Ev Satın Aldıktan Sonra Kaçak Yapı Olduğunun Anlaşılması

by Avukat Erdal Ersoy
Ev Satın Aldıktan Sonra Kaçak Yapı Olduğunun Anlaşılması

Kaçak Yapı Durumunda Satıcının Ayıptan Doğan Hukuki Sorumluluğu

Satın alınan taşınmazda kaçak yapı statüsü, ruhsata aykırılık veya iskân belgesinin bulunmaması halleri hukuki ayıp oluşturur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi gereğince satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumludur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu tutulur; ruhsata aykırılıkların veya yapısal sorunların alıcıdan gizlenmesi durumunda taşınmaz gizli ayıplı sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında

Gizli ayıbın sonradan anlaşılması durumunda alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğü devreye girer. Alıcı, kaçak yapı niteliğini veya ruhsata aykırılığı öğrendiğinde durumu gecikmeksizin satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin süresinde yapılmaması, alıcının ayıptan kaynaklanan yasal haklarını kaybetmesi tehlikesini doğurur.

Alıcının Ayıptan Doğan Seçimlik Hakları ve Sözleşmeden Dönme

Gizli ayıbın ihbar edilmesinin ardından alıcı, yasal seçimlik haklarını kullanabilir. Bu kapsamda sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi talep etme veya masrafı satıcıya ait olmak üzere onarım isteme hakları gündeme gelir. Taşınmazdaki kaçak yapı niteliği veya projeye aykırılık binanın yıkılma tehlikesine yol açıyorsa, oturulmasını engelliyorsa ya da beklenen ekonomik yararı tamamen ortadan kaldırıyorsa esaslı ayıp teşkil eder ve alıcı sözleşmeden dönme hakkını ileri sürebilir.

Sözleşmeden dönme talebinin mahkemece kabulü halinde alıcı taşınmazın tapusunu iade eder; satıcı ise satış bedelini, tapu harçlarını ve alım masraflarını yasal faiziyle geri ödemekle yükümlü olur. Alıcı, ödediği meblağları tahsil edene kadar taşınmaz üzerinde hapis hakkı kullanabilir veya mülk üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep edebilir.

Alıcı sözleşmeyi feshetmek istemediği takdirde taşınmazın mülkiyetini koruyarak bedel indirimi isteyebilir. Bu halde bilirkişi incelemesi yapılarak taşınmazın ayıpsız değeri ile ayıplı hali arasındaki fark tespit edilir ve belirlenen tutar alıcıya iade edilir.

İmar Kanunu Kapsamında İdari Süreç, Mühürleme ve Yıkım Prosedürü

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapılar tespit edildiğinde mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma işlemi, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; belgenin bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne iletilir. Ayrıca yapının imar mevzuatına aykırı olduğu bilgisi tapu beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idarece en geç yedi gün içinde tapu müdürlüğüne bildirilir ve aykırılık giderilmeden bu şerh kaldırılamaz.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…)[36] tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37] Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:

Yapıda ruhsata aykırılığın giderildiği veya ruhsat alındığı inceleme neticesinde anlaşılırsa mühür belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Bu süre içinde aykırılık giderilmez veya ruhsat alınmazsa yapı ruhsatı iptal edilir; belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip bina belediye ya da valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı bir aylık süre beklenmeden iptal edilerek yıkım hükümleri uygulanır. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin idarece tespit edilmesine karşın iki ay içinde yıkım kararı alınmayan veya yıkım kararına rağmen altı ay içinde yıkılmayan binalar ise Bakanlıkça yıkılabilir ve yıkım maliyeti yüzde yüz fazlasıyla ilgili idareden tahsil edilir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, etüt ve projelere aykırı yapılan yapıların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen fenni mesullere idari para cezası verilir. Aykırılığın tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde encümence sorumlular hakkında idari müeyyideler uygulanır. Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince Danıştay 6. Dairesinin 2021/9224 Esas ve 2022/10077 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere para cezasının ruhsatsız yapıyı fiilen yapan veya yaptıran kişi adına kesilmesi gerekir; ruhsatsız yapıyı yapanın malikten farklı olması durumunda ceza yeni malik adına tesis edilemez. Bununla birlikte uygulamada tutanakların tapudaki güncel malik adına düzenlenmesi durumunda idari yargıda dava açılması gerekir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde arsa emlak vergisi asgari birim değeri üzerinden hesaplanan ilave ceza tahsil edilmez. Yapının idarenin yazılı izni dâhilinde mevzuata uygun hale getirilmesi için yürütülen işlemler ise mühür bozma suçunu oluşturmaz.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
Madde 42 – (Değişik: 9/12/2009-5940/2 md.) Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; 1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası, 2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası, 3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası, 4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası, 5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası, idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/11 md.) (Mülga cümle:25/3/2020-7226/39 md.) (…) b) Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verilir. c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı; 1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30’u, 2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40’ı, 3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında “Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı” olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60’ı, 4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100’ü, 5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si, 6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80’i, 7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50’si, 8) Ruhsatsız ise cezanın % 180’i, 9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50’si, 10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100’ü, 11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10’u, 12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20’si, 13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20’si, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır. ç) (Ek:25/3/2020-7226/39 md.) Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez.[39] 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine ve gözetmenlerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir.[40] Yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine onbin Türk Lirası idari para cezası verilir. 27 nci maddeye göre (…)41 belirlenmiş köy yerleşik alanı ve civarı sınırları içinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından, projeleri (…)41 (…)41 fen, sanat ve sağlık şartlarına uygun olmasına rağmen valilik onayı alınmadan ve muhtarlığa bildirim yapılmadan konut ve zatî maksatlı tarım ve hayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine bin Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanan toplam ceza miktarı uygulanır. [41] Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir. Yapının bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, plana, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçu teşkil etmez. Müelliflerin, fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimar ve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek ve ilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslek odasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir. Bu kişiler, verilen ceza süresi içinde yeni bir iş üstlenemez. Yapı müteahhidinin yetki belgesi; a) Yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve 32 nci maddeye göre verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi halinde beş yıl, b) Yapım işinde ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilen imalatın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi halinde on yıl, c) Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılan hallerde bir yıl, süreyle Bakanlıkça iptal edilir. Yapı müteahhidinin, yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerinde yetki belgesi bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça iptal edilir ve bunlara sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesi düzenlenmez. Yetki belgesi iptal edilen yapı müteahhidi yeni yetki belgesi düzenleninceye kadar yeni iş üstlenemez, ancak mevcut işlerini tamamlar. Yetki belgeli yapı müteahhidi olmaksızın başlanılan yapının ruhsatı iptal edilir ve yapı mühürlenir. Yürürlükten kaldırılan hükümler:
Danıştay 6. Daire, E. 2021/9224, K. 2022/10077Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/9224 E.  ,  2022/10077 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/9224 Karar No : 2022/10077 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, … (… ) Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağı ile 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca söz konusu yapının ruhsata aykırı kısımlarının yıkılarak eski hale getirilmesine ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 5.897,64.-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Beykoz Belediyesi Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen; yapı tatil tutanağına ilişkin davanın süre aşımı yönünden reddi, yıkım ve para cezasına ilişkin işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca istinafa başvurulması üzerine, tarafların istinaf başvurularının kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı sonrasında, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağına 60 günlük dava açma süresinin geçirilmesinden sonra 27/04/2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının inceleme olanağı bulunmadığı, yapıda ruhsata bağlanması mümkün olmayan inşai faaliyette bulunulduğu sabit olduğundan, dava konusu encümen kararının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesine istinaden ruhsata aykırı kısımların yıkılarak eski hale getirilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, 3194 sayılı Kanun'un 42 maddesine göre aykırı alan ve yapı sınıfı üzerinden temel para cezası hesaplandıktan sonra artırımlar yapılarak bulunan miktarın hisseler oranında bölünmesi suretiyle para cezası verilmesi gerekirken, cezaya konu alanı maliklerin hisselerine göre bölerek para cezası hesaplama yapılmasının kanunda belirlenen usule uygun olmadığından tesis edilen para cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın yapı tatil tutanağına ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddine, yıkım işlemine ilişkin kısmının reddine, para cezasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme dayanak olan yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihteki tapu kayıtlarına göre davacının 2. kat, … nolu bağımsız bölümün maliki olduğu, taşınmaz üzerindeki yapıda ruhsata aykırı ilaveler yapıldığının tespit edilmesi üzerine tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, usul ve yasaya aykırı olan temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği iddia edilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz edilen iptale ilişkin kısmının değişik gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Beykoz ilçesi, … (… ) Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenerek, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca söz konusu yapının ruhsata aykırı kısımlarının yıkılarak eski hale getirilmesine ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca … nolu bağımsız bölüm maliki olan davacıya 5.897,64.-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının verilmesi üzerine anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinde; "Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı işgünü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır. (…)" şeklinde düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Beykoz İlçesi, … (… ) Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerindeki yapıda ruhsata aykırı olarak bodrum ve zemin kat sol yan cephede yer alan açık çıkmanın kapatıldığı ve bodrum kat arka cepheye ilave alan yapıldığının tespiti üzerine 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca projesine aykırı kısımların yıkılarak eski hale getirilmesine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca … nolu Bağımsız bölüm maliki … 'na 10.937,20-TL ve …, …., … Bağımsız bölüm maliklerine ise ayrı ayrı 5.897,64- TL para cezası verilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararının verildiği, ancak anılan karar ile dayanağı yapı tatil tutanağında belirlenen aykırılıkların kimin tarafından yapıldığına ilişkin tespit bulunmadığı, 2. kat 3 nolu bağımsız bölümün maliki olan davacı tarafından, taşınmazın 1991 yılında mevcut haliyle satın alındığı ve belirlenen aykırılıkların kendisi tarafından yapılmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, cezaların şahsiliği ilkesi gereği ruhsata aykırı imalatları yapanın açık olarak belirlenmesinden sonra yapıyı yapana para cezası verilmesi, belirlenen aykırılıkların tüm bağımsız kat malikleri tarafından birlikte yapıldığının tespiti halinde ise para cezası miktarının yapıyı yapanların hisseleri oranında bir saptama yapılması suretiyle hesaplanması gerekirken, bu konuda bir belirleme yapılmaksızın tesis edilen encümen kararının para cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu para cezasının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Yapı tatil tutanağına ilişkin davanın süre aşımı yönünden reddine, yıkım işlemi yönünden davanın reddine, para cezası işleminin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyiz edilen kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Beykoz İlçesi, …(… ) Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerindeki yapıda ruhsata aykırı olarak bodrum ve zemin kat sol yan cephede yer alan açık çıkmanın kapatıldığı ve bodrum kat arka cepheye ilave alan yapıldığının tespiti üzerine 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca projesine aykırı kısımların yıkılarak eski hale getirilmesine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca Bağımsız bölüm maliklerine para cezası verilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararının verildiği, tapu kayıtlarına göre davacının taşınmazın 2. Kat … nolu bağımsız bölümünü 06/11/1991 yılında satın aldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından, taşınmaz üzerindeki yapıda tespit edilen aykırılıkların başkası tarafından yapıldığına ilişkin bilgi ve belge ibraz edilemediğinden, para cezasına ilişkin işlemin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, cezaların şahsiliğinden bahisle para cezasının iptaline ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi İdari dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Belediye veya idarece tesis edilen idari para cezası tutanaklarına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Aynı şekilde encümen tarafından verilen yıkım kararlarına ve tebliğ edilen yıkım masraflarına karşı da tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açılması mümkündür.

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu ve Cezai Yaptırımlar

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşma eylemleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinde imar kirliliğine neden olma suçu kapsamında düzenlenmiştir. Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişiler bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlara elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade edenler bir yıldan beş yıla kadar; yapı kullanma izni bulunmayan binalarda sınai faaliyet icrasına izin verenler ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. (6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar Zehirli madde katma

Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, sınai faaliyete izin verilmesine ilişkin üçüncü fıkra hariç olmak üzere bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. Bununla birlikte şantiye altyapı bağlantıları ile sınai faaliyete izin verilmesini düzenleyen ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri 12 Ekim 2004 tarihinden önce inşa edilmiş yapılar hakkında uygulanmaz.

TCK m. 184/5 uyarınca, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan veya yaptıran kişinin yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde birinci ve ikinci fıkralar gereğince kamu davası açılmaz; açılmış kamu davası düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Ayrıca İmar Kanunu'nun 42. maddesinin altıncı fıkrasına göre tahsil edilen idari para cezaları, aynı fiil sebebiyle TCK m. 184 uyarınca mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.

Komşuların Talepleri, Kredi ve Sigorta Sözleşmelerinde Ortaya Çıkan Riskler

Taşınmazdaki kaçak imalatlar veya projeye aykırı genişletmeler apartman ve site ortak alanlarına müdahale teşkil edebilir. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde ortak alanlara tecavüz edilmesi halinde diğer kat malikleri müdahalenin meni ve projeye uygun şekilde eski hale getirme talebiyle dava açabilir.

Kaçak yapı niteliğindeki taşınmazlar finansal ve sigorta ilişkilerinde de hukuki sonuçlar doğurur. Taşınmazın kaçak statüde olduğunu veya yıkım riski taşıdığını tespit eden bankalar, kredi sözleşmelerine dayanarak borcun tamamının muaccel kılınmasını ve tek seferde ödenmesini veya ek teminat gösterilmesini talep edebilir. Benzer şekilde sigorta şirketleri de ruhsata aykırı veya kaçak yapılarda meydana gelen hasarlara ilişkin tazminat taleplerini reddetme yoluna gidebilmektedir.

Zararların Tazmini, Ekspertiz Kusuru ve Devletin Sorumluluğu

Kaçak yapı sebebiyle idarece kesilen idari para cezaları, yıkım harcamaları ve taşınmazın uğradığı değer kaybı nedeniyle satıcıya karşı maddi tazminat davası açılabilir. Satıcının durumu hileyle ve aldatma kastıyla gizlediği ispat edilirse manevi tazminat da talep edilebilir. Ayrıca alım sürecinde hazırladığı değerleme raporunda kaçak yapıyı belirleyemeyen kusurlu ekspertiz kuruluşlarına karşı Borçlar Kanunu kapsamında tazminat davası açılması mümkündür.

Tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararlar bakımından ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyarınca Devletin kusursuz sorumluluğu söz konusudur. Kanun gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur ve Devlet, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin bu davalar, taşınmazın tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1007Kaynağı aç
Madde 1007- Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. B. İşlemler I. İşlemlerin konusu 1. Tescil
Sözleşmeden dönme davasında alıcı neleri geri alabilir?

Sözleşmeden dönme talebinin mahkemece kabulü halinde alıcı satış bedelini, ödediği tapu harçlarını ve alım masraflarını yasal faiziyle birlikte geri alma hakkına sahiptir.

Kaçak yapıyı eski malik yapmışsa imar para cezası kime kesilir?

Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca İmar Kanunu m. 42 kapsamındaki para cezasının imalatı fiilen yapan kişi adına tesis edilmesi gerekir; buna karşın uygulamada güncel malik adına tutanak düzenlenebilmekte ve bu işlemlere karşı dava açılabilmektedir.

Yıkım kararı ve imar para cezalarına karşı hangi sürede dava açılmalıdır?

İmar para cezalarına ve encümen yıkım kararlarına karşı, idari işlemin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.

Kaçak yapının imara uygun hale getirilmesi ceza davasını nasıl etkiler?

TCK m. 184/5 uyarınca ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapının imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi durumunda, maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamındaki suçlar yönünden kamu davası açılmaz, açılmış dava düşer ve mahkûmiyet bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu