Türk Borçlar Kanunu uyarınca taraflar sözleşme serbestisi çerçevesinde diledikleri sayıda kira sözleşmesi akdedebilirler. Kiracı ile kiraya veren arasında birden fazla kira sözleşmesi yapılması tek başına yasalara aykırılık oluşturmaz; ancak düzenlenen sözleşmelerin kanunlara, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olmaması gerekir. Buna karşılık, kiraya verenin aynı konut için birden fazla kişiyle ayrı sözleşmeler yapması dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Yeni Kira Sözleşmesinin Önceki Sözleşmeye Etkisi ve On Yıllık Süre
Kiracı ile kiraya veren arasında yeni bir kira sözleşmesi imzalanması durumunda, bu yeni düzenleme genellikle önceki kira sözleşmesini ortadan kaldırmakta ve yeni sözleşmede belirlenen başlangıç tarihinden itibaren geçerli olmaktadır. Buna bağlı olarak yeni bir kira sözleşmesinin yapılmasının on yıllık uzama süresini yeni sözleşmenin bitiminden itibaren başlatacağı yönünde görüş bulunsa da, ilk sözleşmenin ortadan kaldırılmadığı veya sonraki işlemin danışıklı olduğu durumlarda uyuşmazlığın önceki sözleşmeye göre çözümlenmesi söz konusu olabilmektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/6449, K. 2015/4031Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli sözleşmeler, kiracı tarafından dönemin sona ermesine asgari on beş gün kala fesih bildirimi yapılmadığı takdirde birer yıllık sürelerle ve aynı şartlarla uzar; kiraya veren yalnızca sürenin sona ermesini gerekçe göstererek fesih gerçekleştiremez. Bununla birlikte, on yılı bulan uzama sürecinin ardından kiraya veren, takip eden her uzama döneminin tamamlanmasından asgari üç ay evvel ihbarda bulunarak herhangi bir neden belirtmeksizin akdi sona erdirme hakkına sahiptir. Belirsiz süreli kira ilişkilerinde ise kiracı fesih bildirimini her zaman yöneltebilirken, kiraya veren bu hakkı kiranın başlangıç tarihinden itibaren on yıllık süre dolduktan sonra genel hükümler çerçevesinde kullanabilir. Genel hükümlere dayalı fesih imkânının doğduğu hallerde de taraflar sözleşmeyi sona erdirebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
Farklı Bedelli Sözleşmeler ve Muvazaa Değerlendirmesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2014/6449 Esas ve 2015/4031 Karar sayılı ilamında, ilk kira sözleşmesinin ortadan kaldırılmadığı durumda uyuşmazlığın davacının dayandığı ilk sözleşme uyarınca çözümlenmesi gerektiği; davalı kiracının sunduğu sonraki tarihli sözleşmeye göre alacak hesabı yapılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2013/16477 Esas ve 2014/564 Karar sayılı ilamında, yürürlükte bir kira sözleşmesi bulunurken düşük bedelli ikinci bir sözleşmenin imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, davalının dayandığı bu sözleşmenin kira bedelini belirlemenin dışında bir nedenle düzenlendiği ve muvazaalı olduğu kabul edilmiştir. İlamda, uyuşmazlığın tarafların gerçek iradesine uygun olan ilk sözleşme doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/16477, K. 2014/564Kaynağı aç
Birden Fazla Sözleşmenin Varlığında Resmi Kurum Kayıtlarının İncelenmesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2013/10842 Esas ve 2014/3462 Karar sayılı ilamında, ilgili vergi dairesine yazı yazılarak sunulan sözleşmelerin ibraz tarihinin sorulması, ayrıca sular idaresi ile elektrik ve doğalgaz idarelerinden sözleşme örnekleri ve ibraz tarihlerinin araştırılması gerektiği belirtilerek eksik incelemeyle karar verilmesi bozma sebebi yapılmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/10842, K. 2014/3462Kaynağı aç
Aynı kiracıyla birden fazla kira sözleşmesi imzalanması suç oluşturur mu?
Aynı kiracı ile kiraya veren arasında birden fazla kira sözleşmesi yapılması tek başına yasalara aykırı değildir; ancak sözleşmelerin kanuna, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olmaması gerekir. Kiraya verenin aynı konut için birden fazla kişiyle ayrı sözleşmeler akdetmesi ise dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Düşük bedelli yeni bir sözleşme sunulduğunda hangi sözleşme geçerli sayılır?
İlk sözleşmenin ortadan kaldırılmadığı ya da sonradan ibraz edilen düşük bedelli sözleşmenin muvazaalı olduğu tespit edilen durumlarda, uyuşmazlık tarafların gerçek iradesini yansıtan ilk sözleşme hükümleri doğrultusunda çözümlenmekte ve alacak hesabı bu çerçevede değerlendirilmektedir.
Konut kiralarında on yıllık uzama süresi sonunda sözleşme nasıl sona erdirilir?
Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca, belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında on yıllık uzama süresi tamamlandıktan sonra kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

