Kentsel Dönüşüm Sürecinde Tahliye Davası ve Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Kentsel Dönüşüm Sürecinde Tahliye Davası ve Yolları

Kentsel Dönüşümde Tahliye Usulleri ve İdari Süreç

Kentsel dönüşüm sürecinde taşınmazın boşaltılması iki farklı hukuki yoldan yürütülür. Bunlardan ilki, riskli yapı tespiti sonrasında idare tarafından verilen sürelerde tahliyenin yapılması ve devamında kolluk gücüyle zorla boşaltmayı kapsayan idari süreçtir. İkincisi ise kira sözleşmesine veya mülkiyet hakkına dayanılarak genel mahkemelerde açılan tahliye davalarını içeren adli süreçtir.

Riskli yapı tespitine dayalı idari tahliye mahkeme kararına dayanmaz ve idari niteliktedir. Bu işlemlere karşı açılacak davalar idari yargıda görülür. Bununla birlikte idari tahliye süreci, kira sözleşmesinin akıbeti ve tarafların tazminat talepleri bakımından adli yargı yollarına başvurulmasını engellemez.

6306 Sayılı Kanun Kapsamında İdari Tahliye ve Yıkım Prosedürü

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, riskli yapıların yıktırılmasında ve bunlara ilişkin alan uygulamalarında öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. Kanun kapsamında riskli yapıların yıktırılması için bu yapıların maliklerine doksan günden fazla olmamak üzere süre tanınır ve bu süre içinde yapı malik tarafından yıktırılmadığı takdirde idari makamlarca yıktırılacağı bildirilir.

6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. (Değişik cümle:29/11/2018-7153/22 md.) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıda ikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı ve yapım için yardım yapılabilir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/9 md.) Yapım için yapılacak yardımın usul ve esasları Cumhurbaşkanınca belirlenir. (2) (Değişik:29/11/2018-7153/22 md.) Uygulamanın gerektirmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilenler dışında olup Kanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere de geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı ve yapım için yardım yapılabilir. Bu kişiler ile yapılacak olan anlaşmanın, bunlara yardım yapılmasının, enkaz bedeli ödenmesinin ve bankalardan kullanacakları kredilere dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilmesinin usul ve esasları Cumhurbaşkanınca belirlenir. (3) (Değişik birinci ve ikinci cümleler:7/11/2023-7471/9 md.) Riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilir. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır. (4) (Değişik:7/11/2023-7471/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen usule göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Başkanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir ve bu yapılar, İdarece yıkılır/yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Başkanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. Kanun kapsamındaki yapıların tahliyesinin engellenmesi durumunda; Başkanlıkça/İdarece talep edilmesi hâlinde, mülki idare amiri tarafından verilecek yazılı izne istinaden yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapıları/alanları açmak veya açtırmak suretiyle tahliye yapılır/yaptırılır. Başkanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir. (5) (İptal birinci ve ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 27/2/2014 tarihli ve E.: 2012/87, K.: 2014/41 sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:7/11/2023-7471/9 md.) Kanun kapsamındaki yapıların tahliyesine ve yıktırılmasına ilişkin olarak ayni ve şahsi hak sahiplerine yapılacak tebligat, tahliye ve yıktırmaya ilişkin tutanağın yapıya asılması, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilmesi ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilmesi suretiyle yapılır. Tahliye ve yıktırmaya ilişkin işlem, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır. Tahliyesi istenilen yapılar, ayrıca Başkanlığın internet sayfasında on beş gün süre ile ilan edilir. Uygulama işlemleri[11]

Riskli yapı tespitine yönelik olarak tanınan yasal sürede teknik heyet nezdinde itiraz yoluna gidilebilir. İtirazın reddedilmesi yahut başvuru yapılmaması durumunda karar kesinleşerek yıkım ve tahliyeye ilişkin süreler işlemeye başlar. Boşaltma ve yıkım işlemlerinin hak sahiplerine bildirilmesinde; tutanağın taşınmaza asılması, maliklere e-Devlet üzerinden bildirim yapılması ve mahalle muhtarlığında on beş günlük ilan usulü uygulanır. İlgili muhtarlıktaki askı süresinin bittiği gün, tüm ayni ve şahsi hak sahipleri bakımından tebligat tamamlanmış kabul edilir.

Kendilerine tanınan süre içerisinde yapının boşaltılmaması ve maliklerince yıktırma yoluna gidilmemesi durumunda, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ile yıktırılması mahallî idarelerin katılımı ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır. Tahliye işlemi idarece mülki amir kararıyla kolluk güçleri eşliğinde uygulanır ve ardından yıkım tatbik edilir.

Riskli yapıların tahliyesinin engellenmesi durumunda idarece talep edilmesi halinde, mülki idare amiri tarafından verilecek yazılı izne istinaden kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapılar veya alanlar açılarak tahliye gerçekleştirilir. İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları ise hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

Yeniden İnşa ve İmar Sebebiyle Tahliye Davası

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 350/2 uyarınca taşınmazın yeniden inşası ya da imar gayesiyle esaslı tadilatı, büyütülmesi veya başkalaştırılması zorunlu olup bu çalışmalar esnasında kiralanan yerin kullanımı olanaksız hale geliyorsa sözleşme dava yoluyla sona erdirilebilir. Tahliye davasının dinlenebilmesi için yürütülecek faaliyetin basit nitelikteki bakım ve onarımlarla sınırlı kalmayıp taşınmazın fiziki ve işlevsel yapısını köklü biçimde dönüştüren esaslı bir inşai müdahale boyutuna ulaşması gerekir. Kiraya veren bu hakkını belirli süreli sözleşmelerde sürenin hitamında; belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih dönemleri ve bildirim süreleri gözetilerek saptanacak tarihten başlayarak bir aylık süre zarfında dava yoluyla kullanabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir. b. Yeni malikin gereksinimi

Kentsel dönüşüm projelerinde yeniden inşa ve imar gerekçesiyle açılacak tahliye davalarında mahkemeye riskli yapı raporu, yeni proje, inşaat ruhsatı ve kat malikleri kararı gibi belgeler sunularak davanın somut dayanakları ispatlanır.

Kira ilişkisine dayalı tahliye davalarında görevli mahkeme kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesidir; yetkili mahkeme ise genellikle kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Tahliye Taahhütnamesi ve Zorunlu Arabuluculuk Şartı

Kentsel dönüşüm sürecinde kiralananın tahliyesi bir taahhütnameye dayandırılıyorsa taahhütnamenin geçerlilik koşullarına uyulmalıdır. Tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerli olabilmesi için yazılı olması, kiralananın kiracıya tesliminden sonraki bir tarihte düzenlenmiş bulunması ve tahliye tarihinin belirli veya belirlenebilir olması şarttır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B uyarınca, 2004 sayılı Kanun kapsamında yürütülen ilamsız icra takipleri haricinde, kira akdinden kaynaklanan ihtilaflarda mahkemeye gitmeden önce arabulucuya müracaat edilmesi dava şartı olarak öngörülmüştür. Kira ilişkisine dayalı tahliye uyuşmazlıklarında söz konusu başvuru yapılmadan dava ikame edildiğinde mahkeme, şart eksikliği gerekçesiyle dosyayı esasına girmeden reddedebilir.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/BKaynağı aç
MADDE 18/B- (Ek:28/3/2023-7445/37 md.) (1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır: a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar. b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar. c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar. ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. (2) Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle düzenlenir. (3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir. (4) Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır. (5) (Ek:7/11/2024-7531/26 md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir. ALTINCI BÖLÜM Arabulucular Sicili Arabulucular sicilinin tutulması

Kira uyuşmazlığında arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanması durumunda düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunludur. Bu şerh, taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden temin edilir.

Tahliye Kararının İcrası ve Kiracı Hakları

Mahkemenin tahliyeye karar vermesi tek başına taşınmazın boşaltılmasını sağlamaz; kararın icra dairesi aracılığıyla uygulanması gerekir. Tahliye hükmünü içeren ilam icra dairesine verilir ve borçlu kiracıya tahliye emri gönderilir. Süresi içinde taşınmaz boşaltılmadığı takdirde icra memurları tarafından zorla tahliye işlemi gerçekleştirilir.

6306 sayılı Kanun m. 5/1 çerçevesinde, rızaen tahliye edilen binalardaki malikler ve kiracılar ile fiilen oturan sınırlı ayni hak sahiplerine geçici barınma veya işyeri tahsisi imkânı verilebileceği gibi kira ya da yapım desteği de sağlanabilir. Kiracı konumundaki şahısların kira yardımı veya geçici taşınmaz tahsisi olanaklarından faydalanabilmesi, tahliye ve yıkımın gerçekleşmesinin ardından belirlenen yasal süreler içinde yetkili idareye başvuru yapmalarına bağlıdır.

Kiracının dönüşüm sonrasında inşa edilen yeni binada kanunen mutlak ve otomatik bir yeniden oturma hakkı bulunmamaktadır. Bununla birlikte kiracı ile malik arasında yapılacak yazılı protokollerle yeni binada belirli bir süreyle kiralama önceliği, bağımsız bölümün konumu veya kira bedelinin belirlenme usulü kararlaştırılabilir.

Somut olayın koşullarına göre, kiraya verenin kusurlu davranışı veya kentsel dönüşüm sürecine ilişkin bilgilendirmedeki eksikliği sebebiyle kiracının uğradığı maddi zararların tazmini talep edilebilir.

Kentsel dönüşüm tahliye davası açılmadan önce arabuluculuk zorunlu mudur?

İlamsız icra yoluyla tahliye hariç olmak üzere kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; başvurulmadan açılan davalar mahkemece esasa girilmeden reddedilebilir.

Riskli binaların yıktırılması için maliklere ne kadar süre verilir?

6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapıların yıktırılması amacıyla yapı maliklerine doksan günden fazla olmamak üzere süre tanınır.

Kentsel dönüşümde kiracılar kira yardımı veya geçici konut alabilir mi?

Anlaşma ile tahliye edilen yapıların kiracılarına idarece kira yardımı veya geçici konut ya da işyeri tahsisi sağlanabilir; bu haktan yararlanmak için tahliye ve yıkım sonrası belirlenen sürede idareye başvurulmalıdır.

Kentsel dönüşüm tamamlandığında kiracının yeni binada oturma hakkı var mıdır?

Kanunen kiracının yeni yapıda kendiliğinden ve otomatik bir yeniden oturma hakkı bulunmamaktadır; ancak taraflar arasında yapılacak yazılı protokolle öncelik hakkı belirlenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu