6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında hak sahipliği tespiti; riskli yapı, riskli alan veya rezerv yapı alanı uygulamalarında tapu maliklerinin, arsa payı oranlarının, paydaşların, mirasçıların, sınırlı ayni hak sahiplerinin, kiracıların ve işyeri işletenlerin hukuki durumlarının belirlenmesidir. Bu tespit süreci; tahsis edilecek bağımsız bölümlerin, değerleme esaslarının, borçlanma şartlarının, kira yardımı ile taşınma yardımı gibi mali desteklerden yararlanacak kişilerin netleştirilmesini sağlar.
Mülkiyet Türlerine Göre Hak Sahipliğinin Belirlenmesi
Mülkiyet hakkı bakımından hak sahibi, tapu sicilinde malik olarak kayıtlı bulunan kişidir. Kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmuş yapılarda her bağımsız bölüm maliki, tapu kaydındaki arsa payı oranı dikkate alınarak değerlendirmeye tabi tutulur. Paylı mülkiyette her hissedar kendi payı oranında hak sahibidir; elbirliği mülkiyetinde ise mirasçıların kural olarak birlikte hareket etmesi gerekebilir.
Mirasbırakan adına kayıtlı olup henüz intikali gerçekleştirilmemiş taşınmazlarda hak sahipliği mirasçılara geçer. Ancak tapuda intikal yapılmamış olması; karar alma, tebligat, sözleşme akdetme ve pay satışı süreçlerini zorlaştırdığından mirasçılık belgesi alınarak mirasçıların, pay oranlarının ve temsil yetkilerinin belirlenmesi gerekir.
Tapuda mülkiyet hanesi açık bırakılmış, mirasçısı belirlenemeyen, kayyım atanmış, ihtilaflı veya üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilmiş taşınmazlarda kamulaştırma ve Kanun kapsamındaki diğer işlemlerin yürütülebilmesi amacıyla Başkanlık, TOKİ veya İdare; mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye ya da tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Kiracılar ve Sınırlı Ayni Hak Sahiplerinin Hak Durumu
Riskli yapılardaki kiracılar ve işyeri işletenler, mülkiyet hakkına sahip olmasalar da tahliye süreçleri ile taşınma yardımı gibi mali destekler bakımından hak sahibi olarak değerlendirilebilir. Kiracıların fiilen riskli yapıda ikamet ettiklerini veya işyeri işlettiklerini belgeleyebilmeleri halinde taşınma yardımı gibi desteklerden yararlanması gündeme gelebilir; bu tespitte kira sözleşmesi, faturalar, adres kayıtları, vergi levhası, işyeri ruhsatı ve riskli yapı onay tarihinden önceki fiili kullanımı gösteren belgeler önem taşır. Riskli yapının kesinleşmesi durumunda kiracı, mevcut kira sözleşmesini gerekçe göstererek yıkım ve tahliye sürecini süresiz şekilde engelleyemez.
6306 sayılı Kanun m. 6/3 uyarınca anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapıların maliklerine konut, işyeri, arsa, dönüşüm projeleri özel hesabından kredi veya konut sertifikası verilebilir. Malik olmasalar dahi bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya işyeri bulunduğu tespit edilen kişilere de konut, işyeri, arsa, kredi ya da mülkiyet veya sınırlı ayni hak sağlayan konut sertifikası verilebilir.
Değerleme, Borçlanma ve Yeni Taşınmazların Tescili
Kanun çerçevesinde dönüştürmeye tabi tutulan taşınmazların, köhnemiş yapılar dahil üzerindeki muhdesatı ile birlikte değer tespiti ve dönüşüm neticesinde oluşacak yeni taşınmazların değerlemeleri Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından yapılır ya da yaptırılır. Hak sahipliği çalışmaları, ilgilinin mevcut taşınmazının değeri ile yeni yapıda tahsis edilecek konut veya işyerinin değeri gözetilerek ya da Başkanlık kararıyla kat karşılığı ve hasılat paylaşımı usulleriyle yürütülür.
Hak sahibinin borçlanmasının gerektiği durumlarda borçlanma bedeli üzerinden sözleşme imzalanır ve borç bedeli tamamen ödenmeden tapuda ferağ verilmez. 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre yoksul veya dar gelirli kabul edilenler ile diğer hak sahiplerine verilecek bağımsız bölümler, 7269 sayılı Kanundaki esaslar doğrultusunda borçlandırma yoluyla da sağlanabilir.
Başkanlıkça yürütülen uygulamalarda; 775 sayılı Kanun uyarınca yoksul veya dar gelirli kabul edilen hak sahiplerine verilen bağımsız bölümün Başkanlık ile hisseli olması ve hak sahibinin ikamet edebileceği konut nitelikli başka gayrimenkulünün bulunmaması şartıyla, hak sahibine ve evli ise eşine 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre oturma hakkı tanınır.
Kanun hükümlerine göre Başkanlığa devredilen veya Başkanlığın talebi üzerine TOKİ’ye ya da İdareye devredilen taşınmazlar üzerinde uygulamalara bağlı olarak meydana gelen yeni taşınmazlar; Başkanlığın, TOKİ’nin veya İdarenin isteği üzerine, kendileri ile anlaşma sağlanan gerçek kişiler, mirasçıları veya tüzel kişiler adına tapuda tescil olunur.
Karar Alma Süreci, Arsa Payı Satışı ve Takyidatlar
Riskli yapının yıkılmasıyla birlikte taşınmaz arsa haline gelir. Bu aşamada maliklerin hisseleri oranında karar alma süreçleri, müteahhit sözleşmesi, kat karşılığı inşaat, hasılat paylaşımı veya pay satışı gibi süreçlerin yanı sıra acele kamulaştırma gibi yollar da gündeme gelebilir. Parsellerin tevhidi, ifraz, taksim, terk, ihdas, tapuya tescil, yeniden bina yaptırılması, payların satışı, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı gibi işlemler ise hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğuyla karara bağlanabilir.
Hisseleri oranında salt çoğunlukla karar alan malikler; alınan kararı ve anlaşma şartlarını içeren teklifi veya teklifin incelenebileceği yeri, karara katılmayan paydaşlara noter aracılığıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan ettirerek bildirir. Bu bildirimde, on beş gün içinde teklifin incelenmemesi veya kabul edilmemesi halinde arsa paylarının Kanun kapsamında satılacağı ihtarı yer alır. Süresi içinde teklifi kabul etmeyenlerin arsa payları, Başkanlıkça tespit ettirilen rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulüyle satılır.
Dönüşüm öncesinde taşınmaz üzerinde bulunan ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar bazı satış ve devir süreçlerinde bedel üzerinde devam edebilir. Başkanlıkça yürütülen uygulamalarda, 775 sayılı Kanun uyarınca yoksul veya dar gelirli kabul edilenlere verilen bağımsız bölümlerin Başkanlık ile hisseli olması halinde ise hak sahibinin dönüşümden önceki taşınmazının tapu kaydındaki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar ve şerhler tapuda sadece hak sahibinin hissesi üzerinde sürdürülür.
Hak Sahipliği Uyuşmazlıklarında Başvuru ve Yargı Yolları
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı, işlemin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında iptal davası açılabilir. Bu kapsamda idari işlem niteliği taşıyan hak sahipliği tespitleri, imar planları, riskli alan ve rezerv yapı alanı uygulamaları, tahliye, yıkım ve pay satışı kararları idari yargıda dava konusu edilir.
Buna karşılık bedel tespiti, kamulaştırma bedeli, tapu iptal ve tescil davaları ile müteahhit sözleşmelerinden ve alacaktan kaynaklanan uyuşmazlıklar somut duruma göre adli yargıda görülebilir.
Kiracılar kentsel dönüşümde yeni binadan bağımsız bölüm alabilir mi?
Kiracılar mülkiyet hakkına sahip olmamakla birlikte; anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapılarda en az bir yıldır ikamet ettiği ya da işyeri bulunduğu tespit edilen kiracılara konut, işyeri, arsa, kredi veya konut sertifikası verilebilir.
Salt çoğunluk kararına katılmayan maliklerin arsa payı nasıl satılır?
Salt çoğunlukla alınan karar noter veya muhtarlık ilanı ile bildirilir; bildirimden itibaren on beş gün içinde teklifin incelenmemesi veya kabul edilmemesi halinde arsa payı, tespit edilen rayiç değerden az olmamak üzere diğer paydaşlara açık artırma usulüyle satılır.
Kentsel dönüşüm işlemlerine karşı dava açma süresi ne kadardır?
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir.
Dar gelirli hak sahiplerine tanınan oturma hakkının şartları nelerdir?
Başkanlıkça yürütülen uygulamalarda, başka konutu bulunmayan yoksul veya dar gelirli hak sahibine verilen bağımsız bölümün Başkanlık ile paylı olması halinde, hak sahibine ve evli ise eşine Medenî Kanun hükümlerine göre oturma hakkı tanınır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

