Kaçak Yapı Durumunda Satıcının Ayıptan Doğan Hukuki Sorumluluğu
Satın alınan taşınmazda kaçak yapı statüsü, ruhsata aykırılık veya iskân belgesinin bulunmaması halleri hukuki ayıp oluşturur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi gereğince satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumludur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu tutulur; ruhsata aykırılıkların veya yapısal sorunların alıcıdan gizlenmesi durumunda taşınmaz gizli ayıplı sayılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
Gizli ayıbın sonradan anlaşılması durumunda alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğü devreye girer. Alıcı, kaçak yapı niteliğini veya ruhsata aykırılığı öğrendiğinde durumu gecikmeksizin satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin süresinde yapılmaması, alıcının ayıptan kaynaklanan yasal haklarını kaybetmesi tehlikesini doğurur.
Alıcının Ayıptan Doğan Seçimlik Hakları ve Sözleşmeden Dönme
Gizli ayıbın ihbar edilmesinin ardından alıcı, yasal seçimlik haklarını kullanabilir. Bu kapsamda sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi talep etme veya masrafı satıcıya ait olmak üzere onarım isteme hakları gündeme gelir. Taşınmazdaki kaçak yapı niteliği veya projeye aykırılık binanın yıkılma tehlikesine yol açıyorsa, oturulmasını engelliyorsa ya da beklenen ekonomik yararı tamamen ortadan kaldırıyorsa esaslı ayıp teşkil eder ve alıcı sözleşmeden dönme hakkını ileri sürebilir.
Sözleşmeden dönme talebinin mahkemece kabulü halinde alıcı taşınmazın tapusunu iade eder; satıcı ise satış bedelini, tapu harçlarını ve alım masraflarını yasal faiziyle geri ödemekle yükümlü olur. Alıcı, ödediği meblağları tahsil edene kadar taşınmaz üzerinde hapis hakkı kullanabilir veya mülk üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep edebilir.
Alıcı sözleşmeyi feshetmek istemediği takdirde taşınmazın mülkiyetini koruyarak bedel indirimi isteyebilir. Bu halde bilirkişi incelemesi yapılarak taşınmazın ayıpsız değeri ile ayıplı hali arasındaki fark tespit edilir ve belirlenen tutar alıcıya iade edilir.
İmar Kanunu Kapsamında İdari Süreç, Mühürleme ve Yıkım Prosedürü
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapılar tespit edildiğinde mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma işlemi, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; belgenin bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne iletilir. Ayrıca yapının imar mevzuatına aykırı olduğu bilgisi tapu beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idarece en geç yedi gün içinde tapu müdürlüğüne bildirilir ve aykırılık giderilmeden bu şerh kaldırılamaz.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Yapıda ruhsata aykırılığın giderildiği veya ruhsat alındığı inceleme neticesinde anlaşılırsa mühür belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Bu süre içinde aykırılık giderilmez veya ruhsat alınmazsa yapı ruhsatı iptal edilir; belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip bina belediye ya da valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı bir aylık süre beklenmeden iptal edilerek yıkım hükümleri uygulanır. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin idarece tespit edilmesine karşın iki ay içinde yıkım kararı alınmayan veya yıkım kararına rağmen altı ay içinde yıkılmayan binalar ise Bakanlıkça yıkılabilir ve yıkım maliyeti yüzde yüz fazlasıyla ilgili idareden tahsil edilir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, etüt ve projelere aykırı yapılan yapıların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen fenni mesullere idari para cezası verilir. Aykırılığın tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde encümence sorumlular hakkında idari müeyyideler uygulanır. Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince Danıştay 6. Dairesinin 2021/9224 Esas ve 2022/10077 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere para cezasının ruhsatsız yapıyı fiilen yapan veya yaptıran kişi adına kesilmesi gerekir; ruhsatsız yapıyı yapanın malikten farklı olması durumunda ceza yeni malik adına tesis edilemez. Bununla birlikte uygulamada tutanakların tapudaki güncel malik adına düzenlenmesi durumunda idari yargıda dava açılması gerekir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde arsa emlak vergisi asgari birim değeri üzerinden hesaplanan ilave ceza tahsil edilmez. Yapının idarenin yazılı izni dâhilinde mevzuata uygun hale getirilmesi için yürütülen işlemler ise mühür bozma suçunu oluşturmaz.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, E. 2021/9224, K. 2022/10077Kaynağı aç
Belediye veya idarece tesis edilen idari para cezası tutanaklarına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Aynı şekilde encümen tarafından verilen yıkım kararlarına ve tebliğ edilen yıkım masraflarına karşı da tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açılması mümkündür.
İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu ve Cezai Yaptırımlar
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşma eylemleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinde imar kirliliğine neden olma suçu kapsamında düzenlenmiştir. Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişiler bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlara elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade edenler bir yıldan beş yıla kadar; yapı kullanma izni bulunmayan binalarda sınai faaliyet icrasına izin verenler ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, sınai faaliyete izin verilmesine ilişkin üçüncü fıkra hariç olmak üzere bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. Bununla birlikte şantiye altyapı bağlantıları ile sınai faaliyete izin verilmesini düzenleyen ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri 12 Ekim 2004 tarihinden önce inşa edilmiş yapılar hakkında uygulanmaz.
TCK m. 184/5 uyarınca, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan veya yaptıran kişinin yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde birinci ve ikinci fıkralar gereğince kamu davası açılmaz; açılmış kamu davası düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Ayrıca İmar Kanunu'nun 42. maddesinin altıncı fıkrasına göre tahsil edilen idari para cezaları, aynı fiil sebebiyle TCK m. 184 uyarınca mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.
Komşuların Talepleri, Kredi ve Sigorta Sözleşmelerinde Ortaya Çıkan Riskler
Taşınmazdaki kaçak imalatlar veya projeye aykırı genişletmeler apartman ve site ortak alanlarına müdahale teşkil edebilir. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak alanlara tecavüz edilmesi halinde diğer kat malikleri müdahalenin meni ve projeye uygun şekilde eski hale getirme talebiyle dava açabilir.
Kaçak yapı niteliğindeki taşınmazlar finansal ve sigorta ilişkilerinde de hukuki sonuçlar doğurur. Taşınmazın kaçak statüde olduğunu veya yıkım riski taşıdığını tespit eden bankalar, kredi sözleşmelerine dayanarak borcun tamamının muaccel kılınmasını ve tek seferde ödenmesini veya ek teminat gösterilmesini talep edebilir. Benzer şekilde sigorta şirketleri de ruhsata aykırı veya kaçak yapılarda meydana gelen hasarlara ilişkin tazminat taleplerini reddetme yoluna gidebilmektedir.
Zararların Tazmini, Ekspertiz Kusuru ve Devletin Sorumluluğu
Kaçak yapı sebebiyle idarece kesilen idari para cezaları, yıkım harcamaları ve taşınmazın uğradığı değer kaybı nedeniyle satıcıya karşı maddi tazminat davası açılabilir. Satıcının durumu hileyle ve aldatma kastıyla gizlediği ispat edilirse manevi tazminat da talep edilebilir. Ayrıca alım sürecinde hazırladığı değerleme raporunda kaçak yapıyı belirleyemeyen kusurlu ekspertiz kuruluşlarına karşı Borçlar Kanunu kapsamında tazminat davası açılması mümkündür.
Tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararlar bakımından ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca Devletin kusursuz sorumluluğu söz konusudur. Kanun gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur ve Devlet, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin bu davalar, taşınmazın tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1007Kaynağı aç
Sözleşmeden dönme davasında alıcı neleri geri alabilir?
Sözleşmeden dönme talebinin mahkemece kabulü halinde alıcı satış bedelini, ödediği tapu harçlarını ve alım masraflarını yasal faiziyle birlikte geri alma hakkına sahiptir.
Kaçak yapıyı eski malik yapmışsa imar para cezası kime kesilir?
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca İmar Kanunu m. 42 kapsamındaki para cezasının imalatı fiilen yapan kişi adına tesis edilmesi gerekir; buna karşın uygulamada güncel malik adına tutanak düzenlenebilmekte ve bu işlemlere karşı dava açılabilmektedir.
Yıkım kararı ve imar para cezalarına karşı hangi sürede dava açılmalıdır?
İmar para cezalarına ve encümen yıkım kararlarına karşı, idari işlemin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.
Kaçak yapının imara uygun hale getirilmesi ceza davasını nasıl etkiler?
TCK m. 184/5 uyarınca ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapının imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi durumunda, maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamındaki suçlar yönünden kamu davası açılmaz, açılmış dava düşer ve mahkûmiyet bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

