Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde nama ifaya izin davası; borçlunun yapma borcunu yerine getirmemesi halinde alacaklının, masrafları borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya bir başkası tarafından ifasına mahkemece izin verilmesini sağlayan hukuki çaredir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 113. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapma borcu borçlu tarafından yerine getirilmediğinde alacaklı, gideri borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya üçüncü bir kişi eliyle ifasına izin verilmesini talep edebilir ve bu durumda alacaklının her türlü giderim isteme hakkı da saklı kalır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 113Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/313, K. 2021/1306Kaynağı aç
Edimin yapmama borcuna ilişkin olduğu hallerde de borcuna aykırı hareket eden borçlu, bu davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 113. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu hususta masrafı borçluya ait olmak üzere bizzat yetkili kılınmasını talep edebilir.
Nama İfaya İzin Verilmesinin Temel Şartları
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde nama ifaya izin kararı verilebilmesi için üç temel unsurun bir arada gerçekleşmesi gerekir. İlk olarak taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli ve yürürlükte bulunması, feshedilmemiş olması şarttır. İkinci olarak ifası istenen borcun bir yapma borcuna ilişkin olması gerekir. Son olarak borçlunun edimini sözleşme hükümlerine uygun şekilde ifa etmeyerek sübuta erecek biçimde temerrüde düşmüş olması zorunludur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2019/3093, K. 2020/2026Kaynağı aç
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri tapuda pay devrini barındıran karma nitelikli yapılar içerdiğinden tek taraflı irade açıklamasıyla feshedilemez. Sözleşmenin hukuken sona ermiş sayılabilmesi için tarafların fesih ve dönme iradelerinin karşılıklı olarak birleşmesi ya da açılacak fesih davası sonucunda mahkemece feshe karar verilmesi gerekir. Sözleşme bu yollarla ortadan kaldırılmadığı sürece geçerliliğini korur ve yürürlükte kalan sözleşme kapsamında edimin ifası nama ifa yoluyla istenebilir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1709, K. 2020/2345Kaynağı aç
Arsa sahibi tarafından sözleşmenin feshi talebiyle dava açılırken, feshin mahkemece kabul edilmemesi ihtimaline binaen terditli olarak nama ifaya izin talebinde bulunulabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 111. maddesinin birinci fıkrası gereğince aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan talepler aslilik-ferilik ilişkisi kurularak aynı dilekçede ileri sürülebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme, davacının asli talebi olan fesih istemini esastan reddetmedikçe fer'i nitelikteki nama ifaya izin talebini inceleyip hükme bağlayamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 111Kaynağı aç
Yüklenicinin Nama İfa Talep Etme Yetkisi
Kat karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri her iki tarafa da karşılıklı yapma borçları yükler. Arsa sahibinin yükleniciyi vekillikten azletmesi sonrasında inşaatın devamı için gereken idari veya hukuki işlemleri yapmaktan kaçınması ve yükleniciye gerekli yetkileri tanımaması halinde, yüklenici de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 113. maddesi uyarınca bu işlemleri arsa sahibi adına gerçekleştirmek üzere yetkilendirilme talep edebilir. Karşılıklı borç doğuran bu sözleşme tipinde nama ifa müessesesi yalnızca arsa sahibine değil, şartları oluştuğunda yükleniciye de yetki tanır.
Eksik İmalatların Kapsamı ve Masrafların Tespiti
Nama ifaya izin davası açan arsa sahibi, yalnızca kendi payına isabet eden bağımsız bölümler ile yapının ortak alanlarındaki eksik ve kusurlu işlerin tamamlanmasını isteyebilir. Arsa sahibinin talebi doğrultusunda verilecek izin ve hükmedilecek bedel, yükleniciye ait bağımsız bölümlerdeki eksik ve kusurlu işlerin giderim masraflarını kapsayacak şekilde genişletilemez.
Mahkeme, nama ifaya izin talebini karara bağlarken bilirkişi incelemesi yaptırarak eksik, ayıplı ve projeye aykırı imalatları ve bunların tamamlanması için zorunlu olan masrafları kalem kalem belirlemelidir. Her bir imalat kaleminin tahmini giderim bedeli, karar tarihine en yakın piyasa rayiçlerine göre tespit edilmelidir. Bu şekilde hesaplanan giderim bedeli davacıya tazminat olarak değil, inşaatın tamamlanması amacıyla avans niteliğinde ödenmek üzere hüküm altına alınır.
Yargılama Usulü ve Hükmün Kurulması
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin ikinci fıkrası gereğince mahkeme kararının sonuç bölümünde, taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların herhangi bir duraksamaya yol açmayacak biçimde ve sıra numarası altında açıkça yazılması şarttır. İlamın icrasında ve infazında tereddüt yaşanmaması için nama ifa hükmünde yapılacak işler, bu işlerin miktarları, projeye aykırılıklar ve her birinin tespit edilen rayiç tutarları tek tek hüküm fıkrasına yansıtılmalıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
Nama ifa masraflarının karşılanabilmesi amacıyla yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin veya arsa paylarının satışına yetki verilebilmesi için davacı tarafın dava dilekçesinde bu yönde açık bir talebinin yer alması zorunludur. Dava dilekçesinde talep edilmemiş olan bağımsız bölüm ya da arsa payının devrine yönelik tapu iptali ve tescil istemi, yargılama aşamasında kısmi ıslah yoluyla davaya dahil edilemez ve bu yöndeki talepler reddedilir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/196, K. 2020/3053Kaynağı aç
Temyiz incelemesi neticesinde verilen bozma kararına ilk derece mahkemesince uyulması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil eder ve yargılamanın bozma çerçevesinde yürütülmesi zorunlu hale gelir. Buna karşılık ilk derece mahkemesince nama ifaya izin talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olmasına rağmen davacı tarafça bu yönde temyiz yoluna başvurulmamışsa, söz konusu eksiklik re'sen temyiz incelemesine konu edilerek bozma sebebi yapılamaz.
Arsa sahibi yüklenicinin payına düşen bağımsız bölümler için nama ifa isteyebilir mi?
Hayır, arsa sahibi yalnızca kendisine düşen bağımsız bölümlerdeki ve binanın ortak alanlarındaki eksik ve kusurlu işlerin tamamlanmasını isteyebilir; yükleniciye ait bağımsız bölümler nama ifa kapsamına dahil edilemez.
Nama ifa kapsamında belirlenen eksik iş bedeli tazminat sayılır mı?
Hayır, bilirkişi marifetiyle hüküm tarihine en yakın piyasa rayiçlerine göre tespit edilen bedel tazminat olarak değil, işlerin tamamlanması için arsa sahibine avans niteliğinde ödenmek üzere hükme bağlanır.
Dava dilekçesinde yer almayan tapu payı iadesi kısmi ıslah ile istenebilir mi?
Dava dilekçesinde talep edilmemiş olan bağımsız bölüm veya arsa payının devrine ilişkin tapu iptali ve tescil talepleri kısmi ıslah yoluyla davaya eklenemez ve bu şekilde yapılan talepler reddedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

