İddet Müddeti Nedir ve Ne Zaman Başlar?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 132. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, evliliğin sona ermesi durumunda kadın, bu tarihten itibaren üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez. Bekleme süresi boşanma kararının kesinleştiği tarihten, eşin vefatı durumunda ise ölüm anından itibaren işlemeye başlar. Söz konusu yasal sınırlama yalnızca kadına özgü olup erkek için herhangi bir bekleme süresi düzenlenmemiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 132Kaynağı aç
Kanunda düzenlenen üç yüz günlük bekleme süresi, kesin olmayan bir evlenme engeli niteliğindedir. Bu sürenin bitimi beklenmeksizin yeni bir evlilik yapılmış olsa dahi, gerçekleştirilen evlilik hukuken geçerliliğini korur ve salt bekleme süresine uyulmadığı gerekçesiyle iptal edilemez.
Bekleme Süresinin Hukuki Amacı ve Babalık Karinesi
Türk Medeni Kanunu'nun 285. maddesi gereğince, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası koca sayılır. Kocanın gaipliğine hükmedilmesi durumunda ise üç yüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber alma tarihinden itibaren hesaplanır. Kanun koyucu, doğacak çocuğun soybağında tereddüt yaşanmaması amacıyla bu yasal karineyi kabul etmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 285Kaynağı aç
Babalık karinesinin gerçeği yansıtmadığı durumlarda koca, ana veya çocuk, Türk Medeni Kanunu'nun 286. maddesinin birinci fıkrasına dayanarak soybağının reddi davası açabilir. Babalık karinesinin çürütülmesini hedefleyen bu dava, kanunen dava hakkı tanınan diğer ilgililere karşı yöneltilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
İddet Müddetinin Mahkemece Kaldırılma Şartları
Türk Medeni Kanunu'nun 132. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının tespit edilmesi veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bekleme süresini kaldırır.
Boşanan eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek üzere başvuruda bulunmaları durumunda, doğacak çocuğun babası yönünden herhangi bir soybağı belirsizliği oluşmayacağından kadının ayrıca sağlık raporu almasına gerek görülmez.
Kadının başka bir kişiyle evlenmek istemesi hâlinde ise gebe olunmadığının tespiti zorunludur. Bu kapsamda mahkemece sevk sağlanan tam teşekküllü devlet hastanesinden, tıbbi kesinlik içeren kadın doğum uzmanı raporu temin edilmelidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Usulü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince, yeniden evlenmede bekleme süresinin hâkim tarafından kaldırılması aile hukuku alanındaki çekişmesiz yargı işleri kapsamındadır. Karşı tarafın bulunmadığı bu talepte hasımsız olarak işlem yürütülür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 382Kaynağı aç
Yetkili mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 384. maddesi doğrultusunda, aksine özel bir hüküm bulunmadığından talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 384Kaynağı aç
Bekleme süresinin kaldırılması talebini karara bağlamada görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesinin teşkilatlanmadığı yargı çevrelerinde ise dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine açılır.
Boşanan kadın yeniden evlenmek için ne kadar beklemek zorundadır?
Evliliği sona eren kadın kural olarak üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez; bu süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
İddet süresi dolmadan yapılan evlilik geçersiz sayılır mı?
Bekleme süresi kesin olmayan bir evlenme engeli olduğundan, süre dolmadan evlilik yapılmış olsa bile bu evlilik geçerli kalır ve iptal edilmez.
Eski eşlerin yeniden evlenmesinde sağlık raporu zorunlu mudur?
Boşanan eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi hâlinde soybağı karışıklığı riski bulunmadığı için kadından ayrıca sağlık raporu aranmaz.
İddet müddetinin kaldırılması için hangi mahkemeye başvurulur?
Talepte bulunan kişinin oturduğu yerdeki Aile Mahkemesine, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

