7590 sayılı Kanunun 26 ve 27. maddeleriyle 31 Temmuz 2026’da devredilen 5651 kapsamındaki görevlerde yetkili kurum Siber Güvenlik Başkanlığıdır. İlgili ikincil düzenlemelerdeki BTK/TİB atıfları, devredilen görevler bakımından bu Başkanlığa yapılmış sayılır. BTK’nın bütün elektronik haberleşme görevleri devredilmiş değildir; başka özel kanunlardaki yetkiler ayrıca değerlendirilir. 7578 sayılı Kanunun yeni sosyal ağ ve oyun platformu yükümlülüklerinin yürürlük tarihi ise 1 Kasım 2026’dır.
7590 sayılı Kanun, Madde 26Kaynağı aç
İnternetteki bir haber ya da içeriğin kaldırılması veya erişime engellenmesi, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Kanun bu amaçla birbirinden farklı iki temel yol öngörmüştür: kişilik hakkı ihlaline dayanan başvuru yolu ve özel hayatın gizliliğinin ihlaline dayanan başvuru yolu. Kişilik hakkı ihlaline ilişkin hüküm olan 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli ve E.:2020/76, K.:2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; iptal sonrası bu yolun güncel durumu aşağıda ayrıca ele alınmaktadır. Özel hayatın gizliliğine dayanan yol ise 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesiyle düzenlenmiş olup yürürlüktedir.
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9/AKaynağı aç
Kişilik Hakkı İhlaline Dayanan Yol ve 5651 Sayılı Kanun m. 9'un İptal Edilmesi
5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi; kişilik hakkı ihlali iddiasıyla gerçek ve tüzel kişilerin, içerik sağlayıcısına ya da yer sağlayıcısına uyarı yöntemiyle başvurabileceğini, bunun yanı sıra doğrudan sulh ceza hâkimine erişim engellemesi talebinde bulunabileceğini düzenlemekteydi. Söz konusu madde, Anayasa Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli ve E.:2020/76, K.:2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal kararının yürürlük tarihi ve bu iptal sonrasında kişilik hakkı ihlaline dayalı başvurularda geçerli olan hukuki çerçeve, güncel mevzuatın incelenmesiyle belirlenmelidir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/6382, K. 2018/8575Kaynağı aç
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/15510, K. 2017/5325Kaynağı aç
İptal öncesi dönemde bu madde kapsamındaki içtihat ve uygulama birkaç temel ilke etrafında şekillenmişti. Bu yolun işletilebilmesi için iki koşulun birlikte sağlanması aranıyordu: internet ortamında bir yayının bulunması ve bu yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi. Erişim engeli tedbirinin uygulanması için yayın içeriğinde bir suç unsuru bulunması şartı aranmıyordu; yayın içeriğinde suç işlenmesi hâlinde bile ceza muhakemesinin sonucu beklenmeksizin bu tedbire koruma tedbiri olarak hükmedilebileceği değerlendiriliyordu.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2021/633, K. 2021/2773Kaynağı aç
Anayasa Mahkemesi, bu usulün kişilik haklarının hızlı ve etkili korunması için öngörülmüş istisnai ve özel bir koruma tedbiri niteliği taşıdığını vurgulamıştır. Bu değerlendirmeye göre söz konusu yolun işletilebilmesi için internet yayınının kişilik haklarını ilk bakışta apaçık biçimde ihlal ettiğinin anlaşılması gerekmekte olup bu usul aracılığıyla koruma elde edemeyen kişi, kişilik haklarının korunması için genel hukuk yoluna her hâlükârda başvurabilmektedir. Sulh ceza hâkiminin ilk bakışta ihlal olup olmadığına dair kararı, uyuşmazlığı maddi anlamda kesin hüküm olarak çözmemektedir.
İptal öncesi uygulamada Yargıtay, erişim engeli talep eden kişinin kişilik hakkının ihlal edildiğini ortaya koymasının yanı sıra, diğer koruma yollarından (tedbir, tazminat veya ceza yaptırımları) daha hızlı ve acil biçimde erişim engeli kararı verilmesini gerektirecek bir durumun da mevcut olduğunu ispat etmesi gerektiğini benimsemişti (Yargıtay 19. CD, E. 2017/6382, K. 2018/8575). Aynı kararda, belirli bir ifadenin sürekli tekrarlanmasının kanunda yer almayan ve tek başına kişilik haklarını ihlal eder derecede yorumlanamayacak bir gerekçe olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi ise E. 2021/19751, K. 2021/14317 sayılı kararında, sulh ceza hâkimliklerinin bu tür başvurularda öncelikle ilk bakışta kişilik haklarını ihlal eden bir ifade bulunup bulunmadığını; ihlal saptanması hâlinde ise ifade ve basın özgürlüğü gibi bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19751, K. 2021/14317Kaynağı aç
Özel Hayatın Gizliliğine Dayanan Başvuru: 5651 Sayılı Kanun m. 9/A
Özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesi kapsamında doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığına başvurarak içeriğe erişim engellemesi talep edebilir. Başvuruda ihlale neden olan yayının tam internet adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine dair açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgiler yer almalıdır; bu bilgilerde eksiklik bulunması hâlinde talep işleme konulmaz.
Siber Güvenlik Başkanlığı Başkanı gelen talebi uygulanmak üzere derhal Birliğe bildirir; erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde yerine getirir. Erişim engeli, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim veya video ile ilgili olarak URL düzeyinde uygulanır.
Talepte bulunan kişi, Siber Güvenlik Başkanlığına başvurduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde bu talebi sulh ceza hâkiminin kararına sunmakla yükümlüdür. Hâkim, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığına gönderir; bu süre içinde karar açıklanmazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Siber Güvenlik Başkanlığı Başkanı, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna başvurabilir. Erişim engellemesine konu içerik yayından kaldırıldığında ise hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
Kişilik hakkı ihlali ile özel hayatın gizliliği ihlali arasındaki sınır her somut olayda farklı biçimde değerlendirilebilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19751, K. 2021/14317 sayılı kararında, telefon numarası gibi kişisel veri niteliğindeki bilgilerin paylaşılmasının kişilik haklarına saldırı olarak değil, özel hayatın gizliliğini ihlal çerçevesinde değerlendirilebileceğini; 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesinde ise özel hayatın gizliliğini ihlal durumu için doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvuru yolunun benimsenmediğini belirtmiştir.
Katalog Suçlar Kapsamındaki İçeriklere Erişim Engeli: 5651 Sayılı Kanun m. 8
5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi, belirli suç tiplerini kapsayan yayınlar bakımından içerik kaldırma ve erişim engeli mekanizmasını ayrıca düzenlemektedir. Bu madde kapsamındaki katalog suçlar arasında intihara yönlendirme (TCK m. 84), çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103/1), uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma (TCK m. 190), sağlık için tehlikeli madde temini (TCK m. 194), müstehcenlik (TCK m. 226), fuhuş (TCK m. 227) ve kumar için yer veya imkân sağlama (TCK m. 228) ile 5816, 7258 ve 2937 sayılı kanunlardaki bazı suçlar sayılmaktadır.
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
Bu madde kapsamındaki içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu kararı verebilir; bu durumda karar yirmi dört saat içinde hâkime sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde onaylayıp onaylamayacağına karar verir. Bu süre içinde onaylanmayan tedbir savcı tarafından derhal kaldırılır.
Erişim engelleme kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir. İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararının gereği, bildirimin yapıldığı andan itibaren en geç dört saat içinde yerine getirilmek zorundadır.
Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi ya da kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi hâlinde erişim engeli kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Öte yandan m. 8/1 kapsamındaki içerik yayından kaldırılırsa erişim engeli kararı soruşturma evresinde savcı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır.
Koruma tedbiri olarak verilen içerik kaldırma veya erişim engeli kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından verilen idari para cezalarına karşı ise İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.
Erişim Engeli Kararlarının Kapsamı: URL Kuralı
5651 sayılı Kanun, erişim engeli kararlarının kural olarak URL düzeyinde, yani yalnızca ihlalın gerçekleştiği yayın, kısım veya bölümle sınırlı biçimde verilmesini öngörmektedir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinin tamamına yönelik erişim engeline karar verilemez; hâkim ancak URL düzeyinde engelin ihlali önleyemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde ve gerekçesini belirtmek kaydıyla sitenin tümüne yönelik erişim engeline hükmedebilir. 5651 sayılı Kanun'un m. 9 kapsamındaki bu düzenleme, söz konusu maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından 11/10/2023 tarihli ve E.:2020/76, K.:2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle güncel uygulanabilirliği bakımından mevzuatın incelenmesini gerektirmektedir.
5651 sayılı Kanun m. 8 kapsamında ise erişim engeli kararları ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım veya bölümle ilgili olarak URL düzeyinde verilir; teknik olarak bu yöntemle ihlalin önlenememesi hâlinde sitenin tümüne yönelik karar verilebilir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2021/256, K. 2021/2774 sayılı kararında URL adreslerinin 'https' uzantılı olmasının erişim engeli kararı verilmesine engel teşkil etmediğini; bu teknik hususların yalnızca kararın Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından uygulanması aşamasında dikkate alınacağını hükme bağlamıştır. Aynı kararda, sulh ceza hâkimliğince yapılması gereken incelemenin kişilik hakkının ihlal edilip edilmediğinin tespiti ile şartların oluşması hâlinde içeriğin çıkarılmasına ve erişimin engellenmesine karar vermekten ibaret olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2021/256, K. 2021/2774Kaynağı aç
Yurt Dışı Kaynaklı İçeriklerde Uygulamanın Sınırları
Yurt dışındaki sitelerdeki içeriklere yönelik erişim engeli kararı alınması mümkün olabilmektedir. Ancak kararın alınması ile kararın fiilen uygulanması birbirinden bağımsız meselelerdir; sitenin yurt dışında barındırılması durumunda teknik kısıtlamalar nedeniyle içeriğin fiilen kaldırılması mümkün olmayabilir.
Unutulma Hakkı: Arşiv Haberlerde Dengeleme
Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişteki olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlenmesini isteme hakkı olarak tanımlanmaktadır. Bu hak Anayasa'da açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte, Anayasa'nın 5., 17. ve 20. maddelerinin doğal bir sonucu olarak internet ortamındaki haberlere erişim engeli talepleri bakımından gündeme gelmektedir.
Unutulma hakkının temeli; bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesi, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesi ve kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesidir. Bu bağlamda Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası, herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğunu; bu hakkın kişisel veriler hakkında bilgilendirilmeyi, verilere erişmeyi, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etmeyi ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığını güvence altına almıştır.
Bir internet haberinin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilmesi için her somut olay bakımından şu ölçütlerin incelenmesi gerekmektedir: yayının içeriği, yayında kaldığı süre, güncelliğini yitirip yitirmediği, tarihsel veri olarak kabul edilip edilemeyeceği, kamu yararına katkısı, habere konu kişinin siyasetçi veya ünlü olup olmadığı, haberin olgusal gerçekler mi yoksa değer yargısı mı içerdiği ve halkın ilgili veriye yönelik ilgisi.
İnternet haber arşivi bir bütün olarak basın özgürlüğünün koruması altındadır; unutulma hakkının amacı geçmiş olayları ortadan kaldırarak tarihsel kaydı yeniden yazmak değildir. Arşivlenmiş haberlerle ilgili dengelemenin, güncel olaylara ilişkin haberlerden daha farklı biçimde yürütülmesi makul kabul edilmektedir. İnternet'te yayımlanan ve gazetecilik faaliyeti kapsamında kabul edilen bir haber arşivinin yayından kaldırılması, Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri kapsamında basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale teşkil eder.
Unutulma hakkını hayata geçirecek tedbirlerin Anayasa'nın 13. maddesi gereğince ölçülülük kriterini esas alarak tasarlanması gereklidir. Bu kapsamda kişisel verilerin silinmesi, haberin anonim hâle getirilmesi ya da haber içeriğinin bir kısmına erişimin engellenmesi gibi yöntemler benimsenebilir.
Aynı kişilik hakkı ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda, ilgili kişinin Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne başvurması hâlinde mevcut erişim engeli kararının bu adresler bakımından da uygulanabileceği 5651 sayılı Kanun'da düzenlenmiş bir imkân olarak yer almaktaydı.
Yargı Kararlarından Ölçütler: Beraat Haberleri ve Somut Denge
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/15510, K. 2017/5325 sayılı kararında; beraatle sonuçlanmış bir davaya ilişkin haber içeriklerine erişim engeli talebinin reddedilmesini somut koşullar bakımından hatalı bulmuş ve ilgili sulh ceza hâkimliği kararını CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozarak mahkemeden yeniden inceleme yapılmasını istemiştir. Kararda, başvurucuların yargılandıkları ve beraatlerine karar verilen davaya ilişkin internet sitelerindeki yazıların ilgililerin şeref ve haysiyetini ihlal edici nitelik taşıdığı değerlendirilmiştir. Bu bozma kararı, yeniden karar verilmesine yönelik olup maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2021/633, K. 2021/2773 sayılı kararında ise farklı bir sonuca ulaşmıştır. Söz konusu davada uyuşmazlık konusu internet yayınlarında yer alan içeriklerin, başvurucuların kişisel verilerini ve geçmişlerine dair bilgileri uzun bir süre boyunca kişilik haklarını ihlal edici boyutta yayınlamadığı; haberlerin yüz ve isim mozaiklemesiyle yapıldığı, açık kimlik bilgisi içermediği ve beraat kararı üzerinden makul bir süre geçmediği değerlendirilerek unutulma hakkı çerçevesinde erişim engeli şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmış ve kanun yararına bozma talebi reddedilmiştir. Her iki karar, somut koşulların belirleyiciliğini açıkça ortaya koymaktadır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/23945, K. 2019/7563Kaynağı aç
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin çatıştığı durumlarda yargı, yayının gerçek olup olmadığını, kamu yararı bulunup bulunmadığını, toplumsal ilginin varlığını ve konunun güncelliğini gözetmekte; haber ile haberin veriliş şekli arasındaki dengeyi de dikkate almaktadır.
Kanun Yararına Bozma Yolu
İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen bir erişim engeli kararında hukuka aykırılık tespit edilirse, CMK'nın 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı, söz konusu kararın bozulması istemini yasal gerekçeleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı olarak bildirebilir. Yargıtay ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar. Davanın esasını çözüp mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin bozma kararları aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. Bu bozma kararlarına karşı direnilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Kişilik haklarımı ihlal eden bir internet haberini kaldırtmak için ne yapabilirim?
5651 sayılı Kanun'un kişilik hakkı ihlaline ilişkin 9. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından 11/10/2023 tarihli kararla iptal edilmiştir. Bu iptal sonrasında geçerli olan başvuru yolu ve mercii, güncel mevzuatın incelenmesiyle belirlenmelidir. İptal öncesi dönemde bu madde; içerik sağlayıcısına veya yer sağlayıcısına uyarı gönderilmesini ya da doğrudan sulh ceza hâkimine başvurulmasını mümkün kılıyordu.
Özel hayatımı ihlal eden bir içerik için nasıl başvuru yapılır?
5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesi kapsamında doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığına başvurabilirsiniz. Başvuruda ihlale konu yayının tam URL'si, hakkın nasıl ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerinizi ispatlayan bilgiler bulunmalıdır; eksik başvurular işleme alınmaz. Siber Güvenlik Başkanlığı bu talebi derhal Birliğe iletir; erişim sağlayıcılar en geç dört saat içinde tedbiri uygular. Aynı zamanda başvurunuzu, Siber Güvenlik Başkanlığına başvurduğunuz saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmanız gerekmektedir.
Erişim engeli kararı sitenin tamamını kapsayabilir mi?
Kural olarak erişim engeli kararları ihlalın gerçekleştiği URL düzeyinde verilir. Sitenin tamamına yönelik erişim engeli ancak zorunlu hâllerde ve hâkim gerekçesini açıkça belirtmek kaydıyla verilebilir.
Beraatle sonuçlanan eski bir davaya ilişkin haber kaldırılabilir mi?
Bu talep unutulma hakkı çerçevesinde değerlendirilebilir. Hangi sonuca varılacağı somut koşullara bağlıdır: haberin kimlik bilgilerini ne ölçüde açıkladığı, yayınlanmasının üzerinden geçen süre, beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği ve kamu yararı gibi etkenler belirleyici olmaktadır. Yargı, bazı somut olaylarda güncelliğini yitirmiş ve beraat kararıyla sonuçlanmış davalara ilişkin haber içeriklerinde erişim engeli talebinin reddedilmesini hatalı bulurken, bazılarında kimlik gizleme ve makul sürenin geçmemiş olması gerekçesiyle talebi reddetmiştir.
Katalog suç kapsamındaki erişim engeli kararlarına uyulmazsa ne olur?
5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi kapsamında verilen koruma tedbiri kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır bir suçu oluşturmadığı takdirde beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Yurt dışındaki bir sitedeki haber kaldırılabilir mi?
Yurt dışındaki sitelere yönelik erişim engeli kararı alınması mümkün olabilmektedir. Ancak sitenin yurt dışında barındırılması durumunda teknik kısıtlamalar nedeniyle kararın fiilen uygulanması mümkün olmayabilir.
Telif hakkı ihlali gerekçesiyle içerik kaldırma talep edilebilir mi?
Telif hakkının kişilik hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu gerekçeyle hangi başvuru yoluna gidilebileceği, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin iptal edilmiş olması karşısında güncel içtihada ve yürürlükteki mevzuata göre belirlenmesi gereken bir husustur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

