, aynı alacaktan dolayı bir daha ilamsız icra yoluyla takip yapamaz. Bu altı ay, tahliye istemi için konmuş bir süre değildir; itirazın kaldırılması talebine ilişkindir. Borçlar Kanununun 260. maddesinin kiraya verene altı günlük sürenin sonunda sözleşmeyi feshe izin verdiği hallerde itiraz süresi üç gündür.

Sık sorulan sorular

Kira bedeli kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Kira bedelleri beş yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı beş yıllık süre, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler için de uygulanır.

Kira alacağının zamanaşımı sözleşmeyle değiştirilebilir mi?

Hayır. Bu ayrımda belirlenen zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez.

Kira alacağında zamanaşımı ne zaman başlar?

Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Muacceliyet bildirime bağlıysa başlangıç, bildirimin yapılabileceği gündür.

Zamanaşımının başladığı gün süreye dahil midir?

Hayır. Süre hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve süre, son gün de hak kullanılmaksızın geçince tamamlanır.

İlamsız kira takibindeki itiraz süresi zamanaşımı mıdır?

Hayır. Borçlu kural olarak yedi gün içinde itiraz sebeplerini bildirir. İtiraz takibi durdurur; altı ay ise itirazın kaldırılmasının istenmesi için öngörülmüştür ve kira bedelinin beş yıllık zamanaşımı değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu