İşyeri Kirasının Devri ve Hava Parasının Çerçevesi

by Avukat Erdal Ersoy
İşyeri Kirasının Devri ve Hava Parasının Çerçevesi

Kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça kira ilişkisini başkasına devredemez. İşyeri kiralarında kiraya veren, haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz. Hava parası, kira sözleşmesini devreden kiracının devralan kişiden aldığı işyeri kira devir bedeli olarak açıklanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 323Kaynağı aç
MADDE 323- Kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça, kira ilişkisini başkasına devredemez. Kiraya veren, işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz. Kiraya verenin yazılı rızasıyla kira ilişkisi kendisine devredilen kişi, kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer ve devreden kiracı, kiraya verene karşı borçlarından kurtulur. İşyeri kiralarında devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur. IV. Kiralananın kullanılmaması 1. Genel olarak

Yazılı rıza ve işyeri kirası

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 323. maddesine göre kira ilişkisinin başkasına devri, kiraya verenin yazılı rızasına bağlıdır. Yazılı rıza alınmadıkça kiracı kira ilişkisini başkasına devredemez.

Aynı madde işyeri kiralarında ayrı bir sınır koyar: kiraya veren, haklı sebep olmadıkça devir rızasını vermekten kaçınamaz. Hüküm, rızanın esirgenmesini haklı sebebin bulunmaması şartına bağlar; hangi olayların haklı sebep oluşturacağı bu hükümde sayılmaz.

Devralanın kiracının yerine geçmesi

Kiraya verenin yazılı rızasıyla kira ilişkisi kendisine devredilen kişi, kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer. Bu durumda devreden kiracı, kiraya verene karşı borçlarından kurtulur.

İşyeri kirası devredildiğinde devreden kiracının sorumluluğu, sözleşmenin sona ermesi ve iki yıllık üst sınır birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu sınırlar içinde devreden, devralanla birlikte müteselsil olarak sorumlu kalır. Borçlardan kurtulma sonucu ile bu sınırlı sorumluluk aynı madde düzeninde yan yana yer alır. Hüküm, sorumluluğa giren borç kalemlerini ayrıca listelemez.

Hava parası ve geri verme yükümlülüğü

Hava parası, eski kiracının kira sözleşmesini devralan yeni kiracıdan aldığı paradır ve işyeri kira devir bedeli olarak tanımlanır. Bu tanım, bedelin geçerli sayılıp sayılmayacağını veya hangi tutarın yüksek kabul edileceğini belirlemez.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77. maddesi, haklı sebep bulunmadan başkasının malvarlığı ya da emeği üzerinden zenginleşen kişiyi, elde ettiği artışı iade etmekle yükümlü kılar. İade borcu özellikle zenginleşmenin dayanağı geçersizse, hiç gerçekleşmemişse ya da sonradan ortadan kalkmışsa doğar. Düzenleme genel bir iade kuralıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 77Kaynağı aç
MADDE 77- Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur. II. Borçlanılmamış edimin ifası

Devir gerçekleşmezse ödenen hava parası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77. maddesi doğrultusunda sebepsiz zenginleşme istemiyle geri talep edilebilir. Kira devriyle oluşturulan beklenti sonrasında uğranılan zarar da tazmin edilebilir. Bu anlatım bir talep imkânını gösterir; ödenen her devir bedelinin geri verileceği veya tazminatın kapsamı bu hükümle belirlenmiş değildir.

İşyerinin devri ve iş sözleşmeleri

4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinin birinci fıkrası, işyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işlemle başka bir kişiye geçmesini düzenler. Bu durumda devir gününde ilgili işyerinde ya da bölümde süren iş sözleşmeleri, taşıdıkları haklar ve borçlarla birlikte devralan tarafa intikal eder.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/5721, K. 2016/3961Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2016/5721 E.  ,  2016/3961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından verilen 09.12.2015 havale tarihli dilekçede Dairemizin 30.04.2015 tarih, ….. E ve …. K sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı işçinin iş sözleşmesinin devirden sonra ve davalılardan ……. tarafından feshedildiği hususu Dairemizce gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmakla yukarıda tarih ve numarası belirtilen ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA ve hükmün aşağıdaki şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket …..'e ait mağazada çalışmaya başladığını, davalı şirketin Türkiye çapında ….. markası adı altında 28 adet mağazasının bulunduğunu, tüm çalışanların ve bu mağazalara ilişkin kira sözleşmelerinin davalı ….. 'e devri yönünde karar alındığını, devir sonrasında ……in davacı işçinin iş akdinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ……… vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacının çalıştığı mağazayı devir almadığını beyanla davacının iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket açısından davanın husumetten reddini talep etmiştir. Davalı ……… vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin İngiltere'de bulunduğunu, Türkiye'de ise ……. markası ile tanındığını, iş alanının elektronik malzeme tedarik ve satışına yönelik olduğunu, merkezce alınan bir karar gereği Türkiye şubesi gerekli çalışmalara başlamış ve mevcut 28 mağazasında tüm stok ve duran varlıkları ile bu bağalarda çalışanların ve mağazalara ilişkin kira sözleşmelerinin …… devri konusunda 17/12/2013 tarihinde bir ön anlaşma yapıldığını, Rekabet Kurulu kararı sonrasında mağaza devir işlemlerine başlandığını ancak birkaç mağazada mal sahiplerinin devre muvafakat etmemesi nedeniyle mağazaların devrinin mümkün olmadığını, davacının çalıştığı mağazanın da mal sahibinin işyeri olarak kullanılan mağazanın kirasının devrine muvafakat etmemesi sebebiyle ………'e devredilmediğini, işyerlerini devretmek veya yasal tüm haklarını ödeyerek iş akitlerini feshetmek durumunda kaldığını, bu sebeple davacının çalışma alanının kalmaması sebebiyle iş akdinin işletmesel kararlar geçerli olarak sonlandırıldığını,merkez ofis çalışanlarının da kademeli olarak işten ayrıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Davalı ……. şirketinin SPK mevzuatı gereğince 18 Aralık 2013 tarihinde yaptığı resmi açıklama gereğince, ……. markası ile faaliyet gösteren 28 mağaza işyerinin devralınması için davalı şirketler arasında 17 Aralık 2013 tarihinde münhasır ve bağlayıcı bir ön anlaşma imzalandığı ,sonrasında Davalı …… şirketinin bağlı olduğu …….. ile davalı ……….. arasında 22 Ocak 2014 tarihinde ………. (…………) imzalandığı, satış sözleşmenin 15.1 maddesinde İş Kanunu 6.maddesine atıf yapılarak işyeri devri konusunun düzenlendiği, işletmenin devri halinde işyerinde çalışmakta olan işçilerin iş sözleşmelerinin de devralan işverene (davalı ………) geçtiği, bu nedenlerle davalı ………. şirketinin davacı işçinin işvereni haline geldiği, işyerinin kapatılması ve fesih iradesinin davalı ………..şirketine ait olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan varlık satış sözleşmesinde, davalı ………şirketine ait satış ve devre konu 28 adet mağazadan………., ………. ve …….. olmak üzere İstanbul ilinde 3, …….., ………., ………. ve ………..ilindeki 4 mağaza olmak üzere toplam 7 adet mağazanın Nisan 2014 sonuna kadar kapatılacağı öngörülmüş, hesaplama tablosunda 7 adet mağazanın kapatılması/ kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebiyle ödenecek fesih tazminatı ile 7 adet mağazada görev yapan işçilerin iş sözleşmesinin feshi sebebiyle ödenecek tazminat tutarının davalı …………… tarafından ödenecek satış bedelinden düşüleceği ,bu noktada, davacı işçinin istihdam edildiği satış ve devre konu mağazanın Nisan 2014 sonunda kapatılacağının 22 Ocak 2014 tarihli satış sözleşmesinde taraflarca müştereken kararlaştırıldığı, kapatılacak 7 mağazayla ilgili kira ve iş sözleşmelerinin feshi sebebiyle ortaya çıkan tazminat maliyetinin davalı………. tarafından ödenecek satış bedelinden indirildiği ,davalı …….. şirketinin Türkiye’de bulunan ve ……….markası altında faaliyet gösteren 28 adet mağazasında tüm stok ve duran varlıkların, çalışanların ve bu mağazalara ilişkin kira sözleşmelerinin devredilmesine ilişkin olduğu sabit olup ,davalı ………. şirketinin 11.03.2014 tarih ve 1 sayılı kararı uyarınca, Türkiye’nin çeşitli illerinde 28 mağazanın, mağazalarda bulunan 139 adet stok/demirbaş ile davacı işçinin isminin de yer aldığı 374 işçinin satış ve devre konu edildiği, davalı …. şirketinin Türkiye pazarından çekildiği, davacı işçinin istihdam edildiği mağazadaki tüm stok ve demirbaşın da davalı … şirketine İş Kanunu 6. maddesi uyarınca işyeri olarak devredilmesine karar verildiği ve teslim edildiği, davalı …….. şirketinin …………… mağazalarını bünyesine katarak………… ve/veya …………. ……….. adı altında aynen işletmeye devam ettiği Söz konusu devrin, İş Kanunu m. 6/1 anlamında işyerinin devri niteliğinde olduğu, işletmenin devri halinde işyerinde çalışmakta olan işçilerin iş sözleşmelerinin de devralan işverene (davalı …….) geçtiği, bu nedenlerle davalı … şirketinin davacı işçinin işvereni haline geldiği, işyerinin kapatılması ve fesih iradesinin davalı………… şirketine ait olduğu ,davalı … şirketinin … mağazalarını bünyesine katarak ………. ve/veya …………… ………. adı altında aynen işletmeye devam ettiği anlaşılmıştır.Davacı işçinin eğitimi, deneyimi ve pozisyonu göz önüne alarak davalı şirkete ait diğer mağazalarda görev önerildiği ve davacı işçinin söz konusu görev teklifini kabul etmediği yönünde bir savunmaya rastlanılmamıştır. davalı … şirketinin kayıtlarına göre, 2014 yılında sadece İstanbul ilinde mukim ………., …………., …………..,……………., ………., ….., ………, ………. ………., …………, ……….., …………, ………., ………, ………, ………, …….., ….., .-……, …..- mağazalarında Kasiyer, Satış Danışmanı, Mağaza Yönetici Yardımcısı ve Mağaza Yöneticisi olarak görev yapan birçok işçinin istifa, işveren feshi, emeklilik, askerlik gibi nedenlerle davalı ……… şirketinden ayrıldığı ve boş pozisyonların ortaya çıktığı bu itibarla davacı işçinin mağaza çalışanı olduğu dikkate alındığında işgücü hareketliğinin yüksek olduğu davalı şirkette istihdam edilebileceği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara göre iş sözleşmesinin feshi işleminin işyeri devri kurallarına uygun olmadığı, davacı işçinin mağaza çalışanı olduğu dikkate alındığında işgücü hareketliğinin yüksek olduğu davalı şirkette istihdam edilebileceği, davalı ………. şirketinin davacı işçinin yürüttüğü işin işyerinde yürütülmeye devam edildiği bu yüzden davacı işçinin çalışma olanağının ortadan kalktığının açıkça ortaya konulamadığı ve objektif davranılmadığı, bu sebeple feshin son çare olma gereğinin ispat edilemediği, davalı ….. 'in fesih öncesi ve sonrasında başka şubeler için dahi olsa yeni işçiler istihdam ederek fesih işleminde tutarlı davranmadığı bu itibarla feshin geçersiz olarak yapıldığı fesih iradesinin davalı……. şirketine ait olduğu anlaşılmakla davanın adı geçen şirket yönünden kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın reddine dair karar verilmiştir D) Temyiz: Kararı davacı vekili ile davalı …………… ………….. vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Somut olayda davacının iş sözleşmesi davalı …’nce şirketin faaliyetlerinin sona erdirilmesine karar verildiği, bu doğrultuda 17.12.2013 tarihinde …….. ……..’na ve kamuya bildirimlerde bulunulduğu, şirkete ait mağazaların devri konusunda anlaşmalar yapıldığı, davacının çalıştığı mağazanın maliki tarafından devre muvafakat verilmediği için mağazanın kapatılmasını gerektiği, tüm mağazaların devir protokollerinin tamamlandığı, diğer mağazaları devralan şirket tarafından davacının iş sözleşmesinin devrinin kabul edilmediği için şirketin Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandıracağı davacının çalışabileceği yer kalmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca feshedilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinin 1. fıkrasında göre “işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer”. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, “yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır” ve 4. fıkrasına göre de “Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır”. Bu madde emredici bir hükümdür ve madde gerekçesi dikkate alındığında, işyeri veya işyerinin bir bölümünün devri kavramının yorumunda 1977/187 sayılı yönerge, 19.06.1998 tarih ve … ….. sayılı yönerge değişikliği ve ….. ….. ….. 11.03.1993 tarihli “……………” davasına ilişkin kararında belirtilen kıstasların dikkate alınması gerekir. Yönerge ve karar esas alındığında devir, bir ekonomik bütünlüğü olan işletme veya işyeri ya da işyerinin bir kısmının kendi kimliğini koruyarak devrini ifade eder. Bütünlük ise, ekonomik bir faaliyetin icrası ve her birisi için ayrı ayrı belirlenmiş amaçlar doğrultusunda organize edilmiş insan ve eşyalardan oluşan bir bütünlük olarak algılanmalıdır. Ekonomik bütünlük, mal veya hizmet yönetimine teknik amacın izlendiği fonksiyon görebilen bir organizasyon bütünlüğüdür. Yargılama sırasında fesih dönemi ve nedeni aynı olan başka bir mahkemede görülen dosyada alınan emsal bilirkişi raporu sunulmuştur. Dosyaya sunulan belgeler ve emsal rapor gözetildiğinde, davalılar arasında davalı …’ne ait tüm mağazaların, çalışanların, demirbaş ve stokları ile birlikte devralınması konusunda 17.12.2013 tarihinde ön anlaşma yapıldığı, davalılar arasında 22.01.2014 tarihinde yapılan …. …. …. ’nin 15.1 maddesinde İş Kanunu 6. Maddesine atıf yapılarak işyeri devri konusunun düzenlendiği, lisans ve sair fikri mülkiyet haklarının yanında davacının da çalıştığı mağazanın da bulunduğu 28 mağazanın mağaza işyerlerinde bulunan 4439 adet demirbaş ile çalışanların devre konu edildiği buna göre devrin gerçekleştiğinin kabul edileceği, devirden sonra davacının çalıştığı mağazanın maliki tarafından kira sözleşmesi uyarınca kiracının değişmesine muvafakat etmemesinin ve bu nedenle mağazanın kapatılmış olmasının devir hususuna etki etmeyeceği, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçeceği açıktır. Davacının iş sözleşmesi devirden sonra ancak devreden davalı … tarafından feshedilmiştir. Oysa açıklandığı gibi fesihten önce devirle davacı ve diğer işçilerin iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile devralan davalı … şirketine geçmiştir. Davacıyı devralan ,,,’nin kapanan mağaza dışında birçok mağazasının olduğu, davacının çalışabileceği pozisyonlara işçi alımı yaptığı anlaşıldığından fesih geçersizdir. Davacının iş sözleşmesi devirden sonra feshedildiğinden, davacının devralan işveren olan davalı … nezdinde işe iadesine karar verilmesi, devirden sonra fesheden ve dava açılmasına neden olan diğer davalı …’nin ise İş Kanunu’nun 6/5 maddesi uyarınca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden devralan işverenle birlikte sorumluluğuna karar verilmesi gerekir. Mahkemece sonuç itibari ile feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetlidir. Ancak devirden sonra davacının iş sözleşmesini fesheden devreden işverenin de devralan işverenle birlikte işe başlatmama tazminatı ile boşa geçen süre ücretinden sorumlu tutulmaması açıklanan gerekçe ile hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının işyerini devralan davalı ….. nezdinde İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalıların müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6. Davacının yapmış olduğu 54,20 TL harç gideri ile 54,00 TL tebligat ve tezkere masrafının toplamı olan 108,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 25/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre devir hâlinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur. Bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. İki yıllık sınır, devreden işverenin bu borçlardaki sorumluluğuna ilişkindir.

Maddenin dördüncü fıkrası, iş sözleşmesinin yalnızca işyerinin ya da bir bölümünün el değiştirmesi gerekçe gösterilerek sona erdirilmesini hem devreden hem devralan işveren bakımından engeller. Devir, işçi için de haklı fesih nedeni oluşturmaz. Ekonomik veya teknolojik gereklerin ya da iş organizasyonundaki değişikliğin zorunlu kıldığı fesih imkânı ile haklı nedenle derhal fesih imkânı ise saklı tutulur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2016/5721, K. 2016/3961 sayılı kararında, gerçekleştiği kabul edilen işyeri devrinden sonra mağaza malikinin kira sözleşmesi uyarınca kiracı değişikliğine muvafakat etmemesi ve mağazanın bu nedenle kapanması, devre etki etmeyecek bir olgu olarak değerlendirilmiştir. Devir tarihinde mevcut iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralana geçeceği kabul edilmiştir.

Aynı kararda iş sözleşmesinin devirden sonra devreden işveren tarafından feshedildiği, fesihten önce ise sözleşmenin bütün hak ve borçlarıyla devralana geçmiş olduğu kabul edilmiştir. Feshin geçersizliğine ve davacının işyerini devralan işveren nezdinde işe iadesine karar verilmiştir. Bu sonuç, karardaki taraflar ve devralındığı kabul edilen işyeri bakımındandır.

Kararda, yasal süre içinde başvuruya rağmen işe süresi içinde başlatılmazsa davalıların müştereken ve müteselsilen ödeyeceği tazminat, davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak dört aylık brüt ücreti tutarında belirlenmiştir. İşe iade için süresi içinde başvurulursa, kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Dört aylık tutar bu uyuşmazlıkta takdir edilen miktardır; en çok dört aya kadar ifadesi, her olayda dört ayın tamamının doğduğunu göstermez.

Sık sorulan sorular

İşyeri kirası yazılı rıza olmadan devredilebilir mi?

Hayır. Kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça kira ilişkisini başkasına devredemez.

Kiraya veren işyeri devrine rızayı reddedebilir mi?

İşyeri kiralarında kiraya veren, haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz. Hüküm, haklı sebep oluşturan olayları ayrıca saymaz.

Devreden kiracı borçlarından hemen kurtulur mu?

Yazılı rızayla devralan kişi kiracının yerine geçer ve devreden kiracı kiraya verene karşı borçlarından kurtulur. İşyeri kiralarında devreden kiracı, sözleşmenin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Hava parası ne anlama gelir?

Hava parası, eski kiracının kira sözleşmesini devralan yeni kiracıdan aldığı işyeri kira devir bedelidir.

Devir olmazsa ödenen bedel geri istenebilir mi?

Haklı sebep olmaksızın başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Yükümlülük özellikle zenginleşme geçersiz, gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir sebebe dayanıyorsa doğar. Bu genel hüküm, gerçekleşmeyen bir devir bedelinin iadesini ya da ayrıca uğranılan zararın tazminini özel olarak düzenlemez.

İşyerinin devri iş sözleşmelerini nasıl etkiler?

Hukuki işleme dayanan devirde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer. Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ile devralan birlikte sorumludur; devreden işverenin bu sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu