İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Açma Süresi ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası Açma Süresi ve Şartları

İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davasının Niteliği ve Kapsamı

Kiraya veren, kiralanan konut veya çatılı işyerini kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ya da kanunen bakmakla yükümlü bulunduğu diğer kimselerin gereksinimi amacıyla kullanma zorunluluğu altındaysa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesinin birinci fıkrasına dayanarak dava yoluyla tahliye talep edebilir. Bu dava, mülk sahibinin ya da kanunda sınırlı olarak sayılan yakınlarının zorunlu kullanım ihtiyacını karşılamayı amaçlayan özel bir tahliye mekanizmasıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir. b. Yeni malikin gereksinimi

Belirli Süreli Kira Sözleşmelerinde Dava Açma Süresi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi uyarınca, belirli süreli kira sözleşmelerinde tahliye davasının sözleşme süresinin bittiği tarihten itibaren bir ay içinde açılması zorunludur. Dava açma süresinin hesaplanmasında ihtiyacın fiilen doğduğu an değil, kira sözleşmesinde belirlenmiş olan sürenin sona erdiği tarih temel alınır. Bu yasal süre bakımından konut ve çatılı işyeri kiraları arasında herhangi bir fark bulunmamakta olup her iki kira türünde de kira döneminin sona ermesini izleyen bir aylık süre uygulanır.

Belirsiz Süreli Kira Sözleşmelerinde Fesih Bildirimi ve Dava Süresi

Belirsiz süreli kira ilişkilerinde gereksinim nedeniyle tahliye davası açılabilmesi, fesih bildirimi için kanunda öngörülen bildirim sürelerinin tamamlanmış olmasına bağlıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi gereğince, genel hükümlerde düzenlenen fesih dönemlerine ve fesih bildirim sürelerine uyularak saptanacak tarihten başlayarak bir ay içinde davanın ikame edilmesi şarttır. Kiraya veren öncelikle usulüne uygun bir fesih bildiriminde bulunmalı ve bir aylık dava açma süresi bu ihbar süresinin tamamlanmasıyla işletilmelidir.

Hak Düşürücü Süre ve Mahkemenin Re'sen İncelemesi

Kanunda düzenlenen bir aylık dava açma süresi hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece tarafların talebine bağlı kalmaksızın kendiliğinden gözetilir. Yargılama sürecinde mahkeme, taşınmaza yönelik ihtiyacın samimi, zorunlu ve dava anında mevcut olup olmadığını araştırmadan önce sürenin usulüne uygun işletilip işletilmediğini denetler. Sürenin dolmasından sonra açılan davalarda gereksinimin esasına yönelik herhangi bir inceleme yapılmaksızın davanın süre yönünden doğrudan reddine karar verilir.

Tahliye davalarında aranan ihtiyacın dava açıldığı anda bulunması ve yargılama süresince devam etmesi şartı, ancak hak düşürücü süre şartı sağlandığında değerlendirmeye alınır. Bir aylık sürenin kaçırılması, kiraya verenin o kira dönemi için ihtiyaç iddiasına dayanarak tahliye talep etme hakkını tamamen düşürür. Bu süreyi geçiren kiraya veren, ancak bir sonraki kira döneminin tamamlanmasının ardından yeniden dava açma imkânına kavuşabilir.

Dava Sürecinin Kira Sözleşmesinin Durumuna Etkisi

Kanuni süresi içinde gereksinim sebebiyle tahliye davası ikame edildiğinde, kira sözleşmesi yargılama sonuçlanıncaya kadar askıda kalır. Buna karşılık, bir aylık hak düşürücü sürenin dava açılmaksızın tüketilmesi halinde kira sözleşmesi yeni dönem için geçerli olmak üzere aynı şartlarla kendiliğinden uzamış kabul edilir.

Yazılı Bildirim ile Dava Açma Süresinin Uzaması

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 353. maddesine göre kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen süre içinde tahliye davası açacağını kiracıya yazılı şekilde bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. Kiraya veren tarafından bu yazılı bildirimin süresinde yapılması durumunda, bir aylık hak düşürücü süre geçse dahi uzayan bir yıllık kira döneminin sonuna kadar ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açılabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 353Kaynağı aç
MADDE 353- Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. 4. Dava sebeplerinin sınırlılığı2
İhtiyaç sebebiyle tahliye davası ne zaman açılır?

Belirli süreli kira sözleşmelerinde kira süresinin hitamından itibaren bir ay içinde, belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih bildirimi süresinin tamamlanmasını izleyen bir ay içinde açılmalıdır. Dava açma süresinin hesabında gereksinimin doğduğu an değil, kira ilişkisinin sona erdiği an dikkate alınır.

Dava açma süresi kaçırılırsa ne olur?

Bir aylık sürenin kaçırılması halinde mahkeme ihtiyacın esasına girmeksizin davayı doğrudan süre aşımı nedeniyle reddeder. Kiraya veren ilgili kira dönemi için dava açma hakkını yitirir ve ancak bir sonraki kira döneminin sonunda yeniden dava yoluna gidebilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açma süresi uzatılabilir mi?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 353. maddesi gereğince kiraya veren, en geç dava açma süresi içerisinde kiracıya tahliye davası açacağını yazılı olarak bildirirse dava açma süresi bir kira yılı boyunca uzamış sayılır.

Konut ve işyeri kiralarında dava açma süresi farklı mıdır?

Konut ve işyeri kiralarında ihtiyaç nedeniyle dava açma süresi bakımından bir ayrım bulunmamakta olup her iki türde de belirli süreli sözleşmelerin sona ermesinden itibaren bir aylık süre uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu