Erken Tahliye Halinde Kiracının Hukuki Sorumluluğu
Kira sözleşmesinde kararlaştırılan süreye veya fesih dönemlerine uyulmaksızın işyerinin tahliye edilmesi durumunda, kiracının sözleşmeden doğan borçları kendiliğinden sona ermez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 325. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kiracı, kiralananı geri verdiği takdirde kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre boyunca devam eder. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/3415 Esas ve 2019/8030 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere kiracı, kural olarak anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden, anahtar teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı şartlarda yeniden kiraya verilebileceği makul süre kira bedelinden sorumludur. Kiralananın fiilen tahliyesiyle birlikte kullanım son bulduğundan, kiracının özenle kullanma, komşulara saygı gösterme veya ayıpları bildirme gibi yükümlülüklerinin devam etmeyeceği, sorumluluğun kira bedeli ile aidat ödemelerinden ibaret kaldığı ileri sürülmektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 325Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/3415, K. 2019/8030Kaynağı aç
Anahtar Teslimi ve İspat Kuralı
Erken tahliye durumunda kira ilişkisinin hukuken sona erdiğinin kabulü için kiraya verene yalnızca tahliye bildiriminde bulunulması yeterli görülmez. Bildirimin yanı sıra kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiraya verene teslim edilmesi zorunludur. Anahtarın kiraya verene teslim edildiğini ispat yükü kiracıya aittir.
Makul Sürenin Hesaplanması ve Bilirkişi İncelemesi
Kiralananın tahliyesinden sonra taşınmazın boş kalacağı makul süre konusunda taraflar sözleşmede bir düzenleme yapabilir veya tahliye sonrasında uzlaşma sağlayabilirler. Taraflar arasında bu konuda bir anlaşma bulunmadığı takdirde makul sürenin belirlenmesi mahkemece gerçekleştirilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/3415 Esas ve 2019/8030 Karar sayılı kararına göre, erken tahliye edilen bir taşınmazın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre yerleşik uygulamada ortalama üç ay olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte makul süre kira tazminatının somut uyuşmazlığa uygun belirlenebilmesi için taşınmaz mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılması, sözleşmenin özel şartları değerlendirilerek taşınmazın aynı koşullarda ne kadar sürede yeniden kiraya verilebileceğine dair denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınması gerekmektedir.
Kiraya Verenin Zararı Önleme ve Bedelden İndirim Borcu
Erken tahliye halinde kiraya veren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca kiralananın yeniden kiralanması hususunda gayret göstermek ve zararın artmasını önlemekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu m. 112 borçlunun kusursuzluğunu ispatlamadıkça zararı gidermekle yükümlü olduğunu; m. 52/1 ise zarar görenin fiile razı olması veya zararın artmasında etkili olması halinde hâkimin tazminatı indirebileceğini veya tamamen kaldırabileceğini düzenlemektedir. Bu kapsamda kiraya verenin erken tahliyeden doğan zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı dönemin kira bedeli ile sınırlıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 325. maddesinin ikinci fıkrasına göre kiraya veren, kiracının erken ayrılması neticesinde tasarruf ettiği masrafları, taşınmazı başka şekilde değerlendirerek sağladığı ya da elde etmekten kasten kaçındığı menfaatleri talep ettiği kira bedelinden mahsup etmek durumundadır. Bunun yanında, zarara hafif kusurla sebebiyet veren borçlunun tazminatı ödemesi halinde yoksulluğa uğrayacak bulunması ve hakkaniyet kurallarının haklı kılması halinde hâkim, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda tazminatta indirim uygulayabilir.
Yeni Kiracı Önerilmesi Yoluyla Borçtan Kurtulma
Kiracının makul süre boyunca kira ödeme yükümlülüğü mutlak bir zorunluluk teşkil etmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 325. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tahliyeden sonraki makul süre henüz dolmadan kiraya verence kabulü makul görülebilecek, ödeme ehliyetine sahip ve mevcut sözleşme ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı gösterildiği takdirde kiracının kira ilişkisinden doğan borçları son bulur. Kanunun aradığı nitelikleri taşıyan yeni kiracının kiraya veren tarafından kabul edilmemesi hâlinde de kiracının sorumluluktan kurtulması mümkündür.
Kira Sözleşmesinin Sona Ermesi ve Fesih Rejimi
Türk Borçlar Kanunu'nun 327. maddesinde kira sözleşmelerine dair genel bir kural olarak açık veya örtülü bir süre belirlenmişse sözleşmenin bu sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceği, tarafların açık bir anlaşma olmaksızın ilişkiyi sürdürmesi halinde sözleşmenin belirsiz süreli hale geleceği düzenlenmiştir. Buna karşılık konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca özel bir sona erme rejimi öngörülmüştür. Bu hükme göre belirli süreli sözleşmelerde kiracı, sürenin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılır; kiraya veren yalnızca süre bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. On yıllık uzama süresi sonunda ise kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak sebep göstermeksizin fesih hakkını kullanabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 327Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
Belirsiz süreli çatılı işyeri sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kiracı fesih bildirimiyle her vakit sözleşmeyi sonlandırabilirken, kiraya veren bu yetkiyi ancak kiranın başlangıcından itibaren on yıllık süre geçtikten sonra genel hükümler dairesinde kullanabilir; genel hükümlere göre fesih hakkının doğduğu hallerde ise tarafların her biri sözleşmeye son verebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 328. maddesine göre taraflarca farklı bir bildirim süresi veya dönemi kararlaştırılmadıkça yasal sürelere ve dönemlere uyulması gerekir ve bu dönemlerin hesabında sözleşme başlangıcı esas alınır; süresine uyulmayan bildirim takip eden dönem için geçerlilik kazanır. Türk Borçlar Kanunu'nun 329. maddesi gereğince yerel âdet bulunmadığı durumlarda altı aylık kira döneminin bitimi yasal fesih dönemi olup fesih için en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunulması aranır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 328Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 329Kaynağı aç
Uyuşmazlıklarda Görevli ve Yetkili Mahkeme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan alacak ve tazminat davaları dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Genel yetki bakımından 6100 sayılı Kanun'un 6. maddesi doğrultusunda davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, kira kaybı alacağı talepli davalarda sözleşmenin ifa yeri veya kiracının yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde dava açılabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
İşyerini erken tahliye eden kiracının sorumluluğu ne zaman biter?
Kiracı kural olarak anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden, anahtar tesliminden itibaren ise taşınmazın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre kira bedelinden sorumlu olup bu makul sürenin tamamlanmasıyla borç sona erer.
Erken tahliyede anahtar tesliminin ispatı kime aittir?
Kira sözleşmesinin sona erdiğinin kabulü için sadece fesih bildirimi yeterli görülmeyip anahtarın usulüne uygun olarak teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü kiracıya aittir.
Yargıtay uygulamasına göre kiralananın yeniden kiralanabilmesi için makul süre ne kadardır?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/3415 Esas ve 2019/8030 Karar sayılı ilamına göre taşınmazın aynı koşullarla kiraya verilebileceği makul süre ortalama üç ay kabul edilmekte, somut olayda ise mahallinde yapılacak bilirkişi keşfiyle tespit edilmektedir.
Kiracı yeni bir kiracı bularak erken tahliye borçlarından kurtulabilir mi?
Kiracı, makul süre tamamlanmadan önce kiraya verence kabul edilmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve sözleşmeyi devralmaya hazır yeni bir kiracı bulduğu takdirde kira borçlarından tamamen kurtulur.
Kiraya verenin erken tahliye edilen taşınmaza ilişkin indirim ve gayret yükümlülüğü nedir?
Kiraya veren taşınmazı yeniden kiralamak için gayret göstererek zararın artmasını önlemekle yükümlüdür; ayrıca yapmaktan kurtulduğu giderleri ve kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği ya da elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmek zorundadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

