İskânsız Ev Satın Almanın Hukuki Riskleri ve Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
İskânsız Ev Satın Almanın Hukuki Riskleri ve Sonuçları

İskânsız bir taşınmazın satın alınması, mülk sahibini yıkım yaptırımı, idari para cezaları, tapuda mülkiyet statüsünün kat irtifakında kalması ve cezai sorumluluklar gibi kapsamlı hukuki risklerle karşı karşıya bırakır. Yapı kullanma izin belgesi bulunmayan taşınmazlar, imar hukuku kapsamında tamamlanmış ve fen bakımından ikamete uygunluğu tescil edilmiş yapı niteliği taşımamaktadır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (…)[34] bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler (…)[35] mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.(…)35 Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz. Kullanma izni alınmamış yapılar:
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…)[36] tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37] Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:

Yapı Kullanma İzninin Yasal Dayanağı ve Başvuru Usulü

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca, bir yapının tamamen bitmesi halinde tamamının veya kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığında bu bölümlerin kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını düzenleyen belediye veya valilikten izin alınması mecburidir. Yapı kullanma izninin düzenlenebilmesi için mal sahibinin müracaatı üzerine binanın ruhsat ve eklerine uygun yapıldığının ve fen bakımından kullanılmasında sakınca bulunmadığının tespiti şarttır.

Yetkili belediye veya valilikler iskân müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmekle yükümlüdür. Bu süre içinde başvuru sonuçlandırılmazsa, sürenin bitimiyle birlikte yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş kabul edilir. Ancak bu iznin alınmış olması, yapı sahibini imar kanununa, ruhsata ve eklerine aykırılıklardan doğacak hukuki mesuliyetlerden kurtarmayacağı gibi vergi, resim ve harç mükellefiyetlerini de ortadan kaldırmaz.

İnşaatın Durdurulması, Mühürleme ve Yıkım Yaptırımı

Ruhsatsız başlanan veya ruhsat ve eklerine aykırı inşa edilen yapılar yetkili idarece tespit edildiğinde, durum mahallinde tutanak altına alınarak yapı derhal mühürlenir ve inşaat durdurulur. Yapılan bu tespit ve durdurma işlemi, yapı tatil zaptının inşaat mahalline asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; belgenin birer sureti muhtara ve çevre şehircilik il müdürlüğüne iletilir. İdare, yapının imar mevzuatına aykırı olduğunu en geç yedi gün içinde tapu dairesine bildirerek tapu kütüğünün beyanlar hanesine tescil ettirir ve aykırılık giderilmeden bu şerh kaldırılamaz.

Tebliğ tarihinden itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibinin yapıyı ruhsata uygun hale getirmesi veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını talep etmesi gerekir. Ancak yapının ruhsata bağlanamayacağı ya da aykırılıkların giderilemeyeceği idarece tespit edilirse bir aylık süre beklenmeksizin ruhsat iptal edilir. Verilen bir aylık sürede aykırılık giderilmezse ruhsat iptal edilerek belediye encümeni veya il idare kurulu kararını takiben yapı yıktırılır ve yıkım masrafları yasal faiziyle mülk sahibinden tahsil edilir. Yıkım kararına rağmen yetkili idaresince süresinde yıkılmayan yapılar Bakanlıkça da yıkılabilir veya yıktırılabilir.

İmar Para Cezaları ve Mühür Bozma İstisnası

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince, imar mevzuatına aykırılık teşkil eden durumların tespitinden itibaren on iş günü içinde yetkili idare encümenince sorumlular hakkında idari para cezası tesis edilir. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılan inşaatlarda yapı sahibine, yapı müteahhidine ve mevzuata uygun hareket etmeyen fenni mesule yapının sınıfına, can ve mal emniyetini tehdit durumuna ve aykırılığın boyutuna göre para cezası kesilir. Bunun yanında aykırılığa konu alanın emlak vergisi asgari metrekare birim değeri esas alınarak hesaplanan ilave para cezası uygulanır; tebliğden itibaren bir ay içinde aykırılık giderilip yapı mevzuata uygun hale getirilirse bu ilave ceza tahsil edilmez.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
Madde 42 – (Değişik: 9/12/2009-5940/2 md.) Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; 1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası, 2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası, 3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası, 4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası, 5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası, idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/11 md.) (Mülga cümle:25/3/2020-7226/39 md.) (…) b) Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verilir. c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı; 1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30’u, 2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40’ı, 3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında “Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı” olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60’ı, 4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100’ü, 5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si, 6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80’i, 7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50’si, 8) Ruhsatsız ise cezanın % 180’i, 9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50’si, 10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100’ü, 11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10’u, 12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20’si, 13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20’si, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır. ç) (Ek:25/3/2020-7226/39 md.) Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez.[39] 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine ve gözetmenlerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir.[40] Yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine onbin Türk Lirası idari para cezası verilir. 27 nci maddeye göre (…)41 belirlenmiş köy yerleşik alanı ve civarı sınırları içinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından, projeleri (…)41 (…)41 fen, sanat ve sağlık şartlarına uygun olmasına rağmen valilik onayı alınmadan ve muhtarlığa bildirim yapılmadan konut ve zatî maksatlı tarım ve hayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine bin Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanan toplam ceza miktarı uygulanır. [41] Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir. Yapının bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, plana, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçu teşkil etmez. Müelliflerin, fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimar ve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek ve ilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslek odasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir. Bu kişiler, verilen ceza süresi içinde yeni bir iş üstlenemez. Yapı müteahhidinin yetki belgesi; a) Yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve 32 nci maddeye göre verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi halinde beş yıl, b) Yapım işinde ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilen imalatın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi halinde on yıl, c) Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılan hallerde bir yıl, süreyle Bakanlıkça iptal edilir. Yapı müteahhidinin, yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerinde yetki belgesi bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça iptal edilir ve bunlara sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesi düzenlenmez. Yetki belgesi iptal edilen yapı müteahhidi yeni yetki belgesi düzenleninceye kadar yeni iş üstlenemez, ancak mevcut işlerini tamamlar. Yetki belgeli yapı müteahhidi olmaksızın başlanılan yapının ruhsatı iptal edilir ve yapı mühürlenir. Yürürlükten kaldırılan hükümler:

Mühürlenen bir yapının mevzuata, plana ve onaylı projesine uygun duruma getirilmesi amacıyla yetkili idarenin yazılı izni dairesinde icra edilen tamirat ve düzeltme işlemleri mühür bozma suçu teşkil etmez. Ayrıca tahsil olunan imar para cezaları, aynı eylem sebebiyle Türk Ceza Kanunu kapsamında mahkûmiyet kararı alan kişilere faiz işletilmeksizin iade edilmektedir.

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu ve Cezai Sorumluluk

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişiler hakkında belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin yürütülmesine müsaade eden kişilere de iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır; ancak sınai faaliyete ilişkin bu cezai hüküm 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış binalar bakımından geçerli değildir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. (6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar Zehirli madde katma

Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bina yapan veya yaptıran kimsenin, taşınmazı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi durumunda etkin bir hukuki imkân tanınmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinin beşinci fıkrası gereğince aykırılığın giderilmesi halinde kamu davası açılmaz, açılmış bulunan kamu davası düşer ve hükmolunan mahkûmiyet tüm ceza hukuku sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar.

Kat Mülkiyeti Engeli ve Tapu Tescil Sorunları

İskân belgesinin bulunmaması, taşınmazın tapuda bağımsız bölüm bazında mülkiyet kesinliği kazanmasını engeller ve malikler süresiz biçimde kat irtifakı statüsünde kalır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, anagayrimenkulün tamamının mülkiyeti kat mülkiyetine çevrilmedikçe yalnızca bir veya birkaç bağımsız bölüm üzerinde münferiden kat mülkiyeti tesisi hukuken mümkün değildir.

634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – Kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğar. Anagayrimenkulün tümünün mülkiyeti (Kat mülkiyeti) ne çevrilmeden o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz. (Değişik üçüncü fıkra: 14/11/2007-5711/3 md.) Kat mülkiyeti kurulurken aynı katta birbirine bitişik bulunan aynı nevideki birden fazla bağımsız bölüm veya bir yapının otel, iş veya ticaret yeri gibi iktisadî açıdan veya kullanma bakımından bütünlük arz eden birden çok katı veya bölümü, kat mülkiyeti kütüğüne tek bağımsız bölüm olarak tescil edilebilir. Böyle bir tescilin yapılabilmesi için, buna uygun değişiklik projesinin ve yapı kullanma izin belgesinin Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmiş olması gereklidir. (Değişik dördüncü fıkra: 15/2/2018-7099/4 md.) Kat mülkiyetinin tescili, tapu memurunca düzenlenen resmî senet uyarınca veya aşağıdaki fıkralara göre yapılabilir. (Ek fıkra: 15/2/2018-7099/4 md.) Hak sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerin belirlenmiş olması şartıyla arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kat karşılığı temlik sözleşmesi veya bağımsız bölümlerin taksimine ilişkin noterlik sözleşmesine istinaden inşa edilecek olan binaya ilişkin (…)2 kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi işlemi, yüklenici tarafından talep edilmesi halinde ilgili idare tarafından yapılır. Tapuya tescil işlemlerinde elektronik ortamda düzenlenen ve ilgili idare tarafından onaylı mimari proje ile yönetim planı esas alınır. Mimari proje ile yönetim planında malik imzası aranmaz.[2] (Ek fıkra: 15/2/2018-7099/4 md.) (Değişik altıncı fıkra:9/6/2021-7327/11 md.) Yapı kullanma izin belgesi düzenlenen tüm yapıların cins değişikliği işlemleri resen yapılır. Yapı kullanma izin belgesini düzenlemeye yetkili idare tarafından Mekânsal Adres Kayıt Sistemine yüklenerek elektronik ortamda kadastro müdürlüğüne gönderilen yapı kullanma izin belgesi ile yapı aplikasyon projesine göre kadastro müdürlüğünce tescil bildirimi düzenlenir. Tapu müdürlüğüne gönderilen tescil bildirimi üzerine başkaca bir belge aranmaksızın cins değişikliği resen tescil edilir. Cins değişikliği yapılmış taşınmaz kat irtifakı tesisli ise, kat irtifakının tesciline ait resmî senede ve 12 nci maddede yazılı belgelere dayalı olarak başkaca bir belge aranmaksızın resen kat mülkiyetine çevrilir. Bu işlemler, döner sermaye hizmet bedelinden muaftır. Kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya ortak maliklerden biri, paylaşmanın, kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse, hakim, o gayrimenkulün mülkiyetinin, 12 nci maddede yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verebilir. (Ek fıkra: 14/11/2007-5711/3 md.) Gelirinin ortak giderlere harcanması için veya başka bir amaçla ortak yararlanmaya tahsis edilen bağımsız bölümlerin malik hanesine, bunlardan yararlanan "bağımsız bölümlerin numaraları" yazılmak suretiyle kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilir. Bu husus bağımsız bölümlerin beyanlar hanesinde gösterilir. B) Kat mülkiyeti kütüğü:

Yapı kullanma izin belgesi düzenlenmiş binalarda cins değişikliği ile kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş işlemleri idarenin bildirimleri doğrultusunda kadastro ve tapu müdürlüklerince re'sen icra edilir. İskân temin edilemediği takdirde bu re'sen tescil imkânı işlemeyeceğinden tapuda kat mülkiyeti kurulamaz ve arsa payına bağlı hukuki belirsizlik devam eder.

Kullanım, Abonelik ve Yönetim Uyuşmazlıkları

İskânsız ve kat irtifaklı yapılarda ortak alanların kullanımı, yönetim planının tatbiki ve aidatların tahsili süreçlerinde kat malikleri arasında yoğun hukuki ihtilaflar yaşanmaktadır. Ortak yerlerin haksız işgali veya ortak gider borçlarının ödenmemesi sulh hukuk mahkemesinde hâkimin müdahalesi ve aidat alacağı davalarının açılmasına sebebiyet verir.

Yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda kat maliklerinin şahsi girişimlerle veya usulsüz yöntemlerle sayaç bağlatmaya çalışması, dağıtım kuruluşlarının incelemelerinde usulsüz veya kaçak kullanım tutanaklarıyla ve yüksek para cezalarıyla karşılaşılmasına yol açar. Ticari nitelikli bağımsız bölümlerde ise iskân eksikliği nedeniyle işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilememekte, bu durum kurumsal kiralama yapılmasını engelleyerek mülkün gelir kaybına uğramasına neden olmaktadır.

İskânsız bir binada münferit bir daire için kat mülkiyeti kurulabilir mi?

Hayır, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 10. maddesi gereğince yapının tamamı kat mülkiyetine çevrilmeden yalnızca bir veya birkaç bölüm üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz.

İskânı bulunmayan yapılar hakkında yıkım kararı nasıl uygulanır?

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında tanınan sürede aykırılık giderilmezse veya aykırılığın giderilemeyeceği anlaşılırsa encümen ya da il idare kurulu kararıyla yapı yıktırılır ve masraflar malikten tahsil edilir.

İskânsız dükkân veya ticari bağımsız bölümlerde işyeri ruhsatı alınabilir mi?

İskân belgesi olmayan ticari taşınmazlarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınamamaktadır; ayrıca yapı kullanma izni bulunmayan binalarda sınai faaliyet icrasına müsaade edilmesi Türk Ceza Kanunu uyarınca hapis cezası ile yaptırıma bağlanmıştır.

Yapı mühürlendikten sonra aykırılıklar nasıl düzeltilebilir?

Yapının mevzuata ve ruhsata uygun hale getirilmesi maksadıyla yetkili idarenin yazılı izni tahtında yapılan tamirat ve düzeltme işlemleri mühür bozma suçu sayılmaksızın yürütülebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu