Kentsel dönüşüm sürecinde tahliye yükümlülüğünün fiilen doğması için öncelikle riskli yapı tespitinin usulüne uygun şekilde gerçekleştirilerek kesinleşmesi ve ilgililere idari bildirimlerin yapılması gerekir. Riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra bu tespit hak sahiplerine bildirilir. Tanınan süre içinde tespite itiraz edilmemesi veya yapılan itirazın reddedilmesi durumunda riskli yapı tespiti kesinleşir ve tahliye aşamasına geçilir.
Riskli Yapı Tespiti ve İtiraz Usulü
Riskli yapılara ilişkin bilgiler tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili tapu idaresine bildirilir. Hak sahiplerine tebliğ yerine geçmek üzere düzenlenen tespit tutanağı taşınmaza asılır, maliklere e-Devlet Kapısı kanalıyla duyurulur ve mahalle muhtarlığında on beş gün boyunca askıda tutulur. İşlem, muhtarlıktaki askı ilanının son gününde taraflara tebliğ edilmiş kabul edilir. Tespit edilen yapılar Kentsel Dönüşüm Başkanlığı internet adresinde de on beş gün boyunca duyurulur. İncelemenin engellenmesi durumunda ise mülki amirin yazılı izni doğrultusunda kolluk personeli aracılığıyla kilitli kapı ve bölümler açılarak tespit resen tamamlanır.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanuni temsilcileri on beş gün içinde itiraz edebilir. Bu itirazlar, üniversitelerce görevlendirilecek dört ve Bakanlık veya Başkanlık bünyesinden görevlendirilecek üç üyenin katılımıyla kurulan teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır. Süresinde itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi halinde tespit işlemi kesinleşir.
Tahliye ve Yıkım İçin Tanınan Süreler ile Tebligat
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun m. 5/1 uyarınca, riskli yapıların yıktırılmasında öncelikle hak sahipleriyle mutabakat sağlanması esastır. Yapının yıktırılması amacıyla maliklere doksan günü geçmemek üzere süre tanınır ve bu müddet zarfında yıkım gerçekleştirilmezse yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilir. Verilen sürede tahliye ve yıkımın yerine getirilmemesi halinde idari tahliye ve yıkım prosedürleri devreye girer.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Kanun kapsamındaki yapıların tahliyesine ve yıktırılmasına dair tebligat; tutanağın yapıya asılması, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilmesi ve muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilmesi suretiyle yapılır. İşlem, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş kabul edilir. Tahliyesi talep edilen yapılar ayrıca Kentsel Dönüşüm Başkanlığının internet sayfasında on beş gün süreyle ilan edilir. Maliklerin tanınan sürede tahliye ve yıkım yapmaması halinde idare can güvenliği ve kamu düzeni gerekçesiyle süreci ilerleterek resen yıkım yürütebilir; ancak öncesinde tahliye, tebligat ve süre işlemlerinin usule uygun tamamlanması zorunludur.
İdari Tahliye ve Masrafların Karşılanması
Kendilerine tanınan süre içinde maliklerince yıktırılmayan riskli yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ile yıktırma işlemleri, mahallî idarelerin de iştirakiyle mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır. Tahliyenin engellenmesi durumunda Başkanlık veya İdarenin talebiyle mülki idare amiri tarafından verilen yazılı izne istinaden yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapılar veya alanlar açılarak tahliye gerçekleştirilir. Süresinde yıktırılmayan yapıların tahliye ve yıktırma masrafları ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanır.
Başkanlık veya İdare tarafından yapılan ya da yaptırılan riskli yapı tespiti, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında bina maliklerinden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Kiracıların Durumu ve Malik-Kiracı İlişkileri
Tahliye sürecinde idari bildirim öncelikle tapu maliklerine yapılır; malikler ise riskli yapı kararını ve tahliye sürecini taşınmazdaki kiracılara bildirmekle yükümlüdür. Riskli yapı tespiti kiraya veren açısından hukuki bir tahliye sebebi teşkil eder ve kiracı binayı kullanmaya devam etmekte direnemez. Buna karşın kiracının bilgilendirilmesi, eşyalarını taşıması ve haklarını kullanabilmesi için makul imkân sağlanmalıdır. Kiracının buna rağmen taşınmazı boşaltmaması halinde zorla tahliye yalnızca yasal idari ve hukuki tahliye yolları işletilerek yürütülür.
Riskli yapı nedeniyle taşınmazı tahliye eden kiracı yalnızca tahliye tarihine kadar olan kira borcundan sorumludur; tahliye sonrasında fiili kullanım bittiği için kira borcu işlemez. Yapının kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacak olması sebebiyle de kiracıdan kaynaklanmayan hasarlar depozito bedelinden mahsup edilemez.
Aboneliklerin Kapatılması ve Kira Yardımı
Yıkım öncesinde bağımsız bölümlerdeki eşyalar tamamen boşaltılmalı; elektrik, su, doğal gaz ve internet abonelikleri kapatılmalı veya devredilmelidir. Malik ile kiracı arasında veya müteahhide yer teslimi sırasında bağımsız bölümün boşaltıldığı tarihi, eşyaların çıkarıldığını, sayaç bilgilerini ve anahtar teslimini gösteren yazılı bir tahliye tutanağı düzenlenmelidir. Bu tutanak, ileride kira alacağı, depozito iadesi veya teslim tarihi konusunda doğabilecek uyuşmazlıkları önler.
6306 sayılı Kanun m. 5/1 çerçevesinde, uzlaşma yoluyla boşaltılan binalardaki hak sahiplerine, kiracılara ve fiilen ikamet eden sınırlı ayni hak sahiplerine geçici barınma veya işyeri imkânı sağlanabileceği gibi kira ya da inşa desteği de verilebilir. Söz konusu kira veya taşınma desteği re'sen tahsis edilmeyip ilgililerin müracaatına bağlı tutulmuştur; bu doğrultuda tahliyenin gerçekleştiği tarihin tevsik edilerek yetkili mercilere talepte bulunulması icap eder.
Çok Malikli Yapılarda Süreç ve Yargı Yolu
Birden fazla malik bulunan binalarda tahliye ve yıkım süreci tek bir malikin iradesine bağlı olmayıp ortak hareket edilmesini gerektirir. Ortak karar alınması, müteahhit ile yürütülüyorsa teslim tarihinin belirlenmesi ve gerekli belgelerin hazırlanması önem taşır. Tahliye ve yıkım sürecini haksız yere geciktiren maliklerin diğer hak sahiplerinin zarara uğramasına yol açması hukuki sorumluluk doğurabilir.
Kentsel dönüşüm sürecinde idarece tesis edilen riskli yapı tespiti, tahliye ve yıkım işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan bu işlemlere karşı idari yargıda dava açılır. Buna karşılık taraflar arasındaki kira alacağı, depozito uyuşmazlığı, tahliye tarihi, sözleşmesel kira yardımı veya tazminat talepleri özel hukuk ilişkisi niteliği taşıdığından adli yargının görev alanına girer.
Riskli yapı tespitine karşı ne kadar sürede itiraz edilebilir?
Riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanuni temsilcileri on beş gün içinde itiraz edebilir; itirazlar dört üniversite öğretim üyesi ve üç idare görevlisinden oluşan teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır.
Maliklere riskli yapıyı yıkmaları için ne kadar süre tanınır?
6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapıların yıktırılması amacıyla yapı maliklerine doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir; bu süre içinde yıkım yapılmadığı takdirde yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilir.
Kiracı riskli binayı boşaltmak istemezse tahliye nasıl yapılır?
Riskli yapı tespiti hukuki tahliye sebebi olduğundan kiracı taşınmazı kullanmaya devam etmekte direnemez; tahliyenin engellenmesi durumunda mülki idare amirinin yazılı izniyle kolluk marifetiyle kapalı kapılar açılarak tahliye gerçekleştirilir.
Süresinde yıktırılmayan yapıların masrafları kimden tahsil edilir?
Süresinde yıktırılmayan yapıların tahliye ve yıkım masrafları öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanır; yapılan masraflar daha sonra hisseleri oranında bina maliklerinden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Kentsel dönüşüm kira yardımı doğrudan ödenir mi?
Kira yardımı veya taşınma desteği otomatik olarak ödenmez; anlaşma ile yapıyı boşaltan malik, kiracı veya ikamet eden sınırlı ayni hak sahiplerinin tahliye tarihini belgeleyerek başvuruda bulunması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

