İntifa Hakkının Tanımı ve Hukuki Niteliği
İntifa hakkı; taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde tesis edilebilen ve aksine bir düzenleme bulunmadıkça hak sahibine konusu üzerinde tam kullanma ve yararlanma yetkisi sağlayan sınırlı bir ayni haktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 794. maddesinde düzenlenen bu hak kurulduğunda, malikin eşyayı fiilen kullanma ve semerelerinden yararlanma yetkisi ortadan kalkar. Malik yalnızca çıplak mülkiyet (kuru mülkiyet) hakkını muhafaza eder. Çıplak mülkiyet sahibi bu mülkiyet hakkını üçüncü kişilere devredebilirse de devir işlemi intifa hakkı sahibinin kullanma ve yararlanma yetkisini etkilemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 794Kaynağı aç
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16117, K. 2019/2450Kaynağı aç
İntifa Hakkının Kurulması ve İleri Sürülmesi
İntifa hakkının kazanılması ve kurulması hakkın konusunu oluşturan malın hukuki niteliğine göre belirlenir. Türk Medeni Kanunu'nun 795. maddesi uyarınca; taşınmaz mallarda intifa hakkı resmi senet düzenlenerek tapu kütüğüne tescil edilmesiyle, taşınırlarda zilyetliğin devredilmesiyle, alacaklarda ise alacağın temliki veya kıymetli evrakın teslimi yoluyla kurulur. Taşınır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılmasında ve tescilinde, kanunda aksine düzenleme bulunmadıkça mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı ise tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa dahi durumu bilenlere karşı, tescil edilmiş olması durumunda ise herkese karşı ileri sürülebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 795Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14125, K. 2020/3118Kaynağı aç
İntifa Hakkı Sahibinin Hakları ve Yargısal Korunması
İntifa hakkı sahibi, hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahiptir; Türk Medeni Kanunu'nun 803. maddesi uyarınca bu yetkilerini kullanırken iyi bir yönetici gibi özen göstermek zorundadır. Hakkın sağladığı ayni yetki ve fiili zilyetlik dolayısıyla intifa hakkı sahibi, zilyetliğe ve mülkiyete tanınan dava haklarından yararlanabilir; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/16117 Esas ve 2019/2450 Karar sayılı ilamında intifa hakkı sahibinin bu dava hakları kapsamında el atmanın önlenmesi davası açabileceği belirtilmiştir. Haksız işgal halinde intifa hakkı sahibinin ecrimisil davası açma imkânı da mevcuttur. Buna karşılık intifa hakkı devam ettiği sürece tam kullanma ve yararlanma yetkisi münhasıran intifa hakkı sahibinde bulunduğundan, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/14125 Esas ve 2020/3118 Karar sayılı ilamı gereğince çıplak mülkiyet malikinin ecrimisil talep etme hakkı ve aktif husumet ehliyeti bulunmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 803Kaynağı aç
İntifa hakkının bizzat kendisi başkasına devredilemez ve intifa hakkı sahibinin mirasçılarına intikal etmez. Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun 806. maddesi gereğince sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça veya durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmadıkça intifa hakkının kullanılması başkasına devredilebilir. Kullanımın başkasına devredilmesi ayni hak kurmayıp intifa hakkı sahibi ile üçüncü kişi arasında kişisel bir borç ilişkisi doğurur. Bu halde malik, haklarını devralana karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 806Kaynağı aç
Doğal Ürünler, Tüketilebilen Eşyalar ve Bütünleyici Parçaların Hukuki Durumu
İntifa hakkı süresi içinde olgunlaşan doğal ürünler intifa hakkı sahibine aittir. Ekimi veya dikimi yapan malik ya da intifa hakkı sahibi, olgunlaşan ürünleri toplayan diğer taraftan yaptığı giderler için ürünün değerini aşmamak üzere uygun bir bedel isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 804. maddesi uyarınca nitelikleri itibarıyla malın doğal verimi veya ürünü sayılmayan bütünleyici parçaları malike aittir. Hak sahibi taşınmaz üzerinde yararlanmanın olağan sınırlar içerisinde kalmasına özen göstermekle yükümlü olup bu ölçü aşılarak elde edilen ürünler malike ait olur; ayrıca intifa hakkı sahibi taşınmazın ekonomik özgülenme yönünü malike önemli zarar verecek şekilde değiştiremez, yeni bir şekle dönüştüremez ve onda önemli bir değişiklik yapamaz. Bu çerçevede Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/24 Esas ve 2021/1153 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, taşınmaz üzerinde baz istasyonu kurulması doğal ürün kapsamında sayılmadığından ve bütünleyici parça mahiyetinde olduğundan, intifa hakkı sahibinin baz istasyonu kira sözleşmesi yapma yetkisi bulunmamakta ve elde edilen kira gelirlerinin malike ödenmesi gerekmektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/24, K. 2021/1153Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 804Kaynağı aç
Tüketilebilen şeylerin mülkiyeti, Türk Medeni Kanunu'nun 819. maddesi uyarınca aksine anlaşma olmadıkça intifa hakkı sahibine geçer; intifa hakkı sahibi hakkın sona ermesiyle bu eşyaların geri verme günündeki değerini ödemekle yükümlü olur. Değeri biçilerek kendisine teslim edilen diğer taşınırlar üzerinde intifa hakkı sahibi serbestçe tasarruf edebilir; bu yetki kullanıldığında biçilen değerler geri verme sırasında tazmin edilmelidir. Tarım işletmesi gereçleri, hayvan sürüleri veya ticari mallarda bu ödeme aynı cins ve nitelikte eşya verilmesi suretiyle de yerine getirilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 819Kaynağı aç
Bakım, Giderler, Sigorta ve Defter Tutma Sorumlulukları
Malik veya intifa hakkı sahibi, giderleri paylaşmak şartıyla intifa hakkına konu malların noterlikçe resmen defterinin tutulmasını her zaman isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 813. maddesi uyarınca malın olağan bakım ve işletme giderleri, güvencesini oluşturduğu borçların faizleri ile vergi ve resimleri intifa süresince intifa hakkı sahibine aittir. Malik bu vergi ve resimleri ödemiş bulunursa intifa hakkı sahibi bunları malike tazmin etmekle mükelleftir. Olağan bakım, işletme giderleri, faiz, vergi ve resimler dışındaki diğer bütün yükümlülükler malike aittir; ancak intifa hakkı sahibi bunların yerine getirilmesi için gereken parayı istem üzerine karşılıksız sağlamazsa malik, intifa konusu malı bu yükümlülükleri karşılamak amacıyla kısmen veya tamamen paraya çevirebilir. Yerel adetlere göre iyi bir yönetimin gerektirdiği hallerde intifa hakkı sahibi malı malik lehine yangına ve diğer tehlikelere karşı sigorta ettirmek ve primlerini ödemekle yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 813Kaynağı aç
İntifa hakkı sahibi, zararın kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe malın yok olmasından veya değerinin azalmasından malike karşı sorumludur ve hak için gerekmediği halde tükettiği şeyleri tazmin etmekle yükümlüdür; buna karşın malın olağan kullanılmasından doğan değer azalmalarından sorumlu tutulamaz. İntifa hakkı sahibinin yükümlü olmadığı halde yaptığı giderler, yenilemeler ve eklemeler için intifa hakkı sona erdiğinde vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca malikten tazminat talep etme hakkı bulunur. Malikin bu tazminatı ödemekten kaçınması halinde intifa hakkı sahibi, yaptığı eklemeleri malı eski haline getirmek kaydıyla söküp geri alabilir.
Paylı Mülkiyet, Miras Paylaşımı ve Taşınmaz Rehni İlişkisi
Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda paydaşlardan biri kendi payı üzerinde intifa hakkı kurarsa, Türk Medeni Kanunu'nun 700. maddesi gereğince diğer paydaşlardan birinin intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunması halinde, satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı o paya düşecek bedel üzerinde devam eder. Miras hukuku çerçevesinde Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesi gereğince, eşlerden birinin vefatında tereke malları arasında ev eşyası veya birlikte yaşanılan konut varsa haklı sebeplerin varlığı halinde sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir; ancak mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyunun bu mesleği sürdürmesi için zorunlu olan bölümlerde bu hak kullanılamayacağı gibi tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri de saklı tutulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 700Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 652Kaynağı aç
İntifa hakkının cebri icra satışındaki akıbeti rehin haklarıyla olan öncelik sıralamasına dayanır. İntifa hakkının tesis edilmesinden önce taşınmaz üzerinde ipotek veya taşınmaz rehni kurulmuşsa, taşınmazın cebri icra yoluyla satılması halinde intifa hakkı sona erer. Buna karşılık intifa hakkı taşınmaz rehninden önce tescil edilmiş bulunuyorsa, taşınmaz cebri icra ile satılsa dahi intifa hakkı korunur ve ihaleyi kazanan yeni malike karşı varlığını sürdürür.
İntifa Hakkının Sona Ermesi, Kira Sözleşmeleri ve Kamulaştırma
İntifa hakkı; konusunun tamamen yok olması, taşınmazlarda tapu kaydındaki tescilin terkini ve yasal intifa hakkı sebebinin ortadan kalkmasıyla sona erer. Sürenin dolması, hak sahibinin vazgeçmesi veya vefatı gibi haller taşınmazlarda malike terkin talep etme yetkisi bahşeder. Gerçek kişilerde intifa hakkı en geç hak sahibinin ölümüyle nihayete erer; tüzel kişilerde ise kararlaştırılan sürenin dolması veya kişiliğin kalkmasıyla son bulur ve tüzel kişilerin intifa hakkı en çok yüz yıl devam edebilir. Harap olan malı malik yeniden yararlanılır hale getirmek zorunda değildir; ancak getirirse intifa hakkı yeniden kurulur. Resmi akit tablosunda intifa hakkının bedeli alınarak veya bedelsiz biçimde terkini talep edildikten sonra hak sahibince bakiye intifa bedeli talep edilemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 796Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 797Kaynağı aç
İntifa hakkının sona ermesi, intifa hakkı sahibinin yaptığı kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; intifa hakkı sona erdiğinde malik kira sözleşmesinin tarafı haline gelerek sözleşmeyle bağlı kalır. Sigorta ve kamulaştırma gibi durumlarda ise intifa hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun 798. maddesi uyarınca hakkın konusu yerine geçen karşılık üzerinde devam eder. Bu kapsamda intifa hakkına konu taşınmazın kamulaştırılması durumunda kamulaştırma bedeli intifa hakkı sona erinceye kadar çıplak mülkiyet maliki adına milli bir bankaya yatırılır; bedelin nema gelirlerinden intifa hakkı sahibi yararlanır ve intifa hakkı nihayete erdiğinde bedel malike ödenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 798Kaynağı aç
Muvazaa İddiaları Karşısında İntifa Sözleşmeleri
İntifa hakkı sözleşmelerinin muvazaalı (danışıklı) kurulduğu iddialarına ilişkin yargı kararlarında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre intifa hakkının lehtarına mülkiyet devri sağlamayıp yalnızca yararlanma yetkisi tanıması sebebiyle genel muvazaa kuralını düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi ile muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı intifa sözleşmelerinde uygulama alanı bulmaz; nitekim Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2014/12060 Esas ve 2015/3644 Karar sayılı ilamında bu doğrultuda hüküm kurularak muvazaa ispatlanamadığında davanın reddi gerektiği ifade edilmiştir. Diğer bir yaklaşıma göre ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/14125 Esas ve 2020/3118 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere intifa hakkının danışıklı kurulduğu iddiası veya irade sakatlığı nedenleri ileri sürülerek tapu kaydındaki intifa hakkının terkini talep edilebilir. Terkin istemli davada şerhin muvazaalı kurulduğu kanıtlanamazsa dava reddedilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/12060, K. 2015/3644Kaynağı aç
İntifa hakkı mirasçılara geçer mi?
Hayır, intifa hakkı gerçek kişilerde hak sahibinin ölümüyle sona erer ve mirasçılara geçmez; ancak sözleşmede aksine düzenleme bulunmadıkça veya şahsen kullanım gerekmedikçe hakkın bizzat kendisi değil kullanımı başkasına devredilebilir.
Çıplak mülkiyet sahibi taşınmaz için ecrimisil talep edebilir mi?
Hayır, intifa hakkı yürürlükte olduğu sürece tam kullanma ve yararlanma hakkı intifa sahibine ait olduğundan çıplak mülkiyet malikinin ecrimisil isteme hakkı ve aktif dava ehliyeti bulunmaz.
İntifa hakkı sahibi taşınmazı kiraya verebilir mi?
Evet, sözleşmede aksine hüküm veya şahsi kullanım zorunluluğu bulunmadıkça intifa hakkı sahibi taşınmazı kiraya verebilir; intifa hakkı sona erdiğinde de malik kira sözleşmesinin tarafı haline gelerek kira ilişkisiyle bağlı olur.
İntifa hakkına konu taşınmaz kamulaştırılırsa bedel nasıl paylaştırılır?
Kamulaştırma bedeli intifa hakkı sona erene kadar çıplak mülkiyet sahibi adına milli bir bankaya yatırılır; bu bedelin nema gelirlerinden intifa hakkı sahibi yararlanır, intifa hakkı sona erdiğinde ise ana para malike ödenir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

