İskân Alınmadan Daire Teslim Edilmiş Sayılır mı?

by Avukat Erdal Ersoy
İskân Alınmadan Daire Teslim Edilmiş Sayılır mı?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde teslimin yapı kullanma izin belgesi alınması şartına bağlandığı hâllerde, anahtarın verilmesi veya arsa sahibinin daireyi fiilen kullanmaya başlaması kural olarak sözleşmeye uygun teslim için yeterli olmayabilir.

Sözleşmede İskân Şartı ve Anahtar Teslim Taahhüdü

Sözleşmede teslimin yapı kullanma izin belgesine bağlandığı hâllerde, arsa sahibinin bağımsız bölümü fiilen kullanmaya başlamasının tek başına yükleniciyi teslim borcundan kurtarmayabileceği kabul edilmektedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde kararlaştırılan anahtar teslim taahhüdünün kapsamı sözleşmenin bütününe göre belirlenmekle birlikte, bu taahhüdün yapı kullanma izin belgesinin temin edilmesini de kapsayabileceği değerlendirilmektedir.

Sözleşmede yapı kullanma izin belgesinin alınmasına ilişkin açık bir hükme yer verilmemişse, iskânın bulunmamasından ötürü teslimin hiçbir şekilde gerçekleşmediği sonucuna her uyuşmazlıkta otomatik olarak varılmayabilir. Buna karşılık sözleşmeyle iskân alma borcu yükleniciye bırakılmışsa, yüklenici inşaatın tamamlandığını ileri sürerek bu yükümlülüğü tek taraflı olarak arsa sahibine devredemez.

İmar Mevzuatı Uyarınca Yapı Kullanma İzninin Şartları

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca yapı kullanma izninin düzenlenebilmesi için mal sahibinin başvurusu üzerine yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğunun ve kullanılmasında fen bakımından sakınca bulunmadığının tespiti şarttır. Aynı Kanun hükmü gereğince, yapı kullanma izninin verilmiş olması yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine aykırılıktan doğacak mesuliyetlerden kurtarmayacağı gibi vergi, resim ve harç mükellefiyetlerini de ortadan kaldırmaz.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (…)[34] bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler (…)[35] mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.(…)35 Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz. Kullanma izni alınmamış yapılar:

Birlikte İfa İlkesi ve Fiilî Kullanım Durumu

İskân alma yükümlülüğünün yüklenicide bulunduğu ve anahtar teslimin kararlaştırıldığı durumlarda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1326 Esas ve 2024/92 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, birlikte ifa kuralı gereğince iskân belgesi temin edilmedikçe arsa sahibinin teminat ipoteğini kaldırma zorunluluğu doğmaz; mahkemece yükleniciye iskân belgesinin temini için süre ve yetki verilmesi gerekir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1326, K. 2024/92Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2022/1326 E.  ,  2024/92 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında Mahkemede görülen asıl dava tazminat, birleşen dava alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri ek kararına karşı asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 27.03.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, inşaatın temel üstü ruhsatı alınmasından sonra 12 ayda bitirilerek teslim edileceğinin ve bitirilmediği takdirde yüklenici şirketçe müvekkiline her bağımsız bölüm için ayrı ayrı olmak üzere rayiç üzerinden kira bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmede kararlaştırılandan bir kat fazla inşa ettiğini, bu fazla inşaatın sözleşme hükümlerine, imar durumuna, ruhsata ve projeye aykırılık oluşturduğunu, eksik imalatların bulunduğunu ileri sürerek, binanın projesinin uygun hale getirilmesini, eksik imalatların belirlenerek bunların davalı şirketçe ikmalini, binanın iskanının alınarak davacıya teslimini, eksiklerin tamamlanmadığı takdirde bedel tespit edilerek davalıdan tahsilini, fazla yapılan 2. … kat ruhsat ve projeye uygun ise bu fazla inşaat neden ile oluşan kazancının tespit edilerek davacının payına düşen bedelin tahsilini, davacıya ait iki dairenin her biri için gecikilen her ay için geçerli olmak üzere 02.10.2008 tarihinden itibaren eksiklerin ikmal edilip, projeye aykırılıkların giderilerek, iskan izni alınarak davacıya teslim edileceği güne kadar aylık rayiç kira bedellerinin tespitini ve davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenicinin aralarındaki sözleşme gereğince arsa sahibi davalıya ait 5 no’lu bağımsız bölüme fazladan imalat yapıldığını, sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, 4.000,00 TL'nin faiziyle davalı arsa malikinden tahsiline karar verilmesini ve sözleşme gereğince müvekkili yükleniciye isabet eden 10 no’lu bağımsız bölüm üzerine konulan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı şirketin davacıya ait taşınmaz üzerinde inşaat yapmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan kendi edimlerini yerine getirdiğini, inşaatın projesine uygun olarak yapıldığını, inşaatın tamamlanarak davacı arsa sahibine teslim edildiğini, aralarındaki sözleşmeye göre iskan ruhsatının alınmasının yükleniciye ait olmadığını, iskan ruhsatının alınmasının davacı arsa malikine ait olduğunu, davacıya teslim edilmesinden sonra dairede davacı tarafından projeye aykırı büyüme ve tadilatlar yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde birleşen davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.09.2015 tarihli ve 2013/220 E., 2015/320 K. sayılı kararıyla, asıl davada, davalı yüklenici tarafından davacıya ait taşınmazda 10 bağımsız bölüm inşa edildiğini, sözleşmede teslim süresinin temel üstü ruhsatından itibaren 12 ay olarak kararlaştırıldığı, ruhsat tarihine göre inşaatın bitim tarihinin 28.10.2008 tarihi olduğu, ibraz edilen kira sözleşmeleri ve taraf beyan ve kabullerinden davalı yüklenici tarafından inşaatın tamamlandığı, … bitirme tutanağına göre işin 07.08.2008 tarihinde tamamlandığı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı yüklenicinin iskan ruhsat alma yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davacının inşaatın iskan ruhsatı alınması ile tamamlanacağı yönündeki görüşünün kabul görmediği, arsa malikinin kendisine isabet eden taşınmazı teslim almış olması kullanıyor olması ve kira geliri elde ediyor olması nedeniyle inşaatın teslim alındığı, davacının davalıdan gecikmeden kaynaklanan kira tazminatı isteyemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre artı yaratılan inşaat alanı nedeniyle davacının hissesine 6.500,00 TL isabet ettiği, duvarların sözleşme gereğince ytong yerine tuğla ile inşa edildiğinden davacının bu yönde davalı yükleniciden 7.000,00 TL nesafet farkı isteme hakkının olduğu, birleşen davada, davacı yüklenicinin davalı arsa malikinden 4.000,00 TL fazla imalat bedeli talep ettiği, davalı arsa malikine isabet eden bağımsız bölümde davacı yüklenici tarafından davalı arsa malikinin talebi üzerine fazla imalat yaptığı, davacı yükleniciye ait 10 no’lu bağımsız bölüm üzerinde davalı arsa sahibi lehine 1. derecede ipotek tesis edildiği, inşaatın yapılması ve tamamlanması koşulu gereğince ipotek tesis edildiğinden ve inşaatın tamamlanarak teslim edildiği kabul edildiğinden ipoteğin sona erdiği gerekçesiyle, asıl davada 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine, birleşen davada, 4.000,00 TL’nin 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 10 no’lu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin fekkine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve katılma yoluyla asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarih ve 2016/8243 E., 2019/4320 K. sayılı ilamı ile, asıl davada dava dilekçesinde istenen 10.000,00 TL'nin ne kadarının eksik işler bedeli, ne kadarının kira tazminatı, ne kadarının fazla inşaat nedeniyle oluşan kazanca ilişkin olduğu davacı arsa sahibi vekiline açıklattırılıp, hüküm fıkrasında her bir talep yönünden ayrı ayrı miktarları belirtilerek karar verilmesi gerektiği, dosya ile ilgili karar verildikten sonra imar barışı olarak da nitelendirilen 7143 Sayılı Kanun'un 16. maddesine göre kaçak yapılarla ilgili bir düzenlemeye gidildiği, dava konusu inşaatta projeye aykırılıkların olduğu, bu inşaatta projeye aykırılıkların anılan kanun uyarınca giderilmesi konusunda taraflarca müracaat yapılıp yapılmamasının önem arzettiği, anılan mevzuat uyarınca müracaat olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, imar barışına yönelik taraflarca herhangi bir başvuru yapılmadığı, asıl davada davacı vekilinin talebinin her kalem için ayrı ayrı 3.333,33 TL olduğunu belirttiği, dava konusu inşaatın iskan ruhsatının alınmadığı, inşaatın iskan ruhsatını alma yükümlülüğünün davalı yükleniciye ait olduğu, sözleşmeye göre asıl davada davacı arsa sahibine bağımsız bölümlerin teslim tarihinin 15.08.2008 tarihi olduğu, bağımsız bölümlerin bu tarihte davacıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığı, asıl davada davacı arsa sahibinin 8 aylık geç teslim nedeniyle 3.200,00 TL kira tazminatı talep edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre artı yaratılan inşaat alanı nedeniyle davacının hissesine 6.500,00 TL isabet ettiği, duvarların sözleşme gereğince ytong yerine tuğla ile inşa edildiğinden davacının bu yönde davalı yükleniciden 7.000,00 TL nesafet farkı isteme hakkının olduğu, birleşen davada, davacı yüklenicinin davalı arsa malikinden 4.000,00 TL fazla imalat bedeli talep ettiği, fazla imalat bedelinin 4.847,00 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince 4.000,00 TL talep edildiği, davacı yükleniciye ait 10 no’lu bağımsız bölüm üzerinden davalı arsa sahibi lehine 1. derecede ipotek tesis edildiği, celp edilen resmi akit örneğinden inşaatın yapılması ve tamamlanması koşulu gereğince ipotek tesis edildiğinden ve mahkememizce de inşaatın tamamlanarak teslim edildiği kabul edildiğinden ipoteğin sona ermesi nedeniyle fekkine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davada alacak davasının kabulü ile, 3.333,33 TL eksik imalat, 3.333,33 TL geç teslimden kaynaklanan kira bedeli, 3.333,33 TL fazla inşaat nedeniyle oluşan kazanç bedeli toplamı 9.999,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine, birleşen davada alacak davasının kabulü ile, 4.000,00 TL’nin 30.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10 no’lu bağımsız bölüm üzerindeki davalı yararına konulan ipoteğin fekkine karar verilmiş, 19.01.2022 tarihli ek karar ile, asıl davada davalı-birleşen davada davacı yüklenici vekili tarafından tebliğ olunan muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde temyiz kanun yolu başvurusuna ilişkin harç eksikliği tamamlanmadığı gerekçesiyle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz kanun yolu başvurusu isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri, ek kararına karşı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; iskan izni alınmaması nedeniyle inşaatın bitirilmediğini, müvekkiline ait bağımsız bölümlerin teslim edilmemiş hükmünde olduğunu, mahkemece kira taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, inşaatın anahtar teslimi olarak bitirilmesinin sözleşmede kararlaştırıldığını, iskan alınması yükümlülüğünün davalı yüklenicide olduğunun kabul edildiği halde sözleşme ve yasaya aykırı olarak davalının iskan iznini alması yönünde bir karar verilmediğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; arsa sahibinin kendilerine ait olan yerleri teslim aldığını, kira geliri elde ettiklerini, kira tazminatı talebinin reddedilmesi gerekirken kabulü yönündeki kararın yerinde olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre artı yaratılan inşaat alanı nedeniyle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin fazla bağımsız bölüm almadığını, sözleşmede her ne kadar dış duvarın Ytong tuğla ile yapılacağı kararlaştırılmış ise de, arsa sahibinin isteği ve muvafakatı ile daha pahalı ve daha sağlam ısı yalıtımı nedeni ile tuğla üzerine mantolama sistemi yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; birleşen davaya ilişkin temyiz kanun yoluna başvuru harcı ile temyiz karar harcını yatırmamız hakkında tebliğ edilen muhtıranın yerinde olmadığını, muhtıranın karışık ve yanlış olduğunu, temyiz başvuru harcını ve temyiz karar harcını Uyap sistemi üzerinden yatırmış olduklarını, ancak sistemindeki harç seçeneklerinden kaynaklı harçların farklı işaretlendiğini, temyiz harçlarının süresinde yatırıldığını belirterek ek kararın kaldırılarak temyiz itirazlarının incelenmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan binanın tazminat, ipoteğin fekki ve alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Mahkeme kararının asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekiline 21.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, aynı tarihte temyiz yoluna başvurma harcının ve temyiz karar harcının yatırıldığı görülmüştür. Bu itibarla, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince süresi içerisinde usulüne uygun şekilde temyiz kanun yoluna başvurulduğundan temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair verilen 19.01.2022 tarihli ek karar kaldırılarak temyiz incelemesi yapılmıştır. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Taraflar arasındaki 27.03.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 6. maddesinde ruhsat aşamasındaki ödenmesi gereken her türlü harçların yükleniciye ait olduğunun, teknik şartlar başlıklı maddesinde arsa sahibine verilecek bağımsız bölümlerden bir tanesinin anahtar teslim şeklinde verilmesinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılacak …; iskan ruhsatı alınması yükümlülüğünün asıl davada davalı-birleşen davada davacı yükleniciye ait olduğu gözetilerek, birleşen davada ipoteğin kaldırılması talebi yönünden davacı yükleniciye iskan ruhsatının alınması için süre ve yetki verilmesi, iskan ruhsatının yüklenici tarafından alınması halinde 818 sayılı BK’nın 81. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereği ipoteğin kaldırılması talebi bakımından şimdiki gibi kabulü aksi halde reddi hükmü kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair 19.01.2022 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleşen davada davalı yararına bozulmasına BOZULMASINA, Ek karar yönünden temyiz harcının istek halinde asıl davada davalıya iadesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde birleşen davada davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalı birleşen davada davacıdan alınmasına, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/3460 Esas ve 2022/968 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, iskân ruhsatı alınmamış ve sözleşmede öngörülen usule uygun teslim gerçekleştirilmemişse, bir kısım maliklerin veya yüklenicinin önceden binaya taşınmış ya da abonelik tesis etmiş bulunması bağımsız bölümün sözleşmeye uygun teslim edildiği anlamına gelmez.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3460, K. 2022/968Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2021/3460 E.  ,  2022/968 K. "İçtihat Metni" İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R – Davacı vekili, davalı yüklenici ile Gaziosmanpaşa 4. Noterliğinin 24/07/2009 tarih ve 14457 yevmiye numaralı işlemi ile Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme sonunda davacıya düşen bağımsız bölümlerin sözleşmenin 5. maddesi uyarınca arsanın teslim tarihinden itibaren 16 ay içerisinde tamamlanarak teslim etmediğini belirterek aynı sözleşmenin 12b maddesi uyarınca toplam 34 aylık kira mahrumiyeti geliri olan 331.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında 24/09/2009 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin imzalandığını, davacı tarafından projenin çizdirilerek ruhsat alındıktan sonra işin devir edildiğini, ancak proje uyumsuzluğu nedeniyle tadilat projesi yapılması için işin bir yıl durduğunu, davacının bulduğu yapı denetim firmasının değiştirilmesinden sonra işe devam edildiğini, davacıya düşen bağımsız bölümlerin feshi için ihtarnameler gönderildiğini, ancak davalının eksiklikler olduğunu belirterek buna yanaşmadığını, işin devamı süresinde davacı talepleri doğrultusunda bir kısım işlerin tekrar yapıldığını, bağımsız bölüm anahtarlarının davacı adına haraket eden Hüseyin'e teslim edildiğini, teslimin gecikmesinde kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın 126.325,00 TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen hüküm davacı vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi başvurunun esastan reddine karar vermiştir. Davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahibine düşen dairelerin zamanında teslim edilmemesi üzerine doğan kira tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 24/07/2009 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde davacı arsa sahibine düşecek bağımsız bölümün hem teslim tarihi hem de teslim edilme şekil ve usulü belirlenmiştir. Buna göre olması gereken teslim tarihi tarafların ve mahkemeninde kabulünde olduğu üzere 24.01.2011 tarihidir. Dosyada mevcut 25.03.2011 tarihli yapı tatil tutanağında, inşaatın sıvasının yapıldığı kaba inşaat halinde olduğu, belediye görevlilerince yapılan incelemede ruhsat ve eklerine aykırı imalât yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda inşaatın yapıldığı, tespit edilmiştir. Bu durumda inşaatın sözleşmede kararlaştırılan sürede bitirilip teslim edilmediği sabittir. İnşaatın davacının da kabulü olduğu üzere 24.01.2011 tarihinde teslim edilmesi gerekmektedir. Mahkemece yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan kişiler dinlenip bu kişilerin doğalgaz ve elektrik abonelikleri üzerinden sonuca gidilerek Mayıs 2012 tarihi itibariyle kira bedeli hesaplanmış ise de inşaatın iskan ruhsatının alınmadığı ve daire tesliminin sözleşmenin 4/b maddesine uygun şekilde anahtarın tutanakla teslimi şeklinde yapılmadığı hatta bu usule uygun, tesliminin dava tarihinden sonra 16.01.2014 tarihinde Beyoğlu 57. Noterliğine anahtar tevdii şeklinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bağımsız bölümün dava tarihinden önce sözleşmeye uygun olarak teslim edilmediğinin kabulü gerekir. Aralarında yüklenicininde bulunduğu bir kısım maliklerin daireye daha önceki bir tarihte taşınmaları davacı murislerine ait daireninde teslim edildiği anlamına gelmemektedir. Bu durumda mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporunda belirtildiği üzere teslimin dava tarihine kadar 34 ay süreyle geciktiği olgusundan hareketle bu süre üzerinden kira tazminatına hükmetmek gerekirken aksine gerekçelerle daha az süreyle kira kaybı hesaplanması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarih ve 2019/112 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2022 gününde oy birliğiyle ile karar verildi

Gecikme Tazminatı, Temerrüt ve Karşı Edim Hakları

Sözleşmedeki teslim borcu yapı kullanma izin belgesinin alınmasını kapsıyor ve kararlaştırılan süre geçmiş bulunuyorsa yüklenicinin temerrüdü, cezai şart ve gecikme tazminatı talepleri gündeme gelebilir. Ayrıca yüklenicinin iskân alınmış şekilde teslim borcunu ifa etmediği durumlarda, sözleşmede karşı edim olarak kararlaştırılan taşınmaz devrini istemeye henüz hak kazanamadığının kabul edildiği durumlar bulunmaktadır.

Bağımsız bölümün fiilen arsa sahibinin kullanımına bırakıldığı ve arsa sahibinin dairede oturduğu durumlarda, taşınmazın hiç teslim edilmediği gerekçesiyle tüm dönem için kira kaybı iddiası her somut olayda kabul görmeyebilir. Bununla birlikte sözleşmede kararlaştırılan cezai şart talepleri veya fiilî kullanımdan kaynaklanan somut zarar iddiaları ayrıca değerlendirilebilir.

Ruhsata Aykırılıklar ve İskân Engelinde Kusur Paylaşımı

Yapı kullanma izin belgesinin ruhsata veya mimari projeye aykırılıklar sebebiyle temin edilemediği hâllerde, arsa sahibi öncelikle bu aykırılıkların giderilmesini ve yapının iskân alınabilir duruma kavuşturulmasını talep edebilir. Aykırılığın giderilmesinin imkânsızlaşması veya aşırı güç hâle gelmesi durumunda ise sözleşmenin koşullarına göre tazminat ve diğer hukuki talepler gündeme gelebilir.

Yapı kullanma izin belgesinin temin edilememesi yükleniciden değil de arsa sahibinin gerekli belgeleri vermemesinden, zorunlu işlemleri imzalamamasından veya projeye aykırı değişiklikler yapmasından kaynaklanıyorsa, gecikmeden doğan sorumluluğun tamamının yükleniciye yüklenmesi mümkün olmayabilir.

Teslim Tutanağında İhtirazi Kayıt

İskânı henüz alınmamış bir bağımsız bölüm teslim alınırken, teslim tutanağına anahtarın fiilen devralındığı ancak yapı kullanma izin belgesi alma borcunun devam ettiği, iskânsız teslim ve gecikmeden kaynaklanan her türlü dava ve talep hakkının saklı tutulduğu yönünde açık bir çekince düşülmesi arsa sahibinin hukuki durumunu daha açık hâle getirebilir.

İskânı bulunmayan dairede oturulması teslim borcunun ifası sayılır mı?

Sözleşmede teslimin yapı kullanma izin belgesine bağlandığı durumlarda bağımsız bölümün fiilen kullanılmaya başlanması, kural olarak yükleniciyi teslim borcundan tek başına kurtarmayabilir.

İskânsız daireyi fiilen kullanan malik tüm dönem için kira kaybı isteyebilir mi?

Taşınmazda fiilen oturulduğu durumlarda tüm dönem için kira kaybı talebi her olayda kabul görmeyebilir; ancak cezai şart veya kullanımdan kaynaklanan somut zarar talepleri ayrıca değerlendirilebilir.

İskânın gecikmesi arsa sahibinin işlem yapmamasından kaynaklanıyorsa sorumluluk kime aittir?

Arsa sahibinin zorunlu belgeleri vermemesi, gerekli işlemleri imzalamaması veya projeye aykırı müdahalede bulunması nedeniyle izin alınamıyorsa meydana gelen gecikmenin tamamının yükleniciye yüklenmesi mümkün olmayabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu