İzale-i Şuyu Davasında Yargılama Süresini Etkileyen Aşamalar

by Avukat Erdal Ersoy
İzale-i Şuyu Davasında Yargılama Süresini Etkileyen Aşamalar

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Paylı mülkiyeti sürdürme yükümlülüğü hukukî işlemden veya malın sürekli bir amaca özgülenmesinden doğmuyorsa paydaş paylaşmayı isteyebilir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonraki ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez ve bütün paydaşların davada yer alması gerekir.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/BKaynağı aç
MADDE 18/B- (Ek:28/3/2023-7445/37 md.) (1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır: a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar. b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar. c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar. ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar. (2) Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle düzenlenir. (3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir. (4) Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır. (5) (Ek:7/11/2024-7531/26 md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir. ALTINCI BÖLÜM Arabulucular Sicili Arabulucular sicilinin tutulması
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 698Kaynağı aç
Madde 698- Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz. b. Paylaşma biçimi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 137Kaynağı aç
MADDE 137- (1) Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.[14] (2) Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez. Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/5766, K. 2019/7192Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2018/5766 E.  ,  2019/7192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/03/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, 696 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın tefrikine dair verilen 08/04/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, 109 ada 4 parsel, 112 ada 3 parsel, 117 ada 9 parsel, 118 ada 13 parsel, 119 ada 6 parsel, 560 parsel, 696 parsel, 633 parsel ve 754 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili, 696 parsel sayılı taşınmazda bulunan muhdesatlar hakkında dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur. … Sulh Hukuk Mahkemesi 09.07.2014 tarihli 2014/171 Esas ve 2014/470 Karar sayılı ilamı ile … ilçesi,…. Mahallesi,… Mevkii 696 parsel ve…ı Mevkii 754 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydedilmesine; geri kalan parseller yönünden davanın kabulüne, … ili, … ilçesi, … Mahallesi 117 ada 9 parsel, 119 ada 6 parsel, 109 ada 4 parsel, 112 ada 3 parsel, 118 ada 13 parsel, …Mevkii 560 parsel, Köy İçi Mevkii 633 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar vermiştir. Tefrik edilen ve yargılamasına devam edilen 754 parsel sayılı taşınmaz yönünden … Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/468 Esas ve 2015/278 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, ortaklığın satış sureti ile giderilmesine; 696 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise bir kısım davalılar tarafından … 1. Asliye Hukuk Mahkemesine muhdesatın aidiyeti davası açılması ve bu davanın kesinleşme sürecinin uzun zaman alacağı gerekçesiyle davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar vermiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan herkes davada taraf ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanunun 51. maddesine göre de, dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 9. maddesine göre, fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. Aynı Kanunun 10. maddesine göre de ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. 11. maddeye göre ise erginlik 18 yaşının doldurulmasıyla başlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.1976 günlü ve 477/12 sayılı kararına göre, davada taraf olma ehliyeti, medeni haklardan yararlanma hakkının bir sonucudur. Reşit olmayan kimse medeni hakları kullanma ehliyetinden yoksun bulunması nedeniyle her ne kadar kendisi dava açamaz ise de; sözü edilen haklardan yararlanma ehliyetine haiz bulunduğundan aleyhine dava açılabilir. Ancak mahkemece davalının reşit olmadığının tespiti halinde re'sen kanuni mümessile tebligat yapılarak davada taraf olması sağlanmalıdır. Somut olaya gelince, 754 parsel sayılı taşınmazda hissedar olan Mehmet Erim'in mirasçılarından …'ın nüfus kaydına göre 01.01.2000, …'ın nüfus kaydına göre 22.05.2012 doğumlu olduğu, yargılama aşamasında dava dilekçesi dahil tüm tebligatların adı geçen davalılar adına yapıldığı anlaşıldığından, bu davalılar hakkındaki davanın yasal temsilcilerine yöneltilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yaşı küçük … ve …'a dava dilekçesi tebliği ile usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Paylaşmayı istemenin koşulları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesine göre paylaşma hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıl için sınırlanabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Aynı madde, uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamayacağını da düzenler; madde metni bu zamanı ayrıca tanımlamaz.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/5562, K. 2016/9455Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2015/5562 E.  ,  2016/9455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.12.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 10.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından bahisle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Ortaklığın giderilmesinin istenemeyeceği haller, Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede “Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda TMK 698. maddesinde yer alan bir durum söz konusu değildir. Ortaklığın giderilmesi davalarında iyiniyet incelemesi yapılamaz. Bu nedenlerle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davanın iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığından bahisle reddedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/5562 esas ve 2016/9455 karar sayılı incelemesinde, somut olayda Türk Medeni Kanunu’nun 698. maddesinde yer alan bir durumun bulunmadığı kabul edilmiştir. Kararda ortaklığın giderilmesi davalarında iyiniyet incelemesi yapılamayacağı belirtilmiş, davanın iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle reddedilmesi doğru görülmemiş ve işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu sonuç incelenen olayla sınırlıdır.

Dava açmadan önce arabuluculuk

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar. Aynı fıkranın (a) bendindeki istisna kira uyuşmazlıklarına ilişkindir; (b) bendi için madde metninde ayrı bir istisna gösterilmez.

Arabuluculuk anlaşmayla sonuçlanırsa anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili kanunlardaki sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilerek düzenlenir. Bu kapsamdaki anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur. Taşınmazla ilgili belgede şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır.

7/11/2024 tarihli eklemeyle maddeye giren hüküm, taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesini kapsar. Taraflardan biri icra edilebilirlik şerhinden sonra tapu müdürlüğünden tescil isteyebilir. Tapu müdürlüğü gerekli inceleme ve değerlendirmeden sonra tescili resmî senet düzenlenmeksizin yapabilir. Hüküm, her ortaklığın giderilmesi anlaşmasını bu kapsamda saymaz.

Dava ve cevap dilekçesindeki süreler

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesine göre, birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususlar dava dilekçesinde eksikse hâkim davacıya bir haftalık kesin süre verir. Eksiklik bu süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Süre, ortaklığın giderilmesi davasına özgü bir tamamlanma süresi değildir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
MADDE 119- (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır. Harç ve gider avansının ödenmesi[10][11]

Aynı Kanun’un 127. maddesine göre cevap dilekçesi süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevabın bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ve davalı süre içinde başvurursa, sürenin bitiminden işlemeye başlayan, bir defaya özgü ve bir ayı geçmeyen ek süre verilebilir. Ek süre kendiliğinden işlemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
MADDE 127- (1) Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.[13] Süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu

Ön incelemeden tahkikata geçiş

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 137. maddesi, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılmasını öngörür. Mahkeme bu aşamada dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez; tahkikat için duruşma günü de verilemez.

Giderilmesi mümkün olmayan bir eksikliğin bulunması hâlinde dava reddedilir. Bu düzenleme, ret kararının hangi nitelikte kurulacağını ayrıca göstermez.

Bütün paydaşların davada yer alması

Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davayı paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca bütün paydaşların davada yer alması zorunludur.

Paydaşlardan veya ortaklardan biri ölürse, mirasçılık belgesine göre mirasçıları davaya katıldıktan sonra işin esası incelenir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2018/5766 esas ve 2019/7192 karar sayılı incelemesinde, yaşı küçük davalılara dava dilekçesi tebliğ edilerek yasal temsilcilerine yöneltilmeden esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş ve hüküm bu nedenle bozulmuştur. Bozma, kararda belirtilen küçük davalılar yönünden taraf teşkiline ilişkindir.

Paydaş her zaman paylaşmayı isteyebilir mi?

Hayır. Paylı mülkiyeti sürdürme yükümlülüğü yoksa paydaş paylaşmayı isteyebilir; uygun olmayan zamanda ise bu istemde bulunulamaz. Hak, hukukî işlemle en çok on yıl için sınırlanabilir.

Paylaşmada arabuluculuk dava şartı mıdır?

Evet. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Dava dilekçesindeki her eksiklik bir haftada tamamlanır mı?

Hayır. Bir haftalık kesin süre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinin birinci fıkrasındaki (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksikliği içindir. Bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.

Cevap dilekçesi için süre ne kadardır?

Süre, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Çok zorluk veya imkânsızlık varsa ve süre içinde başvurulursa, bir defaya özgü ve bir ayı geçmeyen ek süre verilebilir.

Ön inceleme bitmeden tahkikat günü verilir mi?

Hayır. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez; tahkikat için duruşma günü verilemez.

Paydaş ölürse esas incelemesine geçilir mi?

Hemen geçilmez. Mirasçılık belgesine göre mirasçıların davaya katılması sağlandıktan sonra işin esası incelenir.

Küçük davalıya tebligat taraf teşkilini sağlar mı?

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2018/5766 esas ve 2019/7192 karar sayılı incelemesinde sağlamamıştır. Davanın yasal temsilciye yöneltilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra esas incelenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu