Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen ya da kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar o payı öncelikli olarak satın alma hakkına sahiptir. Bu hak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesiyle düzenlenmiştir. Hakkı kullanmak isteyen paydaş, kanunda öngörülen usul ve süre koşullarına uymakla yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 732Kaynağı aç
Yasal ve Sözleşmeden Doğan Önalım Hakkı
Türk hukukunda önalım hakkı iki ayrı kaynaktan doğabilir. Birincisi, paylı mülkiyet ilişkisinden doğan yasal önalım hakkıdır. İkincisi, tarafların kararlaştırdığı ve tapu kütüğüne şerh verilen sözleşmeden doğan önalım hakkıdır. Sözleşmeden doğan önalım hakkı, şerhte belirtilen sürede ve koşullara göre her malike karşı kullanılabilir; kütükte koşullar belirtilmemişse taşınmazın üçüncü kişiye satışındaki koşullar esas alınır. Şerhin etkisi, şerhin verildiği tarihin üzerinden on yıl geçmekle her durumda sona erer. Yasal önalım hakkının kullanılmasına ve hakktan vazgeçmeye ilişkin hükümler, sözleşmeden doğan önalım hakkında da uygulanır (TMK m. 735).
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 735Kaynağı aç
Önalım hakkı yalnızca klasik satış işlemiyle sınırlı değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 240. maddesi uyarınca hak, taşınmazın satışı ya da ekonomik bakımdan satışa eşdeğer her türlü işlemin yapılması hâllerinde kullanılabilir. Bununla birlikte kanun bazı işlemleri bu hakkın kapsamı dışında tutmaktadır: taşınmazın miras paylaşımında mirasçılardan birine özgülenmesi, cebri artırma yoluyla satışı ve kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi ile buna benzer amaçlarla edinilmesi bu istisnalar arasındadır. Ayrıca 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlarda da önalım hakkı kullanılamaz (TMK m. 733/1, değişik: 24/12/2025-7571/35 md.).
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 240Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 733Kaynağı aç
Hak Düşürücü Süreler ve Noter Bildirimi
Yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur (TMK m. 733/3). Önalım hakkı, satışın hak sahibine noter aracılığıyla bildirildiği tarihin üzerinden üç ay geçmekle düşer. Satışın noter bildirimi yapılmaksızın başka bir yolla öğrenilmesi bu üç aylık süreyi başlatmaz; üç aylık sürenin işleyebilmesi için usulüne uygun noter bildirimi şarttır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16641, K. 2019/2994Kaynağı aç
7571 sayılı Kanunun 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren değişikliklerine göre yasal taşınmaz önalımında noter bildiriminden itibaren 3 ay ve her halde satıştan itibaren 1 yıl hak düşürücü süre uygulanır. Bu tarihten önceki satışlarda TMK geçici m.1/1 gereğince eski 2 yıllık dış süre korunur. Dava konusu payın hâkimce belirlenen rayiç bedeli ve alıcıya düşen tapu giderlerinin depo edilmesi ise geçici m.1/2 gereğince daha önce açılmış davalarda da uygulanır. TBK m.242’deki sözleşmesel önalım ve sınai hak önalımı bu yasal taşınmaz kuralıyla aynı değildir.
7571 sayılı Kanun, Madde 35Kaynağı aç
Hak sahibinin edinimi noter bildirimi dışında bir yolla öğrenmesi, noter bildirimi yapılmamış olması ve azami hak düşürücü süre dolmamış bulunması koşuluyla dava açılmasına engel oluşturmaz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/16641, K. 2019/2994 sayılı kararında bu husus değerlendirilmiş; noter bildirimi dışında bir yolla öğrenmenin hak düşürücü sürenin işlemesine etkisi bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Aynı kararın incelediği olgular arasında ortaklığın giderilmesi davası sırasında satışı öğrenme hâli de yer almaktadır.
Davanın Açılması ve Bedel Yatırma Yükümlülüğü
Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır; hak başka bir yolla değil yalnızca dava yoluyla ileri sürülebilir (TMK m. 734 f. 1). Paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğan bu hak, payın üçüncü kişiye satılmasıyla kullanılabilir hâle gelir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 734Kaynağı aç
Dava açıldıktan sonra mahkeme, dava konusu payın rayiç bedelini gecikmeksizin belirler. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkimin belirlediği yere, verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük kesin süre içinde yerine getirilmezse, hak sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir (TMK m. 734 f. 2, değişik: 24/12/2025-7571/36 md.).
Önalım hakkının kullanılmasıyla, hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında, satıcı ile alıcı arasındaki sözleşmenin kapsam ve koşullarında bir satım ilişkisi kurulmuş olur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/15549, K. 2020/3386Kaynağı aç
Birden çok paydaşın önalım hakkını ayrı ayrı ya da birlikte tek davayla kullanması hâlinde, dava konusu pay bu paydaşlar arasında eşit biçimde paylaştırılır; önalım bedeli de eşit miktarlara bölünerek ödenir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Önalım davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir; bu yetki kesindir.
Dürüstlük Kuralı ve Fiili Taksim
TMK'nın 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Taşınmazda fiili taksim bulunması hâlinde önalım davası bu ilke çerçevesinde değerlendirilmektedir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/15549, K. 2020/3386 sayılı kararında, davacının ya da önceki malikin kullandığı bölümün ve satıcı paydaşın kullandığı bölümün ayrışmış olduğu durumlarda, satıcı zamanında kullanıma itiraz etmemiş olan davacının tapuda pay satışını gerekçe göstererek önalım hakkını kullanmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı ve davanın reddini gerektireceği sonucuna varılmıştır. Aynı kararda, fiili taksime değer verilebilmesi için taksimin yazılı yapılmış olmasının ya da tüm paydaşların ayrı bölümler kullanıyor olmasının zorunlu olmadığı da belirtilmiştir.
Trampa ve Satış Dışı Temliklerde Önalım Hakkı
Gerçek bir satış işlemi bulunmayan temliklerde önalım hakkı kullanılamaz. Trampa yoluyla edinilen paya karşı da önalım hakkına dayanılamaz. Trampaya konu taşınmazlar arasında değer farkı bulunması, tek başına işlemin trampa olmadığını kanıtlamaya yeterli değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/333, K. 2021/1331Kaynağı aç
Muvazaa İddiası ve İspat
Önalım davalarında zaman zaman tapu sözleşmesindeki satış bedelinin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir. Önalım hakkı sahibi, satış sözleşmesinin tarafı olmadığından üçüncü kişi konumundadır ve satış bedelinde muvazaa yapıldığı iddiasını tanık dahil her türlü yasal delille ispatlayabilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/15549, K. 2020/3386 sayılı kararında da önalım hakkı sahibinin bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabileceği ifade edilmiştir.
Öte yandan görünüşteki yazılı sözleşmenin tarafı olan kişilerin muvazaa iddiasını HMK m. 200 ve devamı ile TBK m. 12 uyarınca yazılı delille ispat etmesi zorunludur. Ayrıca muvazaa iddiasında bulunulduğunda başka delil gösterilmeksizin yalnızca keşifle saptanan gerçek değerin satış bedelinden düşük çıkması, tek başına muvazaanın ispatı için yeterli sayılmaz.
Önalım Hakkını Bertaraf Etmeye Yönelik İşlemler
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TMK m. 692 gereğince taşınmazın tüm paydaşlarıyla sözleşme yapılması ya da diğer paydaşların muvafakat etmiş olması gerekir; bu koşul sağlanmamışsa sözleşme geçersizdir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/333, K. 2021/1331 sayılı kararında, tüm paydaşların katılımı olmaksızın yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğu ve bu sözleşmeye dayanılarak gerçekleştirilen pay devirlerinin amacının diğer paydaşların önalım hakkını bertaraf etmek olduğunun tespit edildiği bir durumda, hisse devirlerinin gerçek satış olarak kabul edilerek önalım talebinin değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Hakkı Kullanmaktan Feragat
Önalım hakkından tamamen feragat etmek, resmi şekilde yapılmasını ve tapu kütüğüne şerh verilmesini gerektirir. Buna karşılık belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme yazılı şekle tabidir ve satıştan önce ya da sonra yapılabilir (TMK m. 733/2). Bu kurallar, sözleşmeden doğan önalım hakkından vazgeçme bakımından da uygulanır (TMK m. 735/3).
Sık Sorulan Sorular
Önalım davası açmak için süre ne zaman başlar?
Üç aylık hak düşürücü sürenin başlaması için noter vasıtasıyla yapılan bildirim şarttır. Satışın başka bir yolla öğrenilmesi bu süreyi işletmez. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/5781, K. 2016/10044 sayılı kararında, yasal önalım hakkının kullanılması için belirleyici olanın öğrenme değil noter bildirimi olduğu açıkça vurgulanmıştır. Noter bildirimi yapılmamışsa TMK m. 733/4'te düzenlenen azami hak düşürücü süre dolmadan dava açılabilir; bu sürenin uzunluğu konusunda mevzuat metni ile bazı yargı kararları arasında farklılık bulunmaktadır.
Dava açıldığında mahkemeye ne yatırılması gerekir?
Mahkeme, dava konusu payın rayiç bedelini gecikmeksizin belirler. Hak sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkimin belirlediği yere kesin süre içinde nakden yatırmak zorundadır. Süre içinde yatırılmazsa tescile karar verilemez. Hüküm kesinleştikten sonra yatırılan bedel nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir (TMK m. 734 f. 2, değişik: 24/12/2025-7571/36 md.).
Trampa işleminde önalım hakkı kullanılabilir mi?
Trampa yoluyla edinilen paya karşı önalım hakkı kullanılamaz. Taşınmazlar arasında değer farkı bulunması bu değerlendirmeyi tek başına değiştirmez.
Taşınmazda fiili taksim varsa önalım davası açılabilir mi?
Taşınmazın fiilen bölünerek paydaşlar tarafından ayrı bölümlerde kullanıldığı durumlarda, bu kullanıma zamanında itiraz etmemiş olan paydaşın sonradan önalım hakkını kullanması TMK m. 2'deki dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabilir ve mahkeme davayı reddedebilir. Fiili taksime değer verilebilmesi için yazılı bir anlaşma ya da tüm paydaşların ayrı bölüm kullanması zorunlu değildir.
Sözleşmeden doğan önalım hakkı şerhi ne kadar süre geçerlidir?
Tapu kütüğüne şerh verilen sözleşmeden doğan önalım hakkının etkisi, şerhin verildiği tarihten itibaren on yıl geçmekle her durumda sona erer (TMK m. 735/2).
Birden fazla paydaş önalım hakkını birlikte kullanabilir mi?
Birden fazla paydaş önalım hakkını ayrı ayrı veya birlikte tek davayla kullanabilir. Bu durumda dava konusu pay, hakkı kullanan paydaşlar arasında eşit biçimde bölüştürülür; bedel de eşit miktarlara paylaştırılır.
Satışı noter bildirimi olmadan öğrenen paydaş dava açabilir mi?
Evet. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/16641, K. 2019/2994 sayılı kararında, noter bildirimi dışında bir yolla öğrenmenin hak düşürücü sürenin işlemesine etkisi bulunmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla noter bildirimi yapılmamışsa, TMK m. 733/4'te öngörülen azami hak düşürücü süre dolmadığı sürece dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

