Kentsel Dönüşümde Riskli Yapı Tespiti ve Yasal Süreç

by Avukat Erdal Ersoy
Kentsel Dönüşümde Riskli Yapı Tespiti ve Yasal Süreç

Riskli Yapı Kavramı ve Kapsamı

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı; sınırları belirlenmiş riskli alanların dahilinde ya da haricinde kalan, kullanım ömrünü tüketmiş bulunan veya teknik ve bilimsel incelemelerle yıkılma yahut ağır derecede hasara uğrama tehlikesi taşıdığı belirlenen yapıları ifade eder. Taşınmazın bu kapsamda nitelendirilmesi için kamu makamlarınca ilan edilmiş geniş bir afet veya risk sahasında bulunması zorunlu değildir; zemini sağlam kabul edilen bir bölgedeki münferit bir bina dahi statik dayanım yetersizliği veya malzeme niteliği sebebiyle riskli yapı olarak tespit edilebilir.

Riskli Yapı Tespit Başvurusu ve İdarenin Resen Yetkisi

Riskli yapıların tespiti kural olarak masrafları ilgililere ait olmak üzere, yapı malikleri veya bunların kanuni temsilcileri vasıtasıyla lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılarak sonucu yetkili idari mercilere bildirilir. Sürecin başlatılmasında kat maliklerinin salt veya nitelikli çoğunluğunun kararı aranmaz; bağımsız bölüm maliklerinden herhangi biri, diğer maliklerin rızası yahut izni bulunmaksızın ilgili kuruluşlara başvurarak tespit sürecini harekete geçirebilir.

6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) (Değişik:7/11/2023-7471/7 md.) Riskli yapıların tespiti, Başkanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Başkanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Başkanlığa veya İdareye bildirilir. Başkanlık/İdare riskli yapıların tespitini resen yapabileceği gibi süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden de isteyebilir. Verilen süre içinde maliklerce tespit yaptırılmadığı takdirde, tespitler Başkanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Başkanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Riskli yapı tespiti yapılmasının engellenmesi durumunda; Başkanlıkça/İdarece talep edilmesi halinde, mülki idare amiri tarafından verilecek yazılı izine istinaden yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapıları/alanları açmak veya açtırmak suretiyle resen tespit yapılır/yaptırılır. Riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince on beş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Başkanlığın talebi üzerine, üniversitelerce ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkta/Başkanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır. (2) (Değişik:7/11/2023-7471/7 md.) Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Başkanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir ve ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ yerine kaim olmak üzere, tespite ilişkin bilgileri ihtiva eden tutanak yapıya asılır, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilir ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilir. Riskli yapı tespit işlemi, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır. Riskli yapılar, ayrıca Başkanlığın internet sayfasında on beş gün süre ile ilan edilir. (3) Başkanlığın talebi üzerine; 28/12/1960 tarihli ve 189 sayılı Millî Savunma Bakanlığı İskân İhtiyaçları İçin Sarfiyat İcrası ve Bu Bakanlıkça Kullanılan Gayrimenkullerden Lüzumu Kalmıyanların Satılmasına Salâhiyet Verilmesi Hakkında Kanun ve 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında bulunan yerler de dâhil olmak üzere, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında olup Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlardan; a) Kamu idarelerine tahsisli olanlar Cumhurbaşkanı kararıyla,[5] b) Kamu idarelerine tahsisli olmayanlar, ilgili kamu idaresinin görüşü alınarak,[6] Başkanlığa devredilir veya Başkanlığın talebi üzerine TOKİ’ye ve İdareye bedelsiz olarak devredilebilir. (4) (Değişik:7/11/2023-7471/7 md.) Bu Kanuna göre uygulamada bulunulan alanlarda yer alan veya Başkanlıkça bu Kanun kapsamında kullanılmak üzere belirlenen tescil dışı alanlar, tapuda Hazine adına tescil edildikten sonra Başkanlığa devredilir veya Başkanlığın talebi üzerine TOKİ’ye ve İdareye bedelsiz olarak devredilebilir. (5) Tahsis ve devir tarihinden itibaren üç yıl içinde ve gerekli görülen hâllerde uzatılan süre içinde maksadına uygun olarak kullanılmadığı Başkanlıkça tespit edilen taşınmazlar, bedelsiz olarak ve resen tapuda Hazine adına tescil edilir veya önceki maliki olan kamu idaresine devredilir.[7] (6) 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında olup riskli alanlarda ve riskli yapılarda yaşayanların nakledilmesi için Başkanlıkça ihtiyaç duyulan taşınmazlar, 4342 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki alanlardan sayılarak, tahsis amaçları aynı maddeye göre değiştirilip tapuda Hazine adına tescil edilir; bu taşınmazlar hakkında bu Kanuna göre uygulamada bulunulur. (7) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 27/2/2014 tarihli ve E.: 2012/87, K.: 2014/41 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 14/4/2016-6704/21 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 15/11/2017 tarihli ve E.: 2016/133, K.: 2017/155 sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:7/11/2023-7471/7 md.) Gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince mülkiyetlerindeki taşınmazların rezerv yapı alanı olarak belirlenmesi talebinde bulunulabilmesi için; bu taşınmazların yapılaşmaya esas arsa metrekaresinin yüzde otuzunun mülkiyetinin devrine muvafakat edilmesi veya aynı miktarın değerinin dönüşüm projeleri özel hesabına gelir olarak kaydedilmek üzere Başkanlığa verilmesi gerekir. (8) (Ek:29/11/2018-7153/21 md.) Başkanlık, riskli yapı tespiti için lisanslandırılan kurum ve kuruluşların faaliyetlerini denetleyebilir. Mevzuatta öngörülen esaslara uygun olarak görevini yerine getirmeyen lisanslı kurum veya kuruluşlara, işlenen fiil ve hâllerin durumuna göre aşağıdaki idari yaptırımlar uygulanır. a) Yazılı uyarı cezası verilecek fiiller: 1) Riskli yapı tespit raporunda teknik yönden tespit edilen eksikliklerin verilen süre içerisinde düzeltilmemesi 2) Yapı maliki olmayan birinin talebine istinaden riskli yapı tespiti yapılması 3) Daha önce riskli yapı tespitine konu edilmiş bir yapı hakkında ikinci kez riskli yapı tespiti yapılması b) 15.000 Türk lirası idari para cezası verilecek fiiller: 1) İki kere yazılı olarak uyarı cezası alınmasından sonra, uyarı cezasını gerektiren başka bir fiilin tespit edilmesi 2) Riskli yapı tespitinde yapıya ilişkin verilerin eksik veya yanlış alınarak hesap yapılması neticesinde riskli bir yapının risksiz veya risksiz bir yapının riskli olarak tespit edilmiş olması 3) Yapıda teknik inceleme yapılmadan riskli yapı tespit raporu hazırlanması c) Lisans iptali cezası verilecek fiiller: 1) Lisanslandırma şartlarının kaybedilmesi üzerine verilen süre içerisinde şartların sağlanmaması 2) Lisans başvurusunda gerçeğe aykırı bilgi ve belge sunulduğunun tespit edilmesi 3) Mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlanması 4) Daha önce üç defa idari para cezası alınmış olması ç) Riskli yapı tespiti yapmak üzere lisanslandırılmış olan 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna göre Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetim kuruluşları ile laboratuvar kuruluşları, 4708 sayılı Kanuna göre belirli bir süre ile yeni iş almaktan men cezası almaları durumunda aynı süre içerisinde riskli yapı tespiti faaliyetinde de bulunamazlar. Yapı denetim kuruluşları ile laboratuvar kuruluşlarının 4708 sayılı Kanuna göre izin belgelerinin iptal edilerek faaliyetlerine son verilmesi durumunda riskli yapı tespiti lisansları da iptal edilir. (9) (Ek:29/11/2018-7153/21 md.) Sekizinci fıkrada öngörülen cezalar, ilgili lisanslı kurum veya kuruluşun savunması alınarak verilir ve yazılı olarak tebliğ edilir. İdari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Süresinde ödenmeyen idari para cezaları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre vergi dairelerince takip ve tahsil edilir. İdari para cezasına karşı otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtirazlar, zaruret olmayan hâllerde evrak üzerinden incelenerek en kısa süre içinde karara bağlanır. İtiraz üzerine verilen mahkeme kararları kesindir. İdari para cezası her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idari para cezasının hesabında bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz. (10) (Ek:29/11/2018-7153/21 md.) Lisansı iptal edilen kurum ve kuruluşlar, yeni riskli yapı tespiti işi almamak kaydıyla, daha önce hazırladıkları raporlarda tespit edilen eksiklikleri tamamlayıncaya kadar faaliyetlerine devam edebilirler. (11) (Ek:29/11/2018-7153/21 md.) Lisansı iptal edilen kuruluşun ortakları, bu kuruluştaki hisselerini devretseler dahi beş yıl süre ile başka bir lisanslı kuruluşa ortak olamazlar, bunların kurdukları kuruluşlara lisans verilmez ve riskli yapı tespitinde görev alamazlar. (12) (Ek:29/11/2018-7153/21 md.) Lisanslı kuruluşlara iki kez sekizinci fıkranın (b) bendinin (2) ve (3) numaralı alt bentleri uyarınca para cezası verilmesine sebep olan mühendisler ile mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlayan mühendisler, üç yıl süre ile başka bir lisanslı kurum ve kuruluşta görev alamaz, başka bir lisanslı kuruluşa ortak olamaz ve bunların kurdukları kuruluşlara lisans verilmez. Bu mühendislerin durumu ilgili meslek odasına bildirilir. Meslek odası, bu mühendisler hakkında kendi mevzuatına göre işlem yaparak neticesini Başkanlığa bildirir. Tasarrufların kısıtlanması[8]

Yapı maliklerinin tespiti yaptırmaması durumunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya yetkilendirilen idare, süre tanıyarak maliklerden ya da kanuni temsilcilerinden tespitin yaptırılmasını isteyebilir. Belirlenen süre zarfında ilgililerce tespit işlemi gerçekleştirilmediği takdirde riskli yapı tespiti idare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Tespit işleminin maliklerce engellenmesi halinde ise idarenin talebiyle mülki idare amirince verilecek yazılı izne istinaden kolluk kuvveti marifetiyle kapalı alanlar açılarak tespit işlemi resen tamamlanır.

Tespit Raporunu Düzenlemeye Yetkili Kurumlar ve Raporun Denetimi

Riskli yapı tespiti raporunun yasal geçerlilik kazanabilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı taşra teşkilatları, yetkilendirilmiş belediyeler, il özel idareleri, üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümleri veya Bakanlıktan resmi lisans almış özel kuruluşlarca düzenlenmesi gerekir. Lisanslandırılmış özel kurum ve kuruluşlarca tanzim edilen riskli yapı raporları doğrudan tapu kütüğüne işlenmez; bu raporların yetkili idarece incelenerek onaylanması ve idari işlem niteliği kazanması zorunludur.

Yargı kararı veya itiraz üzerine yeniden inceleme yapılması zorunluluğu, raporun gerçeğe aykırı tanzim edildiğinin anlaşılması ya da kasıtlı müdahale dışında yapının risk durumunu etkileyen somut bir hadisenin meydana gelmesi durumları haricinde her bina için kural olarak yalnızca tek bir riskli yapı tespit raporu hazırlanabilir. Lisanslı kuruluşlar başvuru geldiğinde elektronik yazılım sistemi üzerinden yapı hakkında önceden rapor bulunup bulunmadığını kontrol etmekle yükümlüdür. Danıştay 6. Dairesinin 2019/17988 Esas ve 2021/12688 Karar sayılı ilamında yer verilen düzenleme uyarınca, elektronik yazılım sisteminde yapı kaydı oluşturulmasından itibaren iki ay içinde tespitin tamamlanmaması halinde maliklerden birinin başvurusuyla, altı ay içinde tamamlanmaması halinde ise idarece resen yapı kaydı sistemden silinir.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/17988, K. 2021/12688Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/17988 E.  ,  2021/12688 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/17988 Karar No : 2021/12688 DAVACILAR : 1- … 2- … 3- … VEKİLLERİ : Av. … DAVALI : …Bakanlığı VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri (E-Tebligat) DAVANIN KONUSU : İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazdaki Denizatı Kent sitesinde maliki bulundukları bağımsız bölümleri de kapsayan yapılara ilişkin riskli yapı tespiti işleminin süresi içerisinde bitirilmediğinden bahisle davacılar tarafından yapılan "riskli yapı kaydının elektronik yazılım sisteminden silinmesine" dair başvurunun reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …günlü, E….sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresi nedeniyle elektronik yazılım sisteminde maliki oldukları yapı hakkında riskli yapı kaydı oluşturulduğu, ancak riskli yapı tespit işlemlerinin lisanslı kuruluştan kaynaklanan sebeplerle bitirilemediği, bu durumun tespit başvurusunda bulunmayan diğer malikleri haklarını arayamaz duruma getirdiği, sistemdeki kayıt nedeniyle mülkiyet haklarının kısıtlandığı, anılan ibarenin iptali gerektiği öne sürülmüştür. Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik maddesinin hukuka aykırı olması nedeniyle buna dayanılarak tesis edilen işlemin de hukuka aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu bireysel işlem ve Yönetmelik hükmünün Kanun ve hukukun genel prensiplerine uygun olarak yürürlüğe konulduğu, kamu yararı bakımından zorunlu olduğu, davanın haksız ve mesnetsiz açıldığı ve reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik hükmünün dava açıldıktan sonra idare tarafından yapılan Yönetmelik değişikliği ile değiştirildiği anlaşıldığından bu yönden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, değişiklik sonucu dayanağı kalmayan bireysel işlem yönünden ise işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazdaki Denizatı Kent sitesinde maliki bulundukları bağımsız bölümleri de kapsayan yapılara ilişkin riskli yapı tespiti işleminin süresi içerisinde bitirilmediğinden bahisle davacılar tarafından yapılan "riskli yapı kaydının elektronik yazılım sisteminden silinmesine" dair başvurunun reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …günlü, E….sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 3. fıkrasının, 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirildiği ve yeniden yapılan düzenlemede dava konusu edilen "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin kaldırıldığı anlaşıldığından davanın Yönetmelik maddesinin iptali istemi açısından konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …günlü, E….sayılı işleminin iptali istemine gelince; Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazdaki Denizatı Kent sitesinde maliki bulundukları bağımsız bölümleri de kapsayan yapılara ilişkin riskli yapı tespiti işleminin süresi içerisinde bitirilmediğinden bahisle davacılar tarafından yapılan "riskli yapı kaydının elektronik yazılım sisteminden silinmesine" dair başvurunun dilekçeye konu edilen yapılara ilişkin riskli yapı tespit başvurusunun taraflarınca ya da müvekkillerince yapılmadığından bahisle Uygulama Yönetmeliğinin 7/3 maddesi uyarınca reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …günlü, E….sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda; dava konusu uyuşmazlığın riskli yapı tespit talebinde bulunan malikin başvurusu üzerine elektronik yazılım sistemi üzerinden yürütülen riskli yapı tespit çalışmalarının iki aylık süre içerisinde sonuçlanmaması halinde; elektronik yazılım sisteminde bulunan yapı kaydının silinmesini talep hakkının sadece tespit başvurusunda bulunan malike değil, söz konusu yapının tüm maliklerine tanınması gerektiği iddiasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; dava konusu işlemin dayanağı olan Yönetmelik maddesinde 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişiklik yapılarak davacıların istemleri doğrultusunda "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin kaldırıldığı ve dava konusu yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasının "…Elektronik yazılım sistemi üzerinden yapı kaydı oluşturulduktan sonra riskli yapı tespitinin; iki ay içerisinde yapılmaması halinde maliklerden herhangi birinin talebi üzerine, altı ay içerisinde yapılmaması halinde ise Bakanlıkça re'sen elektronik yazılım sisteminden yapı kaydı silinir…" şeklinde düzenlendiği görüldüğünden dava konusu işlemin hukuki dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacıların başvurusunun reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin iptali istemi açısından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; …günlü, E….sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü işleminin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 17/11/2021 tarihinde, davacılar vekilinin gelmediği, davalı idareyi temsilen Av. …'nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazlarda bulunan davacıların da bağımsız bölüm maliki olduğu yapılara ilişkin riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluş tarafından elektronik yazılım sistemi ( …. NET) üzerinden yapı kayıtları oluşturulmuş, ancak riskli yapı tespiti yapılmamış, sistem üzerinden aktif halde bulunan tespit kaydının silinmesi için davacılar tarafından yapılan başvuru 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7/3.maddesindeki hüküm uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …tarih ve E….sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. Bakılan davada, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 03/10/2018 tarih ve E:2018/1393 sayılı kararıyla, dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, anılan karara davalı idare tarafından itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14.03.2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/50 sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 3.maddesinin 1.fıkrasında; "Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7.maddesinin 3.fıkrasında; "İtiraz veya yargı kararı üzerine yeniden rapor tanzim edilmesinin gerekmesi, raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespit edilmiş olması ve yapının risk durumunu etkileyebilecek kasdi bir müdahale dışında somut bir hadisenin gerçekleşmiş olması halleri hariç olmak üzere, her yapı için sadece bir adet riskli yapı tespiti raporu düzenlenebilir. Lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlar riskli yapı tespit talebi üzerine, o yapı hakkında daha önce riskli yapı tespit raporu düzenlenip düzenlenmediğini elektronik yazılım sistemi üzerinden kontrol eder. Elektronik yazılım sistemi üzerinden yapı kaydı oluşturulduktan sonra iki ay içerisinde riskli yapı tespitinin yapılmaması halinde tespit başvurusunda bulunan malikin talebi üzerine oluşturulan yapı kaydı elektronik yazılım sisteminden silinir. Riskli yapı tespit raporunda, tespite konu binanın Ulusal Adres Veri Tabanında belirtilen adresinin ve bina kodunun yer alması zorunludur." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava Konusu Yönetmeliğin 7.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresi yönünden yapılan incelemede; 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 3. fıkrasının, 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirildiği ve yeniden yapılan düzenlemede dava konusu edilen "tespit başvurusunda bulunan" ibaresinin kaldırıldığı, bu ibarenin yerine "maliklerden herhangi birinin talebi üzerine" ibaresinin getirildiği, dolayısıyla dava devam ederken idare tarafından re'sen değiştirildiği anlaşılan dava konusu Yönetmelik maddesi yönünden davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Dava Konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …tarih ve E….sayılı işlemi yönünden yapılan incelemede ise; Davacılar tarafından; yukarıda belirtilen Yönetmelik hükmü uyarınca elektronik yazılım sisteminde bulunan riskli yapı tespitine ilişkin kaydın yalnızca "tespit başvurusunda bulunan" malik tarafından talep edilmesi halinde silinebileceği belirtilerek yaptıkları başvurunun reddedildiği, bu kayıt nedeniyle mülkiyet hakları ve yeniden riskli yapı tespit isteminde bulunma haklarının kısıtlandığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Davalı tarafından; tesis edilen dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan dayanağı Yönetmelik hükmüne uygun olduğunu ve davanın reddi gerektiği savunmuştur. Uyuşmazlıkta; dava konusu bireysel işlemin dayanağı Yönetmelik maddesinin idare tarafından dava devam ederken re'sen değiştirildiği, yapılan değişikliğin 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu değişiklikle dava konusu işlemin gerekçesinin ortadan kalkmış olduğu, yeni düzenleme uyarınca elektronik kayıt sistemindeki kayıtların silinmesine ilişkin talebin şartları oluştuğu takdirde bütün maliklerce istenilebileceği gibi Bakanlıkça dahi re'sen silineceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda; gelinen aşamada davacıların iddiaları, davalının savunmaları, dava konusu işlemin dayanağı Yönetmelik maddesinin yürürlükten kaldırıldığı ve yeniden yapılan düzenleme dikkate alındığında; dava konusu işlemin hukuki dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle davacıların başvurusunun reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "tespit başvurusunda bulunan" ibaresi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Dava Konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün …tarih ve E….sayılı işleminin İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …- TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacılar vekilinin duruşmaya katılmadığı dikkate alınarak belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mevzuatta öngörülen usul ve esaslara uygun faaliyet göstermeyen lisanslı kurum veya kuruluşlar hakkında fiilin ağırlığına göre yazılı uyarı, idari para cezası ve lisans iptali yaptırımları uygulanır. Raporlardaki teknik eksikliklerin verilen sürede giderilmemesi, malik sıfatı bulunmayan kişilerin talebiyle tespit yapılması veya daha önce tespit yapılmış bina hakkında mükerrer rapor tanzimi yazılı uyarı gerektirir. Lisans şartlarının kaybedilmesi ve verilen sürede sağlanamaması, gerçeğe aykırı bilgi ve belge sunulması, mevcut bulunmayan bir bina hakkında rapor hazırlanması veya daha önce üç defa idari para cezası alınmış olması hallerinde ise lisans iptal edilir. Lisanslı kuruluşlara uygulanan idari para cezalarına karşı otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir ve mahkemenin inceleme neticesinde vereceği kararlar kesindir.

Tapu Bildirimi ve Yasal Tebligat Usulü

İdarece onaylanan riskli yapı tespitleri, tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde yetkili tapu müdürlüğüne bildirilir ve tapu kütüğüne kanun gereğince riskli yapı olduğuna dair şerh düşülür. Riskli yapı tespiti işlemi; hak sahiplerine tebliğ yerine geçmek üzere tespite ilişkin bilgileri içeren tutanağın yapıya asılması, e-Devlet Kapısı üzerinden maliklere bildirilmesi ve yapının bulunduğu mahalle muhtarlığında on beş gün süreyle ilan edilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Kanuni usul gereğince işlem, muhtarlık ilanının son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır. Tespit bilgileri ayrıca idarenin internet sayfasında on beş gün süreyle ilan edilir.

Tapu kütüğünün beyanlar hanesine riskli yapı şerhi işlenmiş olması taşınmazın satışına veya devredilmesine hukuki bir engel teşkil etmez. Ancak şerh sonrasında mülkiyeti iktisap eden yeni malik, taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğunu ve yıktırılacağını bilip kabul ederek mülkiyeti devralmış sayılır.

Riskli Yapı Tespitine İtiraz ve İdari Kesinleşme

Riskli yapı tespitine karşı, kanuni tebliğ sayılan muhtarlık ilanının son gününden itibaren on beş gün içinde malikler veya kanuni temsilcileri tarafından idari itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz başvurusu Bakanlığın ilgili müdürlüklerine dilekçe sunularak yapılır. İtirazları incelemek üzere ilgili meslek disiplinlerinden üniversitelerce belirlenecek dört öğretim üyesi ile idarede görevli üç uzmandan oluşan yedi kişilik bağımsız Teknik Heyet kurulur.

Teknik Heyet tarafından yürütülen inceleme sonucunda itirazın reddedilmesi durumunda riskli yapı tespiti idari açıdan kesinleşir. Bu kararın ardından idari makamlar nezdinde başvurulabilecek başka bir itiraz mercii bulunmamaktadır.

İdare Mahkemesinde İptal Davası ve Yıkım Süreci

Teknik Heyetin ret kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yetkili İdare Mahkemesinde riskli yapı tespit işleminin iptali istemiyle dava açılabilir. İdari yargıda dava açılmış olması idarenin tahliye ve yıkım işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Bu sebeple yıkım uygulamasının önüne geçilebilmesi için dava dilekçesinde açıkça yürütmenin durdurulması talep edilmeli ve mahkemece bu doğrultuda karar verilmesi gerekir.

Riskli yapı tespitinin kesinleşmesi üzerine idare tarafından yapı maliklerine tahliye ve binanın yıktırılması için en az altmış gün süre tanınır. Verilen bu süre içinde yıkımın gerçekleştirilmemesi durumunda ek süre verilebilir. İdarece tanınan ek sürede de ilgililerce tahliye ve yıkım tamamlanmazsa yapının elektrik, su ve doğal gaz altyapı hizmetleri kesilir; bina kolluk kuvvetleri marifetiyle tahliye edilerek idare eliyle yıktırılır.

Yapının riskli yapı niteliğinin kesinleşmesinden sonra binanın geleceği, yeniden inşası, yüklenici ile sözleşme yapılması veya arsa payı tasarrufları maliklerin salt çoğunluğunun kararı ile yürütülür. Kanuna uygun biçimde alınan bu salt çoğunluk kararına katılmayan maliklerin arsa payları, kanuni prosedür kapsamında açık artırma yöntemiyle diğer paydaşlara devredilebilir.

Tek bir kat maliki tek başına riskli yapı tespiti yaptırabilir mi?

Riskli yapı tespiti sürecini başlatmak için malikler kurulunun çoğunluk kararı gerekmez; tek bir bağımsız bölüm maliki diğer maliklerin rızası bulunmaksızın yetkili lisanslı kuruluşlara başvurarak tespiti yaptırabilir.

Riskli yapı tespitine karşı hangi sürede itiraz edilmelidir?

Tespite ilişkin tutanağın mahalle muhtarlığında yapılan on beş günlük ilanının son gününden itibaren on beş gün içinde malikler veya kanuni temsilcileri itiraz başvurusunda bulunabilir.

İdare mahkemesinde iptal davası açılması yıkımı kendiliğinden engeller mi?

İptal davası açılması yıkım işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; idari işlemlerin durması için mahkemeden ayrıca yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir.

Riskli yapı şerhi bulunan bir taşınmaz satılabilir mi?

Tapu kütüğünde riskli yapı şerhi bulunan taşınmazların devri ve satışı mümkündür; ancak devralan yeni malik yapının riskli olduğunu ve yıkılacağını peşinen kabul etmiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu