6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapılarda veya uygulama alanlarında malikler hisseleri oranında salt çoğunlukla karar alabilmektedir. Alınan kararlara ve akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine katılmayan azınlıkta kalan kat maliklerinin başvurabileceği temel hukuki mekanizmalar sözleşmenin iptali davası, sözleşmenin uyarlanması davası ve denkleştirme davasıdır.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
6306 Sayılı Kanun Kapsamında Karar Alma ve Bildirim Usulü
Riskli yapılarda parsellerin tevhit edilmesine, ifrazına, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına veya kat karşılığı inşaat usullerine hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar verilir. Salt çoğunluk ile karar alan maliklerce hazırlanan teklif veya bu teklifin incelenebileceği yer, karara katılmayan maliklere noter aracılığıyla ya da ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilmek suretiyle bildirilir.
İlgili muhtarlıkta yapılan ilanlarda son gün bildirim yapılmış sayılır. Bildirimin yapıldığı veya yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifin incelenmemesi ya da kabul edilmemesi halinde arsa paylarının Kanun kapsamında satılacağı ihtarı yapılır. Arsa payı satış sürecinde idarece yapılacak tebligatlar, e-Devlet Kapısı üzerinden bildirim ve muhtarlıkta on beş gün ilan yoluyla tamamlanır; tapu müdürlüğüne elektronik tebligat adresi bildiren maliklere ise tebligat bu adres üzerinden gerçekleştirilir.
Arsa Payının Satışı ve Satış Kararının İptali
Salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları, tespit edilen rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulüyle satılır. Paydaşlara satış yapılamaması durumunda riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında paylar, tespit edilen rayiç bedeli ödenerek dönüşüm projesini üstlenen kamu idareleri veya TOKİ tarafından satın alınır. Riskli yapılarda ise anlaşma şartlarına uyulmasını kabul eden üçüncü kişilere satış gerçekleştirilinceye kadar süreç yinelenir.
Satış işleminin bedelin eksik hesaplanması dışındaki bir gerekçeyle yargı kararıyla iptali halinde, arsa payı üçüncü kişilere devredilmemişse ve tescili imkânsız hale gelmemişse resen eski maliki adına tapuya tescil edilir ve ödenen bedel iade edilinceye kadar alıcı lehine satış bedeli tutarında kanuni ipotek tesis edilir. Satış işleminin yalnızca bedelin eksik hesaplanması sebebiyle iptal edilmesi durumunda ise yargı kararı gereğince hesaplanan fark tutar, payı satın alan malik tarafından eski malike ödenir.
Sözleşmenin İptali Davası ve Aşırı Yararlanma
Çoğunluk tarafından imzalanan sözleşmelerin geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılması amacıyla açılan sözleşmenin iptali davası, Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinde yer alan aşırı yararlanma kuralları ile Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına dayandırılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymakla yükümlüdür; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince, karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu durumun zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak yaratılması halinde aşırı yararlanma söz konusu olur. Bu durumda zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek ediminin geri verilmesini veya sözleşmeye bağlı kalıp edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Bu yetki, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmada ise bu halin kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanılmalıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 28Kaynağı aç
İptal Davasında Yargılama Usulü
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin bölünemez borç ilişkisi meydana getirmesi sebebiyle davacı azınlık malik dışındaki diğer tüm arsa sahipleri ile yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, sözleşmede imzası bulunan diğer kat maliklerinin davalı taraf safında eksiksiz biçimde yer alması usul hukuku bakımından önem taşır.
Sözleşmenin iptali davalarında Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimi, noterlik kanalıyla düzenleme şeklinde aktedilmiş tüm sözleşmeleri re'sen celbederek teknik, mali ve hukuki koşulları kıyaslar; azınlık aleyhine gizli bir ayrımcılık veya sömürme kastının bulunup bulunmadığını inceler.
Sözleşmenin Uyarlanması ve Şerefiye İncelemesi
Sözleşmenin uyarlanması davası Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesindeki aşırı ifa güçlüğü kuralına dayanır. Sözleşmenin kurulması sırasında taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir hal borçludan kaynaklanmaksızın ortaya çıkar ve ifanın talep edilmesini dürüstlük kuralına aykırı düşecek düzeyde borçlu aleyhine değiştirirse borçlu hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını talep edebilir. Borcun henüz ifa edilmemiş veya hak saklı tutularak ifa edilmiş olması şartıyla uyarlama talep edilebilmekte, bu mümkün değilse sözleşmeden dönülebilmektedir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkı yerine fesih hakkını kullanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
Uyarlama yargılamasında mahkeme heyeti, keşif icra ederek projede yer alan bağımsız bölümler için kat, cephe, konum, güneş alma açısı, ticari fonksiyon ve yüzölçümü gibi kriterleri değerlendirir. Azınlık malikin şerefiye kaybına uğradığının anlaşılması durumunda hâkim, sözleşmenin paylaşım hükmünü değiştirerek yükleniciye ayrılan veya henüz üçüncü kişilere satılmamış eş değer bir bağımsız bölümün azınlık malike özgülenmesine hükmedebilir.
Uyuşmazlık Konusu Taşınmazlarda İhtiyati Tedbir
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesi gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkânsızlaşacağı hallerde ya da gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağı endişesi mevcutsa ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
Sözleşmenin iptali veya uyarlanması talebiyle açılan davalarda, yargılama sürecinde yüklenicinin paylaşıma tabi bağımsız bölümleri üçüncü kişilere devretmesinin önüne geçmek ve kararın sonuçsuz kalmasını engellemek amacıyla uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerine devrin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir.
Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı Denkleştirme Davası
İnşaat sürecinin durdurulması istenmediğinde azınlık malik, sözleşmenin geçerliliğine dokunmaksızın değer kaybının tahsilini amaçlayan denkleştirme davasını tercih edebilir. Bu alacak davası, Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanır. Kanunun 77. maddesi uyarınca, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişi bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 77Kaynağı aç
6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrasına göre riskli yapının yıkılmasıyla taşınmaz arsa niteliğini kazanır ve üzerindeki kat irtifakı ile kat mülkiyeti ilgililerin muvafakati aranmaksızın idarenin talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/4855 Esas ve 2019/8655 Karar sayılı kararında ise kentsel dönüşüm uyuşmazlığında maliklerin sebepsiz zenginleşip zenginleşmediklerinin belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, mimari proje ve tapu kayıtları dikkate alınarak üç kişilik uzman bilirkişi heyetiyle keşif yapılması, tarafların arsa payları ile bağımsız bölümlerin yapı kullanım izin belgesi tarihindeki değerleri gözetilerek denetime elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4855, K. 2019/8655Kaynağı aç
İdari Başvuru Yolları ve Ortaklığın Giderilmesi Davası
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında dava açılabilir. Onaylanan imar ve parselasyon planları il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir; bu sürede yapılan itirazlar Bakanlıkça beş gün içinde incelenir ve reddedilmesi halinde ret tarihinde kesinleşir.
Riskli yapıların yıktırılmasından sonra arsa haline gelen taşınmazlarda paydaşlar ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Ancak 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 16. fıkrası uyarınca, ortaklığın giderilmesi için dava açılmış olması, bu Kanun kapsamında hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar alınmasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel teşkil etmez.
6306 sayılı Kanun kapsamında azınlık payları nasıl satılır?
Salt çoğunlukla alınan karara katılmayanların arsa payları, tespit edilen rayiç değerden az olmamak üzere anlaşan paydaşlara açık artırmayla satılır. Paydaşlara satış yapılamaması halinde riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında paylar rayiç bedeli ödenerek Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından satın alınır; riskli yapılarda ise anlaşma şartlarına uyulmasını kabul eden üçüncü kişilere satış gerçekleştirilinceye kadar işlem tekrarlanır.
Arsa payı satışının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde ne yapılır?
Satış işleminin bedelin eksik hesaplanması dışındaki bir gerekçeyle yargı kararıyla iptali halinde pay, üçüncü bir kişiye devredilmemişse veya tescili imkânsız hale gelmemişse resen eski maliki adına tescil edilir ve bedel iade edilinceye kadar alıcı lehine satış bedeli tutarında kanuni ipotek kurulur. İptal bedelin eksik hesaplanmasından kaynaklanıyorsa, aradaki fark hisseyi satın alan malik tarafından eski malike ödenir.
Aşırı yararlanma sebebiyle sözleşmenin iptali hangi sürede istenebilir?
Zarar gören taraf bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.
Kentsel dönüşümde ortaklığın giderilmesi davası çoğunluğun kararını durdurur mu?
Hayır, yapının yıktırılmasından sonra ortaklığın giderilmesi davası açılmış olması, taşınmazda paydaşların hisseleri oranında salt çoğunluğu ile karar almasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel teşkil etmez.
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere dava açma süresi ne kadardır?
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

