İmar Artışında Yeni Dairelerin Paylaşım Esasları
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde imar artışından doğan hakların paylaşımı hususunda taraflarca açık bir madde kararlaştırılmışsa, öncelikle bu düzenleme tatbik edilir. Taraflar arasında konuya ilişkin açık bir hüküm kurulmamışsa uyuşmazlık; akdin tamamı, bağımsız bölüm paylaşımındaki genel oranlar ve sözleşmeyle hedeflenen iktisadi gaye birlikte gözetilerek çözümlenir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/1011 Esas ve 2021/1513 Karar sayılı ilamına konu olayda da, imar durumuna göre doğacak fazlalık veya eksikliğin taraflara akitte kararlaştırılan oran nispetinde yansıtılacağı hükme bağlandığından, hak sahipliği bu sözleşme maddesi çerçevesinde belirlenmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1011, K. 2021/1513Kaynağı aç
İmar Sürecini Takip Etmenin Ekonomik Değere Etkisi
Planlama kararları ve ilgili mevzuat uyarınca idare tarafından tanınan yapılaşma imkânı, niteliği gereği bir imar hakkı oluşturur. Dolayısıyla yüklenici tarafın idari mercilere başvurması, ruhsat ve planlama süreçlerini fiilen yürütmesi veya teknik projeleri hazırlaması, imar artışıyla meydana gelen iktisadi menfaatin bütünüyle müteahhide ait sayılması sonucunu doğurmaz.
Sözleşmenin Şekil Koşulu ve İlave Taahhütlerin İspatı
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin geçerliliği; Türk Medenî Kanunu'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmasına bağlıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1298, K. 2021/58Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, kanunen yazılı şekle bağlanan akitlerde yapılacak değişiklikler de kural olarak aynı şekil şartına tabidir; ana metinle çelişmeyen tamamlayıcı nitelikteki yan hükümler bu zorunluluğun istisnasını oluşturur ve bu ilke yazılı şekil haricindeki diğer geçerlilik şekilleri yönünden de geçerlidir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/1298 Esas ve 2021/58 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, resmi geçerlilik şekline tabi sözleşmelerin tadilinde de şekle riayet edilmesi gerektiğinden, noterde yapılan sözleşmede yer almayan ve yüklenici aleyhine ilave yük getiren taahhütler adi yazılı senet yahut tanık delili ile ispat edilemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 13Kaynağı aç
Taşınmazın Zilyetliği, Kiraya Verme ve Ecrimisil Talepleri
Arsanın teslimiyle birlikte yapıyı meydana getiren yüklenici, taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet kurarak zilyet konumuna geçer. Bağımsız bölümlerden yararlanılması veya kiralanması mülkiyetin tapuda devredilmiş olmasına bağlı olmayıp, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde zilyet sıfatını taşıyan kimse de kiraya verme yetkisini kullanabilir. Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/1011 Esas ve 2021/1513 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, arsa sahibinin taşınmaza haksız biçimde el attığı ve yüklenicinin fiili kullanımını engellediği somut delillerle kanıtlanmadıkça, yüklenicinin arsa sahibinden ecrimisil yahut kira kaybı karşılığı tazminat istemesi mümkün değildir.
İmar artışıyla ortaya çıkan yeni daireler kime ait olur?
Yeni daireler doğrudan taraflardan birine ait sayılmaz; aidiyet öncelikle sözleşmedeki açık paylaşım hükmüne göre belirlenir. Sözleşmede bu hususta bir kayıt bulunmadığı takdirde ise daireler, akdin bütünü, taraflar arasında kararlaştırılan paylaşım oranları ve sözleşmenin iktisadi amacı birlikte değerlendirilerek paylaştırılır.
Yüklenicinin imar işlemlerini takip etmesi yeni hakların tamamını sağlar mı?
Hayır, imar hakkı idarenin yürürlükteki planlama kararları ve mevzuatı çerçevesinde belirlenen bir yapılaşma hakkı olduğundan, belediyeye başvurma veya proje yürütme gibi işlemler tek başına imar artışından doğan bütün ekonomik değerin yükleniciye ait olduğunu göstermez.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki değişiklikler hangi şekil kuralına tabidir?
Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunlu olup sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır; bu kural yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri için de geçerli olduğundan resmi sözleşmede yüklenicinin durumunu ağırlaştıran taahhütler adi yazılı belge veya tanık beyanıyla ispatlanamaz.
Tapusu devredilmeyen bölümler için arsa sahibinden ecrimisil istenebilir mi?
Taşınmaza arsa sahibi tarafından fiilen müdahale edilip yüklenicinin kullanımı engellenmedikçe, zilyet sıfatıyla bağımsız bölümleri kiraya verme hakkı bulunan yüklenici tapu devrinin yapılmadığı gerekçesiyle ecrimisil talep edemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

