İşyeri kira sözleşmesinin devri, kiraya verenin yazılı rızasının bulunmasına bağlıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiracı, kiraya verenin yazılı iznini temin etmedikçe kira ilişkisini üçüncü bir şahsa devredemez; ancak kiraya veren, işyeri kiraları söz konusu olduğunda haklı bir gerekçe bulunmadıkça bu onayı vermekten kaçınamaz. Devir işleminin geçerlilik kazanabilmesi için devir anında taraflar arasında hukuken bağlayıcı, sona ermemiş ve yürürlükte bulunan bir kira sözleşmesinin mevcut olması gerekir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 323Kaynağı aç
İşyeri Kira Sözleşmesinde Devrin Şartları ve Yazılı Onay Kuralı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 323/1 uyarınca kira ilişkisinin devri kiraya verenin yazılı rızasına bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 322/2 hükmü de konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının, kiraya verenin yazılı rızası bulunmaksızın kiralananı başkasına kiralayamayacağını ve kullanım hakkını devredemeyeceğini öngörür. İşyeri kiralarında kanun koyucu kiraya verenin keyfî engel çıkarmasını önlemek amacıyla, haklı bir sebep bulunmadıkça bu rızanın verilmesinden kaçınılamayacağını düzenlemiştir. Bu kapsamda yapılacak bir devirde sözleşmenin yazılı veya sözlü şekilde kurulmuş olması fark etmeksizin, işlemin yapıldığı tarihte sona ermemiş ve yürürlükte olan bir sözleşme ilişkisinin varlığı aranır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 322Kaynağı aç
Devir İşleminin Hukuki Sonuçları ve Müteselsil Sorumluluk Süresi
Kiraya verenin yazılı rızasıyla kira ilişkisi kendisine devredilen taraf, kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer ve devreden kiracı kiraya verene karşı borçlarından kurtulur. Bununla birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 323/3 uyarınca, işyeri kiralarında devreden kiracı kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Kira Sözleşmesinin Devri ile Alt Kira Arasındaki Nitelik Farkı
Kira sözleşmesinin devri, hukuki mahiyeti ve doğurduğu neticeler itibarıyla alt kira sözleşmesinden ayrılır. Sözleşmenin devrinde devreden taraf kiracılık sıfatını kaybederek sözleşmeden çıkar, devralan kişi ise kiraya veren karşısında yeni kiracı konumuna geçer. Alt kira ilişkisinde ise asıl kiracı sözleşmenin tarafı olmayı sürdürür ve taşınmazın kullanımını alt kiracıya bırakır; bu nedenle kiraya veren ile taşınmazı kullanan alt kiracı arasında doğrudan bir kira bağı kurulmaz.
Haklı Sebep Olmaksızın Rıza Gösterilmemesi Halinde Uyuşmazlığın Çözümü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4/1-a uyarınca, İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Genel yetkili mahkeme ise 6100 sayılı Kanun m. 6/1 uyarınca davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
İşyeri kira sözleşmesi kiraya verenin izni olmadan devredilebilir mi?
Kiracı kiraya verenin yazılı rızasını almadan kira ilişkisini başkasına devredemez; ancak kiraya veren işyeri kiralarında haklı bir sebebi bulunmadıkça bu rızayı vermekten imtina edemez.
İşyerini devreden kiracının kira borçlarından sorumluluğu ne kadar sürer?
İşyeri kiralarında devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Kiraya veren haklı bir sebep olmadan işyeri kirasının devrine onay vermezse ne yapılır?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 323/1 uyarınca kiraya veren işyeri kiralarında haklı bir sebep olmadıkça devir rızasından kaçınamaz; kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4/1-a gereğince sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

