İmar Artışında Yeni Dairelerin Aidiyeti ve Paylaşımı

by Avukat Erdal Ersoy
İmar Artışında Yeni Dairelerin Aidiyeti ve Paylaşımı

İmar Artışında Yeni Dairelerin Paylaşım Esasları

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde imar artışından doğan hakların paylaşımı hususunda taraflarca açık bir madde kararlaştırılmışsa, öncelikle bu düzenleme tatbik edilir. Taraflar arasında konuya ilişkin açık bir hüküm kurulmamışsa uyuşmazlık; akdin tamamı, bağımsız bölüm paylaşımındaki genel oranlar ve sözleşmeyle hedeflenen iktisadi gaye birlikte gözetilerek çözümlenir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/1011 Esas ve 2021/1513 Karar sayılı ilamına konu olayda da, imar durumuna göre doğacak fazlalık veya eksikliğin taraflara akitte kararlaştırılan oran nispetinde yansıtılacağı hükme bağlandığından, hak sahipliği bu sözleşme maddesi çerçevesinde belirlenmiştir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1011, K. 2021/1513Kaynağı aç
15. Hukuk Dairesi         2020/1011 E.  ,  2021/1513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı taşınmazlara yönelik satış yetkisi verilmesine dayalı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik verilen hüküm asıl ve birleşen davalarda davalı … birleşen 20104/334 sayılı davada davacılar … ve … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davacı-birleşen davalarda davacı-davalı … vekili Avukat … ile asıl davada davalı birleşen davalarda davacı …, … vekili Avukat …'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R – Asıl davada davacı vekili, davacı yüklenici ile davalının da aralarında bulunduğu arsa sahipleri arasında 17.09.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile 17.01.2012 tarihli tadil sözleşmesinin imzalandığını, davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalının satış yetkisi vermesi gereken bağımsız bölümler için bu yetkiyi vermekten kaçındığını ileri sürerek, 8427 ada, 25 parselde kayıtlı 16, 26, 32, 43 ve 62 no'lu bağımsız bölümler için satış yetkisi verilmesini talep etmiş, birleşen 2017/53 Esas sayılı davasında ise, geç verilen satış yetkisi nedeniyle uğranılan kira kaybının tazminini istemiştir.Asıl ve birleşen 2017/53 Esas sayılı davalarda davalı vekili, davaya konu taşınmaz tapularının eksik ve ayıplı şekilde imal edilen davalıya ait 60 no.lu bağımsız bölüm nedeniyle uğranılan zararın teminatı olarak elde tutulduğunu savunarak, asıl ve birleşen 2/17/53 Esas sayılı davaların reddini istemiş, birleşen 2014/334 Esas sayılı davasında ise, sözleşme gereği davacı arsa sahiplerine düşen 60 no'lu dükkan vasıflı taşınmazda mevcut eksik ve ayıplı işler nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince, asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davalar bakımından ise, edimini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmiş olan yüklenicinin kira kaybı talebinde haklı olduğu ve arsa sahiplerine düşen 60 no'lu bağımsız bölüm alanının 148,50 m2 olarak kararlaştırıldığı, krokiye 170 m2 yazılmasının açık maddi hataya dayalı olduğu, krokide yer almayan giriş, hol ve asansöre ait alanların oranlama yoluyla düşülmesi sonucu elde edilecek alanının 130,47 m2 olmasına rağmen mevcut durumunun 146,16 m2 tespit edildiği gerekçesiyle, birleşen 2017/53 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2014/334 Esas sayılı davanın ise reddine karar verilmiş, birleşen 2014/334 Esas sayılı davada davacılar ve birleşen 2017/53 Esas sayılı davada davalı vekilinin istinaf başvurusu, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, esastan reddedilmiştir.Kararı, birleşen 2014/334 Esas sayılı davada davacılar ve birleşen 2017/53 Esas sayılı davada davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Birleşen 2014/334 Esas sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden: Davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında imzalanan 17.09.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 13. maddesinde, alınacak imar durumu doğrultusunda meydana gelecek artış ya da azalmanın müteahhit ve arsa sahiplerine sözleşmede anlaşılan sayısal oranda yansıtılacağının belirlendiği buna göre; davacı arsa sahiplerine düşen 60 no’lu bağımsız bölümde eksik ifanın bulunmadığı anlaşıldığından, birleşen 2014/334 Esas sayılı davada davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Birleşen 2017/53 Esas sayılı davada davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden: Birleşen dava, davacı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı kira kaybı talebine ilişkindir. Yüklenici, arsa sahibi arsayı teslim ettikten sonra üzerine binayı inşa eden ve binaya zilyet olan kişidir. Bağımsız bölümlerin kullanılması ve kiraya verilmesi, tapunun yükleniciye verilmesiyle doğrudan ilgili olan bir husus değildir. TBK hükümleri uyarınca, zilyet dahi bir taşınmazı kiraya verebilir. Kural olarak taşınmaza arsa sahibince müdahale edildiği, yüklenicinin bu taşınmazı kullanmasına fiilen engel olunduğu iddia ve ispat olunmadığı takdirde, yüklenici ecrimisil talebinde bulunamaz. Somut olayda, davacı yüklenici tarafından böyle bir iddia öne sürülmemiştir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince kira tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde kurulan hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddi doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen 2014/334 Esas sayılı davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 27.12.2019 tarih ve 2019/2833 Esas, 2019/2785 Karar sayılı kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının davalı … yararına BOZULMASINA, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, fazla yatırılan harcın istek halinde 2014/334 E. sayılı davada davacıya iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak, karşılıklı birbirlerine verilmesine, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İmar Sürecini Takip Etmenin Ekonomik Değere Etkisi

Planlama kararları ve ilgili mevzuat uyarınca idare tarafından tanınan yapılaşma imkânı, niteliği gereği bir imar hakkı oluşturur. Dolayısıyla yüklenici tarafın idari mercilere başvurması, ruhsat ve planlama süreçlerini fiilen yürütmesi veya teknik projeleri hazırlaması, imar artışıyla meydana gelen iktisadi menfaatin bütünüyle müteahhide ait sayılması sonucunu doğurmaz.

Sözleşmenin Şekil Koşulu ve İlave Taahhütlerin İspatı

Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin geçerliliği; Türk Medenî Kanunu'nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmasına bağlıdır.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/1298, K. 2021/58Kaynağı aç
15. Hukuk Dairesi         2020/1298 E.  ,  2021/58 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: – K A R A R – Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin de aralarında bulunduğu kat maliklerinin davalı … … Gayrimenkul …. ve Kentsel Dön. Dan. … ile hazırlayacağı proje ve belirleyeceği müteahhit firma için bedelsiz danışmanlık hizmeti alındığını, diğer davalı … Otomotiv Oto Yedek Parça Kiralama … Turizm Tarım Tic. İth. İhr. İnş. Ltd. Şti. ile de … 8. Noterliği'nce 21.04.2014 tarihinde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme imzalanmadan önce kat yerleşim şeması için yapılan kura çekimine göre müvekkilinin yeni binada 6. kata oturma hakkı kazandığını, ancak bir kısım diğer kat maliklerinin 5.ve 6. katta hak talep etmeleri üzerine işin çıkmaza girdiğini bunun üzerine, davalılar adına yetkili kişilerce müvekkiline 2 kat aşağıya inmesi karşılığında 50.000,00 TL teklif edildiğini, müvekkilince teklifin kabul edildiğini ancak … 8. Noterliği'nce 21.04.2014 tarihinde imza altına alınan sözleşme gününden beri müvekkiline 50.000,00 TL'nin ödenmediğini belirterek, kat değiştirme bedeli 50.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı … … Gayrimenkul …. ve Kentsel Dön. Dan. … vekili, müvekkili ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, husumet itirazları bulunduğunu ileri sürerek, diğer davalı … Oto. Oto Yedek Parça Kiralama… Tarım Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili ise müvekkili şirket ile davacı ve diğer kat malikleri arasında … 8. Noterliği'nin 21.07.2014 tarih ve 11660 yevmiye sayılı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkili şirket tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak inşaat faaliyetlerinin devam ettiğini, müvekkili şirketin davacının dilekçesinde iddia etmiş olduğu taahhütten hiçbir şekilde bilgisinin bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, bir kat malikinin, kentsel dönüşüm neticesi yeniden yapılacak binada hiçbir bedel talep etmeksizin sözleşmenin kurulabilmesi amacı ile bir alt kata geçmesinin hayatın akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 50.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davacı ile davalı … … Gayrimenkul …. ve Kentsel Dön. Dan. işletmesi sahibi …arasında arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmadığı gibi, bu davanın tarafları arasında imzalanan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde kefil, garanti ya da başkasının fiilini üstlenme taahhüdüde yer almadığından bu davalı hakkındaki davanın taraf sıfatı (pasif husumet) yokluğundan reddi gerekmektedir. Davacı yüklenici … Oto. Oto Yedek Parça Kiralama… Tarım Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. ile ilgili olarak da; davacının da taraf olduğu bu davalı ile … 8. Noterliği'nde imzalanan 21.07.2014 gün ve ve 11660 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, davacı arsa (kat maliki) sahibine ayrıca 50.000,00 TL nakit bedel ödeneceğine dair bir hüküm yer almaktadır. Bir kısım tanıklar davacı lehine bu şekilde beyanda bulunmuş iseler de, arsa payı karşılığ inşaat yapım sözleşmesinin geçerliliği TMK’nın 706, Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 60. maddeleri uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmasına bağlı olup, BK 13. maddesi hükmü gereğince de kanunda yazılı şekile uyularak yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinin de yazılı şekile uyularak yapılmasının zorunlu olduğu, davacının iddia ettiği kendisine 50.000,00 TL ilave bedel ödeneceğine dair düzenleme ve değişikliğin, yüklenicinin durumunu ağırlaştıran ilave ve değişikliklerden olduğundan, resmi şekilde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yer almayan bu taahhüdün yapıldığının adi yazılı belge ve tanık beyanıyla kanıtlanması mümkün değildir. O halde mahkemece davalı … … Gayrımenkul Yatırım ve Kentsel Dönüşüm Danışmanlığı … hakkındaki davanın taraf sıfatı yokluğundan, yüklenici şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesi gerekirken yasal bir dayanak ve gerekçe gösterilmeksizin yanlış bir değerlendirme ile davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalı … Oto. Oto Yedek Parça Kiralama… Tarım Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.'ye, 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalı … … Gayrimenkul …. ve Kentsel Dön. Dan.'ye iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.01.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, kanunen yazılı şekle bağlanan akitlerde yapılacak değişiklikler de kural olarak aynı şekil şartına tabidir; ana metinle çelişmeyen tamamlayıcı nitelikteki yan hükümler bu zorunluluğun istisnasını oluşturur ve bu ilke yazılı şekil haricindeki diğer geçerlilik şekilleri yönünden de geçerlidir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/1298 Esas ve 2021/58 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, resmi geçerlilik şekline tabi sözleşmelerin tadilinde de şekle riayet edilmesi gerektiğinden, noterde yapılan sözleşmede yer almayan ve yüklenici aleyhine ilave yük getiren taahhütler adi yazılı senet yahut tanık delili ile ispat edilemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır. Bu kural, yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri hakkında da uygulanır. b. Unsurları

Taşınmazın Zilyetliği, Kiraya Verme ve Ecrimisil Talepleri

Arsanın teslimiyle birlikte yapıyı meydana getiren yüklenici, taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet kurarak zilyet konumuna geçer. Bağımsız bölümlerden yararlanılması veya kiralanması mülkiyetin tapuda devredilmiş olmasına bağlı olmayıp, Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde zilyet sıfatını taşıyan kimse de kiraya verme yetkisini kullanabilir. Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/1011 Esas ve 2021/1513 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, arsa sahibinin taşınmaza haksız biçimde el attığı ve yüklenicinin fiili kullanımını engellediği somut delillerle kanıtlanmadıkça, yüklenicinin arsa sahibinden ecrimisil yahut kira kaybı karşılığı tazminat istemesi mümkün değildir.

İmar artışıyla ortaya çıkan yeni daireler kime ait olur?

Yeni daireler doğrudan taraflardan birine ait sayılmaz; aidiyet öncelikle sözleşmedeki açık paylaşım hükmüne göre belirlenir. Sözleşmede bu hususta bir kayıt bulunmadığı takdirde ise daireler, akdin bütünü, taraflar arasında kararlaştırılan paylaşım oranları ve sözleşmenin iktisadi amacı birlikte değerlendirilerek paylaştırılır.

Yüklenicinin imar işlemlerini takip etmesi yeni hakların tamamını sağlar mı?

Hayır, imar hakkı idarenin yürürlükteki planlama kararları ve mevzuatı çerçevesinde belirlenen bir yapılaşma hakkı olduğundan, belediyeye başvurma veya proje yürütme gibi işlemler tek başına imar artışından doğan bütün ekonomik değerin yükleniciye ait olduğunu göstermez.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki değişiklikler hangi şekil kuralına tabidir?

Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunlu olup sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır; bu kural yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri için de geçerli olduğundan resmi sözleşmede yüklenicinin durumunu ağırlaştıran taahhütler adi yazılı belge veya tanık beyanıyla ispatlanamaz.

Tapusu devredilmeyen bölümler için arsa sahibinden ecrimisil istenebilir mi?

Taşınmaza arsa sahibi tarafından fiilen müdahale edilip yüklenicinin kullanımı engellenmedikçe, zilyet sıfatıyla bağımsız bölümleri kiraya verme hakkı bulunan yüklenici tapu devrinin yapılmadığı gerekçesiyle ecrimisil talep edemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu