Kamu Lojmanı Tahliyesi: Hukuki Çerçeve ve Dava Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Kamu Lojmanı Tahliyesi: Hukuki Çerçeve ve Dava Yolu

Lojman Tahliyesinde Görevli Mahkeme ve Dava Türü

Kamu lojmanı tahliyesi, idarenin tek taraflı bir idari işlemiyle gerçekleşir. Bu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürüldüğünde başvurulacak yargı yolu sulh hukuk mahkemesi değil, idare mahkemesidir; açılacak dava, idari işlemin iptali istemine dayanan bir iptal davasıdır.

Dava Açma Süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarda ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Bu süre hak düşürücü nitelik taşımaktadır; tebliğ tarihinden itibaren altmış günlük süre geçirildikten sonra dava hakkı düşmektedir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre ise ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar; bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Konut Türleri ve Yasal Oturma Süreleri

2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 4. maddesi, özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceğini; sıra tahsisli konutlarda ise oturma süresinin beş yıl olduğunu hükme bağlamaktadır.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/3560, K. 2022/3589Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/3560 E.  ,  2022/3589 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3560 Karar No : 2022/3589 DAVACI : … DAVALI : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Kırklareli ili, Kara Kuvvetleri Komutanlığı … Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında piyade üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin "Konuttan Çıkma" başlıklı dördüncü bölümünün birinci maddesinin birinci fıkrasında 16/05/2019 tarihli Bakan Oluru ile yapılan değişiklikte yer alan "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (İlave 17/05/2019)" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu ibarenin; masumiyet karinesini ihlal ettiği, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve anılan Kanun uyarınca çıkarılan Kamu Konutları Yönetmeliği'nde düzenlenmediği, kanun ve yönetmelikle düzenlenmeyen bir hükmün yönergeyle düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil edeceği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Kamu konutlarının kamu personeline tahsisine ilişkin usul, esas ve şartların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği, öte yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personele tahsis edilecek kamu konutlarının puanlama, tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine dair esasların ise belirtilen Yönetmelik esas alınarak hazırlanan MSY/319-2(B) TSK Konut Yönergesi ile düzenlendiği, anılan Yönergede 17/05/2019 tarihinde dava konusu değişikliğin yapıldığı, her çeşit güvenlik önlem ve tertiplerinin baş unsurunun personel olduğu, Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla bir takım tedbirler alması gerektiği, darbe girişiminin mahiyeti itibarıyla hızlı, etkili ve sonuç alıcı adımlar atılmasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu, bu durumun bir gereği olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde FETÖ/PDY ile mücadeleye en küçük şüpheye mahal vermeyecek şekilde her platformda devam edildiği, bu kapsamda TSK'nın güvenlik ihtiyaçları ve Kurumun özel durumu dikkate alınarak Konut Yönergesine dava konusu ilavenin yapılarak Bakan Olur'u ile yürürlüğe konulduğu, Yönerge'de yapılan değişikliğin mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin dördüncü bölümün birinci maddesinde yer alan iptali istenilen ibarenin üst hukuk normlarıyla çeliştiğinden bahisle iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde Üsteğmen olarak görev yapmakta iken "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılan … tarafından; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin "Konuttan Çıkma" başlıklı 4'üncü Bölümünün, 1'inci maddesinde 1'inci fıkrasında 16/05/2019 tarihli Bakan Oluru ile yapılan değişiklikte yer alan "terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Milli Savunma Bakanlığı'nın 16/05/2019 tarihli emirleriyle MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapılmış ve Yönergenin 4'üncü Bölüm, 1'inci madde, 1'inci fıkrasına, "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu'nun 221'inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder……" ibaresi ilave edilmiştir. Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 3. maddesinde, kamu konut türleri ve konut tahsisine ilişkin düzenlemeler yer almış, maddenin son fıkrasında, konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği, Kanun'un "Oturma süreleri" başlıklı 4. maddesinde de, özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği, sıra tahsisli konutlarda ise oturma süresinin beş yıl olduğu, ancak; bu sürenin tamamlanmasından sonra konuttan yararlanacak başka birinin olmaması halinde, belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak oturmaya devam edilmesine izin verilebileceği hüküme bağlanmıştır. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmek amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği'nin "Konuttan çıkma" başlıklı 33. maddesinde, özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanların; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay; başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenlerin en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmak zorunda oldukları kurala bağlanmıştır. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun, açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlemlerin düzenlendiği 65. maddesinin (f) bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam edecekleri hükmüne yer verilmiştir. Hukuk düzenimizde normlar hiyerarşisi; Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici (karar, tebliğ, sirküler, esaslar, genel emir, tarife, ilke kararı, yönerge, talimat ve genelge gibi) işlemler olarak sıralanmakta ve denetime esas hiyerarşi de bu şekilde kabul edilmektedir. Anılan hiyerarşinin anlamı, alt normun üst normlara aykırı hükümler taşıyamayacağıdır. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla "açıklayıcı" hükümler taşıyan, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir ve idare tarafından, anılan düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. "Kanuni idare ilkesi" ve normlar hiyerarşisi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin bir kanuna dayanması, bu eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması, idarenin kanun ile kendisine verilen yetkiyi kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. İdarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak veya daraltacak bir biçimde kullanılamayacağı da idare hukukunun en temel ilkelerindendir. Görevden uzaklaştırma (açığa alma); kamu görevlisi olma statüsünü değiştirmeyen, kamu görevlisinin kadrosu ile bağının kesilmesi sonucunu doğurmayan ve buna bağlı olarak anılan statünün devamı süresince statü kapsamında sağlanan haklardan yararlanmanın devam ettiği, görevden ayrı kalınan sürenin hizmetten sayıldığı, bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatının sürdüğü ihtiyati bir tedbir olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinde "konuttan çıkma" hallerinin sayılmak sureti ile gösterildiği, 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 65. maddesinin 1/f-1 alt bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan yararlanmaya devam edeceklerinin öngörüldüğü dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin Kanunla tanınan bir hakkı daraltıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; kamu görevlisinin Kanun ve yönetmelikle tanınan lojmandan faydalanma hakkının Yönerge değişikliği ile kaldırılması mümkün olmadığından, dava konusu düzenleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4'üncü Bölüm, 1'inci madde, 1'inci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan "terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler" ibaresinin İPTALİNE karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: 21/08/2017 tarihinden itibaren davacı adına tahsis edilen lojmanın, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 55.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Personel Müdürlüğünün 06/11/2019 tarihli işlemi ile tahliyesi istenmiştir. 07/11/2019 tarihinde davacı tarafından, hakkında tesis edilen 06/11/2019 tarihli işlem ile işlemin dayanağı MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde yapılan değişikliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle yerel mahkemede açılan davada, Mahkeme tarafından “Görev Ret, Danıştay’a Gönderme” kararı verilmiştir. Dairemizce 11/03/2020 tarihinde “Dilekçe Ret” kararı verilmiş olup, anılan karar 13/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı 25/08/2020 tarihinde yenileme dilekçesi vermiştir. Yenileme dilekçesinde MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin "Konuttan Çıkma" başlıklı dördüncü bölümünün birinci maddesinin birinci fıkrasında 16/05/2019 tarihli Bakan Oluru ile yapılan değişiklikte yer alan "terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler" ibaresinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:" başlıklı 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde ise; "(Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler." hükmü düzenlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin "Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi" başlıklı dördüncü bölümünün birinci maddesinin (l) bendinde; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)" kuralı yer almaktadır. 375 sayılı "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmı ise şu şekildedir: "A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır. B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. … Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz. …" hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uyarınca açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların, taraflarına tahsis edilen kamu konutlarından faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, yukarıda alıntısına yer verilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) bendinde, 926 sayılı Kanun'a tabi personelden, yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde ise; göreve son verilme şartının aranmadığı, anılan bentte sayma yoluyla belirtilen kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmaları halinde, tahsis edilen kamu konutlarından tahliye edilecekleri hüküm altına alınmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmeyerek, göreve son verilme şartının öngörülmesi karşısında; görevinden uzaklaştırılan veya Mahkemece hakkında düzenlenen iddianame kabul edilerek, sanık sıfatıyla yargılanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak dava konusu edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nde, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin on beş (15) gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiği düzenlenmiştir. Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesi hükmü uyarınca, kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, her ne kadar idare tarafından; "Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde gerçekleşen hain bir darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği" ifade edilerek, bu hususi durumun, tesis edilen işlemin gerekçesi olduğu belirtilmekte ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde; idarenin savlarında belirtilen olağanüstü süreçle bağlantılı birtakım tedbirler düzenleme altına alınırken, kanun koyucu tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri personeli bakımından açığa alınmanın, hakkında ceza davası açılmış olmasının yeterli görülmemesi ve 926 sayılı Kanun hükümlerine istisna getirir nitelikte bir düzenleme yapılmaması karşısında, bu savunmaya itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin dördüncü bölüm birinci madde birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler (İlave 17/05/2019)" ibaresinin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY : Dairemizin 17/05/2022 tarih ve E:2019/5593, K:2022/2597 sayılı kararı ile dava konusu MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin "Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi" başlıklı dördüncü bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (İlave 17/05/2019)" şeklindeki ibarenin iptaline karar verildiğinden, bu davada, aynı ibarenin iptali istemi hakkında yeniden bir karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, işbu davada iptali istenilen ibare hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" hükmedilmesi gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/566, K. 2021/6029Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/566 E.  ,  2021/6029 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/566 Karar No : 2021/6029 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı – ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Astsubay olarak görev yapmakta iken ceza yargılaması nedeniyle açığa alınan davacı tarafından, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. bölümünün 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 926 sayılı Kanun’un 65. maddesi kapsamında açığa alındığı ve hakkındaki yargılamanın devam ettiği, 07/11/2019 tarihinde yapılan tebligatla, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapıldığını ve hakkında ceza yargılaması bulunması nedeniyle ikamet ettiği kamu konutundan tahliye edileceğini öğrendiği, salt hakkında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin yani sadece yargılanıyor olmasının konuttan çıkarılmak için yeterli kabul edildiği; ancak, hakkında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin doğrudan açığa alınmadığı, 926 sayılı Kanun’un 65. maddesinde idareye açığa alma yetkisi tanındığı, bu yüzden açığa alınmayarak görevine devam eden ve lojmanda oturmaya devam eden birçok personelin olduğu, davaya konu Yönerge değişikliğinde kamu yararı bulunmadığı, yargılanmakta olan personelin askeri kamplardan, orduevlerinden ve sosyal tesislerden faydalanabildiği düşünüldüğünde, aile hayatına saygı gereği bir nevi özel alan olan kamu konutundan faydalanamamasının hukuki dayanağının bulunmadığı; ayrıca, anılan Kanun'un 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, yargılandığı için açığa alınan personelin lojmanlardan faydalanmaya devam edeceği düzenlemesine yer verildiğinden dava konusu düzenlemenin Kanun'a açıkça aykırı olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 7. maddesinde konuttan çıkarılma sebeplerinin sınırlı sayıda ve açıkça belirlendiği, anılan Kanun maddesinde sayılan sebeplerden olmayan dava konusu düzenlemenin 2946 sayılı Kanun’a da aykırı olduğu, Kamu Konutları Yönetmeliği'nde de aynı sebeplerin sayıldığı, Yönetmeliğinin 14. maddesinin altıncı fıkrası ile Milli Savunma Bakanlığına verilen yetkinin, konut tahsis talebi ve değerlendirilmesine ilişkin olduğu, konuttan çıkarılma hususunda yetki tanınmadığı, hakkındaki yargılamanın devam ettiği ve beraat edeceği, örgüt üyeliği suçlamasını soruşturmanın tüm aşamasında reddettiği ve Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanma gibi bir durumunun söz konusu olmadığı, buna rağmen lojmandan çıkarılmasının bir tür cezalandırma olduğu ve Anayasa ile korunan masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Kamu Konutlarından yararlanma hakkının özlük hakkı kapsamında olduğu, bu nedenle Anayasa’nın 128. maddesi gereğince kanunla düzenlenmesi gerektiği, nitekim Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen personelin 15 gün içerisinde lojmanı tahliye edeceği hususunun da yine Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlendiği, Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliği'nin tüm kamu kurum ve kuruluşlarında uygulandığı, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olmayan aynı durumdaki bir personel lojman hakkından yararlanmaya devam ederken, dava konusu düzenleme nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan personelin bu haktan yararlanamamasının eşitlik ilkesine de aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALI …NIN SAVUNMASI: Kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usul ve esaslar ile uygulamaya dair hususların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma ve İçişleri Bakanlığınca yaptırılan, satın alınan, kiralanan veya bu bakanlıklara tahsis edilen kamu konutlarının tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine ilişkin esasların ise aynı Yönetmelik esas alınarak hazırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi ile düzenlendiği, Türk Silahlı Kuvvetlerinin güvenlik ihtiyaçları ile tedbirleri ve kurumun özel durumunun da göz önünde bulundurulması açısından FETÖ/PYD ile mücadelede tedbir olarak öngörüldüğünden Yönerge'nin 4. bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasında 16/05/2019 tarihinde değişiklik yapılarak söz konusu değişikliğin aynı tarihte Bakan Oluru ile yürürlüğe konulduğu, ülkenin içinde bulunduğu süreç ve karşı karşıya kaldığı terör tehdidi nedeniyle söz konusu düzenlemeye uygun olarak yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesi hükmü uyarınca, Kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, kanuni düzenlemelere aykırı olan dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; Türk Silahlı Kuvvetlerine ait … Eğitim Merkezi Komutanlığı lojmanlarında ikamet etmekte olan astsubay Semih Karateke tarafından; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan "haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; Astsubay olarak görev yapan davacının, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesi uyarınca açığa alındığı ve ceza mahkemesinde yargılamasının devam ettiği, davacıya 07/11/2019 tarihinde tebliğ edilen yazıyla, Milli Savunma Bakanlığı'nın 17/05/2019 tarihli emirleriyle MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapıldığı ve Yönergenin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasına, "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu'nun 221'inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder……" hükmünün ilave edildiği belirtilerek, ikamet ettiği konutu 22/11/2019 tarihine kadar tahliye etmesi gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından, konuttan tahliyesine dayanak yapılan MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan "haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 3. maddesinde, kamu konut türleri ve konut tahsisine ilişkin düzenlemeler yer almış, maddenin son fıkrasında, konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği, Kanun'un "Oturma süreleri" başlıklı 4. maddesinde de, özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği, sıra tahsisli konutlarda ise oturma süresinin beş yıl olduğu, ancak; bu sürenin tamamlanmasından sonra konuttan yararlanacak başka birinin olmaması halinde, belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak oturmaya devam edilmesine izin verilebileceği hüküme bağlanmıştır. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmek amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği'nin "Konuttan çıkma" başlıklı 33. maddesinde, özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanların; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay; başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenlerin en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmak zorunda oldukları kurala bağlanmıştır. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun, açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlemlerin düzenlendiği 65. maddesinin (f) bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam edecekleri hükmüne yer verilmiştir. Hukuk düzenimizde normlar hiyerarşisi; Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici (karar, tebliğ, sirküler, esaslar, genel emir, tarife, ilke kararı, yönerge, talimat ve genelge gibi) işlemler olarak sıralanmakta ve denetime esas hiyerarşi de bu şekilde kabul edilmektedir. Anılan hiyerarşinin anlamı, alt normun üst normlara aykırı hükümler taşıyamayacağıdır. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla "açıklayıcı" hükümler taşıyan, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir ve idare tarafından, anılan düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. "Kanuni idare ilkesi" ve normlar hiyerarşisi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin bir kanuna dayanması, bu eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması, idarenin kanun ile kendisine verilen yetkiyi kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. İdarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak veya daraltacak bir biçimde kullanılamayacağı da idare hukukunun en temel ilkelerindendir. Görevden uzaklaştırma (açığa alma); kamu görevlisi olma statüsünü değiştirmeyen, kamu görevlisinin kadrosu ile bağının kesilmesi sonucunu doğurmayan ve buna bağlı olarak anılan statünün devamı süresince statü kapsamında sağlanan haklardan yararlanmanın devam ettiği, görevden ayrı kalınan sürenin hizmetten sayıldığı, bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatının sürdüğü ihtiyati bir tedbir olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinde "konuttan çıkma" hallerinin sayılmak sureti ile gösterildiği, 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 65. maddesinin 1/f-1 alt bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan yararlanmaya devam edeceklerinin öngörüldüğü dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin Kanunla tanınan bir hakkı daraltıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; kamu görevlisinin Kanun ve yönetmelikle tanınan lojmandan faydalanma hakkının Yönerge değişikliği ile kaldırılması mümkün olmadığından, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin 4. Bölüm, 1. madde, birinci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan "haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 23/11/2021 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili Av. …'in duruşmaya geldiği, Danıştay Savcısı …'in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısı'nın düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verilerek ve dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Astsubay olarak görev yapmakta iken ceza yargılaması nedeniyle açığa alınan davacı tarafından, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. bölümünün 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 140. maddesinde, "Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler."; 141. maddesinde, "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler… " hükümlerine yer verilmiştir. 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:" başlıklı 65. maddesinde ise; "Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: … f) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler…" hükmü getirilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin "Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi" başlıklı 4. bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)" kuralına yer verilmiştir. 375 sayılı "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmı ise şu şekildedir: "A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. … B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. … Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz…." HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nde 17/05/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile, "Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi" başlıklı 4. bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresi eklenmek suretiyle, anılan suçlar kapsamında haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin bulundukları konutu on beş (15) gün içerisinde tahliye edecekleri düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun hükümlerinden; görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurların sosyal haklardan yararlanmaya devam edeceği, benzer mahiyette 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na göre, açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların da lojmandan faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır. Öte yandan, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesinin (B) bendinde de, 926 sayılı Kanun'a tabî personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Oysa, aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde; bu bent kapsamında sayılan kamu görevlileri bakımından, göreve son verilme şartı aranmamış, görevden uzaklaştırılanların da kamu konutlarından tahliye edileceği ivedî bir tedbir olarak düzenleme altına alınmıştır. Bu yasal düzenlemeler karşısında, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için, göreve son verilme şartının öngörüldüğü, bu konuda açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmediği, dolayısıyla görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bu gerekçe ile kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesi hükmü uyarınca, Kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, kanuni düzenlemelere aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4. bölümünün 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan “haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kanunun 7. maddesi konuttan çıkarılma hallerini düzenlemektedir. Buna göre özel, görev veya hizmet tahsisli konutlarda oturanlar tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutu boşaltmak zorundadır. Sıra tahsisli konutlarda oturanlar ise beş yıllık sürenin bitiminden itibaren on beş gün içinde ya da yararlanacak başka biri bulunmaması nedeniyle oturmaya devam izni verilmişse idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde çıkmakla yükümlüdür; emeklilik, istifa, nakil veya memuriyet sıfatının kalkması halinde ilişik kesme tarihinden itibaren iki ay içinde çıkma zorunluluğu doğmaktadır. Konutlarda oturmakta iken ölenlerin aileleri ölüm tarihinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltır. Tahsis yapıldıktan sonra oturma şartlarını haiz olmadığı anlaşılanlar ise kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren iki ay içinde çıkmak zorundadır.

2946 sayılı KAMU KONUTLARI KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – Bu Kanun kapsamına giren; a) Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar. b) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar; beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren onbeş gün veya yararlanacak başka biri olmaması nedeniyle oturmaya devam etmesine izin verilmiş ise çıkması için idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar. c) Konutlarda oturmakta iken ölenlerin aileleri, ölüm tarihinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltırlar. d) (Mülga: 2/7/2018-KHK-700/87 md.) e) Tahsis yapıldıktan sonra oturma şartlarını haiz olmadıkları anlaşılanlar, kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltırlar. f) Staj, kurs, tedavi maksadıyla ayrılanlardan kurum veya kuruluşlarıyla ilişiği kesilmeyenlerin aileleri normal oturma süresini tamamlayıncaya kadar konuttan çıkarılmaz. g) Geçici veya sürekli olarak yurt içi veya yurt dışı görevine atananların ailesini beraberinde götürmesinde siyasi, askeri veya emniyet mülahazası ile sakınca görülenlerin aileleri, görevlinin bu görevi sona erinceye kadar konuttan çıkarılmaz. Konuttan çıkarılma:

Kanun bazı kişiler için koruyucu hükümler de öngörmektedir. Staj, kurs veya tedavi amacıyla ayrılan ve kurumla ilişiği kesilmeyen personelin aileleri, normal oturma süresini tamamlayıncaya kadar konuttan çıkarılamaz. Geçici veya sürekli yurt içi ya da yurt dışı göreve atanan personelden, ailesini beraberinde götürmesinde siyasi, askeri veya emniyet yönünden sakınca görülenlerin aileleri de görev sona erinceye kadar konuttan çıkarılamaz.

Kamu Konutları Yönetmeliği Kapsamındaki Boşaltma Süreleri

Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 33. maddesi uyarınca, özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanların tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay; başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenlerin ise en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmaları gerekmektedir.

Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 20. maddesi kapsamında, beş yıllık oturma süresinin tamamlanmasının ardından konuttan yararlanacak başka personelin bulunmaması durumunda, belirli bir süre tayin edilmeksizin ve şartlı olarak konutta oturmanın sürdürülmesine izin verilebilmektedir.

Konut Tesliminde İzlenen Usul

Lojmanın boşaltılması sırasında idarece demirbaş envanteri kontrol edilir. Demirbaşların eksiksiz olduğuna dair tutanak düzenlenmekte ve anahtar teslimi bu tutanakla birlikte gerçekleştirilmektedir.

Açığa Alınan ve Tutuklanan Personelin Lojman Hakkı

Görevden uzaklaştırma (açığa alma), kamu görevlisi statüsünü değiştirmeyen, kamu görevlisinin kadrosuyla bağını kesmeyen ve buna bağlı olarak statü kapsamındaki haklardan yararlanmanın devam ettiği, görevden ayrı kalınan sürenin hizmetten sayıldığı ihtiyati bir tedbirdir. TSK personeli açısından bu süre boyunca asker kişi sıfatı da sürmektedir.

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan faydalanma hükümleri dahil kanunda öngörülen haklardan yararlanmaya devam edecekleri hükme bağlanmıştır. İlgili madde başlığında subay ve askerî memurlar açıkça belirtilmiş olmakla birlikte Danıştay içtihadında bu güvencenin astsubaylar yönünden de geçerli olduğu kabul edilmiştir.

926 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU m. 65Kaynağı aç
Madde 65 – Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: a) (Değişik: 20/11/2017-KHK-696/20 md. Aynen kabul: 1/2/2018-7079/19 md.) Haklarında taksirli suçlar hariç bir suçtan kamu davası açılanlara ilişkin iddianameler, kabulünü müteakip mahkeme tarafından sanığın mensubu bulunduğu kuvvet komutanlığına ve Milli Savunma Bakanlığına gönderilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis, taksirli suçlar hariç olmak üzere beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan veya yüz kızartıcı bir suçtan yahut emre itaatsizlikte ısrar, üste veya amire fiilen taarruz, üste veya amire hakaret, mukavemet suçlarından dolayı haklarında kamu davası açılanlar, ilgili kuvvet komutanlığının teklifi üzerine veya resen Milli Savunma Bakanlığı tarafından açığa alınabilirler. Milli Savunma Bakanlığınca askeri suçlar yönünden resen açığa alma işlemi tesis edilmeden önce fiilin işleniş şekli, niteliği ve disiplini ihlal derecesi bakımından açığa alınmayı gerektirip gerektirmediği hakkındaki görüşü ilgili kuvvet komutanlığından sorulabilir. b) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) (a) bendi gereğince açığa çıkarılanlar yapmakta oldukları görevden alıkonulurlar ve kendilerine başka görev verilmez. c) (Değişik: 22/1/2015 – 6586/45 md.) Bunlardan; 1. Yargılama sonunda beraatlerine, haklarındaki kamu davasının her ne sebeple olursa olsun ortadan kaldırılmasına veya duruşmanın tatiline veya davanın düşmesine veya kamu davasının reddine veya Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hükümlülüklerine yahut haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlerin açıkları, haklarındaki kararın kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılır. 2. Soruşturmaya konu olan fiillerin hizmetlerine devama engel olmadığı anlaşılanların açıkları, haklarında karar verilmesi beklenmeksizin kaldırılabilir. 3. Açıkta bulunanlar hakkında her üç ayda bir yapılacak değerlendirme sonucunda veya diğer nedenlerle açıklarının kalkması gerektiği değerlendirilenlerin açıkları kaldırılır. d) (Değişik: 28/6/2001 – 4699/9 md.) Hükmün aleyhe bozulması ve mahkemece bu bozulmaya uyulması veya duruşmanın tatiline dair kararın ortadan kalkması veya Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirecek şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi hallerinde de (a) bendi hükmü uygulanır. e) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Terfi sırasına girenlerden; 1. Açıkta bulunanların, 2. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirmeyecek  şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olmaları nedeniyle veya (c) bendinin (2) numaralı alt bendine göre açıkları kaldırılmış olup da henüz hükümleri kesinleşmemiş olanların, 3. (Değişik: 29/7/1983 – 2870/6 md.) Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların, 4. Kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç, firar veya izin tecavüzünde bulunmuş olanlar ile firar veya izin tecavüzüne devam edenlerin, Terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz. Bu gibilerin terfi ve kademe ilerlemesi işlemlerinin ne şekilde yapılacağı subay sicil yönetmeliğinde gösterilir. f) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler. 2. (Değişik birinci cümle: 18/7/2011 – KHK-647/1 md.) Açığa alınanlara ve tutuklulara (hakim subaylar dahil), bu süreler içinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi hükmüne göre aylık ödenir. Ancak, bu gibilerden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, muhakemenin menine, beraate, her ne sebeple olursa olsun kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük hakları ödenir. (Ek cümle: 18/7/2011 – KHK-647/1 md.) Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yurtdışı kadrolarında görevliyken açığa alınan veya tutuklananlara da yurtiçinde bir kadroya atanıncaya kadar, bu alt bent uyarınca yurtdışı aylığı ödenir. g) (Değişik: 3/7/1975 – 1923/25 md.) Firar veya izin tecavüzünde bulunanların bu fiillerinin başladığı tarihten itibaren aylık, hizmet ve makamla ilgili ödenek ve tazminatları kesilir. Ancak, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme veya mazerete dayalı olduğu adli mercilerce verilmiş kararlarla saptanan izin tecavüzlerinde kesilen aylık ve makamla ilgili ödenek ve tazminatları geri verilir. h. (Değişik: 20/11/2017-KHK-696/20 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/19 md.) Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezalarının infazı sırasında subaylara maaş ile hizmet ve makamlarına ilişkin ödenek ve tazminatları verilmez. I) (Ek: 24/4/2008-5758/4 md.) Soruşturma veya kovuşturmasının devamı nedeniyle terfi edemeyen subay ve astsubaylardan; açığa çıkarılan, tutuklanan ya da açıkları kaldırılanlar veya tahliye edilenler hakkında, davaları neticeleninceye kadar, bu Kanunun 32 nci maddesinin (b) bendinde yer alan en çok rütbe bekleme süreleri ile 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesinde belirtilen rütbe karşılığı yaş hadleri uygulanmaz. Bunların Silahlı Kuvvetlerde kalabileceği azami süre, emsali neşetlilerin Silahlı Kuvvetlerdeki görev süresi kadardır. DOKUZUNCU BÖLÜM Çeşitli Hükümler I – Genelkurmay Başkanının yaş haddi ve görev süresi:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 141. maddesi de paralel bir düzenleme içermektedir. Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun ya da olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir; bu kişiler Kanun'un öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/1156, K. 2022/3588Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/1156 E.  ,  2022/3588 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1156 Karar No : 2022/3588 DAVACI : … DAVALI : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan davacı tarafından, tarafına tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin Kara Kuvvetleri EDOK Komutanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile işlemin dayanağı olan MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölüm birinci madde birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan; "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (İlave 17/05/2019)" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu ibarenin; adil yargılanma hakkını ve masumiyet karinesini ihlal ettiği, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve anılan Kanun uyarınca çıkarılan Kamu Konutları Yönetmeliği'nde düzenlenmediği, kanun ve yönetmelikle düzenlenmeyen bir hükmün yönergeyle düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil edeceği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : MSY/319-2(B) TSK Konut Yönergesinin 4. bölümünün "Konuttan çıkma" başlıklı birinci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca davacının tarafına tahsis edilen kamu konutunu tebliğden itibaren 15 gün içerisinde tahliye etme zorunluluğunun bulunduğu, dava konusu işleme ilişkin belgeler incelendiğinde, hakkındaki yargılama sonunda beraat kararı verilenlerden henüz kararı Kara Kuvvetleri Komutanlığına ulaşmamış olanlar olabileceğinden, personelin beyanı üzerine tahsis makamı tarafından personelden mahkeme kararının talep edileceği, K.K. Per. Bşk.lığı İAİTİŞ Md.lüğü ile koordine edilerek konutun tahliye edilip edilmeyeceğine karar verileceğinin bildirildiğinin görüldüğü, idari işlemin hukuka aykırı olmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : MSY/319-2(B) TSK Konut Yönergesi'ne 17/05/2019 tarihinde eklenen ibarenin üst hukuk normlarıyla çeliştiği, bireysel işlemin de anılan Yönerge'de yer alan ibare dayanak alınarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu Yönerge ibaresinin ve bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan davacı tarafından, tarafına tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işleme dayanak alınan MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetler Konut Yönergesi'nin 4. bölüm, 1. madde, birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan; "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu'nun 221'inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder." şeklindeki ibarenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 140. maddesinde; "Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler."; 141. maddesinde; "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler… " hükümlerine yer verilmiştir. 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:" başlıklı 65. maddesinde ise; "Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: … f) (Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler…" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 375 sayılı "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin (A) bendinde bu bend kapsamında kalan kamu görevlileri bakımından, göreve son verilme şartı aranmamış, görevden uzaklaştırılanların kamu konutlarından tahliye edileceği belirtilmiş, (B) bendinde de 926 sayılı Kanun'a tabî personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edilmesi öngörülmüştür. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun "Kamu konut türleri ve konut tahsisi" başlıklı 3. maddesinde, Kamu konutları, tahsis esasına göre dört gruba ayrıldığı belirtilmiş, bu maddenin son fıkrasında da, "Konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. Bu kanun maddesine dayanılarak kapsamdaki kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usul esas şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tespit etmek amacıyla Kamu Konutları Yönetmeliği hazırlanmış. 23/09/1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, Yönetmeliğin "Konut Tahsis Talebi ve Değerlendirilmesi" başlıklı 14. maddesinin Yönergenin düzenlendiği tarihteki son fıkrasında, "Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin konut tahsis talebi ve değerlendirilmesine dair usul ve esaslar (4) sayılı cetveldeki puanlama ve bu madde hükümleri göz önünde bulundurularak Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca ayrıca düzenlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Anılan Yönetmelik gereği hazırlanıp, yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi, 12/04/2016 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi MSY/319-2(B) ile güncelleştirilerek yeniden yayımlanmış, 17/05/2019 tarihinde bu Yönergenin 4. bölüm, 1. madde, birinci fıkrası "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu'nun 221'inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur. Bşk.lığı ve Kuv. K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır." şeklinde değiştirilmiştir. Anılan yasal düzenlemelerde ve Kamu Konutları Yönetmeliğinde lojmandan tahliyeye ilişkin kurallar getirilmiş, askeri hakimler dışındaki Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kamu konutlarından tahliyesi için Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin açığa alınması veya tutuklanması yeterli görülmeyip ancak görevlerine son verilmesi halinde kamu konutlarından tahliyesi öngörülmesine karşın, davaya konu yönergenin iptali istenilen maddesinde, üst hukuk normlarına aykırı şekilde askeri personelden Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilmiş olmasının lojmandan tahliye nedeni oluşturmasına yönelik yapılan düzenlemede ve bu düzenlemeye dayanılarak davacının kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davaya konu Yönerge maddesindeki düzenlemenin ve bu düzenlemeye dayanılarak davacı adına tesis edilen bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Kara Kuvvetleri … Komutanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile oturduğu lojmanın tahliyesi istenen davacının, hakkında tesis edilen 30/10/2019 tarihli işlem ile işlemin dayanağı MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölüm birinci madde birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan; "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu'nun 221'inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder." ibaresinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:" başlıklı 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde ise; "(Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler." hükmü düzenlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin "Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi" başlıklı dördüncü bölümünün birinci maddesinin (l) bendinde; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)" kuralı yer almaktadır. 375 sayılı, "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmı ise şu şekildedir: "A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır. B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. … Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz. …" hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından her ne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölüm, 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221.maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder." cümlesinin iptali istenilmekte ise de; dosya kapsamından davacının hakkında iddianame düzenlendiği gerekçesi ile kamu konutundan tahliyesi yönünde işlem tesis edildiği anlaşılmakla, davaya konu düzenlemenin "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (İlave 17/05/2019)" ibaresi ile sınırlı olarak incelenmesi gerekmektedir. Dava, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölüm birinci madde birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptali yönünden incelendiğinde; Yukarıda açık metinlerine yer verilen 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uyarınca açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların, taraflarına tahsis edilen kamu konutlarından faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, yukarıda alıntısına yer verilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) bendinde, 926 sayılı Kanun'a tabi personelden, yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde ise; göreve son verilme şartının aranmadığı, anılan bentte sayma yoluyla belirtilen kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmaları halinde, tahsis edilen kamu konutlarından tahliye edilecekleri hüküm altına alınmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmeyerek, göreve son verilme şartının öngörülmesi karşısında; görevinden uzaklaştırılan veya Mahkemece hakkında düzenlenen iddianame kabul edilerek, sanık sıfatıyla yargılanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak dava konusu edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nde, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin on beş (15) gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiği düzenlenmiştir. Bu durumda, Anayasa'nın 124. maddesi hükmü uyarınca, kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, her ne kadar idare tarafından; "Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde gerçekleşen hain bir darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği" ifade edilerek, bu hususi durumun, tesis edilen işlemin gerekçesi olduğu belirtilmekte ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde; idarenin savlarında belirtilen olağanüstü süreçle bağlantılı birtakım tedbirler düzenleme altına alınırken, kanun koyucu tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri personeli bakımından açığa alınmanın, hakkında ceza davası açılmış olmasının yeterli görülmemesi ve 926 sayılı Kanun hükümlerine istisna getirir nitelikte bir düzenleme yapılmaması karşısında, bu savunmaya itibar edilmemiştir. Dava, davacının tarafına tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin 30/10/2019 tarih ve 2519432 sayılı işlem yönünden incelendiğinde; Yukarıda yer verilen gerekçe ile dava konusu tahliye işleminin dayanağı olan Yönerge hükmünde hukuka uygunluk görülmediğinden, bu hüküm uyarınca tesis edilen tahliye işleminde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin dördüncü bölüm birinci madde birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan "Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler" ibaresinin İPTALİNE, 2. Davacının tarafına tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin İPTALİNE, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2022 tarihinde dava konusu Yönerge maddesinin iptali istemi yönünden oyçokluğuyla, dava konusu işlemin iptali istemi yönünden oybirliğiyle karar verildi. (X)KARŞI OY : Dairemizin 17/05/2022 tarih ve E:2019/5593, K:2022/2597 sayılı kararı ile dava konusu MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin "Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi" başlıklı dördüncü bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (İlave 17/05/2019)" şeklindeki ibarenin iptaline karar verildiğinden, bu davada, aynı ibarenin iptali istemi hakkında yeniden bir karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, işbu davada iptali istenilen ibare hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" hükmedilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyorum.

375 Sayılı KHK Geçici 35. Madde: Statüye Göre Farklılaşan Tahliye Rejimleri

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) bendi kapsamında, 926 sayılı Kanun'a tabi personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edileceği düzenlenmiştir. Görevden uzaklaştırma ya da hakkında iddianame kabul edilmesi bu bentte tahliye sebebi olarak sayılmamıştır. Görevine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığı belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir, bu kişiler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez ve kurullardaki üyelikleri sona erer.

375 sayılı 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU, 926 SAYILI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU, 2802 SAYILI HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU, 2914 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM PERSONEL KANUNU, 5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI, DEVLET MEMURLARI VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNE MEMURİYET TABAN AYLIĞI VE KIDEM AYLIĞI İLE EK TAZMİNAT ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME m. Geçici 35Kaynağı aç
Geçici Madde 35- (Ek: 25/7/2018-7145/26 md.) A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. (İptal ikinci ve üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.[77] Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır. B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;[78] 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 5) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. 7) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır. 8) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır. 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır. 10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemez; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Birinci paragraf uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünden çıkarılanların, mahkeme kararı aranmaksızın, karar tarihinden geçerli olmak üzere rütbe ve memuriyetleri geri alınır, bu kişiler yeniden kamu görevlerine kabul edilmez ve on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu paragrafta sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu paragraf hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz. Bu fıkrada öngörülen usuller uyarınca, terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek idari işlem tesis edilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılanların itirazları üzerine yapılacak değerlendirme sonucunda görevlerine iadesine ilişkin işlemler aynı usullerle yapılır. Bu kapsamda görevine iade edilenlere kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. (İptal üçüncü ve dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) C) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Ç) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) D) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) E) Bu maddenin (A), (B) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilenler uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve üyeliği, müsteşar, hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamaz ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamaz. F) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) G) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirildiği için görevden uzaklaştırılanlar veya açığa alınanlar hakkında ilgili mevzuatta yer alan;[79] a) (İptal bent: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) b) Disiplin soruşturması sebebiyle görevden uzaklaştırma süreleri bir yıl olarak uygulanır ve bu süre ilgisine göre ilgili bakan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu veya ilgili kurul onayıyla bir yıla kadar uzatılabilir. c) Adli soruşturma ve kovuşturma sebebiyle görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemlerinde değerlendirme süreleri uygulanmaz. (İptal paragraf: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/5593, K. 2022/2597Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/5593 E.  ,  2022/2597 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/5593 Karar No : 2022/2597 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı- ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Hava Kuvvetleri Komutanlığı 15. Füze Üs Komutanlığında hava personel astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapan ve İstanbul ilinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait Yeşilyurt Mahallesi Lojmanlarında ikamet eden davacı tarafından, … tarihinde … sayılı Bakan onayı ile 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin “Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi" başlıklı dördüncü bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine eklenen "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Hava Kuvvetleri Komutanlığında hava personel astsubay kıdemli başçavuş olarak görevde iken tahsis edilen sıra tahsisli kamu konutunu tahliye etmesi yönünde davalı idarece tesis edilen 04/10/2019 tarihli işlemin dayanağı olan Konut Yönergesi'nin “Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi başlıklı” maddesinde değişiklik yapılmasından sonra, kendisinin "terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler” kapsamında olduğu belirtilerek, “kendilerine yapılan tebliğ tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder” hükmü gereğince kendisine 07/10/2019 tarihinde tebliğat yapıldığı, ve 22/10/2019 tarihine kadar tahliyesinin istenildiği, Kamu Konutları Kanunu'nda ve Yönetmeliği'nde, Konut Yönergesi değişikliğine ilişkin hüküm bulunmadığından, üst normlara aykırı olan bu değişikliğin hukuka aykırı olduğu, Milli Savunma Bakanlığının, iddianamenin kabulünü lojmandan çıkarmak için yeterli saymasının, bu yargılamalarının hükmünü yitirmesi, masumiyet karinesinin ihlali ve mahkeme kararı beklenmeksizin kişinin peşinen “suçlu” ilân edilmesi anlamına geldiği, lojmandan yararlanma şartları veya hangi durumlarda bu hakkın kaybolacağı da Kamu Konutları Kanunu ve buna dayalı olarak çıkarılan Yönetmelik'te açık açık yazılı olup, üst normda bulunmayan şartları Yönerge'ye eklemek suretiyle kişilerin haklarının ellerinden alınmakta olduğu, tahliyesine karar verilmesinin eşitlik ilkesine hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu, Kanun'da yer almayan bir şartla lojmandan çıkarılmasının hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülerek hakkında tesis edilen bireysel işlemin dayanağı olan Yönerge maddesinin iptalinin gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Kamu konutlarının kamu personeline tahsisine ilişkin usul, esas ve şartların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma Bakanlığı personeline tahsis edilecek kamu konutlarının puanlama, tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine dair esasların ise belirtilen Yönetmelik esas alınarak hazırlanan MSY/319-2(B) TSK Konut Yönergesi ile düzenlendiği, anılan Yönerge'de 17/05/2019 tarihinde dava konusu değişikliğin yapıldığı, her çeşit güvenlik önlem ve tertiplerinin baş unsurunun personel olduğu, Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişiminin ortaya koyduğu tehdidin boyutu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, darbe teşebbüsünün tamamamen sonlandırılması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla ilan edilen OHAL süresince bir takım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla bir takım tedbirler alması gerektiği, darbe girişiminin mahiyeti itibarıyla hızlı, etkili ve sonuç alıcı adımlar atılmasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu, bu durumun bir gereği olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde FETÖ/PDY ile mücadeleye en küçük şüpheye mahal vermeyecek şekilde her platformda devam edildiği, bu kapsamda TSK'nın güvenlik ihtiyaçları ve Kurumun özel durumu dikkate alınarak Konut Yönergesi'ne dava konusu ilavenin yapılarak Bakan oluru ile yürürlüğe konulduğu, OHAL ve sonrasındaki süreç birlikte değerlendirildiğinde, Yönerge'de yapılan değişikliğin hukuka ve mevzuata uygun olması nedeniyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesinin (A) bendi uyarınca görevden uzaklaştırılan, görevlerine son verilen veya (B) bendi uyarınca kamu görevinden çıkartılanların kendilerine tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilecekleri kuralı getirilmiştir. Ayrica, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 65. maddesinin (f) fıkrasının 1. bendinde de, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam edeceklerinin belirtiltiği, dava konusu Yönergenin dayanağı olabilecek nitelikteki yukarıda sayılan kanuni düzenlemelerde ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliğinde lojmandan tahliyeye ilişkin kurallar getirilmiş olmakla birlikte, bu düzenlemelerde yer almayan, "personel hakkında düzenlenen iddianamenin kabulü durumunun" lojmandan tahliye nedeni oluşturmasına yönelik kısıtlamanın yönerge ile getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, bu durumda, üst hukuk normlarına aykırı olan ve yukarıda belirtilen (B) bendi kapsamında olmayan davacı hakkında uygulanması halinde telafisi güç zarar doğuracağından, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : “Dava; Türk Silahlı Kuvvetlerinde Hava Personel Astsubay Kıdemli Başçavuş olarak görev yapan ve İstanbul ilinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait Yeşilyurt Mahallesi Lojmanlarında ikamet eden davacı tarafından, Milli Savunma Bakanlığı'nın 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin “Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi başlıklı” maddesinde … tarih ve … sayılı Bakan onayı ile yapılan değişikliğe ilişkin düzenleyici işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 140. maddesinde; "Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler."; 141. maddesinde; "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler… " hükümlerine yer verilmiştir. Milli Savunma Bakanlığı'nın 17.05.2019 tarihli emirleriyle MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapılmış, anılan Yönergenin "Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi" başlıklı 4. Bölümünün (l) bendinde; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2019)" kuralına yer verilmiştir. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun, açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlemlerin düzenlendiği 65. maddesinin (f) bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam edecekleri hükme bağlanmıştır. 375 sayılı "657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmında, "B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. …Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz…." kuralları yer almıştır. Görevden uzaklaştırmanın (açığa almanın); kamu görevlisi olma statüsünü değiştirmeyen, kamu görevlisinin kadrosu ile bağının kesilmesi sonucunu doğurmayan ve buna bağlı olarak anılan statünün devamı süresince statü kapsamında sağlanan haklardan yararlanmanın devam ettiği, görevden ayrı kalınan sürenin hizmetten sayıldığı, bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatının sürdüğü ihtiyati bir tedbir olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinde "konuttan çıkma" hallerinin sayılmak sureti ile gösterildiği, 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 65. maddesinin 1/f-1 alt bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan yararlanmaya devam edeceklerinin öngörüldüğü, diğer yandan; yukarıda metnine yer verilen 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesinin (B) bendinde de, 926 sayılı Kanun'a tabî personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği düzenlemesine yer verildiği, bu itibarla, mevzuatta Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için göreve son verilme şartının öngörüldüğü, bu konuda açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmediği göz önüne alındığında, görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin bu gerekçe ile kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak, dava konusu edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nde, yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin on beş (15) gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 124. maddesi hükmü uyarınca, Kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.” TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Hava Kuvvetleri Komutanlığında hava personel astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapan ve İstanbul ilinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine ait Yeşilyurt Mahallesi Lojmanlarında ikamet eden davacının, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimine katıldığından bahisle hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen iddianamenin kabulü ile İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamasının devam ettiği esnada, 17/05/2019 tarih ve E:288222 sayılı Bakan onayı ile 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin “Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi" başlıklı dördüncü bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine eklenen "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:" başlıklı 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde ise; "(Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler. …" hükmü düzenlenmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname"ye 25/07/2018 tarih ve 7145 sayılı Kanun"un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmı ise şu şekildedir: "A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır. B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz…" hükümlerine yer verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin "Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi" başlıklı Dördüncü Bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2019)" kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlık, MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, "Konuttan çıkma" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine 17/05/2019 tarihli değişiklikle eklenen ibarenin, dayanağı olan üst hukuk normuna ve hukuka uygun olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde yapılan (17/05/2019 tarihli) değişikliğin iptalinin istendiği dikkate alınarak, uyuşmazlık, MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetler Konut Yönergesi'nin Dördüncü Bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan; "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin iptali istemine hasren incelenmiştir. Yukarıda açık metinlerine yer verilen 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uyarınca açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların, taraflarına tahsis edilen kamu konutlarından faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, yukarıda alıntısına yer verilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) bendinde, 926 sayılı Kanun'a tabi personelden, yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde ise; göreve son verilme şartının aranmadığı, anılan bentte sayma yoluyla belirtilen kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmaları halinde, tahsis edilen kamu konutlarından tahliye edilecekleri hüküm altına alınmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmeyerek, göreve son verilme şartı öngörülmesi karşısında; görevinden uzaklaştırılan veya Mahkemece hakkında düzenlenen iddianame kabul edilerek, sanık sıfatıyla yargılanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak, dava konusu edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nde, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin 15 gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiğinin düzenlenmiştir. Bu durumda; Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, her ne kadar idare tarafından; "Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde gerçekleşen hain bir darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği" ifade edilerek, bu hususi durumun, tesis edilen işlemin gerekçesi olduğu belirtilmekte ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde; idarenin iddialarında belirtilen olağanüstü süreçle bağlantılı birtakım tedbirler düzenleme altına alınırken, kanun koyucu tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri personeli bakımından açığa alınmanın, hakkında ceza davası açılmış olmasının yeterli görülmemesi ve 926 sayılı Kanun hükümlerine istisna getirir nitelikte bir düzenleme yapılmaması karşısında, bu savunmaya itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Milli Savunma Bakanlığı'nın 319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin “Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi başlıklı” dördüncü bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine eklenen "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile" ibaresinin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Geçici 35. maddenin (A) bendi ise yargı mensupları ve Sayıştay meslek mensuplarını da içeren belirli kamu görevlilerini düzenlemektedir. Bu bentte sayılan kamu görevlileri bakımından görevden uzaklaştırılma veya göreve son verilme hallerinde konutların on beş gün içinde tahliyesi öngörülmüştür. Bu düzenleme, 926 sayılı Kanun'a tabi personele uygulanan tahliye koşullarından farklı nitelik taşımaktadır.

Geçici 35. maddenin (A) ve (B) fıkraları kapsamında haklarında işlem tesis edilecek olanlara, ilgili kurum tarafından yedi günden az olmamak üzere uygun vasıtalarla savunma hakkı tanınması zorunludur. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar bu haktan vazgeçmiş sayılır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi, geçici uygulama süresine tabi bir düzenleme olarak sevk edilmiştir.

Normlar Hiyerarşisi ve Yönergeyle Hak Kısıtlanması Sorunu

Hukuk düzeninde Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik üst norm niteliği taşımaktadır. Yönerge, talimat ve genelge gibi adsız düzenleyici işlemler bu hiyerarşinin altında yer almakta; alt norm üst normlara aykırı hüküm içeremez. İdareye tanınan alt düzenleme yapma yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesi çerçevesinde yasama organının çizdiği sınırlar içinde ve üst hukuk normlarına aykırılık oluşturmamak kaydıyla kullanılabilir.

2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 3. maddesi, konut tahsisine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğini öngörmektedir. Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında kamu görevlilerinin özlük işlerinin kanunla düzenleneceği kuralı yer almaktadır. Danıştay içtihadında normlar hiyerarşisi ve Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca alt düzenlemelerin üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı vurgulanmış; kanun düzeyinde tanınan lojmandan yararlanma imkânının yönerge değişikliğiyle ortadan kaldırılamayacağı kabul edilerek üst normları aşan idari düzenlemeler iptal edilmiştir.

TSK Konut Yönergesi'nde İptal Edilen Düzenleme

MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi'nin dördüncü bölüm birinci madde birinci fıkrasına 17 Mayıs 2019 tarihinde eklenen bir ibare, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü kurma veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceğini düzenliyordu.

Danıştay 12. Dairesi, E. 2020/3560, K. 2022/3589 sayılı kararıyla anılan Yönerge ibaresinin üst hukuk normlarına aykırı olduğu gerekçesiyle oyçokluğuyla iptaline hükmetmiştir. Aynı Daire, E. 2020/1156, K. 2022/3588 sayılı uyuşmazlıkta ise söz konusu Yönerge hükmüne dayanılarak tesis edilen bireysel konuttan tahliye işlemini hukuka aykırı bularak oybirliğiyle iptal etmiştir. Kararlarda, alt norm niteliğindeki yönergeyle kanuni çerçeveyi aşan tahliye sebebi getirilemeyeceği tespiti yapılmıştır.

Daha erken tarihli bir davada da Danıştay 12. Dairesi, E. 2020/566, K. 2021/6029 sayılı kararıyla aynı Yönerge'ye eklenen benzer bir ibarenin 926 sayılı Kanun'un 65. maddesiyle tanınan lojmandan yararlanma hakkını daralttığı gerekçesiyle hukuka aykırı olduğunu saptamış ve işlemi iptal etmiştir. Bu kararda üst hukuk normlarına aykırı bulunan Yönerge değişikliğiyle kamu görevlisinin kanun ve yönetmelikle tanınan lojmandan faydalanma hakkının kaldırılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

375 Sayılı KHK Geçici 35. Madde Kapsamında Göreve İade ve Mali Haklar

Geçici 35. maddenin (B) bendi doğrultusunda görevden çıkarılıp sonradan görevine iade edilen personele, görevden uzakta geçirilen döneme karşılık gelen parasal ve sosyal hakları ödenmektedir.

TSK Personeline Özgü Konut Tahsis Usulü

Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 14. maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin konut tahsis talebi ve değerlendirilmesine ilişkin usul ve esasların, yönetmelikteki puanlama cetveli ve madde ilkeleri gözetilerek Millî Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca ayrıca düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. İdare bu yetkisini üst norm sınırları içinde kullanmak durumundadır.

Lojman tahliye davası hangi mahkemede açılır?

Kamu lojmanı tahliyesi idari bir işlemle gerçekleştiğinden, bu işleme karşı açılacak iptal davası idare mahkemesinde görülür. Sulh hukuk mahkemeleri bu davalarda görevli değildir.

Lojman tahliyesine itiraz için süre ne kadardır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca tahliye işleminin tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan geçirilmesi dava hakkını ortadan kaldırmaktadır.

Görev sona erince lojman ne zaman boşaltılmalıdır?

2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 7. maddesinin (a) bendi ve Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 33. maddesi uyarınca özel, görev veya hizmet tahsisli konutlarda oturanlar tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutu boşaltmak zorundadır. Başka bir kurumda aynı veya eşdeğer göreve nakledilenlere ise yönetmelik uyarınca en geç altı aylık boşaltma süresi tanınmaktadır. Sıra tahsisli konutlar ve diğer ayrılma nedenleri ise kanunun 7. maddesinin diğer bentlerinde farklı sürelere tabi tutulmuştur.

Açığa alınan ya da tutuklanan kamu görevlisi lojmandan çıkarılabilir mi?

Görevden uzaklaştırma (açığa alma) kamu görevlisi statüsünü ve kadro bağını sona erdirmez; statü kapsamındaki haklardan yararlanma devam eder. 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, açığa alınan ya da tutuklanan personelin lojmandan yararlanmaya devam edeceğini hükme bağlamaktadır. 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesinin (B) bendi de 926 sayılı Kanun'a tabi personel bakımından yalnızca görevine son verilenler için tahliye yükümlülüğü öngörmüştür; açığa alınma veya tutukluluk bu bent kapsamında tahliye sebebi sayılmamaktadır.

Yönergeyle lojman hakkı kaldırılabilir mi?

Hayır. Anayasa'nın 124. maddesi ve normlar hiyerarşisi uyarınca alt norm olan yönerge üst hukuk normlarına aykırı düzenleme içeremez; kanunla tanınan lojmandan yararlanma hakkı yönergeyle ortadan kaldırılamaz. Danıştay 12. Dairesi de TSK Konut Yönergesi'ne eklenen tahliye hükmünü bu hiyerarşi kuralına aykırılık sebebiyle iptal etmiştir.

Sıra tahsisli konutlarda beş yıl dolunca tahliye zorunlu mu?

2946 sayılı Kanun uyarınca sıra tahsisli konutlarda oturma süresi beş yıldır. Ancak bu süre tamamlandıktan sonra konuttan yararlanacak başka bir personelin bulunmaması halinde, Kamu Konutları Yönetmeliği'nin 20. maddesi belirli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak oturmaya devam izninin verilebileceğini öngörmektedir.

375 sayılı KHK Geçici 35. maddenin (A) ve (B) bentleri arasındaki fark nedir?

İki bent farklı personel gruplarına uygulanmakta ve farklı tahliye koşulları içermektedir. (B) bendi kapsamında yer alan 926 sayılı Kanun'a tabi TSK personeli için tahliye yükümlülüğü yalnızca kamu görevine son verilmesi halinde doğmaktadır. (A) bendi ise yargı mensupları ve Sayıştay meslek mensuplarını kapsamakta olup bu grupta görevden uzaklaştırılanların da tahliye edilmesi düzenlenmiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu