Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Satışının İptali Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Satışının İptali Davası

Kentsel dönüşüm sürecinde riskli yapının yeniden yapılması veya değerlendirilmesi kararına katılmayan maliklerin paylarının açık artırma yoluyla satılması, kamusal güç kullanımına dayanan bir idari işlem niteliğindedir. Bu niteliği dolayısıyla satış süreci özel hukuk sözleşmesi gibi serbestçe yürütülemez; idari yargı denetimine tabidir. Kanunun aradığı karar alma yeter sayısı, usulüne uygun bildirim şartları ve objektif rayiç değer tespit kurallarına aykırı şekilde gerçekleştirilen arsa payı satış işlemlerine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) (Değişik: 14/4/2016-6704/23 md.) Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Başkanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Taşınmazların niteliği resen mevcut duruma göre tescil edilir. Bu taşınmazların sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. (Değişik cümle:4/7/2019-7181/24 md.) Belirtilen haklar ve şerhler, tapuda; tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin işlemlerin yapılmasına engel teşkil etmez ve bu işlemlerde maliklerin ve ilgililerin muvafakati aranmaz. (Ek cümle:4/7/2019-7181/24 md.) Yeni yapılar için kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi safhasında belirtilen haklar ve şerhler, muvafakat aranmaksızın sadece söz konusu haklar ve şerhlerden yükümlü olan malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilir. (Değişik cümle:4/7/2019-7181/24 md.) Uygulama alanında cins değişikliği, tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk ve tescil işlemleri muvafakat aranmaksızın Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etap veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde, yapılar yıktırılmadan önce, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar verilir. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Yapılacak yeni uygulamaların gerektirdiği; tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil ve benzeri işlemler, yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat iş ve işlemleri ile diğer idareler/kurum ve kuruluşlar nezdinde, maliklerin tamamının ve ilgililerinin muvafakatiyle yürütülmesi gereken tüm iş ve işlemler hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile aldıkları karara istinaden yapılır. İdareye paydaşların salt çoğunluğu ile alınan karara ilişkin olarak, anlaşan maliklerce imzalı karar tutanağı veya anlaşan maliklere ait vekâletname/sözleşme örnekleri sunulabilir. (Değişik cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile alınan karara katılmayanların arsa payları, Başkanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde bu paylar, riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında tespit edilen rayiç bedeli dönüşüm projesini gerçekleştirecek olan Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından ödenmek suretiyle satın alınır. (Değişik cümle:29/11/2018-7153/23 md.) Riskli yapılarda ise anlaşma sağlayan diğer paydaşlara veya anlaşma sağlayan paydaşların kararı ile yapılan anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul etmek şartıyla üçüncü şahıslara satış yapılıncaya kadar satış işlemi tekrarlanır. (Ek cümle:29/11/2018-7153/23 md.) Hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile alınan karara katılmayan maliklerin arsalarının veya arsa paylarının Kanun uyarınca satış yapılıncaya kadar, anlaşma sağlayan paydaşlar dışındaki üçüncü kişilere satılması durumunda, tapuda tescil işlemi yapılabilmesi için satın alanın elektronik tebligat adresini tapu müdürlüğüne bildirmesi zorunludur. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Hisseleri oranında salt çoğunluk ile karar alan malikler tarafından, alınan karar ve anlaşma şartlarını ihtiva eden teklif veya teklifin görülüp incelenebileceği yer, salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklere, noter vasıtasıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilmek suretiyle bildirilir. İlgili muhtarlıkta ilan suretiyle yapılan bildirimde, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü bildirim yapılmış sayılır. Yapılan bu bildirimde ayrıca, bildirimin yapıldığı/yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifin incelenmemesi veya aynı süre içinde teklifin kabul edilmemesi halinde arsa paylarının bu Kanun kapsamında satılacağı hususu bildirilir. Arsa payı satış işlemi sürecinde Başkanlıkça/İdarece yapılacak tebligatlar, tebliğ olunacak evrakın e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilmesi ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilmesi suretiyle yapılır ve muhtarlıkta yapılan ilanın son günü tebligat yapılmış sayılır. Tapuya elektronik tebligat adreslerini bildiren maliklere elektronik tebligat adresi üzerinden tebligat yapılır. (Değişik cümle:10/6/2022-7410/26 md.) Açık artırma ile satışı yapılacak payların üzerindeki ve Kanun kapsamındaki alanlarda ve parsellerde anlaşma yolu ile Başkanlığa, TOKİ’ye veya İdareye bedeli karşılığında devredilen taşınmazların sicilindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar, satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam eder. Satış işlemi sonrasında tapu kaydındaki haklar ve şerhler Başkanlığın talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir. (Ek cümleler:10/6/2022-7410/26 md.) Satış işleminin, satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile iptal edilmesi durumu hariç olmak üzere, yargı kararı ile iptal edilmesi halinde, Başkanlığın durumu ilgili tapu müdürlüğüne bildirmesi üzerine, satışı yapılan arsa veya arsa payı, satış işleminden sonra üçüncü bir kişiye devredilmemiş veya satıştan önceki malik adına doğrudan tescilini hukuken ve/veya fiilen imkânsız hale getiren bir uygulamaya tabi tutulmamış ise resen eski maliki adına tescil edilir ve satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar satış bedeli tutarında alıcı lehine kanuni ipotek tesis ve tescil edilir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/10 md.) Satış işleminin, satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile iptal edilmesi durumunda, yargı kararı, satış bedeli ile yargı kararında belirtilen şekilde hesaplanacak bedel arasındaki farkın hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenmesi suretiyle uygulanır. Yargı kararı ile satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile hissesi satılan malikin zararının tazmin edilmesi yönünde Başkanlık/İdare aleyhine karar verilmesi durumunda, ödenmesine hükmedilen bedel, Başkanlığın/İdarenin bu konuda kendisine yapacağı bildirim tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde, hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenir. Verilen süre içerisinde ödemenin yapılmaması sebebiyle bedelin Başkanlıkça/İdarece ödenmesi halinde, ödenen bedel hisseyi satın alan malikten genel hükümlere göre tahsil edilir. (2) Üzerindeki bina yıkılmış olan arsanın maliklerine yapılan tebligatı takip eden otuz gün içinde salt çoğunluk ile anlaşma sağlanamaması hâlinde, gerçek kişilerin veya özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar için Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından acele kamulaştırma yoluna da gidilebilir. Bu Kanun uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalar, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılır ve ilk taksit ödemesi, mezkûr fıkraya göre belirlenen tutarların beşte biri oranında yapılır. Tapuda mülkiyet hanesi açık olan taşınmazlar ile mirasçısı belirli olmayan, kayyım tayin edilmiş, ihtilaflı veya üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilmiş olan taşınmazların kamulaştırma işlemleri aynı madde hükümlerine tabidir. Başkanlık, TOKİ veya İdare; kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi ve bu Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler için mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir. Tapuda kayıtlı malikin ölmüş olması hâlinde Başkanlık, TOKİ veya İdare, kamulaştırma işlemi için mirasçılık belgesi çıkartabileceği gibi, gerekiyorsa tapu sicilinde idari müracaat veya dava yolu ile kayıt düzeltme de isteyebilir. Kamulaştırma için anlaşma sağlanması hâlinde, Başkanlık, TOKİ veya İdare ile ilgililer arasında taşınmazın tescil veya terkinine ilişkin ferağ ve muvafakati de ihtiva eden sözleşme ve uzlaşma tutanağı tanzim edilir ve ilgili tapu müdürlüğüne gönderilerek kamulaştırmanın resen tapu siciline işlenmesi sağlanır.[12] (3) Anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere konut, işyeri, arsa veya dönüşüm projeleri özel hesabından kredi veya mülkiyet ya da sınırlı ayni hak sağlayan ve usul ve esasları Başkanlıkça belirlenen konut sertifikası verilebilir. Bunlardan konutunu ve işyerini kendi imkânları ile yapmak veya edinmek isteyenlere de kredi verilebilir. 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre yoksul veya dar gelirli olarak kabul edilenlere ve diğer hak sahiplerine verilecek olan konut veya işyerleri; Başkanlık, TOKİ veya İdare tarafından, 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda belirtilen usul ve esaslar uyarınca borçlandırma suretiyle de verilebilir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/10 md.) Başkanlıkça yürütülen uygulamalarda; 775 sayılı Kanuna göre yoksul veya dar gelirli olarak kabul edilenlere verilecek bağımsız bölümlerin paylı mülkiyet esaslarına göre Başkanlık ile hisseli olması durumunda, hak sahibinin dönüşümden önceki taşınmazının tapu kaydında yer alan ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar ve şerhler tapuda sadece hak sahibinin hissesi üzerinde devam ettirilir ve hak sahibinin üzerine kayıtlı ikamet edebileceği konut nitelikli başka bir gayrimenkulu yok ise, hak sahibine, hak sahibi evli ise hak sahibi ve eşine bu bağımsız bölüm üzerinde 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre oturma hakkı tanınır.[13] (4) Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlar üzerinde yapımı gerçekleştirilen bağımsız bölümlerin bedelleri, gerekli görüldüğünde, proje uygulamalarının yapıldığı illerdeki mevcut ekonomik durum, tabii afetin ortaya çıkardığı durumlar, konut rayiç ve enkaz bedelleri ile uygulama alanındaki kişilerin mal varlığı ve geliri göz önünde bulundurularak Cumhurbaşkanı kararı ile yapım maliyetlerinin/rayiç değerinin altında tespit edilebilir ve sosyal donatı ve altyapı harcamaları uygulama maliyetine dâhil edilmeyebilir.[14][15][16] (5) Başkanlık; a) Riskli alanlara, rezerv yapı alanlarına ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlara ilişkin her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmaya,17 b) Bu alanlarda bulunan taşınmazları satın almaya, ön alım hakkını kullanmaya, bağımsız bölümler de dâhil olmak üzere taşınmazları trampaya, taşınmaz mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarmaya, c) Aynı alanlara ilişkin taşınmaz mülkiyetini anlaşma sağlanmak kaydı ile menkul değere dönüştürmeye, ç) Kamu ve özel sektör işbirliğine dayanan usuller uygulamaya, kat veya hasılat karşılığı usulleri de dâhil olmak üzere inşaat yapmaya veya yaptırmaya, arsa paylarını belirlemeye, d) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundaki esaslara göre paylaştırmaya, payları ayırmaya veya birleştirmeye, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu uyarınca sınırlı ayni hak tesis etmeye, e) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Hazine mülkiyetinde olup bu Kanun kapsamında Başkanlığa devredilen taşınmazları; Kanun kapsamında Başkanlıkça kamulaştırılan taşınmazları ve yürütülen uygulamalar neticesinde Başkanlık payına düşen taşınmazları, dönüşüm projeleri özel hesabına gelir elde etmek amacıyla kiralamaya ve satmaya, f) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Bu Kanun kapsamında kullanılmak üzere hazır konut ve işyeri satın almaya ve bunları devretmeye, g) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Rezerv yapı alanlarında gelir ve hasılat getirecek her türlü uygulama yapmaya, ğ) (Ek:29/11/2018-7153/23 md.) Parselasyon planlarında, gerekli görülmesi hâlinde varsa ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını tamamlamak üzere düzenleme ortaklık payı kesintisi yapmaya, yetkilidir. (Değişik cümle:29/11/2018-7153/23 md.) (ç) bendinde belirtilen uygulamalar, Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştirakleriyle ve 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi idareler ile iş birliği içinde veya gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri ile özel hukuka tabi anlaşmalar çerçevesinde de yapılabilir. (Ek cümleler:29/11/2018-7153/23 md.) Kanun kapsamında Başkanlığın tasarrufuna geçen taşınmazlardan hak sahiplerine verilecek olanlar dışındaki taşınmazların kiralanması ve satışı 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinden istisnadır. Başkanlık, kiralama ve satış işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/10 md.) Bu Kanun kapsamında Başkanlığa devredilen Hazine taşınmazları; Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları ile bunların iştiraklerine, belediyelere ve bunların şirketlerine, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, 30/3/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan taşınmazların öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, 4706 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde sayılanlara rayiç bedel üzerinden; küçük sanayi sitesi yapılmak üzere bu amaçla kurulmuş kooperatiflere ve belediyelere ise, rayiç bedelin yüzde ellisinden az olmaması kaydıyla Başkanlıkça belirlenecek bedel üzerinden, doğrudan satılabilir veya Başkanlıkça belirlenecek bedel üzerinden doğrudan kiralanabilir. (Ek cümleler:10/6/2022-7410/26 md.) (b) bendi uyarınca yapılacak satın alma ve trampada; Başkanlıkça yapılan satın alma/trampa teklifinin malikçe kabul edilmesi durumunda yapılan anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve taraflarca imzalanır. Anlaşmaya konu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile satın alma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda Başkanlık adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır. Taşınmazın Başkanlık adına tescili veya terkini bu tutanağa istinaden tapu müdürlüğünce resen yapılır. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) (b) bendinde belirtilen Başkanlığın ön alım hakkı, Başkanlığın/Hazinenin bu Kanun kapsamındaki taşınmazlarda paydaş olup olmadığı ile bu taşınmazlarda paylı veya müstakil mülkiyet olup olmadığına bakılmaksızın, bu taşınmazların tamamen veya kısmen alanda veya parselde malik olanlar dışındaki üçüncü kişilere satışı durumunda kullanılır. Ön alım hakkının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar Başkanlıkça belirlenir. (6) (Değişik:29/11/2018-7153/23 md.) Bakanlık, riskli alanlar, rezerv yapı alanları ve riskli yapıların bulunduğu parsellerdeki uygulamalarda faydalanılmak üzere; özel kanunlar ile öngörülen alanlara ilişkin olanlar da dâhil, her tür ve ölçekteki planlama işlemlerine esas teşkil edecek standartları belirlemeye ve gerek görülmesi hâlinde bu standartları plan kararları ile tayin etmeye veya özel standartlar ihtiva eden planlar ve kentsel tasarım projeleri yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya yetkilidir. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Bu Kanun kapsamındaki alanlar ve parsellere ilişkin olarak onaylanan imar ve parselasyon planları, ilgili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir. Bu planlara itiraz, ilan süresi içinde ilgili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğüne yapılır ve itirazlar Bakanlıkça beş gün içerisinde değerlendirilir. İtirazların reddedilmesi hâlinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. (7) Bu Kanun çerçevesinde dönüştürmeye tabi tutulan taşınmazların, üzerindeki köhnemiş yapılar da dâhil olmak üzere, muhdesatı ile birlikte değer tespiti işlemleri ve dönüşüm ile oluşacak taşınmazların değerlemeleri Başkanlık, TOKİ veya İdarece yapılır veya yaptırılır. (8) Riskli alan ve rezerv yapı alanı dışında olup da bu Kanunun öngördüğü amaçlar bakımından güçlendirilebileceği teknik olarak tespit edilen yapılar için, Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Başkanlıkça dönüşüm projeleri özel hesabından güçlendirme kredisi verilebilir.[17] (9) Bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 1/3/2014 tarihli ve 27/2/2014 tarihli E.: 2012/87 ve K.:2014/41 sayılı Kararı ile.) (…) (10) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 1/3/2014 tarihli ve 27/2/2014 tarihli E.: 2012/87 ve K.:2014/41 sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:4/7/2019-7181/24 md.) Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek dönüşüm uygulamalarındaki taşınmazlar, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yapım işini üstlenen müteahhide devredilmiş ise, malikler adına kat irtifakı kuruluncaya kadar, o yapım işine ait malzeme ve işçilik alacakları hariç olmak üzere, müteahhidin üçüncü kişilere olan borçlarından dolayı bu taşınmazlar hakkında haciz ve tedbir uygulanamaz. Yapım işine başlanmasından itibaren altı ay içerisinde kat irtifakının kurulmaması durumunda, bu taşınmazlar hakkında haciz ve tedbirler uygulanır. (11) Bu Kanun hükümlerine göre Başkanlığa devredilen veya Başkanlığın talebi üzerine TOKİ’ye veya İdareye devredilen taşınmazlar üzerinde bu Kanun kapsamındaki uygulamalara bağlı olarak meydana gelen yeni taşınmazlar Başkanlığın, TOKİ’nin veya İdarenin isteği üzerine, kendileri ile anlaşma sağlanan gerçek kişiler veya mirasçıları ile tüzel kişiler adına tapuya tescil olunur.[18] (12) Bakanlık, bu Kanunda belirtilen iş ve işlemlere ilişkin olarak TOKİ’ye veya İdareye yetki devrine ve bu iş ve işlemlerden hangilerinin TOKİ veya İdare tarafından yapılacağını belirlemeye yetkilidir. (13) (Ek:4/7/2019-7181/24 md.) Bu Kanun kapsamındaki alanlarda ve parsellerde gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması durumunda yapım işini üstlenen müteahhitlerin payına düşen bağımsız birimlerin satışı, inşaatın ilerleme seviyesine göre ve İdarenin iznine istinaden yapılabilir. Müteahhit, kendi payına düşen bağımsız birimlerin satışına izin verilmesi için İdareye müracaat eder. İdare, yerinde tespit yaparak veya yapı denetimi sisteminden kontrol ederek inşaatın tamamlanma oranını belirler ve bu oranın yüzde on altındaki oranda müteahhitpayına düşen bağımsız birimlerin satışının yapılabileceğini ilgili tapu müdürlüğüne bildirir. Müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin, inşaatın tamamlanma oranında veya bu oranın üstündeki bir oranda satışı için bütün maliklerin muvafakati gerekir. (14) (Ek:4/7/2019-7181/24 md.) Bu Kanun kapsamındaki alanlarda ve parsellerde; oy birliği ile anlaşma sağlanmasından veya hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar alınmasından sonra müteahhitten kaynaklanan sebeplerle, bir yıl içinde yeni yapının yapım işine başlanmamış veya yapım işi belirli bir seviyede durdurulmuş ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmiyor ise, yapılan sözleşmelerin feshi için hisseleri oranında maliklerin salt çoğunluğu ile karar alınabilir. Bu karar ile birlikte Başkanlığa başvurularak yeni yapının yapım işine başlanıp başlanmadığının veya yapım işinin projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edip etmediğinin tespiti istenir. Başkanlıkça; belirtilen durumların tespit edilmesi hâlinde, müteahhide otuz gün süre verilerek işe başlaması veya devam etmesi gerektiği, aksi takdirde bu sürenin bitim tarihi itibarıyla sözleşmelerin resen feshedileceği ihtar edilir. Bu ihtara rağmen işe başlanmaması veya devam edilmemesi durumunda, ayrıca ihtar çekmeye gerek kalmaksızın otuz günlük sürenin bittiği tarih itibarıyla hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan inşaat yapımına ilişkin sözleşmeler ilgililerinin muvafakati aranmaksızın resen feshedilmiş sayılır. Fesih sonrasında, taşınmazların siciline şerh edilmiş olan inşaat yapımına ilişkin sözleşmeler maliklerin veya Başkanlığın talebi üzerine terkin edilir. Fesih tarihine kadar yapılmış olan işler, devrolunan hisseler, yapılan ödemeler ve diğer hususlarda genel hukuk hükümleri uygulanır. Fesih tarihine kadar müteahhit tarafından hak sahiplerine yapılan kira yardımı ödemeleri hak sahiplerinden geri talep edilemez. (15) (Ek:7/11/2023-7471/10 md.)[19] Bu Kanun kapsamındaki uygulamalar ile bu uygulamalar için karar alınması ve uygulamaların yürütülmesi konularında Başkanlıkça lisanslandırılacak kuruluşlar faaliyet gösterebilir. Lisanslandırılacak kuruluşlarda, inşaat mühendisi, harita mühendisi, mimar, şehir plancısı, değerleme uzmanı ve hukukçu istihdam edilmesi mecburidir. Lisanslandırılacak kuruluşların haiz olması gereken şartlar, bu kuruluşlarda görev alacak personelin sayısı, niteliği, çalışma usul ve esasları ve diğer hususlar Başkanlıkça hazırlanacak yönetmelik ile belirlenir. Başkanlık bu kuruluşların faaliyetlerini denetlemeye yetkilidir. (16) (Ek:7/11/2023-7471/10 md.) Bu Kanun kapsamındaki yapıların yıktırılmasından sonra arsa haline gelen taşınmazda ortaklığın giderilmesi için 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre dava açılabilir. Ancak, ortaklığın giderilmesi için dava açılmış olması, bu Kanun kapsamında hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar alınmasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel teşkil etmez. Uygulamaların resen yapılması[20]

Karar Alma Çoğunluğu ve Zaman Bakımından Uygulama

6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrasında 7/11/2023 tarihli kanun değişikliği uyarınca; parsellerin tevhit edilmesi, münferit veya birleştirilerek uygulama yapılması, imar uygulamaları, tescil, yeniden bina yaptırılması, payların satışı veya kat karşılığı gibi usullerle yeniden değerlendirmeye paydaşların sahip oldukları hisseleri oranında salt çoğunluğu ile karar verilir. Buna karşılık söz konusu kanun değişikliğinden önce tesis edilmiş işlemler yönünden, işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan paydaşların hisseleri oranında en az üçte iki çoğunluğu kuralı geçerlidir. Çoğunluğun hesabında malik sayısı, bağımsız bölüm adedi veya dairelerin metrekare büyüklüğü değil, tapuda kayıtlı arsa payı oranları dikkate alınır. Kanunun öngördüğü çoğunluk sağlanmadan alınan karara dayanılarak başlatılan satış süreci iptale konu edilebilir.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/2535, K. 2025/2508Kaynağı aç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/2535 E.  ,  2025/2508 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2535 Karar No : 2025/2508 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA): 1- … 2-… 3- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakip, binanın yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının (… ve … no'lu bağımsız bölümler) her biri 5.861.550,00-TL bedel ile 03/05/2023 tarihinde saat 11.00'de açık artırma usulü ile satışının yapılacağının bildirilmesine ilişkin Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile davacının arsa paylarının bedelinin tespitine dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; riskli yapı tespitinden sonra yürütülecek uygulamalar konusunda öncelikle maliklerce uygulama yapılmasının esas olduğu, davacının bağımsız bölümünün bulunduğu taşınmazın 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca riskli bina olarak tespit edildiği ve riskli yapı sürecinin tamamlandığı, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca maliklerin arsa paylarına göre 2/3 çoğunluğuyla karar alındığı, alınan karara katılmayan davacıya gerekli tebligat ve bildirimlerin yapıldığı, satışa ilişkin tüm prosedürlerin 6306 sayılı Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'ne uygun olarak işletildiği görülmüş ise de; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile dava konusu işleme dayanak parselin m² birim fiyatının 125.000,00-TL, davacının toplam hisse bedellerinin ise (her biri) 6.371.032,50-TL olarak belirlenmesi karşısında, davacının taşınmazdaki hisselerinin piyasa koşullarından eksik ve düşük olduğu anlaşıldığından; dava konusu taşınmazın (her biri) 5.861.550,00-TL ile satışının yapılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6306 sayılı Kanun'a uygun yürütülen süreçler sonrasında riskli yapı olarak tespit edilen uyuşmazlık konusu binanın yıkıldığı, davacının arsa paylarının rayiç değerinin ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiği, bilirkişi raporu ile tespit edilen değerin tutarlı olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakip, binanın yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının (… ve … no'lu bağımsız bölümler) 5.861.550,00-TL bedel ile 03/05/2023 tarihinde saat 11.00'de açık artırma usulü ile satışının yapılacağı, Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile davacıya bildirilmiştir. Bunun üzerine, Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile davacının arsa paylarının bedelinin tespitine dair işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde "(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir. (2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." hükmüne; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde "(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmüne; "Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı 282. maddesinde ise, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6. maddesinde "…hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara katılmayanların arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır…" hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile, davacının arsa paylarının, 6306 sayılı Kanun uyarınca, (her biri) 5.861.550,00-TL bedel ile 03/05/2023 tarihinde saat 11.00'de açık artırma usulü ile satışının yapılacağının bildirilmesi üzerine; Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile davacının arsa paylarının bedelinin tespitine dair işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal satışların bilirkişiler tarafından diğer Mahkeme dosyalarından temin edildiği belirtilmekte ve anılan taşınmazların ayrıntılı bilgileri ve satış tarihlerine yer verildiği görülmekle birlikte; söz konusu taşınmazların satışına dair tapu bilgilerinin teyidinin sağlanması amacıyla dosyaya sunulmadığı; bu bağlamda, herhangi bir tereddüte mahal vermemek amacıyla öncelikle söz konusu satışlara ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilerek Bölge İdare Mahkemesince yapılacak değerlendirme sonrasında, gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak, buna göre uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmakta olup; eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi…İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının Üye … ve Üye …'in ayrı ayrı karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakip, binanın yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile alınan karara katılmayan davacının arsa paylarının (… ve … no'lu bağımsız bölümler) 5.861.550,00-TL bedel ile 03/05/2023 tarihinde saat 11.00'de açık artırma usulü ile satışının yapılacağının bildirilmesine ilişkin Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile davacının arsa paylarının bedelinin tespitine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; diğer kat maliklerince alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa paylarının değerinin tespiti için yetkili firma tarafından, gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak hazırlanan rapor dikkate alınarak davalı idare tarafından oluşturulan bedel tespit komisyonunca, davacının arsa paylarının metrekaresinin idare tarafından tüm bu etkenler ve bölgedeki gayrimenkul fiyatları ve emsal satışlar dikkate alınarak, davacının arsa paylarının metrekaresinin 115.000,00-TL/m2, davacının arsa paylarının toplam satış değerinin 5.861.550,00-TL olduğu takdir edildiği anlaşılmıştır. İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin (125.000,00-TL/m2) olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa paylarının piyasa rayiç değerinin altında tespit edildiği gerekçesi ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği ve bu karara davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedildiği görülmüştür. Bu durumda; 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken; davacının arsa paylarının düşük bedelle satıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından; temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Katılmayan Maliklere Teklif Bildirimi ve On Beş Günlük Süre

Hisseleri oranında kanuni çoğunlukla karar alan malikler tarafından, alınan karar ve anlaşma şartlarını içeren teklif veya teklifin incelenebileceği yer, karara katılmayan maliklere noter vasıtasıyla yahut ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilmek suretiyle bildirilir. İlgili muhtarlıkta ilan suretiyle yapılan bildirimde, on beş günlük ilan süresinin son günü bildirim yapılmış sayılır. Yapılan bildirimde, bildirimin yapıldığı veya yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifin incelenmemesi veya kabul edilmemesi halinde arsa paylarının kanun kapsamında satılacağı ihtarı yer alır. Malike en az on beş günlük değerlendirme süresi tanınmadan veya bu süre dolmadan satış sürecine geçilmesi işlemin iptaline yol açabilecek nitelikte bir usul eksikliğidir.

Sözleşme Koşullarında Aşırı Dengesizlik ve Satış İhalesi Usulü

Karara katılmayan malike sunulan sözleşmenin müteahhide tek taraflı menfaat sağlayan, mülkiyet sahibini güvencesiz bırakan veya tarafların edimleri arasında aşırı dengesizlik barındıran hükümler içermesi durumunda, bu sözleşmeyi imzalamadığı gerekçesiyle malikin payının satışa çıkarılması hukuka aykırı kabul edilebilir. Bunun yanı sıra satış ilanının mevzuattaki yöntemlerle yapılmaması, paydaşların açık artırmaya katılımının engellenmesi, ihale tutanaklarında eksiklik veya çelişki bulunması ve paydaşlara tanınan öncelikli satın alma hakkının kullandırılmaması usul hatası oluşturarak satış işleminin iptaline yol açabilir.

Rayiç Değer Tespiti ve Bilirkişi İncelemesi

6306 sayılı Kanun m. 6/1 uyarınca salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları, idarece tespit ettirilen rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulüyle satılır. Satışa esas alınan bedelin gerçeğe uygunluğu yargı denetimine tabidir. Danıştay 6. Dairesinin 2022/5013 Esas ve 2023/4965 Karar sayılı kararında, idarece yapılan satışa esas değer tespitinin rayice uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için taşınmazın satış tarihine yakın bir tarihte satışı yapılmış birden fazla taşınmazın emsal alınması gerektiği, tek bir eski tarihli satış emsal alınarak eksik incelemeyle hüküm kurulamayacağı ifade edilmiştir.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/5013, K. 2023/4965Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/5013 E.  ,  2023/4965 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/5013 Karar No : 2023/4965 TEMYİZ EDENLER : I – (DAVALI) … Valiliği VEKİLİ : Av. … … İl Müdürlüğü … II- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) … Otelcilik Turizm Restoran İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli İli, İzmit İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının riskli olduğunun tespit edilerek yıkılmasından sonra taşınmazdaki davacılara ait arsa payının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında 09/03/2020 tarihinde açık artırma ile ihale usulüyle paydaşlar arasında satışına ilişkin … tarih ve E… sayılı Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu işlem sürecinde alınan değerleme raporlarının daire birim değeri üzerinden ve daire değerlemesine ilişkin olduğu, aynı değerleme uzmanı tarafından hazırlandığı ve aynı değerleri içerdiği, çevrede faaliyet gösteren emlak firmaları tarafından bildirilen arsa birim değerleri arasında 2,5 kat gibi fark olduğu, idarece her ne kadar bu rakamların ortalaması dikkate alınarak taşınmazın metrekare satış birim değeri 6.240,00-TL/m² olarak belirlenmiş ise de, bilirkişi incelemesi sonucunda uyuşmazlığa konu taşınmazın emsal ve rayiç değerinin 13.811,00-TL/m² olarak belirlendiği, dolayısıyla taşınmazın satışa esas değerinin rayice uygun belirlenmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğu, raporda kıyaslama yönteminin kullanılmadığı, bu rapora dayanılarak verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı Yanında Müdahil tarafından, temyize konu kararın eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak verildiği, bu sebeple kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın onanarak, davalı idare ve müdahilin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Kocaeli İli, İzmit İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının riskli olduğunun tespit edilerek yıkılmasından sonra taşınmazdaki arsa paydaşlarınca arsaya yapılacak yeni uygulamaya ilişkin en az üçte iki çoğunluk ile karar alınmış, alınan karara katılmayan davacılara ait arsa payının 6306 sayılı Kanun kapsamında 09/03/2020 tarihinde açık artırma ile ihale usulüyle paydaşlar arasında satışına ilişkin … tarih ve E… sayılı Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehricilik İl Müdürlüğünce işlem tesis edilmiştir. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6/1. maddesinde; "… Uygulama alanında cins değişikliği, tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk ve tescil işlemleri muvafakat aranmaksızın Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etap veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde, yapılar yıktırılmadan önce, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara katılmayanların arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır." hükmüne yer verilmiştir. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 12/3.maddesinde;" Taşınmazın değeri; taşınmaz değerleme konusunda uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan bilgi alınarak ve mahallin emlak alım satım bürolarından alınacak bilgilerden de faydalanılarak, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11 inci maddesindeki esaslara göre tespit edilir. " kuralına yer verilmiştir. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin "Riskli yapıların bulunduğu parsellerde, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında yapılacak uygulamalar " başlıklı 15/2. maddesinde; "Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında uygulama yapılan etapta veya adada, riskli yapılarda ise bu yapıların bulunduğu parsellerde; yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın ve yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, ifraz, taksim, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemlerine, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, bütün maliklerce oybirliği ile karar verilememiş ise, anlaşma sağlanamayan maliklere ait taşınmazların değeri Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilir ve bu değer de gözetilerek oybirliği ile anlaşmaya çalışılır. Oybirliği ile anlaşma sağlanamaması halinde yapılacak uygulamalara sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karar anlaşma şartlarını ihtiva eden teklif ile birlikte karara katılmayanlara noter vasıtasıyla veya 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ edilir ve bu tebliğde, onbeş gün içinde kararın ve teklifin kabul edilmemesi halinde arsa paylarının, Bakanlıkça tespit edilecek veya ettirilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağı, paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu payların, rayiç bedeli Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edileceği bildirilir" düzenlemesine, 3. fıkrasında; "Hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile alınan karara katılmayan maliklerin arsa payları; 15/A maddesinde belirtilen usule göre, arsa payı değeri üzerinden anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. …" düzenlemesine, "Açık artırma usulü ile satış" başlıklı 15/A maddesinde de; "(1) Riskli alanlar, rezerv yapı alanları ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile alınan karara katılmayan maliklerin arsa paylarının satışı için; a) Maliklerin en az üçte iki çoğunlukla anlaştıklarına dair anlaşan maliklerce imzalı karar tutanağı veya anlaşan maliklere ait sözleşme veya vekâletname örnekleri gibi belgeler, b) Maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile alınan kararın ve anlaşma şartlarını ihtiva eden teklifin noter vasıtasıyla veya 7201 sayılı Kanuna göre karara katılmayan malike bildirilerek kabulü için onbeş gün süre verildiğine dair belgeler, c) Üçte iki çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklere ait taşınmazların Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilen değerine ilişkin belgeler, ç) Satışı yapılacak arsa paylarının maliklerinin tebligata elverişli adres bilgileri ile birlikte yazılı olarak Müdürlüğe müracaatta bulunulur. Satış işleminin yapılabilmesi için yapıların yıktırılmış olması gerekmez. (2) Satışı yapılacak arsa paylarının rayiç değerini tespit etmek ve sonrasında satış işlemini gerçekleştirmek üzere, Müdürlük bünyesinde, biri başkan ikisi üye olmak üzere, en az üç kişiden oluşan Bedel Tespiti Komisyonu ile Satış Komisyonu teşkil olunur. Rayiç değer, maliklerce Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilmiş olan taşınmazın değeri de gözetilerek Bedel Tespiti Komisyonunca belirlenir…" düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat doğrultusunda, arsa payının rayiç değeri belirlenirken, aralarında gayrimenkul değerleme uzmanının da bulunduğu bir bilirkişi kurulunca, taşınmazın dava tarihindeki cins ve nevi, yüzölçümü, kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurları, her unsurun ayrı ayrı değeri, varsa vergi beyanı, varsa resmi makamlarca veya Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı olarak faaliyet gösteren lisanslı değerleme kuruluşlarınca yapılmış kıymet takdirleri, taşınmazın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri, özel amacı olmayan emsal (uyuşmazlığa konu taşınmazın çevresinin imar planındaki kullanım biçimi, yapılaşma koşulları ve konumları açısından benzer özellikleri olan taşınmazlar arasından seçilmeli, davaya konu taşınmaz kadastro parseli ise; emsal alınacak taşınmaz da kadastro parseli olmalı ya da emsal parsel imar parseli ise, emsal taşınmazda kesilen düzenleme ortaklık payı oranı ölçüsünde davaya konu taşınmaz bedeli düşülerek taşınmazın gerçek bedeli belirlenmeli) satışlara göre satış değeri, bedele etki eden tüm kanuni veriler, imar verileri, taşınmazın özgün nitelik ve kullanım şekli, değeri etkileyen hak ve yükümlülükleri, gayrimenkul üzerinde ayni ve şahsi irtifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri vb. bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin belirlenmesi suretiyle taşınmaz bedelini tespit edecek nitelikteki rapor dikkate alınarak Mahkemece karar verilmesi gerekmektedir. Davada; idare tarafından belirlenen satışa esas değerin; farklı değerlendirme kuruluşlarından ve emlak firmalarından alınan birden fazla gayrimenkul değerlendirme raporu ve emlak değerlemesinin dikkate alınarak ortalama birim değeri olarak 6.240,00-TL/m2'nın belirlendiği, Mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda ise, söz konusu taşınmazın birim değerinin 13.811,00-TL/m2 olduğundan bahisle idarece belirlenen değerin her ne kadar rayiç değeri yansıtmadığı tespit edilmiş ise de, anılan raporda; dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede bulunan yalnızca bir taşınmazın, 2013 yılında (dava konusu satıştan yedi yıl önce) yapılan satışının emsal kabul edilerek bu tespitin yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; idarece yapılan satışa esas değer tespitinin rayice uygun olup olmadığının ortaya konulabilmesi için; yukarıda belirtilen esaslara göre belirlenmiş ve dava konusu taşınmazın satış tarihine daha yakın bir tarihte satışı yapılmış olan birden fazla taşınmazın emsal alınması suretiyle bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususlara dikkat edilmeden eksik inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Maliki oldukları Kocaeli İli, İzmit İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının riskli yapı olduğunun tespit edilerek yıkılmasından sonra taşınmaza yapılacak yeni uygulamaya ilişkin maliklerin en az üçte iki oy çoğunluğuyla aldıkları karara katılmayan davacıların arsa payının, 6306 sayılı Kanun kapsamında 09/03/2020 tarihinde satışına ilişkin … tarih ve E… sayılı Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehricilik İl Müdürlüğünce tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla reddi üzerine temyiz edilen dosyanın yapılan incelenmesinde; Dava konusu işlemin; 6306 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğin 15. ve 15/A maddelerine dayanılarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. Anayasanın 35. Maddesinde "mülkiyet hakkı" başlığı altında ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; mülkiyet hakkının korunması gerekliliği vurgulanmış, getirilen kuralların mülkiyet hakkı ihlaline neden olmaması için müdahalenin ancak Kanun ile ve Anayasada belirlenen şekilde ve ölçüde olması gerektiği de açıktır. Bu itibarla, riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılacak uygulamaların ve bu uygulamalara rıza göstermeyen maliklerin arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin kurallarını düzenleyen, bu kuralların uygulanması için ise üçte iki çoğunluk kararını yeterli bulan dava konusu işlemin dayanağı olan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca üçte birde kalan malikin mülkiyet hakkına yapılacak müdahalenin orantılı olması gerektiği, ayrıca, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanuna göre "anagayrimenkulün bakımı, korunması" gibi hususlarda dahi bu oranın beşte dört olduğu da dikkate alındığında mülkiyet hakkını (el değiştirilmesi suretiyle) 634 sayılı Kanundan daha ciddi şekilde sınırlayan, 6306 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ve anılan Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre maliklerin üçte iki çoğunluğunun kararıyla üçte birde kalan davacıların mülkiyet hakkının orantılı olmayacak şekilde kısıtlandığı, bu suretle mevzuattan kaynaklanan hak ihlaline yol açıldığı görüldüğünden temyize konu kararın bu gerekçeyle onanması gerekmektedir. Açıklanan nedenle, temyize konu kararın onanması gerektiğinden Dairemizce verilen bozma yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bilirkişi ve keşif konularında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesi gereğince mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi görüşü alır; genel bilgi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle serbestçe değerlendirir. Bilirkişi, kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyarsa bir hafta içinde mahkemeden talepte bulunur; taraflar ise raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz ederek ek rapor veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir.

Danıştay 4. Dairesinin 2024/2535 Esas ve 2025/2508 Karar sayılı kararında ise arsa payı satışının ve bedel tespitinin denetlendiği davalarda, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki emsallerin diğer mahkeme dosyalarından alındığı belirtilmesine karşın resmi tapu bilgilerinin dosyaya sunulmaması eksik inceleme sayılmıştır. Mahkemece öncelikle emsal satışlara ilişkin resmi bilgi ve belgelerin temin edilmesi, tereddüt halinde gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Görevli Mahkeme, Taraf Sıfatı ve Dava Açma Süresi

Arsa payı satışının iptali istemiyle açılacak davalarda görevli mahkeme İdare Mahkemesidir. 2577 sayılı Kanun'un taşınmaz mallara ilişkin genel yetki kuralı uyarınca yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Davacı sıfatı payı satışa çıkarılan malike veya vefatı halinde yasal mirasçılarına ait olup somut olayın özelliklerine göre pay üzerinde ayni hak sahibi olan kişilerce de dava açılması mümkündür. Davalı taraf satışı tesis eden Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, yetki devri yapılmışsa ilgili belediye veya kamu kurumudur; açık artırmada payı satın alan paydaş veya üçüncü kişiler ise davalı idare yanında davaya müdahil olabilir.

6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 9. fıkrası uyarınca bu Kanun kapsamında tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca iptal davası açılabilir. İlgili fıkranın ikinci cümlesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Hak kaybı yaşamamak adına dava açma süresinin hesabında işlemin tebliğ tarihi belirleyicidir.

Yürütmenin Durdurulması ve İptal Kararının Uygulanması

İptal davasının açılması satış işlemini veya tahliyeyi kendiliğinden durdurmaz. Satışın fiilen gerçekleşmesini önlemek adına dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. 2577 sayılı Kanun uyarınca mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. İdare mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde Bölge İdare Mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir; istinaf kararlarına karşı da kanuni şartları bulunuyorsa Danıştay nezdinde temyiz yolu açıktır.

İdari yargıda verilen iptal kararları kural olarak geriye etkili sonuç doğurur ve mülkiyet durumunun eski hale dönmesini gerektirir. 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi dışındaki hukuka aykırılıklar nedeniyle yargı kararıyla satışın iptali halinde; satışı yapılan pay üçüncü bir kişiye devredilmemişse veya satıştan önceki malik adına doğrudan tescilini hukuken yahut fiilen imkânsız hale getiren bir uygulamaya tabi tutulmamışsa resen eski maliki adına tescil edilir ve satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar alıcı lehine satış bedeli tutarında kanuni ipotek tesis ve tescil edilir.

6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, satış işleminin mahkemece satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle iptal edilmesi durumunda yargı kararı, satış bedeli ile mahkeme kararında belirtilen şekilde hesaplanacak bedel arasındaki farkın hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenmesi suretiyle uygulanır.

Arsa payı satışının iptali davasında görevli mahkeme neresidir?

Görevli yargı yeri İdare Mahkemesi olup yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Kentsel dönüşümde pay satışı için hangi karar çoğunluğu aranır?

7/11/2023 tarihli düzenleme sonrasında paydaşların hisseleri oranında salt çoğunluğu aranmakta; bu tarihten önce tesis edilen işlemlerde ise hisseleri oranında en az üçte iki çoğunluk kuralı uygulanmaktadır.

Bedel eksikliği sebebiyle satış iptal edilirse arsa payı eski malike döner mi?

Satış işleminin satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle iptal edilmesi durumunda yargı kararı, satış bedeli ile kararda belirtilen şekilde hesaplanacak bedel arasındaki farkın hisseyi satın alan malik tarafından eski malike ödenmesi suretiyle uygulanır.

Bedel eksikliği dışındaki iptal kararında arsa payı nasıl tescil edilir?

Pay üçüncü kişiye devredilmemişse ve eski malik adına doğrudan tescili hukuken veya fiilen imkânsız kılan bir uygulama yoksa pay resen eski malik adına tescil edilir; satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar alıcı lehine satış bedeli tutarında kanuni ipotek tesis ve tescil edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu