AVM Kira Sözleşmelerinin Hukuki ve Ekonomik Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
AVM Kira Sözleşmelerinin Hukuki ve Ekonomik Esasları

AVM Kira Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği ve Tip Sözleşme Yapısı

Alışveriş merkezi kira sözleşmeleri; borçlar hukuku, ticaret hukuku ve rekabet hukukunun kesişim kümesinde bulunan, klasik konut ya da münferit işyeri kiralarından farklı dinamikler barındıran bağımlı bir yapıya sahiptir. Mülk sahipleri ve alışveriş merkezi yönetimleri, merkezin genel ticari vizyonunu, finansal sürdürülebilirliğini ve marka karmasını korumak amacıyla kiracılara önceden hazırlanan ve kural olarak müzakereye kapalı tutulan standart tip sözleşmeler sunmaktadır.

Kira Modelleri ve Ciro Kirasının Hesaplanması

Alışveriş merkezlerinde kira bedeli genellikle taban kira artı ciro primi veya sadece ciro üzerinden yüzde alınması yöntemleriyle tespit edilir. Ciro kirası modelinde mağazanın aylık brüt satış hasılatı denetlenerek belirlenen oran üzerinden ek kira hesaplanır. Hesaplanan ciro kirası sabit taban kirayı aştığında aradaki fark ek kira olarak ödenir; ciro kirası taban kiranın altında kalırsa kiracı yalnızca sözleşmede kararlaştırılan sabit taban kirayı ödemekle yükümlü olur.

Marka Karması Disiplini ve Devir Sınırlandırmaları

Alışveriş merkezindeki ticari dengenin ve marka karmasının korunması hedefiyle kiracının faaliyet konusu sözleşmede kesin sınırlarla tanımlanır ve kiracı bu faaliyet sınırlarının dışına çıkamaz. Hatta satışa sunulan ürünlerin markası, niteliği ve fiyat politikası dahi yönetimin onayına tabi tutulabilmektedir. Benzer şekilde kiracının mağazasını veya şirketini üçüncü şahıslara devretmesi mülk sahibinin yazılı onayına bağlıdır; yönetim merkezin marka yapısına uygun görmediği takdirde devir işlemine onay vermeyebilir.

Tarafların Karşılıklı İşletme ve Altyapı Yükümlülükleri

Kiracı, alışveriş merkezinin açık olduğu gün ve saatlerde mağazasını açık ve fiilen faal halde bulundurmakla yükümlüdür. Buna karşılık mülk sahibi de alışveriş merkezi içindeki asansör, yürüyen merdiven, otopark ile ısıtma ve soğutmayı kapsayan iklimlendirme sistemlerini çalışır ve kullanıma elverişli durumda tutmak zorundadır.

Ortak Alan Gider Katkı Payı ve 6585 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yasal Sınırlar

Müşterek dolaşım alanları, koridorlar, otopark, yürüyen merdiven, güvenlik, temizlik ve iklimlendirme gibi ortak kullanım alanlarının masrafları, kiralanan metrekareye oranlanarak Ortak Alan Gider Katkı Payı adı altında kiracılara paylaştırılır. 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun m. 11/4 uyarınca; ortak kullanım alanlarına ilişkin elektrik, su, doğal gaz, yenileme niteliğinde olmayan bakım-onarım, güvenlik ve temizlik gibi alışveriş merkezinin aynına ilişkin olmayan giderler ile fiilen çalışan bordrolu yönetim personelinin göreviyle ilgili harcamalar ortak gider kabul edilir. Perakende işletmelerden yalnızca bu giderler için katılım payı tahsil edilebilir; reklam, pazarlama, danışmanlık gibi ortak gider niteliğinde olmayan veya belgelendirilmeyen harcamalar için herhangi bir bedel talep edilemez.

6585 sayılı PERAKENDE TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 11Kaynağı aç
MADDE 11 – (1) Alışveriş merkezlerinde, satış alanının en az binde beşine tekabül eden alanın sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla ayrılması zorunludur. Bakanlık, bu oranı bir katına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya yetkilidir. (2) Alışveriş merkezlerinde, acil tıbbi müdahale ünitesi, ibadet yeri, bebek bakım odası, çocuk oyun alanı gibi ortak kullanım alanları oluşturulur. (3) Alışveriş merkezlerinde yer alan ortak kullanım alanları, engelliler ile yaşlı ve çocukların ihtiyaçları dikkate alınarak oluşturulur. (4) (Ek:26/1/2023-7435/15 md.) Ortak kullanım alanlarına ilişkin elektrik, su, doğal gaz, yenileme niteliğinde olmayan bakım, onarım, güvenlik ve temizlik giderleri gibi alışveriş merkezinin aynına ilişkin olmayan giderler ile alışveriş merkezinde fiilen çalışan bordrolu yönetim personelinin göreviyle ilgili giderler ortak giderdir. Alışveriş merkezindeki perakende işletmelerden yalnızca bu giderler için katılım payı tahsil edilebilir; reklam, pazarlama ve danışmanlık gibi ortak gider niteliğini haiz olmayan giderler ile belgelendirilmeyen giderler için herhangi bir bedel tahsil edilemez. (5) (Ek:26/1/2023-7435/15 md.) Ortak kullanım alanlarından elde edilen kiralama, reklam, pazarlama, kültürel ve sanatsal faaliyet ve diğer ortak kullanım alanı gelirleri ile ortak gider katılım payı avanslarından elde edilen her türlü gelir ortak gelirdir. Ortak gelirler, ortak giderlerin karşılanmasında kullanılır. (6) (Ek:26/1/2023-7435/15 md.) Alışveriş merkezi maliki veya yönetimi, her yıl bir önceki yıla ilişkin ortak gelir ve gider raporu hazırlayarak alışveriş merkezindeki perakende işletmelere gönderir. Raporda, ortak gelir ve giderlerin tür ve tutarları, her bir perakende işletmeden tahsil edilmesi gereken ve tahsil edilen ortak gider katılım payları ile Bakanlıkça gerekli görülen diğer bilgilere yer verilir. (7) (Değişik:26/1/2023-7435/15 md.) Ortak kullanım alanlarına ve bunların niteliklerine; ortak gelir ve giderlere, ortak giderlerin belgelendirilmesine, bu giderlere katılıma ve katılanların bilgilendirilmesine; ortak gelir ve gider raporunun hazırlanmasına, bu rapora esas teşkil eden gelir ve gider belgeleri ile sözleşmelerinin perakende işletmelere sunulmasına, ortak gelir ve gider uygulamalarının bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar yönetmelikle belirlenir. Yer ve raf tahsisi

6585 sayılı Kanun m. 11/5 gereğince, ortak kullanım alanlarından elde edilen kiralama, reklam, pazarlama, kültürel ve sanatsal faaliyet gelirleri ile ortak gider katılım payı avanslarından sağlanan tüm gelirler ortak gelir sayılır ve öncelikle ortak giderlerin karşılanmasında kullanılır. Ayrıca aynı kanunun 11/6 maddesi uyarınca mülk sahibi veya yönetim, her yıl bir önceki yıla ait ortak gelir ve gider raporunu hazırlayarak perakende işletmelere göndermek zorundadır; bu raporda gelir ve giderlerin tür ve tutarları ile her bir işletmeden tahsil edilen ve edilmesi gereken paylar gösterilir. Ortak kullanım alanlarının nitelikleri, giderlerin belgelendirilmesi, raporlanması ve bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesi hususları ise 6585 sayılı Kanun m. 11/7 doğrultusunda yönetmelikle düzenlenir.

Sosyal Alan Zorunluluğu, Teminat ve Eski Hale Getirme Borcu

6585 sayılı Kanun m. 11/1 uyarınca alışveriş merkezlerinde satış alanının en az binde beşinin sosyal ve kültürel etkinliklere ayrılması zorunludur; Bakanlık bu oranı bir katına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya yetkilidir. Aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları gereği acil tıbbi müdahale ünitesi, ibadet yeri, bebek bakım odası ve çocuk oyun alanı gibi ortak kullanım alanlarının engelliler, yaşlılar ve çocukların ihtiyaçları gözetilerek oluşturulması emredilmiştir.

Sözleşmenin başlangıcında kiracıdan, kira ve olası ortak alan gider borçlarını güvence altına almak amacıyla birkaç aylık kira bedeli tutarında süresiz veya uzun vadeli banka teminat mektubu talep edilir. Kira süresinin sona ermesiyle birlikte kiracı, mağazayı özel dekorasyon, alçıpan, ışıklandırma ve markaya özgü tasarımlardan arındırarak boş vaziyette mülk sahibine teslim etmekle yükümlüdür; bu eski hale getirme sürecine ilişkin masrafların tamamı kiracı tarafından karşılanır.

Aşırı İfa Güçlüğü ve Kira Bedelinin Uyarlanması

Ağır ekonomik dalgalanmalar veya ziyaretçi sayısındaki olağanüstü düşüşler sebebiyle sözleşmedeki edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması halinde kira uyarlama davası yoluna başvurulabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 138/1 uyarınca; sözleşmenin kurulması sırasında öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir nedenle ortaya çıkar, mevcut olguları kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş ya da aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması talep edilebilir. Uyarlama mümkün olmadığı takdirde sürekli edimli sözleşmelerde kural olarak fesih hakkı kullanılır. 6098 sayılı Kanun m. 138/2 gereğince bu düzenleme yabancı para borçlarında da uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
MADDE 138- Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır. F. Takas I. Koşulları 1. Genel olarak

Uyuşmazlık Çözümü, Zorunlu Arabuluculuk ve Yargılama Usulü

Alışveriş merkezi kiralarından doğan alacak, tahliye, sözleşmenin feshi ve ortak alan gideri iadesi uyuşmazlıklarında doğrudan dava açılamaz; dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu bir dava şartıdır. Kira ilişkisinden kaynaklanan yargılamalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4/1-a hükmü gereğince, İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, alacak davaları dahil kira ilişkisinden doğan tüm davalarda dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. Yetki bakımından ise davalının yerleşim yeri veya taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi genel yetkili olup, taraflar sözleşmede yapacakları yetki şartıyla alışveriş merkezinin bulunduğu yer mahkemelerini de yetkili kılabilmektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler. İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural

Sıkça Sorulan Sorular

Ciro kirası taban kiranın altında kalırsa ne kadar ödeme yapılır?

Hesaplanan ciro kirası sabit taban kiranın altında kaldığında kiracı yalnızca sözleşmede belirlenmiş olan sabit taban kirayı öder.

Ortak alan gideri kapsamında kiracıdan reklam ve pazarlama gideri istenebilir mi?

Hayır, 6585 sayılı Kanun m. 11/4 uyarınca perakende işletmelerden reklam, pazarlama ve danışmanlık gibi ortak gider niteliği taşımayan veya belgelendirilmeyen harcamalar için katılım payı tahsil edilemez.

AVM kiracısı mağazasını veya şirketini serbestçe devredebilir mi?

Hayır, alışveriş merkezi kira sözleşmelerinde mağazanın veya şirketin üçüncü kişilere devri mülk sahibinin yazılı onayına bağlı kılınır ve onay verilmediğinde devir gerçekleştirilemez.

AVM kira uyuşmazlıklarında hangi mahkeme görevlidir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4/1-a uyarınca, ilamsız icra yoluyla tahliye istisnası saklı kalmak kaydıyla kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklarda değer sınırına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemeleri görevlidir.

Kira uyarlaması davası açabilmek için borcun ifa edilmiş olması gerekir mi?

6098 sayılı Kanun m. 138 uyarınca borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması ya da aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş bulunması şarttır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu