Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve Teminat İpoteğinin Hukuki Niteliği
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibi ile yüklenici arasında kurulan isimsiz ve karma nitelikli bir sözleşmedir. Bu ilişkide yüklenicinin arsa üzerinde yapı meydana getirme borcu eser sözleşmesinin, arsa sahibinin arsa payını yükleniciye devretme borcu ise satış sözleşmesinin unsurlarını oluşturur. Taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda somut olayın niteliğine uygun düştüğü ölçüde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eser ve satış sözleşmelerine ilişkin hükümleri uygulanır. Noterde düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle ipotek taahhüdünde bulunulabilir ve ipoteğin niteliği ile şartları belirlenebilir; ancak teminat ipoteğinin hukuken geçerli olarak kurulması resmi şekilde tapuda yapılacak tescil ile gerçekleşir.
Arsa Sahibinin Güvencesi: Teminat İpoteğinin Kurulması ve Kapsamı
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yükleniciye verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlere ait arsa payları, sözleşmenin imzalanmasını müteakip ifadan önce tapuda yüklenici adına devredilebilir. Arsa sahibi bu aşamada kendisini güvence altına almak amacıyla yükleniciye devrettiği tapu kayıtları üzerinde kendi lehine teminat ipoteği tesis edebilir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/5225 E., 2019/4066 K. sayılı kararında işaret edildiği üzere, yüklenicinin ayıplı ve eksik işleri ile gecikme zararının bulunması halinde teminat ipoteği paraya çevrilerek uğranılan zarar bu teminat üzerinden giderilmeye çalışılır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5225, K. 2019/4066Kaynağı aç
Teminat İpoteğinin Paraya Çevrilmesi ve İcra Takip Usulü
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı kural olarak öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır. Rehin tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklı, kalan alacak miktarı için haciz veya iflas yoluna gidebilir. Kanunun 45. maddesinde ayrıca ipotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında alacaklının seçimine ve borçlunun sıfatına göre rehnin paraya çevrilmesi, haciz yahut iflas yollarına başvurulabileceği düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/13-1114 E., 2013/1041 K. sayılı ilamı gereğince, ipotek sadece asıl borçlu lehine veya sözleşmedeki asıl borç için verilmişse, müşterek borçlu ve müteselsil kefil aleyhine anılan takip önceliği zorunluluğu olmaksızın, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla takip başlatılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/13-1114, K. 2013/1041Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 45Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 149. maddesi gereğince, ilamlı takip yolunda icra memuru, sunulan ipotek akit tablosunun şartsız bir para borcu ikrarını içermesi ve alacağın muaccel bulunması halinde borçluya, taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş veya üçüncü kişi tarafından rehnedilmiş olması durumunda ise bu kişilere de birer icra emri düzenler. Tebliğ edilecek icra emrinde otuz gün içinde borcun ödenmesi, ödeme yapılmadığı ve icra mahkemesinden takibin geri bırakılması kararı sunulmadığı takdirde alacaklının taşınmazın satışını talep edebileceği belirtilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 149Kaynağı aç
Üçüncü Kişilere Devredilen Bağımsız Bölümler ve Pasif Husumet
Üzerinde arsa sahibi lehine teminat ipoteği bulunan bağımsız bölümler yüklenici tarafından üçüncü kişilere devredilse dahi arsa sahibinin teminat hakkı varlığını sürdürür. Yüklenicinin sözleşmesel yükümlülüklerini ifa etmemesi durumunda arsa sahibi, üçüncü kişiye ait olan taşınmaz üzerindeki teminat ipoteğini paraya çevirebilir ve gecikme tazminatı, eksik veya ayıplı ifa bedeli ile cezai şart alacaklarını tahsil etme yoluna gidebilir.
Eksik işler ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda davanın doğru kişilere yöneltilmesi şarttır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2013/2934 E., 2013/3762 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde taraf olmayan ve dava tarihi itibarıyla kendi üzerine kayıtlı davacılar lehine teminat ipoteği tesis edilmiş taşınmaz veya arsa üzerinde bağımsız bölümü bulunmayan kişiler aleyhine açılan davalar pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2013/2934, K. 2013/3762Kaynağı aç
İpoteğin Terkini (Fekki) Şartları ve İmar Mevzuatının Etkisi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/5225 E., 2019/4066 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, yüklenicinin arsa sahibine inşaatın tamamlanması için verdiği teminat ipoteği, inşaatın tam ve eksiksiz teslim edildiği ispatlanmadığı sürece terkin edilemez. Aynı Dairenin 2016/4910 E., 2019/1668 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere, yüklenici ancak tüm edimlerini yerine getirdiği takdirde teminat ipoteğinin kaldırılması mümkün olup, arsa sahiplerinin eksik-ayıplı iş ve gecikme tazminatı talepli davalarında haklı görülmesi durumunda yüklenicinin açtığı ipoteğin fekki davasının reddi gerekir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4910, K. 2019/1668Kaynağı aç
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığında ise bu kısımların kullanılabilmesi için yapı kullanma izni alınması mecburidir. İzin mal sahibinin müracaatı üzerine ruhsat ve fen şartlarına uygunluğun tespitiyle verilir ve idareler bu başvuruyu en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/537 E., 2019/2304 K. sayılı kararı uyarınca sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça iskân ruhsatı alma yükümlülüğü İmar Kanunu'nun 30. maddesi gereği iş sahibine ait olmakla birlikte, inşaatın imar mevzuatına uygun tamamlanması ve iskân alımına elverişli hale getirilmesi yüklenicinin sorumluluğundadır.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 30Kaynağı aç
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/3255 E., 2021/2391 K. sayılı kararına göre, inşaat bitirme garantisi olarak teminat ipoteği tesisine yönelik uyuşmazlıklarda, yargılama sürecinde inşaatın tamamlanarak bağımsız bölümün arsa sahibine teslim edilmesi ve yapının iskân ruhsatının alınması durumunda teminat ipoteği tesis edilmesinin dayanağı kalmaz ve dava konusuz kalır. Bu şekilde davanın konusuz kalması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı hâllerde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/3255, K. 2021/2391Kaynağı aç
Yüklenici edimlerini eksiksiz yerine getirmeden teminat ipoteğinin fekkini isteyebilir mi?
Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan tüm edimlerini noksansız yerine getirdiğini ispatlayamadığı takdirde teminat ipoteği terkin edilemez; arsa sahiplerinin eksik-ayıplı iş veya gecikme tazminatı davalarında haklı görülmesi durumunda fek talebi reddedilir.
Teminat ipotekli taşınmazı devralan üçüncü kişilere karşı nasıl takip yapılır?
Yüklenicinin borcunu ifa etmemesi durumunda arsa sahibi mülkiyeti üçüncü kişiye geçen taşınmaz üzerindeki ipoteği paraya çevirebilir; İcra ve İflas Kanunu'nun 149. maddesi gereğince akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi ve borcun muaccel olması halinde icra memurunca üçüncü kişi malike icra emri gönderilir.
İnşaat bitirme garantisi olarak ipotek tesisine ilişkin davada yapının teslimi ve iskân alınması ne sonuç doğurur?
İnşaat bitirme garantisi olarak teminat ipoteği tesisine ilişkin davada, yargılama sırasında inşaatın bitirilerek bağımsız bölümlerin teslim edilmesi ve iskân ruhsatının alınmasıyla ipotek tesisinin dayanağı kalmaz ve dava konusuz kalır; mahkeme davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmeder.
Rehinle temin edilmiş alacaklarda doğrudan genel haciz yoluna başvurulabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca rehinli alacaklarda kural olarak öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip zorunludur; ancak ipotek yalnızca borçlu veya asıl borç için verilmiş olup kefilin sorumluluğunu karşılamıyorsa, alacaklı bu zorunluluk olmaksızın müşterek borçlu ve müteselsil kefil aleyhine tüm alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla takip başlatabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

