Uygulama Kararlarında Aranan Çoğunluk
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca; tevhit, ifraz, yeniden bina yaptırma, payların satışı, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı gibi uygulama kararları için aranan çoğunluk, malik sayısı değil hisseler üzerinden hesaplanan salt çoğunluktur. Kanun, yapıya paydaş olup olmadıklarına bakılmaksızın sahip olunan hisseler oranında paydaşların salt çoğunluğunu yeter saymaktadır. 7 Kasım 2023 tarihli ve 7471 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle yapılan değişiklikten önce Kanun'da üçte iki çoğunluk aranmaktaydı; güncel metin salt çoğunluğu yeterli saymaktadır.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Salt çoğunlukla alınan uygulama kararı, yeni yapıların gerektirdiği tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk ve tescil işlemlerini; yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat işlemlerini de kapsar. Bu işlemlerin yürütülmesi için ayrıca tüm maliklerin muvafakati aranmaz.
Riskli Yapı Tespiti ve İlan Usulü
Riskli yapı tespiti Başkanlık veya İdare tarafından resen yapılabileceği gibi maliklere ya da kanuni temsilcilerine süre verilerek de yaptırılabilir; verilen sürede tespit yaptırılmazsa işlem Başkanlıkça veya İdarece gerçekleştirilir. Tespite direnilmesi hâlinde, Başkanlık ya da İdarenin talebi üzerine mülki idare amirinin yazılı iznine dayanılarak kolluk kuvveti marifetiyle kapalı alan ve kapılar açılarak resen tespit yapılabilir.
Tespit tamamlandığında, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenir. Tebligat yerine kaim olmak üzere yapıya tutanak asılır, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirim yapılır ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilir; muhtarlık ilanının son günü tüm ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ yapılmış sayılır. Riskli yapılar ayrıca Başkanlığın internet sayfasında da on beş gün süreyle ilan edilir.
Riskli Yapı Tespitine İtiraz
Riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanuni temsilcileri on beş gün içinde itiraz edebilir. Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayıldığından, on beş günlük itiraz süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar. İtirazlar, Başkanlığın talebi üzerine üniversitelerce ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilen dört kişi ile Bakanlık veya Başkanlıkta görevli üç kişiden oluşan teknik heyet tarafından incelenip karara bağlanır.
Karara Katılmayan Malike Bildirim Zorunluluğu
Salt çoğunlukla karar alan malikler, bu kararı ve anlaşma şartlarını ya da teklifin görülebileceği yeri, karara katılmayan maliklere noter aracılığıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan yoluyla bildirmek zorundadır. Muhtarlıkta yapılan ilanın son günü bildirim tarihi sayılır. Bildirimde ayrıca, bildirimin yapıldığı tarihten ya da yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifin incelenmemesi veya kabul edilmemesi hâlinde arsa payının Kanun kapsamında satılacağı hususunun açıkça belirtilmesi zorunludur.
Karar sürecinden haberdar edilmeyen ya da yeterince bilgilendirilmeyen bir malikin ileride açacağı davalarda usulsüzlük iddiasında bulunabileceği değerlendirilmektedir; ancak bu değerlendirme bağlayıcı bir yargı kararına veya kanun hükmüne doğrudan dayandırılamamaktadır.
Azınlık Maliklerinin Arsa Payının Satışı
Salt çoğunluk kararına katılmayan maliklerin arsa payları, Başkanlıkça rayiç değer tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere önce anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulüyle satışa çıkarılır. Riskli yapılarda satış gerçekleştirilemezse; anlaşma sağlayan paydaşlara ya da anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü kişilere satış yapılıncaya kadar satış işlemi tekrarlanır. Riskli alan ve rezerv yapı alanlarında ise paydaşlara satış tamamlanamazsa söz konusu paylar, dönüşüm projesini gerçekleştirecek olan Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından rayiç bedel ödenmek suretiyle satın alınır.
Arsa payı satış sürecinde Başkanlık veya İdarece yapılacak tebligatlar, e-Devlet Kapısı üzerinden bildirim ile ilgili muhtarlıkta on beş günlük ilan yoluyla gerçekleştirilir; muhtarlık ilanının son günü tebligat yapılmış sayılır. Tapuya elektronik tebligat adresi bildiren maliklere bu adres üzerinden tebligat yapılır.
Karara katılmayan malikler, arsa paylarının Kanun uyarınca satışı gerçekleşinceye kadar paylarını anlaşma sağlayan paydaşlar dışındaki üçüncü kişilere satabilir. Ancak bu satışa dayalı tapu tescilinin yapılabilmesi için alıcının elektronik tebligat adresini tapu müdürlüğüne bildirmesi zorunludur.
Satış İşleminin İptal Edilmesi Hâlinde Uygulama
Satış işlemi, bedelin eksik hesaplandığı gerekçesi dışında bir sebeple yargı kararıyla iptal edilirse; arsa veya arsa payı üçüncü kişiye devredilmemiş ya da eski malik adına doğrudan tescili imkânsız hâle getirilmemişse, Başkanlığın tapu müdürlüğüne bildirimi üzerine taşınmaz resen eski maliki adına tescil edilir ve satış bedeli iade edilinceye kadar alıcı lehine kanuni ipotek tesis ve tescil edilir.
Satış işleminin bedelin eksik hesaplandığı gerekçesiyle iptal edilmesi hâlinde ise yargı kararı farklı biçimde uygulanır: satış bedeli ile yargı kararında belirlenen bedel arasındaki fark, hisseyi satın alan malik tarafından eski malike ödenir. Yargı kararıyla Başkanlık veya İdare aleyhine tazminata hükmedilmişse ödeme, Başkanlığın ya da İdarenin bildiriminden itibaren en geç on beş gün içinde hisseyi satın alan malikçe yapılır; bu sürede ödenmezse Başkanlıkça ya da İdarece ödenen bedel söz konusu malikten genel hükümlere göre tahsil edilir.
Bina Yıkıldıktan Sonra Anlaşma Sağlanamaması
Üzerindeki bina yıkılmış olan arsanın maliklerine yapılan tebligatı izleyen otuz gün içinde salt çoğunlukla anlaşma sağlanamaması hâlinde, gerçek kişilerin veya özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar için Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından acele kamulaştırma yoluna gidilebilir. Bu yetki ihtiyari nitelikte olup Kanun acele kamulaştırmayı zorunlu kılmamaktadır.
Kanun kapsamındaki yapıların yıkılmasından sonra arsa hâline gelen taşınmazda ortaklığın giderilmesi davası açılması mümkündür; ancak bu davanın açılmış olması, hisse oranında salt çoğunlukla karar alınmasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel oluşturmaz.
Müteahhitten Kaynaklanan Aksaklıklarda Sözleşme Feshi
Anlaşma sağlandıktan ya da salt çoğunlukla karar alındıktan sonra müteahhitten kaynaklanan sebeplerle bir yıl içinde yapım işine başlanmamış veya yapım belirli bir aşamada durmuş ve en az altı aydır projeyi bitirecek düzeyde ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmiyorsa, maliklerin hisse oranında salt çoğunluğuyla sözleşmelerin feshi için karar alınabilir. Bu kararla birlikte Başkanlığa başvurularak durumun tespit edilmesi istenir; tespitin yapılması hâlinde Başkanlık müteahhide otuz günlük süre vererek işe başlamasını veya devam etmesini, aksi takdirde bu sürenin bitiminde sözleşmelerin resen feshedileceğini ihtar eder. İhtara rağmen işe başlanmaması veya devam edilmemesi durumunda, ayrıca ihtar çekmeye gerek kalmaksızın otuz günlük sürenin bittiği tarih itibarıyla sözleşmeler ilgililerin muvafakati aranmaksızın resen feshedilmiş sayılır.
İdari İşlemlere Karşı Dava Açma Süresi
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde dava açılabilir. Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrasındaki ikinci cümle Anayasa Mahkemesi'nin E.:2012/87, K.:2014/41 sayılı kararıyla iptal edilmiş olmakla birlikte, otuz günlük süreye ilişkin birinci cümle yürürlüktedir. İptal edilen ikinci cümlenin içeriği ve iptal gerekçesi bu metnin hazırlandığı sırada ayrıca ele alınmayı gerektirmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar; ancak bu tür işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlemi, uygulama işlemini ya da her ikisini birden dava konusu yapabilir. Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu'nun E.2018/370, K.2019/1118 sayılı kararında; 5366 sayılı Kanun kapsamındaki bir yenileme alanına ilişkin olmak ve oyçokluğuyla alınmak üzere, kamulaştırma sürecinde davacılara tebliğ edilen bedel tespit ve tescil davasının tebliğinden itibaren otuz günlük süre içinde bu işlemin dayanağı niteliğindeki yenileme alanı ilanına karşı da dava açılabileceğine hükmedilmiştir; kararda güçlü bir karşı oy da mevcuttur. Bu kararın 6306 sayılı Kanun kapsamındaki dönüşüm işlemlerine doğrudan uygulanabilirliği tartışmalı olmaya devam etmektedir.
Lisanslı Tespit Kuruluşlarına Yönelik Yaptırımlar
Mevzuatta öngörülen esaslara uygun görev yapmayan lisanslı kuruluşlara 6306 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca yazılı uyarı, idari para cezası ve lisans iptali gibi yaptırımlar kademeli biçimde uygulanabilir. İdari para cezası; iki kez yazılı uyarı alındıktan sonra uyarıyı gerektiren başka bir fiilin tespiti, yapıya ilişkin verilerin eksik veya yanlış alınarak hesap yapılması sonucunda riskli bir yapının risksiz ya da risksiz bir yapının riskli olarak tespit edilmesi ve yapıda teknik inceleme yapılmadan riskli yapı tespit raporu hazırlanması hâllerinde uygulanır. Kanun'da öngörülen idari para cezası tutarı yeniden değerleme oranında artırılmakta olup güncel tutarın Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi kapsamında hesaplanması gerekmektedir. Lisansı iptal edilen kuruluşun ortakları, hisselerini başkasına devretmiş olsalar dahi beş yıl süreyle başka bir lisanslı kuruluşa ortak olamazlar; bu kişilerin kurdukları kuruluşlara lisans verilmez ve riskli yapı tespitinde görev alamazlar.
Bireysel mühendis sorumluluğu da Kanun kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. İki kez para cezasına yol açan veya mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlayan mühendisler, üç yıl süreyle başka bir lisanslı kurum veya kuruluşta görev alamaz, ortak olamaz; bu mühendislerin kurdukları kuruluşlara lisans verilmez ve durumları ilgili meslek odasına bildirilir.
Sık Sorulan Sorular
Kentsel dönüşüm kararı için kaç kişinin onayı gerekir?
6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kişi sayısı değil, sahip olunan hisseler esas alınır. Uygulama kararı için hisseler oranında salt çoğunluk yeterlidir. 2023 yılında yapılan değişiklikten önce üçte iki çoğunluk aranmaktaydı; güncel metin salt çoğunluğu yeterli saymaktadır.
Riskli yapı tespitine nasıl itiraz edilir?
Malikler veya kanuni temsilcileri, Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca on beş gün içinde itiraz edebilir. On beş günlük süre, muhtarlık ilanının son gününden itibaren işlemeye başlar. İtiraz; üniversitelerden görevlendirilen dört öğretim üyesi ile Bakanlık veya Başkanlıkta görevli üç kişiden oluşan teknik heyet tarafından incelenip karara bağlanır.
Karara katılmayan malikin payı ne olur?
Karara katılmayan malikin arsa payı, Başkanlıkça rayiç değer tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere açık artırmayla önce anlaşma sağlayan diğer paydaşlara satılır. Satış gerçekleşmezse riskli yapılarda; anlaşma sağlayan paydaşlara ya da anlaşmaya uyulmasını kabul eden üçüncü kişilere satış yapılıncaya kadar satış işlemi tekrarlanır. Riskli alan ve rezerv yapı alanlarında ise pay, dönüşüm projesini üstlenen Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından rayiç bedel ödenerek satın alınır.
Karara katılmayan malik payını başkasına satabilir mi?
Kanun kapsamında satış yapılıncaya kadar pay, anlaşma sağlayan paydaşlar dışındaki üçüncü kişilere satılabilir. Ancak tapuda tescil işleminin yapılabilmesi için alıcının elektronik tebligat adresini tapu müdürlüğüne bildirmesi zorunludur.
Kentsel dönüşüm idari işlemlerine karşı dava açma süresi ne kadardır?
6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrası uyarınca tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde dava açılabilir. Fıkranın ikinci cümlesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olup iptal edilen cümlenin tam kapsamı ayrıca değerlendirilmeyi gerektirmektedir.
Ortaklığın giderilmesi davası kentsel dönüşümü durdurur mu?
Hayır. Kanun kapsamındaki yapının yıkılmasından sonra arsa hâline gelen taşınmazda ortaklığın giderilmesi davası açılabilir; ancak bu davanın açılmış olması, salt çoğunlukla karar alınmasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel teşkil etmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

