İnternette İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
İnternette İçerik Kaldırma ve Erişimin Engellenmesi

İnternetteki bir yayının çıkarılması ile erişiminin engellenmesi aynı işlem değildir. 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi, bentte sayılan suçlar bakımından yeterli şüphe bulunan yayında içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilmesini düzenler. 8/A maddesinde hâkim, sayılan sebeplerden birine veya birkaçına dayanarak karar verebilir; gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Başkanın yetkisi ayrıca belirli makamların talebine bağlıdır. Özel hayatın gizliliği iddiasında 9/A maddesi doğrudan Kuruma başvuruyu öngörür. Değiştirilmiş 9. madde ise Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76, K.: 2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiş olarak gösterilir. Kişilik hakkının genel korunması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine dayanır.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir: a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; 1) İntihara yönlendirme (madde 84), 2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra), 3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190), 4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194), 5) Müstehcenlik (madde 226), 6) Fuhuş (madde 227), 7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), suçları. b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar. c) (Ek:25/3/2020-7226/32 md.) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar. ç) (Ek:13/10/2022-7418/32 md.) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 27 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan suçlar. (2) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. (Ek cümle: 6/2/2014-6518/92 md.) Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir. (3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir. (4) İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak (…)[21]  erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. (Değişik cümle:29/7/2020-7253/4 md.) Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.[22][23][24][25] (5) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.[26] (6) Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının konusunu oluşturan yayını yapanların kimliklerinin belirlenmesi halinde, Başkan tarafından, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. (7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğini Kuruma gönderir. (8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, beraat kararının bir örneği Kuruma gönderilir. (9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır. (10) Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.[27] (11) İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından (…)[28] onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde (…)19 Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir. (12) Bu Kanunda tanımlanan kabahatler dolayısıyla (…)19 Kurum tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. (13) (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.) İşlemlerin yürütülmesi için Kuruma gönderilen hakim ve mahkeme kararlarına 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre Kurum tarafından itiraz edilebilir. (14) (Ek: 12/7/2013-6495/47 md.) 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde tanımlanan kurum ve kuruluşlar, kendi görev alanına giren suçların internet ortamında işlendiğini tespit etmeleri hâlinde, bu yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı alabilirler. Erişimin engellenmesi kararları uygulanmak üzere Kuruma gönderilir.[29] (15) (Ek: 26/2/2014-6527/17 md.) Bu maddeye göre soruşturma aşamasında verilen hâkim kararı ile 9 uncu ve 9/A maddesine göre verilen hâkim kararı birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenen sulh ceza mahkemeleri tarafından verilir. (16) (Ek: 10/9/2014-6552/127 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.) (17) (Ek:17/10/2019-7188/36 md.) Bu maddenin ikinci, dördüncü ve ondördüncü fıkraları kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi[30][31][32]
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 8/AKaynağı aç
MADDE 8/A- (Ek: 27/3/2015-6639/29 md.) (1) Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhurbaşkanlığı veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkan tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir. (2) Cumhurbaşkanlığı veya ilgili Bakanlıkların talebi üzerine Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, Başkan tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde, karar kendiliğinden kalkar. (3) Bu madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir. (4) Bu madde kapsamındaki suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkan tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından hâkim kararı üzerine adli mercilere verilir. Bu bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. (5) Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara Başkan tarafından elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi[33]
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
MADDE 9- (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76; K.: 2023/172 sayılı Kararı ile) Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi[34][35]
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9/AKaynağı aç
MADDE 9/A- (Ek: 6/2/2014-6518/94 md.) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. (2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz. (3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. (4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır. (5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. (6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. (7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. (8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. (Mülga cümle: 26/2/2014-6527/18 md.) (9) (Ek: 26/2/2014-6527/18 md.) Bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, (…)35 yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar. İdarî yapı ve görevler[36][37]
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. 2. Davalar

Katalog suçlarda karar ve uygulama

5651 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre, internet ortamındaki yayının bentte sayılan suçları oluşturduğuna dair yeterli şüphe varsa içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir. Katalog; Türk Ceza Kanunu’nun 84, 103’ün birinci fıkrası, 190, 194, 226, 227 ve 228. maddelerindeki suçları ve 5816 sayılı Kanun’da öngörülen suçu kapsar.

Soruşturma evresinde kararı hâkim, kovuşturma evresinde mahkeme verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir. Savcı kararını yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Bu süre içinde onay verilmezse tedbiri Cumhuriyet savcısı derhâl kaldırır. Erişimin engellenmesi, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Bu imkân zorunlu bir süre sınırı değildir.

Koruma tedbiri olarak verilen çıkarma ve/veya engelleme kararına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir. Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının kararının bir örneği gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir. Kararın gereği derhâl ve en geç bildirildiği andan itibaren dört saat içinde yerine getirilir.

Tedbirin sona ermesi, itiraz ve yaptırım

Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi de aynı sonucu doğurur. Hüküm bu sonucu beraat hâline bağlar; başka sona erme kararları için sonuç çıkarılmaz. Birinci fıkradaki suçları oluşturan içerik yayından çıkarılırsa erişimin engellenmesi kararı soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada mahkeme tarafından kaldırılır.

Koruma tedbirinin gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcısının sorumlusu, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kurumun bu Kanundaki kabahatler nedeniyle verdiği idari para cezası kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. İşlemlerin yürütülmesi için Kuruma gönderilen hâkim ve mahkeme kararlarına Kurum, 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz edebilir.

Başkanın tedbirine konu yayını yapanların kimlikleri belirlenirse Başkan Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunur.

İçeriğe yönelik engel ve görev kuralı

8. maddenin ikinci, dördüncü ve on dördüncü fıkraları kapsamındaki erişim engeli kural olarak ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım veya bölüme URL ve benzeri yöntemle verilir. Teknik olarak ilgili içeriğe erişim engellenemiyorsa veya bu yöntemle ihlal önlenemiyorsa sitenin tümüne yönelik karar verilebilir. Tüm siteye yönelik karar zorunlu değil, bu şartlara bağlı bir istisnadır.

Birden fazla sulh ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde, soruşturma aşamasındaki 8. madde hâkim kararı ile 9 ve 9/A maddelerine dayanan hâkim kararları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen sulh ceza mahkemelerince verilir. Kanundaki değiştirilmiş 9. madde, Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76, K.: 2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiş görünür; buna rağmen 9. maddeye yapılan atıf metinde durmaktadır.

8. maddeye sonradan eklenen on altıncı fıkra, Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

8/A maddesindeki sebepler ve acil talep

5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi belirli koruma sebeplerine bağlıdır: yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliği, millî güvenlik, kamu düzeni, suçun önlenmesi ve genel sağlık. Bu sebeplerden biri veya birkaçı varsa hâkim, içeriğin çıkarılmasına ya da erişimin engellenmesine veya her ikisine karar verebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Başkan da aynı kararı verebilir; bunun için Cumhurbaşkanlığının veya millî güvenlik, kamu düzeni, suçun önlenmesi ya da genel sağlıkla ilgili bakanlıkların talebi gerekir. Bu yetki hem acil hâle hem de anılan talebe bağlıdır ve hüküm bir zorunluluk değil bir imkân tanır.

Başkan, verdiği kararı gecikmeksizin erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ile yer sağlayıcılara iletir. Kararın gereği gecikmeksizin yerine getirilir; bildirim anından itibaren dört saati geçemez. Cumhurbaşkanlığı veya ilgili bakanlıkların talebiyle verilen karar, yirmi dört saat dolmadan sulh ceza hâkiminin onayına götürülür. Hâkim kırk sekiz saat içinde kararını açıklar. Bu süre içinde açıklama olmazsa karar kendiliğinden ortadan kalkar.

Bu kapsamdaki erişim engeli de kural olarak ilgili yayın, kısım veya bölüme URL ve benzeri yöntemle verilir. Teknik imkânsızlık veya ihlalin bu yöntemle önlenememesi durumunda tüm siteye yönelik karar verilebilir. İçeriği oluşturan ve yayanlar hakkında Başkan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunur. Faillere ulaşmak için gerekli bilgiler, hâkim kararı üzerine içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından adli mercilere verilir.

Bu bilgileri vermeyen sağlayıcı sorumluları, daha ağır bir suç yoksa üç bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. 8/A kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara Başkan elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verir.

Özel hayatın gizliliğine dayalı başvuru

5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesine göre, internet yayınından özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi içeriğe erişimin engellenmesi için doğrudan Kuruma başvurabilir. Başvuru bir iddiaya dayanır; ihlalin varlığı başvuruyla kendiliğinden sabit olmaz. İstekte yayının tam URL adresi, hakkın hangi açılardan ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimliği ispatlayacak bilgiler bulunur. Bu bilgiler eksikse talep işleme konulmaz.

Başkan talebi derhâl Birliğe bildirir. Erişim sağlayıcılar tedbiri derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. Engel; özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim veya videoya URL şeklinde uygulanır. Talepte bulunan kişi, talep saatinden itibaren yirmi dört saat içinde istemini sulh ceza hâkimine sunar. Hâkim ihlalin bulunup bulunmadığını değerlendirir, kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

Hâkimin bu kararına karşı Başkan, 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz edebilir. Erişimi engellenen içerik yayından çıkarılmışsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı ve gecikmesinde sakınca bulunan durumda erişim engeli, Başkanın doğrudan emriyle Kurum tarafından uygulanır. Bu karar yirmi dört saat dolmadan sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.

Yer sağlayıcının sınırı ve yükümlülüğü

5651 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyet bulunup bulunmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Buna karşılık, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği Kanunun 8 ve 9. maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür. Değiştirilmiş 9. madde iptal edilmiş olarak gösterildiğinden bu atıf ile iptal kaydı birlikte durur.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. (2) (Değişik: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür. (3) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür. (4) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılar, yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yaptıkları işin niteliğine göre sınıflandırılabilir ve hak ve yükümlülükleri itibarıyla farklılaştırılabilirler. (5) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı Kararı ile.) (6) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya bu Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkan tarafından yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.[5] Erişim sağlayıcının yükümlülükleri

Yer sağlayıcı, hizmetlerine ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklar; doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlar. Somut süre yönetmeliğe bırakılmıştır. Yer sağlayıcılar işin niteliğine göre sınıflandırılabilir ve yükümlülükleri farklılaştırılabilir. Maddeye eklenen beşinci fıkra, Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkan yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verir.

Kişilik hakkının genel korunması

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kişi, hâkimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Saldırı; rıza, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça hukuka aykırıdır. Bu genel kural, internet içeriğinin 5651 sayılı Kanun’a özgü usulle çıkarılacağı veya erişiminin engelleneceği sonucunu doğurmaz.

Aynı Kanun’un 25. maddesi, saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini dava konusu yapmaya imkân verir. Davacı bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını isteyebilir. Maddi ve manevi tazminat ile hukuka aykırı saldırıdan elde edilen kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesini isteme hakkı saklıdır. Bu kesit tazminatın şartlarını veya hesap yöntemini düzenlemez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır. Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. III. Ad üzerindeki hak 1. Adın korunması

Manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmemişse mirasçılara geçmez. Kişilik haklarının korunması davası, davacının kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Bu yetki genel kişilik hakkı davasına aittir ve 5651 sayılı Kanun’daki başvurunun yetkili makamını belirlemez.

İnternet haber sitesinde düzeltme ve cevap

5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi, süreli yayında kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal eden veya gerçeğe aykırı yayım nedeniyle zarar gören kişiye düzeltme ve cevap hakkı tanır. Yazı, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde gönderilir; suç unsuru içeremez ve üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olamaz. Sorumlu müdür yazıyı değiştirmeden ve ekleme yapmadan yayımlar: günlük süreli yayında en geç üç gün içinde, diğer süreli yayında üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili sayfa ve sütunlarda aynı punto ve şekilde.

5187 sayılı BASIN KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14- Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır. (Ek cümleler:13/10/2022-7418/7 md.) İnternet haber sitelerinde ise zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür, hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç bir gün içinde, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, URL bağlantısı sağlanmak suretiyle, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır. Yayın hakkında verilen erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması kararının uygulanması ya da internet haber sitesi tarafından içeriğin kendiliğinden çıkarılması durumunda, düzeltme ve cevap metni ilgili yayının yapıldığı internet haber sitesinde ilk yirmi dört saati ana sayfada olmak üzere bir hafta süreyle yayımlanır. Düzeltme ve cevapta, buna neden olan eser belirtilir. Düzeltme ve cevap, ilgili yazıdan uzun olamaz. Düzeltme ve cevaba neden olan eserin yirmi satırdan az yazı veya resim veya karikatür olması hallerinde düzeltme ve cevap otuz satırı geçemez. Süreli yayının birden fazla yerde basılması halinde, düzeltme ve cevap yazısı, düzeltme ve cevap hakkının kullanılmasına sebebiyet veren eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanır. Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar. Sulh ceza hâkiminin kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. Yetkili makam üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Yetkili makamın kararı kesindir. Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına hâkim tarafından karar verilmesi halinde, birinci fıkradaki süreler, sulh ceza hâkiminin kararına itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten, itiraz edilmişse yetkili makamın kararının tebliği tarihinden itibaren başlar. Düzeltme ve cevap hakkına sahip olan kişinin ölmesi halinde bu hak, mirasçılardan biri tarafından kullanılabilir. Bu durumda, birinci fıkradaki iki aylık düzeltme ve cevap hakkı süresine bir ay ilave edilir. Zorunlu bilgileri göstermeme

İnternet haber sitesinde sorumlu müdür yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç bir gün içinde, ilgili sayfa ve sütunlarda URL bağlantısı sağlayarak aynı punto ve şekilde yayımlar. Bu hüküm internet haber sitelerine ilişkindir ve bütün internet yayınlarına genellenemez. Erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması kararının uygulanması ya da sitenin içeriği kendiliğinden çıkarması hâlinde düzeltme ve cevap metni, ilk yirmi dört saati ana sayfada olmak üzere bir hafta yayımlanır.

Düzeltme ve cevap, buna neden olan eseri belirtir ve ilgili yazıdan uzun olamaz. Eser yirmi satırdan azsa veya resim ya da karikatürse düzeltme ve cevap otuz satırı geçemez. Süreli yayın birden fazla yerde basılırsa yazı, ilgili eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanır.

Düzeltme ve cevap belirlenen sürelerde yayımlanmazsa, yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren on beş gün içinde istemde bulunulabilir. Hükme aykırı yayımlanırsa süre yayım tarihinden işler. İstem, kişinin bulunduğu yer sulh ceza hâkimine yapılır ve yayımın yapılması veya Kanun hükümlerine uygun yapılması istenir. Sulh ceza hâkimi istemi üç gün içinde duruşmasız karara bağlar. Karara karşı acele itiraz edilebilir; yetkili makam üç gün içinde inceler ve bu karar kesindir. Hâkim kararıyla yayımlamada süreler, itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten, itiraz edilmişse yetkili makam kararının tebliğinden başlar.

Düzeltme ve cevap hakkı sahibi ölürse hak mirasçılardan biri tarafından kullanılabilir. Bu durumda iki aylık süreye bir ay eklenir.

İfade özgürlüğü yönünden somut dosya

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 2019/30287 esas ve 2020/13553 karar sayılı dosyada kanun yararına bozma isteminin reddine 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir. Daire, o dosyadaki sert üsluplu paylaşımların eleştiri sınırları içinde kaldığını ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Sonuç yalnızca bu dosyadaki istemin reddidir ve bütün internet içerikleri için genel bir ret kuralına dönüştürülemez.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/30287, K. 2020/13553Kaynağı aç
19. Ceza Dairesi         2019/30287 E.  ,  2020/13553 K. "İçtihat Metni" https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-2, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-3, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-4, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-5, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-6, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-7, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-8 https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-9, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-10, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-11, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-12, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-13, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-14, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-labioplasti-ameliyatim.1088834/page-15, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-himenoplasti-pismanligim.1092459/, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-himenoplasti-pismanligim.1092459/page-2, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-himenoplasti-pismanligim.1092459/page-3, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-himenoplasti-pismanligim.1092459/page-4, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-himenoplasti-pismanligim.1092459/page-5, https://www…..com/forum/threads/dr-…-…-himenoplasti-pismanligim.1092459/page-6, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-2, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-3, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-4, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-5, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-6, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-7, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-8, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-yorumlari.1052319/page-9, https://www…..com/forum/threads/kalici-kizlik-zari-icin-hangi-doktoru-tercih-etmeliyim-nolur-yardim-edin.1092841/page-2, https://www…..com/forum/threads/labioplasty-ameliyati-oluyorum.1026152/page-7, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-ameliyati-olanlar.1057744/page-4#post-58098130, https://www…..com/forum/threads/…-…-hymenoplasti-yaptiracaklar-burda-toplanıyoruz.754852/page-5, https://www…..com/forum/threads/…-…-hymenoplasti-yaptiracaklar-burda-toplanıyoruz.754852/page-6, https://www…..com/forum/threads/…-…-hakkinda-yardim-labioplasti.445759/page-14, https://www…..com/forum/threads/labioplasty-ameliyati-oluyorum.1026152/page-7#post-57185395, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-oldum.1053128/page-9#post-57033283, https://www…..com/forum/threads/ozgur-kartal-revizyon-ameliyatim.1077066/#post-56929663, https://www…..com/forum/threads/labioplapsi-ameliyati-icin-yardim-ve-oneri.1073967/#post-56907252, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-revizyonu.1072413/page-3#post-56494547, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-oldum.1053128/page-9#post-56468537, https://www…..com/forum/threads/degisim-labioplasti.1059619/page-9#post-56377558, https://www…..com/forum/threads/labiolasti-agir-bir-ameliyat-m.1077081/#post-56358741, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-ameliyati-olanlar.1057744/page-3#post-56353992, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-olan-var-mi.17200/page-145#post-56368657, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-revizyonu.1072413/#post-56338810, https://www…..com/forum/threads/ozgur-kartal-revizyon-ameliyatim.1077056/, https://www…..com/forum/threads/…-…-hakkinda-yardim-labioplasti.445759/page-14#post-55760317, https://www…..com/forum/threads/labioplasti-ankara.1069308, https://www…..com/forum/threads/…-…-hymenoplasti-yaptiracaklar-burda-toplanıyoruz.754852/page-6#post-57414912, https://www…..com/forum/threads/…-…-hymenoplasti-yaptiracaklar-burda-toplanıyoruz.754852/page-6#post-57414877, https://www…..com/forum/threads/nakara-da-hymenoplasty-oldum.414136/page -1297#post-57696720 isili URL adreslerinde "SUAYLİN" ve "-h_b-" rumuzlu kullanıcılar tarafından yazılan yazılar nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden ilgilisi … vekili tarafından yapılan erişimin engellenmesi talebinin reddine dair Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/02/2019 tarihli ve 2019/1036 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/02/2019 tarihli ve 2019/1443 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 21.05.2019 gün ve 2019 – 5288 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2019 gün ve KYB. 2019/56487 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, mahkemesince başvuruya konu haberin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle erişimin engellenmesine yönelik talebin reddine karar verilip, merciince de verilen kararda herhangi bir usul ve yasa hükmüne aykırılık bulunmadığından bahisle yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de, Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/12/2018 tarihli ve 2018/7735 esas, 2018/13080 karar sayılı ilâmında; "…Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir : "…Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır. Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir…" … Yukarıda yapılan açıklamalar ve genel ilkeler bağlamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuruya konu haberlerin ilk kez yayınlandıkları tarihte, her hangi bir eleştiri veya yorum yapılmaksızın internet üzerinde yorumsuz biçimde yayınlanmalarının, olay tarihinde kişilik haklarına karşı bir saldırı veya ihlal içermediği, bu hâliyle ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği, başvuranların beraat etmeleri sonucu, aradan geçen dokuz yıl sonra, haberin "güncellik" değerini yitirdiği, dolayısıyla haberin o tarihte "gerçeklik ve doğruluk" kriterlerini karşılamasının artık bir önemi kalmadığı, habere konu olan yargılama sürecinin tüm aşamalarıyla sona ermesiyle birlikte, habere konu olan kişiler için haksızlık içeren durumun, toplum tarafından öğrenilmesinin, geçmişte gerçeklik ve doğruluk payı varmış gibi ifşa edilmesi anlamına gelebileceği, dolayısıyla adı geçen habere istenildiği zaman ulaşılmasının, toplum açısından yanlış algılamaya yol açabileceği, başvuranların beraatle sonuçlanan bir yargı sürecinde gözaltına alınması ve tutuklanması süreçlerine dair haberin basının arşivinde bulunmasının, haberin kamu yararı için gelecekte hatırlanması veya istatistiki açıdan değerlendirilmeye alınması gibi işlevi de taşımadığı, dolayısıyla haberin yayında kalmasının, toplumun ilerlemesi, gelişmesi için bir katkı sağlamayacağı gibi, kamu yararına toplum hafızasında yer etmesi gibi bir etkisi de olmadığı, haberin içeriğini oluşturan kişilerin; toplumu temsil ve topluma hizmet etme gayesiyle seçilmiş veya atanmış siyasilerden olmadığı gibi, topluma kendini anlatma ve toplumu aydınlatma gayesiyle eser veren sanatçılardan veya aydınlardan da olmaması nedeniyle, suç geçmişlerine dair bilgilerin kamuyu ilgilendirmediği, ayrıca bu bilgilerin sadece devletin belirli organlarınca kayıt altında tutulabileceğinin, başvuranların isimlerinin ad ve soyadı şeklinde açıkça yazılması suretiyle "örgüt, fuhuş ve insan ticareti" gibi kelimelerin yanında anılmaya devam etmesinin, şeref ve haysiyetlerine karşı bir eylem olduğu gibi, bu nedenle gözaltına alındıkları bilgisinin arşivlenmesinin kişisel verilerin izinsiz olarak işlenmesi ve yayınlanması anlamına geleceği, yukarıda yer alan değerlendirmeler karşısında, başvuranların istememesine rağmen, geçmişlerinde yer eden olumsuz tecrübelere dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranların kişilik haklarını zedelediği, sonuç ve kanaatine varıldığından …" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, başvuru sahibinin Ankara'da serbest doktor olarak mesleğini icra ettiği, kendisi hakkında 2018 yılına ait farklı tarihlerde bahse konu sitede paylaşılan yazı içeriklerinin yayınlanmasından itibaren belirli bir süre geçmiş olup, anılan yazılara halen ulaşılabilir olmasının, başvuru sahibinin mesleki haysiyetini zedeleyici nitelikte olduğu, yazı içeriğinin eleştiri sınırını aştığı ve başvuranın istememesine rağmen, geçmişinde yer eden olumsuz tecrübelere dair yazılara, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranın kişilik hakkını zedelediği anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun"un "içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi" başlıklı 9. maddesinin uygulanma şartları; – İnternet ortamında yapılan bir yayın olması, – Yapılan yayın içeriği nedeniyle, gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşların "kişilik haklarının" ihlal edilmesidir. Madde metninde, kişilik hakkı ihlal edilenlerin "erişimin engellenmesi" taleplerini içerik veya yer sağlayıcısından yada bu hususta karar almaya görevli ve yetkili Sulh Ceza Hakimliğinden doğrudan isteyebileceği, bu hususta verilecek kararların mahkemece erişim sağlayıcıları birliğine gönderilerek derhal yerine getirilmesi, erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından kaldırılması halinde hakim kararlarının da kendiliğinden ortadan kalkacağı ve kararların yerine getirilmemesi halinde uygulanacak ceza yaptırımları düzenlenmektedir. İnternet içeriğine erişimin engellenmesi tedbiri, başvuranın kişilik haklarını ihlal ettiği mahkeme kararıyla tespit edilen bir internet yayınına toplumun erişiminin derhal engellenmesi amacıyla düzenlenmiş bir tedbirdir. Erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması için yayının içeriğinde kişilik hakkına yönelen bir suç unsuru bulunması şartı aranmadığı gibi yayın içeriğinde bir suç işlenmişse dahi yürütülecek ceza muhakemesinin sonucu beklenmeksizin erişimin engellenmesi tedbirine bir koruma tedbiri olarak hükmedilebilecektir. Erişimin engellenmesine konu edilen ve başvuranın kişilik hakkını ihlal ettiği tespit edilen internet yayınının "bir an önce" internet ortamından kaldırılması, gerek kişilik haklarının gerekse kamu düzeninin korunması açısından elzemdir. Ancak verilecek kararlarda ifade ve basın özgürlüğünün zedelenmemesi de gözetilmesi gereken bir diğer husustur. Kişilik Hakları; özel hukukta kişinin doğumla birlikte kazandığı ve üzerine kişisel gelişimiyle birlikte her geçen gün yeni değerler kattığı kişiliğinin, maddi ve manevi bütünlüğünün, isminin, mesleki kariyerinin, ailesinin ve hatta sosyal çevresinin kişi üzerinde oluşturduğu, kısacası kendini gerçekleştirme yolunda elde ettiği tüm kazanımlarının ve menfaatlerinin, hukuk düzeni tarafından koruma altına alınan yönüdür. Medeni hukuk kapsamında kişilik hakları, kategorik anlamda mutlak haklar içinde yer alan, her zaman varolan, zamanla tükenmeyen, herkese karşı ileri sürülebilen, çoğu zaman kişiye sıkı sıkıya bağlı ve devredilemeyen haklardandır. İfade özgürlüğü; insanın dilediği şekil, zaman ve koşulda, herhangi bir baskı, sınırlama veya zorlama altında kalmadan bilgi ve fikir sahibi olma, özgürce düşünme, düşüncelerini baskı altında kalmadan açıklama, muhatabına iletme ve yayma imkanının elinde bulunmasıdır. O halde ifade özgürlüğünün temel unsurları; – Bilgiye, yorum ve değerlendirmelere, mesaj veya habere özgürce erişebilme, – Herhangi bir sınırlama, baskı veya yönlendirme olmaksızın özgürce kanaat ve fikir sahibi olma, – Sahip olunan düşünce ve kanaati özgürce açıklayabilme ve yayma imkanının bulunması olarak sayılabilir. Basın Özgürlüğü; ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olmak üzere, insanların bilgiye ulaşma ve fikir elde edebilme yönündeki en önemli araçlardan olan basının, yazılı, görsel veya işitsel araçlarla sunduğu ve kamu hizmetini gerçekleştirme yolunda sahip olduğu özgürlüktür. Basın özgürlüğünün var olması demek; başkalarından gelebilecek her türlü müdahaleye ve baskıya karşı sırf toplumu aydınlatmak amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetleri sırasında öngörülemeyen bir takım olumsuz durumlarla karşılaşma veya haksız bir yaptırımla cezalandırılma endişesi duymadan, özgürce görevini yerine getirebilmesi demektir. Hemen her temel hak ve özgürlük için olduğu gibi ifade özgürlüğünün de sınırlanması açısından genel bir takım kriterlerin her somut olayda ayrı ayrı gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Hukuk tekniği açısından bir temel hak ve özgürlüğün sınırlandırılması için gözetilmesi gereken kriterler; – Sınırlamanın kanunla yapılması (yasal bir dayanağı olması), – Sınırlamanın meşru bir amaca hizmet etmesi (AİHS'de veya iç hukukta yer alan sınırlama sebeplerinin varlığı), – Sınırlamanın demokratik toplum gereklerine uygun olması (demokratik ve bilinçli bir toplumda yapılacak sınırlamanın normal görülmesi ve saygıyla karşılanması) – Sınırlamanın ölçülü olmasıdır. AİHS'nin 10. maddesinde bir temel hak ve özgürlük olarak kabul edilen ifade özgürlüğünün de sınırsız olmadığı, objektif olarak belirlenmiş istisnai durumlarda sınırlanabileceği öngörülmüştür. AİHS'nin 10/2. maddesinde yer alan ifade özgürlüğünün sınırlama sebepleri; – Ulusal güvenliğin, toprak bütünlünün veya kamu güvenliğinin korunması, – Kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin engellenmesi, – Sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, – Gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması olarak sayılmıştır. Kanun yararına bozmaya konu uyuşmazlık bakımından; sınırlanması istenen ifadenin başkalarının şöhret ve haklarını ihlal etmeyecek derecede saygıdeğer olması gerektiği, aksi halde sınırlandırılmasının kaçınılmaz olduğu değerlendirilmektedir. AİHM, Axel Springer & Almanya kararında, ifade özgürlüğü ile kişilerin özel hayatlarının korunması ve mahremiyet hakkının karşı karşıya geldiği durumlarda, sınırlamanın sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti bakımından aşağıdaki kriterlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini öngörmektedir; – İfadenin genel kamu yararını güden bir tartışmaya katkıda bulunması, – İfadede sözü edilen kişinin tanınmışlık derecesi ve aktarılan konu, – İfadede adı geçen kişinin daha önceki davranışları, – İfadeye konu olan bilgiyi elde etmek için kullanılan yöntem, – İfadede aktarılan bilginin doğruluğu, içeriği, biçimi ve etkileri, – İfadenin sınırlanması için uygulanan yaptırımın türü, miktarı, ölçülü şekilde kullanılıp kullanılmadığı. AİHM, Thorgeir Thorgeirson & İzlanda davasında, kamu görevlisi olan polis memurlarının davranışlarından yola çıkılarak hakarete varan ağır bir üslupla yazılan bir gazete haberi nedeniyle verilen ceza mahkumiyetinin, haberin yapılış amacı ve yarattığı etki göz önüne alınarak çok sert ifadelerle kaleme alınmış olmasına rağmen, kamu yararını ilgilendiren konularda basının özgürce haber yapma ve toplum önünde tartışma yaratma imkanını engelleyen derecede caydırıcı olduğuna, hükümetin savunmasında gösterdiği "polis memurlarının itibarını koruma" yönündeki meşru amaçla orantılı olmadığına, öte yandan verilen cezanın demokratik toplumda gerekli olmadığına hükmetmiş, sonuç olarak "ifade ve basın özgürlüğünün" ihlal edildiğine karar vermiştir. AİHM, Thoma & Lüksemburg davasında, bir gazetecinin bir kamu kurumundaki yetkililerin birisi hariç diğerlerinin tümünün rüşvetçi olduğunu ifade etmesi nedeniyle verilen tazminat kararının, resmi bir sıfatla hareket eden kamu görevlilerininkabul edilebilir eleştirilere katlanma yükümlülüklerinin sıradan kişilere nazaran daha geniş sınırları olduğu, ancak kamu görevlilerinin kamusal eylemlerinin eleştirilmesi söz konusu olduğunda siyasetçilerle aynı seviyede değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Yukarıda anlatılan genel ilkelerin kanun yararına bozmaya konu somut uyuşmazlık açısından değerlendirilmesine gelince; Başvuruyu yapan ve bugüne kadar pek çok estetik cerrahi operasyon yapan doktorun, özel muayenehanesinde serbest olarak gösterdiği faaliyet, kamusal bir faaliyettir. Dolayısıyla başvuranın devlet tarafından izne ve ruhsata tabi bu faaliyetlerinin kamu hizmeti olduğu, kendisinin de kamu görevlisi olduğu tartışmasızdır. Başvuranın erişime engellenmesini istediği "www…..com" adlı internet sitesi, genellikle kadınlarla ilgili paylaşımların yapıldığı bir forum sitesidir. Başvuranın kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia ettiği forumdaki yazılar, başvuran doktorun "labioplasti" adlı cerrahi operasyonu üzerlerinde gerçekleştirdiği hastaların, başlarından geçenleri, çektikleri acıyı, ayrıca doktorun kendilerine bu operasyon sırasında gösterdiği tavır ve davranışları dile getirdikleri paylaşımlardan oluşmaktadır. Başvuranın dilekçesi ekinde sunduğu internet sayfa çıktıları incelendiğinde; aynı operasyonu yaptığı eski hastaların, başvuran doktorun kendilerine gösterdiği tavır ve davranışlarından olumsuz şekilde etkilendiklerini, kendilerinin yeterince aydınlatılmadığını, çok ağır acı çeken ve şifa bulamayanların ise başvuran doktor hakkında yasal süreç başlattıklarını ve şikayetçi olduklarını yazdıkları, bu doktorla tanıştıklarına pişman olduklarını ifade ettikleri görülmektedir. Dolayısıyla yapılan eleştirilerin odak noktasının doktorun kamu hizmetini yerine getirirken hastalarına ilgi, saygı ve hizmetin gereği olan prosedürlere riayet göstermediği yönünde toplandığı anlaşılmaktadır. Başvuran vekilinin dilekçesinde belirtildiği gibi yorum sahiplerinin doktorun kişisel yaşamı, şeref ve haysiyetini hedef alan ifadelerinin bulunmadığı, başvuranın mesleki kariyerine ilişkin olarak ise doktorun mesleki yeterliliğine dair kötüniyetli, mesleki geçmişi ve kariyerini hedef alan ifadelere yer verilmediği görülmektedir. Sonuç olarak, başvuranı tanıyan, ondan kamu hizmeti alan kişilerin paylaşımda bulunması görüş, öneri ve şikayetlerini ifade özgürlüğü kapsamını aşmadan dile getirmelerinin normal olduğu, başvuranın talebi gibi bu yorumların bulunduğu internet ortamının erişime engellenmesinin ise demokratik toplum gereklerine aykırı ve ölçüsüz olacağı değerlendirilmiştir. Başvuranın talebi, Sulh Ceza Hakimliğince, her ne kadar da başvuruya konu yorumları yapan kişilerin ve içerikleri yayınlayan sitenin savunma yapabilme imkanları olmadığından bahisle konuyla doğrudan doğrudan ilgisi olmayan bir Anayasa Mahkemesi kararına atıfla reddedilmiş ise de; sert bir üslupla yapılan paylaşımların eleştiri sınırları içinde kaldığı ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine de işaret edildiğinden, sonuç olarak bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin, yukarıda izah edilen nedenlerle REDDİNE, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Katalog suçta erişim engelini kim verir?

Soruşturmada hâkim, kovuşturmada mahkeme verir. Gecikmesinde sakınca varsa soruşturmada Cumhuriyet savcısı da karar verebilir; karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve onaylanmazsa tedbir derhâl kaldırılır.

Karar en geç ne kadar sürede uygulanır?

İçeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç bildirildiği andan itibaren dört saat içinde yerine getirilir. 8/A ve 9/A kapsamındaki bildirimlerde de aynı dört saatlik üst sınır vardır.

Beraat tedbiri kendiliğinden kaldırır mı?

Kovuşturmada beraat kararı verilirse 8. madde kapsamındaki çıkarma veya erişim engeli kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı da aynı sonucu doğurur; hüküm başka sona erme kararlarına kendiliğinden genişletilemez.

Özel hayat iddiasında nereye başvurulur?

İhlal edildiğini iddia eden kişi doğrudan Kuruma başvurabilir. Tam URL, ihlalin hangi açılardan gerçekleştiğine dair açıklama ve kimliği ispatlayan bilgiler eksikse talep işleme konulmaz.

Özel hayatta hâkim kararı hangi sürelere bağlıdır?

Talepte bulunan kişi talep saatinden itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimine başvurur. Hâkim kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklayıp Kuruma göndermezse tedbir kendiliğinden kalkar.

Başkanın özel hayattaki acil kararı nasıl denetlenir?

Gecikmesinde sakınca varsa erişim engeli Başkanın emriyle Kurumca uygulanır. Karar yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına götürülür ve hâkim kırk sekiz saat içinde kararını açıklar.

İnternet haber sitesinde düzeltme süresi nedir?

Yayım tarihinden itibaren iki ay içinde başvurulur; sorumlu müdür yazıyı en geç bir gün içinde URL bağlantısıyla yayımlar. Süresinde veya hükme uygun yayımlanmazsa on beş gün içinde sulh ceza hâkiminden istemde bulunulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu