Kentsel Dönüşümde Müktesep Hak ve Yeniden İnşa Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Kentsel Dönüşümde Müktesep Hak ve Yeniden İnşa Esasları

İmar Mevzuatında Müktesep Hak ve İnşaat Süreleri

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 29. maddesinin birinci fıkrasında, başlanmış inşaatlarda müktesep hakların saklı olduğu açıkça düzenlenmiştir. Bu yasal ilke uyarınca, yapı ruhsatı alındıktan sonra imar planı değiştirilse veya mahkeme kararıyla iptal edilse dahi o tarihe kadar ruhsat ve projeye uygun olarak yapılmış kısımların kazanılmış hak olarak korunması öngörülmektedir. Böylece ruhsatlı bir binanın yapım sürecinde sonradan gerçekleşen plan değişikliklerinin yaratabileceği olumsuzlukların önüne geçilmesi amaçlanır. Ayrıca Kanun gereği yapı ruhsatı ve eklerinin yapı yerinde bulundurulması mecburidir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 29Kaynağı aç
Madde 29 – Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır. Ruhsat yenilenmesi ve plan tadili sırasında ayrıca harç alınmaz. Ancak inşaat sahasında artış, bağımsız bölümlerin brüt alanında veya niteliğinde değişme olması halinde yeniden hesaplanacak harçtan evvelce ödenen harç tutarı, tenzil edilir. Yeni durumda hesaplanan harç tutarında azalma olması halinde iade yapılmaz. Diğer kanunlardaki muafiyet hükümleri saklıdır. Ruhsat ve eklerinin yapı yerinde bulundurulması mecburidir. Yapı kullanma izni:

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca yapıya başlama süresi ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Belirtilen bu sürede yapıya başlanmaması ya da başlanıp da başlama süresiyle birlikte beş yıl içinde yapının bitirilmemesi durumunda ruhsat hükümsüz sayılır ve yeniden ruhsat alınması zorunlu hale gelir. Buna bağlı olarak, ruhsat süresi dolmuş veya ruhsatı iptal edilmiş riskli binalar da malikleri lehine kazanılmış hak doğurmaz.

Riskli Yapıların Yıkımı ve Güncel İmar Durumu

Mevcut bir yapının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak tespit edilmesi ve bu kararın kesinleşerek binanın yıktırılması durumunda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 29. maddesinin birinci fıkrasındaki kurala dayanılarak kendiliğinden bir müktesep haktan söz edilemez. Mevcut bina tamamen ortadan kalktığı için yeniden inşa sürecinde yeni ve ruhsat alım aşamasındaki güncel imar durumuna göre hareket edilir. İmar hakkının yarı oranda düştüğü bir parselde mevcut binanın yıkılması halinde de kural olarak önceki binadaki emsal inşaat hakkı bakımından bir kazanılmış hak doğmaz.

Binanın yıkımının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 692. maddesi uyarınca paydaşların oybirliğiyle kararlaştırılması ile 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı kararının kesinleşmesi üzerine yapılması arasında, yeniden inşaatta ruhsat tarihindeki yürürlükteki imar durumunun uygulanması yönünden bir ayrım bulunmamaktadır. Paylı mülkiyette ortak şeyin tahsis edildiği amacın dönüştürülmesi, olağan muhafaza ve faydalanmanın gerektirdiğinden ileri düzeydeki inşa faaliyetlerine girişilmesi ya da taşınmazın bütününe yönelik tasarruflar, paydaşlarca aksi oybirliğiyle karara bağlanmadıkça tüm pay sahiplerinin onayını gerektirir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 692Kaynağı aç
Madde 692- Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuşsa, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar. 3. Yararlanma, kullanma ve koruma

İlave Plan Notları ve Yasal Koruma Koşulları

Kentsel dönüşüm sürecinde afet risklerine hazırlık yapılması, riskli binaların yıkılarak yenilenmesinin teşvik edilmesi ve bina yapım tarihindeki hakların imar planlarındaki azalışlar sebebiyle kaybolmasının engellenmesi amacıyla yerel idarelerce ilave plan notları düzenlenebilmektedir. Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kabul edilen riskli yapılara ilişkin ilave imar planı notlarıyla, binalarını yenilemek isteyen maliklerin ilk ruhsat tarihindeki yapılaşma haklarının meri imar planları karşısında korunması hedeflenmiştir.

Bir yapının bu nitelikteki plan notları kapsamında müktesep hakka konu edilebilmesi belirli şartların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. İlk olarak yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi ve bu tespitin kesinleşmiş olması gerekir. İkinci olarak yıkıma konu riskli yapının 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerine uygun ruhsatının veya yapı kullanma izninin bulunması ve taşınmazın meri planlara göre yapılaşma izni olan bir alanda kalması şarttır. Kaçak olan, ruhsat ve onaylı projesine veya plan notlarına aykırı inşa edilmiş ya da ruhsatı iptal edilmiş yapılar için müktesep haktan söz edilemez; koruma ancak yıkıma konu riskli yapının yasal kısımlarına hasredilir.

Yapı Kayıt Belgesi, Aykırı Bölümler ve Arsa Tapulu Binalar

İmar mevzuatına veya ruhsata aykırı olarak inşa edilmiş kısımlar kural olarak kazanılmış hak doğurmaz. Bununla birlikte, İmar Barışı çerçevesinde Yapı Kayıt Belgesi alınan bir yapıda, dönemin imar mevzuatına uygun bir tadilat projesi hazırlanıp yetkili belediyesince onaylanırsa ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca tüm maliklerin oybirliğiyle alınan kararla tapuda gerekli terkin, tescil ve arsa payı düzenlemeleri ikmal edilirse, yasal nitelik kazanan bu kısımlar müktesep hakka konu edilebilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 704. maddesinde taşınmaz mülkiyetinin konusu arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 718. maddesi gereğince arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar ve yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da bu mülkiyetin kapsamına girer. Dolayısıyla kat mülkiyeti kurulmamış arsa tapulu binalarda da yapılar arazinin bütünleyici parçası olduğundan, ruhsat ve projesine uygun inşa edilmiş arsa tapulu riskli yapılarda da meri plan notlarına dayalı müktesep hak kuralları geçerli olur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 718Kaynağı aç
Madde 718- Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. II. Sınırlar 1. Sınırların belirlenmesi
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 704Kaynağı aç
Madde 704- Taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır: 1. Arazi, 2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler. B. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması I. Tescil

Kentsel dönüşümde geçerli plan notları doğrultusunda binanın eski ruhsat alanının korunması halinde, meri yangın mevzuatının zorunlu kıldığı yangın merdiveni veya yangın güvenlik holü gibi ortak alanlar inşaat alanına ayrıca dahil edilebilmektedir. Bu tür güvenlik hacimlerinin projeye eklenmesiyle birlikte, yeni binada net kullanım alanının daha da artırılması olası hale gelmektedir.

Yerinde Yapılaşma Engelleri ve İmar Hakkı Aktarımı

Yıkımdan sonra parselin sit alanı ilan edilmesi veya umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması sebebiyle özel mülkiyete konu yapılaşma izni verilemediği durumlarda, parsel üzerinde yerinde yeniden inşaat yapılması ve müktesep hak ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak bu gibi hallerde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 17. maddesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesi çerçevesinde imar hakkı aktarımı imkânından yararlanılabilir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca, uygulama imar planı kapsamında kalıp arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış veya yapılması imkânsız alanlarda, parselin tamamen ya da kısmen umumi ve kamu hizmet alanlarına rastlaması sebebiyle özel mülkiyete konu inşaat izni verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkı imar planı kararıyla başka bir parsele aktarılabilir. Söz konusu imar hakkı aktarımında alıcı taşınmazın emsale esas inşaat alanı, imar planında öngörülen oranları ve her hâlde alıcı parselin yüzde otuzunu aşamaz. Verici taşınmazın aktarıma konu inşaat hakkı ise en yakın komşuluğundaki imar parseli veya yapı adasının emsale esas inşaat hakkı sınırını geçemez. Aktarım bedelleri üzerinden yürütülen işlemde değerler, yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşunun ortalamasından düşük olmamak üzere kıymet takdir komisyonunca belirlenir ve aradaki farklar karşılıklı mahsuplaşılabilir. Aktarımın geçerliliği; taşınmazların aynı il sınırlarında ve idarenin yetki alanında bulunması, alıcı parselin planla tayin edilmesi, alıcı parsel birim değerinin verici parselden yüksek olmaması ve verici parselin idareye bedelsiz terk edilmesi koşullarına bağlıdır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:4/7/2019-7181/7 md.) Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar;[14] a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) (Ek:5/12/2024-7534/5 md.) Tescil harici ve belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanarak, c) (Ek:5/12/2024-7534/5 md.) İmar hakkı aktarımı yapılarak, ç) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, kamu mülkiyetine geçirilir.[15] (Ek fıkra:5/12/2024-7534/5 md.) İmar hakkı aktarımı yapılırken, alıcı parselin emsale esas inşaat alanı en fazla imar planı ile belirlenmiş oranlar kadar ve her halde alıcı parselin %30’unu geçmemek üzere arttırılabilir. (Ek fıkra:5/12/2024-7534/5 md.) Verici parselin/parsellerin aktarıma esas inşaat hakları, en yakın komşuluğundaki imar parselinin/adasının emsale esas inşaat hakkını aşmamak kaydıyla ilgili idarece belirlenir. Aktarma işlemi, alıcı ve verici parselin değer tespitleri üzerinden yapılır. (Ek fıkra:5/12/2024-7534/5 md.) Alıcı ve verici parselin aktarıma konu olacak imar haklarının değeri, 6362 sayılı Kanuna göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından belirlenen değerlerin ortalamasından az olmamak kaydıyla idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki bedel tespit esaslarına göre belirlenir. Alıcı ve verici parsellerin aktarıma konu imar haklarının değerleri arasında fark oluşması durumunda karşılıklı mahsuplaşılabilir. (Ek fıkra:5/12/2024-7534/5 md.) Verici parselin imar hakkı aktarım işlemi bulunduğu il bazında olmak üzere idare veya kurumun yetki alanı içerisinde olması, alıcı parselin imar planı kararı ile belirlenmesi, alıcı parselin metrekare birim değerinin verici parselden daha fazla olmaması kaydıyla ve verici parselin ilgili idare veya kurum lehine bedelsiz devredilmesi suretiyle gerçekleştirilir. Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir. İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, bu madde hükümlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir.[16] Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. İrtifak hakları:

3194 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince, düzenleme ortaklık payına tahsis edilen kullanımlar arasında sayılan yol, meydan, ibadet yeri, park ve çocuk bahçesi dışındaki yapılaşmaya müsait kamusal alanlarda, mülkiyet kamuya geçinceye dek taşınmaz sahiplerinin başvurusu ve ilgili idarenin olumlu görüşüyle plandaki fonksiyona uygun özel tesis inşa edilebilmektedir. Buna karşın mevzuat uyarınca kesinlikle inşaat yapılamayacak sahalarda geçici (muvakkat) nitelikte dahi bina yapılmasına izin verilmez. Bu yerlerdeki mevcut binalar ise kamulaştırma tamamlanana kadar varlığını sürdürebilir ve parsellerin beş yıllık imar programı dahilinde, en fazla bir yıllık uzatmayla kamu mülkiyetine intikal ettirilmesi yasal bir yükümlülüktür.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca sit alanı ilanından önce mevzuata uygun ruhsat alınıp subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebilir veya idarece re'sen hak aktarımı uygulanabilir; subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların ise ruhsatları iptal edilir. Koruma amaçlı imar planlarıyla kesin yapılanma yasağı getirilen sit alanlarındaki taşınmazlar malikin başvurusu üzerine belediye ve il özel idaresine ait taşınmazlarla takas edilebilir. Kesin yapılanma yasağında yapılanma hakkının tamamı aktarılan taşınmaz mütemmimi ile birlikte idare adına tescil edilerek satılamaz hale gelir; kısmen aktarım durumunda ise malikin kısıtlanmış alandaki mülkiyeti devam eder.

2863 sayılı KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik: 14/7/2004 – 5226/8 md.) a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.[12] (Değişik ikinci paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. (Değişik üçüncü paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir. Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. (Değişik beşinci paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar. Ören yerlerinde çevre düzenleme projesi yapımı ve değişiklikleri, ilgili koruma bölge kurulunun uygun görüşü doğrultusunda Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Koruma amaçlı imar plânları ve çevre düzenleme projelerinde yapılacak değişiklikler yukarıdaki usullere tabidir. (Değişik sekizinci paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) Koruma amaçlı imar planları, müellifi şehir plancısı olmak üzere alanın konumu, sit statüsü ve özellikleri gözönünde bulundurularak ilgili meslek gruplarından Bakanlıkça belirlenecek uzmanlar tarafından hazırlanır. (Değişik dokuzuncu paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) Koruma amaçlı imar planları ve çevre düzenleme projelerinin hazırlanması, gösterimi, uygulanması, denetimi, koruma amaçlı imar planı değişiklikleri, plan müellifleri ile planlama ekibinin niteliği ve yeterliliği ile görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Koruma amaçlı imar plânlarının yapımı için belediyelere aktarılmak üzere İller Bankası Genel Müdürlüğü Bütçesine yeteri kadar ödenek konur. İl özel idareleri ise bütçelerinde koruma amaçlı imar plânlarının yapımı için ödenek ayırırlar. Koruma bölge kurulunca sit alanı olarak ilan edilen yerlerde; bu kararın ilanından önce imar mevzuatına ve onanlı imar plânlarına uygun olarak alınmış yapı ruhsatı ve eklerine göre subasman seviyesi tamamlanmış yapıların inşasına devam edilebilir, ancak bu maddenin (c) bendi uyarınca yapılanma hakkı aktarımını re’sen uygulamaya da ilgili idareler yetkilidir. Subasman seviyesi tamamlanmamış yapıların yapı ruhsatları iptal edilir. Kesin yapılanma yasağı bulunan sit alanlarında bu madde hükümlerinden faydalanılamaz. b) Koruma amaçlı imar plânlarıyla kesin yapılanma yasağı getirilen sit alanlarında bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar malikin başvurusu üzerine, belediye ve il özel idaresine ait taşınmazlarla takas edilebilir. c) Yapılanma hakları kısıtlanmış tescilli taşınmaz kültür varlıklarına veya bunların koruma alanlarında bulunan ya da koruma amaçlı imar plânlarıyla yapılanma hakları kısıtlanan taşınmazlara ait mülkiyet veya yapılanma haklarının kısıtlanmış bölümünü, imar plânlarıyla yapılanmaya açık aktarım alanı olarak ayrılmış, mülkiyetlerindeki veya üçüncü şahıslara ait alanlara, aktarımdan yararlanacak öncelikli hakları belirleyerek bir program dahilinde aktarmaya, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyeler, bunların dışında valilikler yetkilidir. Atarım işleminde Sermaye Piyasası Kurulunca onaylı gayrimenkul değerleme şirketlerince yapılacak rayiç değer denkleştirmesi esastır. Ancak aktarıma konu hak tescilli taşınmaz kültür varlığına ilişkin ise yapı değeri dikkate alınmaz. Bu taşınmazlar için, kısıtlanmış yapılanma haklarının, imar plânlarıyla aktarım alanı olarak ayrılmış yapılanmaya açık diğer alanlarda kullanılmasını sağlayacak ve bu hakkı hamiline yazılı menkul kıymete dönüştürecek belgeler düzenlemeye, bu belgeleri yapılanma hakları kısıtlanmış alan olarak gösterilen ve tapuda bu konuda şerh düşülen alanlardaki taşınmaz sahiplerinden hak sahibi olanlara vermeye, imar plânında aktarım alanı olarak ayrılmış ve tapuda bu konuda şerh düşülen alanlarda ise ruhsat vermek için toplamaya ilgili idareler yetkilidir. Menkul kıymetlerin basılması, saklanması, el değiştirme işlemlerinin onaylanması ve veri tabanının oluşturulması ve denetlenmesi İller Bankasınca yapılır. Bu alanlarda kesin yapılanma yasağı gelmesi nedeniyle yapılanma hakkının tamamen aktarılması halinde, yapılanma hakkı kısıtlanan taşınmaz, mütemmimi ile birlikte ilgili idare mülkiyetine geçer ve parseller ilgili idare adına tescil edilir ve hiçbir koşulda satışa konu edilemez. Aktarıma konu parselde malikin korunabilir yapılanma hakkı kalması halinde ise yapılanma hakkı kısmen aktarılır. Bu durumda, malikin yapılanma hakkı kısıtlanmış alandaki mülkiyeti devam eder. Ancak, aktarıma konu hak, tescilli taşınmaz kültür varlığı üzerinde ise, malikin bu varlığın korunması ve yaşatılması için gerekli bakım, onarım ve restorasyon çalışmasını, ilgili idare ile imzalanacak protokole uygun olarak menkul kıymetleri teslim almasını müteakip başlatarak tamamlaması zorunludur. Aksi halde, ilgili idare teslim edilen menkul kıymet bedelini faiziyle birlikte malikten tahsile yetkilidir. Bu hususlar ve protokol menkul kıymet tesliminden önce ilgili idarece tapuya her türlü harçtan ve damga vergisinden muaf olarak şerh edilir. Kısıtlanmış hakların bulunduğu belediye sınırları içerisinde, aktarım alanı tespit edilmesinin mümkün olamaması halinde, ilgili idareler ortak program yürütmeye yetkilidir. Yukarıdaki fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Bakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.[13][14] Yapı esasları:
Riskli yapı yıkıldıktan sonra eski ruhsattaki emsal hakkı kendiliğinden korunur mu?

Riskli binanın yıkılmasından sonra İmar Kanunu m. 29/I hükmüne dayanılarak kendiliğinden müktesep hak ileri sürülemez; yeniden inşada ruhsat alma aşamasındaki güncel imar planı koşulları esas alınır. Ancak yürürlükte ruhsat tarihindeki hakları koruyan ilave plan notu bulunması durumunda eski ruhsatlı alanlar korunabilir.

İmar Kanunu'na göre alınan bir ruhsat ne zaman hükümsüz hale gelir?

Ruhsat tarihinden itibaren iki yıl içinde yapıya başlanmaması ya da başlanmış olsa dahi başlama süresiyle birlikte beş yıl içinde yapının bitirilmemesi halinde ruhsat hükümsüz sayılır ve yeniden ruhsat alınması zorunlu olur.

Ruhsatsız veya projeye aykırı kısımlar kentsel dönüşümde kazanılmış hak doğurur mu?

Kaçak, onaylı projesine veya plan notlarına aykırı inşa edilmiş kısımlar kural olarak kazanılmış hak bahşetmez; müktesep hak yalnızca riskli yapının yasal kısımlarına hasredilir. Ancak Yapı Kayıt Belgesi sonrasında imar mevzuatına uygun tadilat projesi onaylatılıp tüm paydaşların oybirliğiyle tapuda gerekli tesciller tamamlanarak yasal hale getirilen bölümler müktesep hakka konu edilebilir.

Yıkılan yapının bulunduğu parsele inşaat yasağı gelirse haklar nasıl korunur?

Parselin kamu hizmet alanına ayrılması veya sit alanı ilan edilmesi nedeniyle yerinde yapılaşma izni verilemediğinde, o parselde yeniden inşaat gerçekleştirilemez ve müktesep hak ileri sürülemez. Bu gibi hallerde parselin kamu alanında kalması durumunda İmar Kanunu m. 13 uyarınca değer tespitine dayalı imar hakkı aktarımı yoluna başvurulabilirken; kesin yapılanma yasağı getirilen sit alanlarında ise 2863 sayılı Kanun m. 17 çerçevesinde kamu taşınmazlarıyla takas talep edilebilir veya kanundaki aktarım şartları işletilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu