Hukuka Aykırı DOP ve KOP Kesintilerinde İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Hukuka Aykırı DOP ve KOP Kesintilerinde İptal Davası

İmar uygulamalarında yapılan düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisinin yasal sınırları aşması veya kamu ortaklık payı (KOP) adı altında usulsüz bedel istenmesi hallerinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca DOP kesintisi belirli bir tavan oranla sınırlandırılmışken, KOP uygulamasında arsa mülkiyeti sahibinde kalmakta ve altyapı hizmetleri karşılığında parasal ödeme talep edilmektedir. Bu tür idari işlemlere karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında belirlenen sürelerde dava açılarak hukuka aykırılıkların giderilmesi talep edilebilir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.[19][20] (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik birinci cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmî kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme sahasında üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamının, ikinci fıkrada belirtilen düzenleme ortaklık payından fazla olması veya daha öncesinde parselasyon planı tescil olmuş alanlarda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle kamu eline geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının 13 üncü maddede belirtilen yöntemlerle kamuya geçişi sağlanır. Umumi ve kamu hizmet alanlarının kamulaştırma yoluyla kamu eline geçirilecek olması halinde, uygulamaya giren parsellerin, imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.[21] (Ek sekizinci fıkra:18/7/2021-7333/10 md.) 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınır.[22] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarı, (…)[23] bedele dönüştürülebilir. (Ek cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Parselasyonu onaylayan idare tarafından alınan bu bedel, fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine ödenir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Bedel takdiri 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları da gözetilerek 6362 sayılı Kanuna göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilir. Tespit edilen bedel ödenmedikçe tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir ve bu bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç 1 yıl içerisinde ödenir. Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devri yapılamaz ve yapı ruhsatı verilemez, tapuda herhangi bir işlem tesis edilemez. Bedelin tamamen ödenmesi hâlinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir. Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler. Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. (Ek fıkra:14/2/2020-7221/7 md.) Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle tescilli imar parselleri üzerinden mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulaması yapılabilir. Bunun mümkün olmaması durumunda davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla tescilli imar parselleri üzerinden yeni parselasyon işlemi yapılarak uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.[24] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

DOP Yasal Sınırı ve Bir Defa Alınma Esası

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalardan alınacak düzenleme ortaklık payı, taşınmazların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. Bu oran imar uygulamalarında idareler yönünden bağlayıcı azami yasal sınırdır.

Danıştay 6. Daire, E. 2024/6225, K. 2024/6247Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/6225 E.  ,  2024/6247 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/6225 Karar No : 2024/6247 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) :… VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada,… parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu parselasyon işleminin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olarak yapıldığı, düzenleme sınırının ilgili yönetmeliğe uygun olarak geçirildiği, düzenleme ortaklık payının doğru olarak hesaplandığı anlaşılmış ise de; düzenleme sonucu oluşturulan dava konusu taşınmaza teknik zorunluluk olmadığı halde maliye hazinesinin hissedar edildiği, maliye hazinesi ile ortak edilmesinin değer kaybına yol açtığı ve eşitlik ilkesine uygun davranılmadığı görüldüğünden, imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu parselasyon işleminin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dava konusu parselayon kapsamında yer alan başka bir taşınmaz için malikleri tarafından açılan davada (Dairelerinin E:… sayılı), düzenleme sahası içinde sulama ve taşkın koruma amacıyla … Göletinin (yapay) yer aldığı, anılan gölet sahasının da düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılandığı, düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanabilmesi mümkün olmayan gölet sahasının umumi hizmet alanlarına benzer bir alan içinde yer almadığı ve bu sebeple mülkiyet hakkına yapılacak müdahalenin kanuni olmaması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlaline sebep olunabileceği, DOP hesabında yapılan hatanın düzenleme sahası içinde tüm parseller için genel aykırılık sebebi teşkil etmesi sebebiyle dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe de eklenilmek suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 19 Ekim 2016 tarihli ve 29862 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/9301 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile … ilinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle sağlıklı ve güvenli kentleşmenin sağlanması maksadıyla … ili ve çevresinde imar planları ve parselasyon yapılması hususunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yetki verilmiş, verilen yetki kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile …, … … ve … etaplarından oluşan 1/1000 ölçekli uygulama imar planları yapılarak … tarih ve … sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oluru ile dava konusu parseli kapsayan alanda parselasyon yapılmıştır. Onaylanan parselasyon planları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bir ay süre ile ilan edilmiş, askı süresi içerisinde ilgililerince yapılan itirazlar … tarih ve E… sayılı Bakanlık oluru ile kısmen kabul, kısmen reddedilerek parselasyon…09/03/2021 – 12/04/2021 tarihleri arasında tekrar askıya çıkarılmıştır. İlgililerince yapılan itirazlar bir kez daha … tarih ve E… sayılı Bakanlık oluru ile kısmen kabul, kısmen reddedilerek parselasyonun 19/08/2021 – 21/09/2021 tarihleri arasında üçüncü kez askıya çıkarılması üzerine ilgililerince yapılan itirazlar son kez değerlendirilerek… tarih ve … sayılı oluru ile onaylanarak kesinleştirilmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Anılan işlemin davacı tarafından öğrenilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. (…)Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (…)Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz." hükmüne yer verilmiştir. 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinin (p) bendinde, Umumi Hizmet Alanları; yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan, ibadet yeri, karakol ve milli eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş alanları, pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları, ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, spor alanı, teknik altyapı alanı, kamuya ait trafo alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kent meydanı, kent parkı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanları ve mesire alanları, resmi kurum alanı, idari tesis alanı, mezarlık alanı, bunun dışında kamusal ihtiyaçlara göre ortaya çıkacak imar planı kararıyla belirlenen diğer umumi ve kamu hizmet alanları ile taşkın kontrol tesisi, olarak sayılmıştır. Yönetmeliğin düzenleme ortaklık payına ait esaslar başlıklı 14. maddesinde; (1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık paylarının düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemeyeceği; (2) Düzenleme ortaklık paylarının, a) Yol, su yolu, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan b) İbadet yeri, karakol ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş alanları c) Pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları ve durakları. ç) Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları. d) Otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol e) Kent meydanı, kent parkı, spor alanı f) Belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı. g) Teknik altyapı alanı, kamuya ait trafo alanı ğ) Rekreasyon alanı, mesire alanları ve özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan h) Resmî kurum alanı ı) Diğer umumi ve kamu hizmet alanları i) Mezarlık, otogar alanı, sıralamasına uygun olarak alınacağı; (3) Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının öncelikle düzenleme sahasındaki Hazine taşınmazlarından karşılanacağı; Yetmemesi halinde, ikinci fıkrada yer alan umumi ve kamu hizmet alanları için düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra, yüzde kırk beşe (%45) tamamlayan fark kadar alanın düzenleme ortaklık payından karşılanacağı düzenlenmiştir. Yönetmeliğin Düzenleme ortaklık payını aşan umumi ve kamu hizmet alanlarının elde edilmesi başlıklı 15. maddesinde; (1) Düzenleme sahasındaki umumi ve kamu hizmet alanlarının düzenleme ortaklık payından karşılanacağı, ancak, düzenleme sahasında düzenleme ortaklık payına konu alanların yüzde kırk beşten (%45) fazla olması durumunda, 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen öncelik sırasına göre düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra eksik kalan alanın; düzenleme sahasındaki tescil harici alanlardan, belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan bedelsiz karşılanacağı; Bu alanların yetmemesi halinde kalan miktarın ya da bu yöntemle karşılanamaması halinde tamamının, 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen usullerle, (2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak ya da satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak) kamuya geçişinin sağlanacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/07/2024 tarih ve E:2024/4463 sayılı ara kararı ile davalı idareden, parselasyon işlemini kapsayan düzenleme sınırı içerisinde gölet sahasının bulunup bulunmadığı, gölet sahası bulunuyor ise 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hangi kullanımda gösterildiği, gölet alanının DOP hesabına dahil edilip edilmediğinin sorulması üzerine davalı idare tarafından verilen 14/08/2024 havale tarihli beyan dilekçesinde, düzenleme sınırı içinde … (yapay) Göletinin bulunduğu, anılan yerin DSİ tarafından verilen görüş doğrultusunda "su yüzeyi" kullanımında gösterildiği, umumi hizmet alanlarından sayılan yerin düzenleme ortaklık payı kapsamında kaldığı bildirilmiştir. Ayrıca dava konusu işleme karşı… İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan bir başka davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:… sayılı ara kararı ile DSİ Bölge Müdürlüğünden, … Gölü sahasının belirlenmesine yönelik tesis edilen tüm işlemler, gölet sahasının hangi mevzuata göre belirlendiği, gölün yapay mı doğal mı olduğu, gölden kimlerin faydalanabileceği ve göl sahasında kalan taşınmazların kamulaştırılmasına yönelik işlemler hakkında bilgi istenilmesi üzerine verilen cevapta, … Göleti'nin 1960-70'li yıllarda sulama ve taşkın koruma tesisi amacıyla idareleri tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri dikkate alınarak inşa edilerek 1979 yılında işletmeye açıldığı, fakat arşiv kayıtlarında buna ilişkin belge ve bilginin bulunmadığı, günümüzde de taşkın öteleme tesisi vazifesi gördüğü, … tarih ve … sayılı genel müdürlük oluru ile sulama sahasından çıkarıldığı beyan edilmiştir. Yukarıda yer verilen ara kararı cevapları ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlıkta çözümlenmesi gerekli temel hukuki meselenin idarelerin beyanlarından hareketle su yüzeyi, gölet sahası, taşkın koruma tesisi olduğu belirtilen gölet alanının hangi yöntemle kamuya kazandırılacağıdır. Kamulaştırma yöntemiyle 1979 yılında işletmeye açılarak günümüzde sulama tesisi alanından çıkarılarak taşkın önleme vazifesi gören, uyuşmazlık konusu gölet sahası 1/1000 ölçekli uygulama imar planında göl, gölet lejandı kapsamında su yüzeyi olarak gösterildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinde yer alan parselasyon işlemine ilişkin hesap cetvellerinden toplam tahsis ve imar ada alanının 14052001.85, ortak katılım alanının 0.00, düzenlemeye giren (Dopal) alanın 19431515.93, düzenlemeye giren (Dopalma) alanın 3364668.71 kamulaştırılan alanın 0.00, toplam bağışlanan alanın 237347.40 olduğu, toplam kadastro parsel alanının 28919171.40, toplam payının ise 25597762.19 olduğunun belirtildiği, düzenleme sahası içinde bulunan Sıhke Göletinin sulama ve taşkın koruma amacıyla kullanıldığı, idarece umumi hizmet alanları kapsamında değerlendirilerek düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılandığı görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca düzenleme ortaklık payına konu olabilecek alanların kapsamı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu parselasyona ilişkin düzenleme sahası içinde bulunan ve imar planında göl, gölet lejantında fonksiyonlandırılan günümüzde taşkın öteleme (koruma) tesisi amacıyla kullanılan … Göleti sahasının düzenleme ortaklık payından karşılanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte parselasyon işlemine konu olayda, öncelikle düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanları için düzenleme ortaklık payı ayrılmasını müteakip düzenleme sahası içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının kalan Hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan karşılanması, buna rağmen taşkın kontrol tesisi için yeterli alan ayrılamaması durumunda uygulamaya giren taşınmazlardan %45 oranını aşmayacak şekilde taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılması suretiyle karşılanması gerekmektedir. Davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde, gölet sahasının düzenleme ortaklık payından karşılanamayan kısmının tescil harici alanlardan karşılandığı belirtilmekte ve mal sahipleri araştırma ve özet formunda 237347.40 bağışlanan alan görünmekte ise de uyuşmazlık konusu alanın parselasyon işlemi ile umumi hizmet alanı kabul edilerek düzenleme ortaklık payından mı karşılandığı yoksa taşkın koruma tesisi olarak kabul edilerek mi elde edildiği, taşkın öteleme tesisine ilişkin kısmının uyuşmazlık konusu parselasyon işleminin yukarıda aktarılan mevzuatla belirlenen esas, usul ve sıralamaya uyularak tesis edilip edilmediği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile sunulu bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bu durumda, yukarıda anılan hususlar araştırılarak varılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme Kararına karşı yapılan istinaf isteminin ek gerekçe ile reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

İmar Kanunu'nun 18. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Bu temel kural gereğince daha önce imar uygulamasına tabi tutularak yasal kesintisi yapılmış alanlardan kural olarak mükerrer kesinti uygulanamaz.

DOP Hesabı ve Taşkın Kontrol Tesislerinin Karşılanma Sırası

Düzenleme sahasında gereken umumi hizmet alanları toplamı DOP payından fazla olduğunda, eksik kalan miktar İmar Kanunu'nun 18. maddesinin yedinci fıkrasına göre sırasıyla tescil harici alanlardan, muvafakat alınmak suretiyle kamuya ait ya da Hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan karşılanır; bu alanların yetersiz kalması durumunda ise kamulaştırma yoluna gidilir. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in 15. maddesinde de DOP oranının yüzde kırk beşi aşması halinde eksik alanın tescil harici yerlerden, belediye veya Hazine mülkiyetindeki alanlardan bedelsiz, yetmediğinde ise kamulaştırmayla tamamlanacağı hükme bağlanmıştır.

Taşkın kontrol tesislerinin düzenleme ortaklık payından karşılanması mevzuatta özel bir sıralamaya tabidir. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinin üçüncü fıkrasına göre düzenleme sahasındaki taşkın kontrol tesislerinin öncelikle Hazine taşınmazlarından karşılanması esastır; yetmemesi durumunda ise umumi ve kamu hizmet alanları için DOP ayrıldıktan sonra yüzde kırk beşe tamamlayan fark kadar alan DOP'tan karşılanabilir. Danıştay 6. Dairesi, E. 2024/4075, K. 2024/6238 sayılı kararında taşkın öteleme tesisi niteliğindeki gölet sahasının DOP'tan karşılanabileceği sonucuna varmakla birlikte, bu alanın niteliği ile mevzuattaki sıralama ve esaslara uyulup uyulmadığı açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle verilen iptal kararını bozmuştur.

Danıştay 6. Daire, E. 2024/4075, K. 2024/6238Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/4075 E.  ,  2024/6238 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/4075 Karar No : 2024/6238 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Van ili, ipekyolu ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının …tarih ve … sayılı oluru ile kesinleştirilen parselasyon işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; uyuşmazlık konusu parselasyon işleminin yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, dava konusu taşınmazı da kapsayan alanda yapılan parselasyon planına ilişkin tespit edilen düzenleme sahası ile düzenleme sınırının uygulama imar yönetmeliğinde belirtilen esas ve ilkelere uygun geçirildiği, düzenleme sonucu oluşturulan dava konusu taşınmazın mevzuatta öngörülen imar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımındaki esaslara uygun olarak belirlendiği, davacının mevcut hisseli taşınmazının uygulamaya giren diğer çevre parseller de dikkate alınarak müstakil olarak verilmesinin mümkün olmadığı, düzenleme sonucunda verilen taşınmazın mevki ve konum yönünden parselasyon işleminin sıhhatini etkileyecek herhangi bir değer kaybına neden olmadığı, işlemin mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu parselasyon işlemi kapsamında yer alan başka bir taşınmaz için malikleri tarafından açılan davada (Dairelerinin E:… esasına kayıtlı), düzenleme sahası içinde sulama ve taşkın koruma amacıyla Sıhke Göletinin (yapay) yer aldığı, anılan gölet sahasının da düzenlme ortaklık payından (DOP) karşılandığı, göl/gölet sahasının DOP'tan karşılanabilmesinin mümkün olmadığı, anılan alanın umumi hizmet alanına girdiğinin düşünülmesi hâlinde ise kanunda sayılan gölet sahasının umumi hizmet alanlarına benzer bir alan içinde yer almadığı ve bu sebeple yapılacak müdahalenin kanuni olmaması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlaline neden olabileceği görülerek, DOP hesabında yapılan hatanın düzenleme sahası içindeki tüm parseller için genel aykırılık sebebi teşkil etmesi sebebiyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 19 Ekim 2016 tarihli ve 29862 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/9301 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Van ilinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle sağlıklı ve güvenli kentleşmenin sağlanması maksadıyla Van ili ve çevresinde imar planları ve parselasyon yapılması hususunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yetki verilmiş, verilen yetki kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından …tarih ve … sayılı Van Çevre Yolu ve Civarı İpekyolu Etabı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılarak … tarihinde de … sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oluru ile dava konusu parseli kapsayan alanda parselasyon yapılmıştır. Onaylanan parselasyon planları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bir ay süre ile ilan edilmiş, askı süresi içerisinde ilgililerince yapılan itirazlar …tarih ve… sayılı Bakanlık oluru ile kısmen kabul, kısmen reddedilerek 09/03/2021 – 12/04/2021 tarihleri arasında tekrar askıya çıkarılmıştır. İlgililerince yapılan itirazlar bir kez daha… tarih ve… sayılı Bakanlık oluru ile kısmen kabul, kısmen reddedilmiş 19/08/2021 – 21/09/2021 tarihleri arasında üçüncü kez askıya çıkarılması üzerine ilgililerince yapılan itirazlar son kez değerlendirilerek… tarih ve … sayılı oluru ile onaylanarak kesinleştirilmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Anılan işlemlerin davacı tarafından öğrenilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. (…) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (…) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz." hükmüne yer verilmiştir. 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinin (p) bendinde, Umumi Hizmet Alanları; yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan, ibadet yeri, karakol ve milli eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş alanları, pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları, ve durakları, Sağlık bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, spor alanı, teknik altyapı alanı, kamuya ait trafo alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kent meydanı, kent parkı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanları ve mesire alanları, resmi kurum alanı, idari tesis alanı, mezarlık alanı, bunun dışında kamusal ihtiyaçlara göre ortaya çıkacak imar planı kararıyla belirlenen diğer umumi ve kamu hizmet alanları ile taşkın kontrol tesisi, olarak sayılmıştır. Yönetmeliğin düzenleme ortaklık payına ait esaslar başlıklı 14. maddesinde; (1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemeyeceği; (2) Düzenleme ortaklık paylarının, a) Yol, su yolu, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan b) İbadet yeri, karakol ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş alanları c) Pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları ve durakları. ç) Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları. d) Otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol e) Kent meydanı, kent parkı, spor alanı f) Belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı. g) Teknik altyapı alanı, kamuya ait trafo alanı ğ) Rekreasyon alanı, mesire alanları ve özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan h) Resmî kurum alanı ı) Diğer umumi ve kamu hizmet alanları i) Mezarlık, otogar alanı, sıralamasına uygun olarak alınacağı; (3) Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının öncelikle düzenleme sahasındaki Hazine taşınmazlarından karşılanacağı; Yetmemesi halinde, ikinci fıkrada yer alan umumi ve kamu hizmet alanları için düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra, yüzde kırk beşe (%45) tamamlayan fark kadar alanın düzenleme ortaklık payından karşılanacağı düzenlenmiştir. Yönetmeliğin Düzenleme ortaklık payını aşan umumi ve kamu hizmet alanlarının elde edilmesi başlıklı 15. maddesinde; (1) Düzenleme sahasındaki umumi ve kamu hizmet alanlarının düzenleme ortaklık payından karşılanacağı, ancak, düzenleme sahasında düzenleme ortaklık payına konu alanların yüzde kırk beşten (%45) fazla olması durumunda, 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen öncelik sırasına göre düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra eksik kalan alanın; düzenleme sahasındaki tescil harici alanlardan, belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan bedelsiz karşılanacağı; Bu alanların yetmemesi halinde kalan miktarın ya da bu yöntemle karşılanamaması halinde tamamının, 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen usullerle, (2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak ya da satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak) kamuya geçişinin sağlanacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/07/2024 tarih ve E:2024/4463 sayılı ara kararı ile davalı idareden, parselasyon işlemini kapsayan düzenleme sınırı içerisinde gölet sahasının bulunup bulunmadığı, gölet sahası bulunuyor ise 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hangi kullanımda gösterildiği, gölet alanının düzenleme ortaklık payı (DOP) hesabına dahil edilip edilmediğinin sorulması üzerine davalı idare tarafından verilen 14/08/2024 havale tarihli beyan dilekçesinde, düzenleme sınırı içinde Sıhke (yapay) Göletinin bulunduğu, DSİ tarafından verilen görüş doğrultusunda "su yüzeyi" kullanımında gösterildiği, umumi hizmet alanlarından sayılan yerin düzenleme ortaklık payı kapsamında kaldığı bildirilmiştir. Ayrıca dava konusu işleme karşı … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan bir başka davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:… sayılı ara kararı ile DSİ Bölge Müdürlüğünden, Sıhke Gölü sahasının belirlenmesine yönelik tesis edilen tüm işlemler, gölet sahasının hangi mevzuata göre belirlendiği, gölün yapay mı doğal mı olduğu, gölden kimlerin faydalanabileceği ve göl sahasında kalan taşınmazların kamulaştırılmasına yönelik işlemler hakkında bilgi istenilmesi üzerine verilen cevapta, Sıhke Göleti'nin 1960-70'li yıllarda sulama ve taşkın koruma tesisi amacıyla idareleri tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri dikkate alınarak inşa edilerek 1979 yılında işletmeye açıldığı, fakat arşiv kayıtlarında buna ilişkin belge ve bilginin bulunmadığı, günümüzde de taşkın öteleme tesisi vazifesi gördüğü, … tarih ve … sayılı genel müdürlük oluru ile sulama sahasından çıkarıldığı beyan edilmiştir. Yukarıda yer verilen ara kararı cevapları ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlıkta çözümlenmesi gerekli temel hukuki mesele idarelerin beyanlarından hareketle su yüzeyi, gölet sahası, taşkın koruma tesisi olduğu belirtilen gölet alanının hangi yöntemle kamuya kazandırılacağıdır. Kamulaştırma yöntemiyle 1979 yılında işletmeye açılarak günümüzde sulama tesisi alanından çıkarılarak taşkın önleme vazifesi gören, uyuşmazlık konusu gölet sahası 1/1000 ölçekli uygulama imar planında göl, gölet lejandı kapsamında su yüzeyi olarak gösterildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinde yer alan parselasyon işlemine ilişkin hesap cetvellerinden toplam tahsis ve imar ada alanının 14052001.85, ortak katılım alanının 0.00, düzenlemeye giren (Dopal) alanın 19431515.93, düzenlemeye giren (Dopalma) alanın 3364668.71 kamulaştırılan alanın 0.00, toplam bağışlanan alanın 237347.40 olduğu, toplam kadastro parsel alanının 28919171.40, toplam payının ise 25597762.19 olduğunun belirtildiği, düzenleme sahası içinde bulunan Sıhke Göletinin sulama ve taşkın koruma amacıyla kullanıldığı, idarece umumi hizmet alanları kapsamında değerlendirilerek düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılandığı görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca düzenleme ortaklık payına konu olabilecek alanların kapsamı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu parselasyona ilişkin düzenleme sahası içinde bulunan ve imar planında göl, gölet lejantında fonksiyonlandırılan günümüzde taşkın öteleme (koruma) tesisi amacıyla kullanılan Sıhke Göleti sahasının düzenleme ortaklık payından karşılanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte parselasyon işlemine konu olayda, öncelikle düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanları için düzenleme ortaklık payı ayrılmasını müteakip düzenleme sahası içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının kalan Hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan karşılanması, buna rağmen taşkın kontrol tesisi için yeterli alan ayrılamaması durumunda uygulamaya giren taşınmazlardan %45 oranını aşmayacak şekilde taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılması suretiyle karşılanması gerekmektedir. Davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde, gölet sahasının düzenleme ortaklık payından karşılanamayan kısmının tescil harici alanlardan karşılandığı belirtilmekte ve mal sahipleri araştırma ve özet formunda 237347.40 bağışlanan alan görünmekte ise de uyuşmazlık konusu alanın parselasyon işlemi ile umumi hizmet alanı kabul edilerek düzenleme ortaklık payından mı karşılandığı yoksa taşkın koruma tesisi olarak kabul edilerek mi elde edildiği, taşkın öteleme tesisine ilişkin kısmının uyuşmazlık konusu parselasyon işleminin yukarıda aktarılan mevzuatla belirlenen esas, usul ve sıralamaya uyularak tesis edilip edilmediği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile sunulu bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bu durumda, yukarıda anılan hususlar araştırılarak varılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı parselasyon işleminine karşı açılan davanın reddi yolundaki Mahkeme Kararına karşı yapılan istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıdaki gerekçe ile BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Parsel Tahsisinde Bulunduğu Yer Kuralı

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon sonucunda maliklere tahsis edilecek imar parsellerinin öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, bu mümkün olmuyorsa en yakınındaki eşdeğer alandan verilmesi gerekmektedir. Danıştay 6. Dairesi, E. 2024/5431, K. 2024/6243 sayılı kararında, kök parselin bulunduğu alan dışından yapılan tahsisin mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, yeterli teknik araştırma yapılmaksızın karar verilmesini bozma nedeni saymıştır.

Danıştay 6. Daire, E. 2024/5431, K. 2024/6243Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/5431 E.  ,  2024/6243 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/5431 Karar No : 2024/6243 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyası muhteviyatı ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi kapsamında sunulan bilirkişi raporunun birlikte değerledirilmesinden; uygulamaya dahil edilen taşınmazından düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi yapıldıktan sonra kalan hak edişinin taşınmazının bulunduğu yerden tam mülkiyetli olarak verilmesi mümkün iken Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak ve kök parselinin bulunduğu alanının dışından tahsis yapılmasında imar mevzuatına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dava konusu parselayon kapsamında yer alan başka bir taşınmaz için malikleri tarafından açılan davada (Dairelerinin E:… sayılı), düzenleme sahası içinde sulama ve taşkın koruma amacıyla … Göletinin (yapay) yer aldığı, anılan gölet sahasının da düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılandığı, düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanabilmesi mümkün olmayan, gölet sahasının umumi hizmet alanlarına benzer bir alan içinde yer almadığı ve bu sebeple mülkiyet hakkına yapılacak müdahalenin kanuni olmaması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlaline sebep olunabileceği, DOP hesabında yapılan hatanın düzenleme sahası içinde tüm parseller için genel aykırılık sebebi teşkil etmesi sebebiyle dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe de eklenilmek suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 19 Ekim 2016 tarihli ve 29862 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/9301 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile … ilinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle sağlıklı ve güvenli kentleşmenin sağlanması maksadıyla … ili ve çevresinde imar planları ve parselasyon yapılması hususunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yetki verilmiş, verilen yetki kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile …, … ve … etaplarından oluşan 1/1000 ölçekli uygulama imar planları yapılarak … tarih ve … sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oluru ile dava konusu parseli kapsayan alanda parselasyon yapılmıştır. Onaylanan parselasyon planları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından bir ay süre ile ilan edilmiş, askı süresi içerisinde ilgililerince yapılan itirazlar… tarih ve E… sayılı Bakanlık oluru ile kısmen kabul, kısmen reddedilerek parselasyon 09/03/2021 – 12/04/2021 tarihleri arasında tekrar askıya çıkarılmıştır. İlgililerince yapılan itirazlar bir kez daha … tarih ve E…. sayılı Bakanlık oluru ile kısmen kabul, kısmen reddedilerek parselasyonun 19/08/2021 – 21/09/2021 tarihleri arasında üçüncü kez askıya çıkarılması üzerine ilgililerince yapılan itirazlar son kez değerlendirilerek …1 tarih ve … sayılı Oluru ile onaylanarak kesinleştirilmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Anılan işlemin davacı tarafından öğrenilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. (…) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (…) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz." hükmüne yer verilmiştir. 22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinin (p) bendinde, Umumi Hizmet Alanları; yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan, ibadet yeri, karakol ve milli eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş alanları, pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları, ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, spor alanı, teknik altyapı alanı, kamuya ait trafo alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kent meydanı, kent parkı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanları ve mesire alanları, resmi kurum alanı, idari tesis alanı, mezarlık alanı, bunun dışında kamusal ihtiyaçlara göre ortaya çıkacak imar planı kararıyla belirlenen diğer umumi ve kamu hizmet alanları ile taşkın kontrol tesisi, olarak sayılmıştır. Yönetmeliğin düzenleme ortaklık payına ait esaslar başlıklı 14. maddesinde; (1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık paylarının düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemeyeceği; (2) Düzenleme ortaklık paylarının, a) Yol, su yolu, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan b) İbadet yeri, karakol ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş alanları c) Pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları ve durakları. ç) Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları. d) Otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol e) Kent meydanı, kent parkı, spor alanı f) Belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı. g) Teknik altyapı alanı, kamuya ait trafo alanı ğ) Rekreasyon alanı, mesire alanları ve özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan h) Resmî kurum alanı ı) Diğer umumi ve kamu hizmet alanları i) Mezarlık, otogar alanı, sıralamasına uygun olarak alınacağı; (3) Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının öncelikle düzenleme sahasındaki Hazine taşınmazlarından karşılanacağı; Yetmemesi halinde, ikinci fıkrada yer alan umumi ve kamu hizmet alanları için düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra, yüzde kırk beşe (%45) tamamlayan fark kadar alanın düzenleme ortaklık payından karşılanacağı düzenlenmiştir. Yönetmeliğin Düzenleme ortaklık payını aşan umumi ve kamu hizmet alanlarının elde edilmesi başlıklı 15. maddesinde; (1) Düzenleme sahasındaki umumi ve kamu hizmet alanlarının düzenleme ortaklık payından karşılanacağı, ancak, düzenleme sahasında düzenleme ortaklık payına konu alanların yüzde kırk beşten (%45) fazla olması durumunda, 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen öncelik sırasına göre düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra eksik kalan alanın; düzenleme sahasındaki tescil harici alanlardan, belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan bedelsiz karşılanacağı; Bu alanların yetmemesi halinde kalan miktarın ya da bu yöntemle karşılanamaması halinde tamamının, 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen usullerle, (2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak ya da satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak) kamuya geçişinin sağlanacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/07/2024 tarih ve E:2024/4463 sayılı ara kararı ile davalı idareden, parselasyon işlemini kapsayan düzenleme sınırı içerisinde gölet sahasının bulunup bulunmadığı, gölet sahası bulunuyor ise 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hangi kullanımda gösterildiği, gölet alanının DOP hesabına dahil edilip edilmediğinin sorulması üzerine davalı idare tarafından verilen 14/08/2024 havale tarihli beyan dilekçesinde, düzenleme sınırı içinde … (…) Göletinin bulunduğu, anılan yerin DSİ tarafından verilen görüş doğrultusunda "su yüzeyi" kullanımında gösterildiği, umumi hizmet alanlarından sayılan yerin düzenleme ortaklık payı kapsamında kaldığı bildirilmiştir. Ayrıca dava konusu işleme karşı … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan bir başka davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen… tarih ve K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:… sayılı ara kararı ile DSİ Bölge Müdürlüğünden, … Gölü sahasının belirlenmesine yönelik tesis edilen tüm işlemler, gölet sahasının hangi mevzuata göre belirlendiği, gölün yapay mı doğal mı olduğu, gölden kimlerin faydalanabileceği ve göl sahasında kalan taşınmazların kamulaştırılmasına yönelik işlemler hakkında bilgi istenilmesi üzerine verilen cevapta, Sıhke Göleti'nin 1960-70'li yıllarda sulama ve taşkın koruma tesisi amacıyla idareleri tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri dikkate alınarak inşa edilerek 1979 yılında işletmeye açıldığı, fakat arşiv kayıtlarında buna ilişkin belge ve bilginin bulunmadığı, günümüzde de taşkın öteleme tesisi vazifesi gördüğü,… tarih ve … sayılı genel müdürlük oluru ile sulama sahasından çıkarıldığı beyan edilmiştir. Yukarıda yer verilen ara kararı cevapları ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlıkta çözümlenmesi gerekli temel hukuki meselenin idarelerin beyanlarından hareketle su yüzeyi, gölet sahası, taşkın koruma tesisi olduğu belirtilen gölet alanının hangi yöntemle kamuya kazandırılacağıdır. Kamulaştırma yöntemiyle 1979 yılında işletmeye açılarak günümüzde sulama tesisi alanından çıkarılarak taşkın önleme vazifesi gören, uyuşmazlık konusu gölet sahası 1/1000 ölçekli uygulama imar planında göl, gölet lejandı kapsamında su yüzeyi olarak gösterildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinde yer alan parselasyon işlemine ilişkin hesap cetvellerinden toplam tahsis ve imar ada alanının 14052001.85, ortak katılım alanının 0.00, düzenlemeye giren (Dopal) alanın 19431515.93, düzenlemeye giren (Dopalma) alanın 3364668.71 kamulaştırılan alanın 0.00, toplam bağışlanan alanın 237347.40 olduğu, toplam kadastro parsel alanının 28919171.40, toplam payının ise 25597762.19 olduğunun belirtildiği, düzenleme sahası içinde bulunan … Göletinin sulama ve taşkın koruma amacıyla kullanıldığı, idarece umumi hizmet alanları kapsamında değerlendirilerek düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılandığı görülmektedir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca düzenleme ortaklık payına konu olabilecek alanların kapsamı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu parselasyona ilişkin düzenleme sahası içinde bulunan ve imar planında göl, gölet lejantında fonksiyonlandırılan günümüzde taşkın öteleme (koruma) tesisi amacıyla kullanılan … Göleti sahasının düzenleme ortaklık payından karşılanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte parselasyon işlemine konu olayda, öncelikle düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanları için düzenleme ortaklık payı ayrılmasını müteakip düzenleme sahası içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının kalan Hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan karşılanması, buna rağmen taşkın kontrol tesisi için yeterli alan ayrılamaması durumunda uygulamaya giren taşınmazlardan %45 oranını aşmayacak şekilde taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılması suretiyle karşılanması gerekmektedir. Davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde, gölet sahasının düzenleme ortaklık payından karşılanamayan kısmının tescil harici alanlardan karşılandığı belirtilmekte ve mal sahipleri araştırma ve özet formunda 237347.40 bağışlanan alan görünmekte ise de uyuşmazlık konusu alanın parselasyon işlemi ile umumi hizmet alanı kabul edilerek düzenleme ortaklık payından mı karşılandığı yoksa taşkın koruma tesisi olarak kabul edilerek mi elde edildiği, taşkın öteleme tesisine ilişkin kısmının uyuşmazlık konusu parselasyon işleminin yukarıda aktarılan mevzuatla belirlenen esas, usul ve sıralamaya uyularak tesis edilip edilmediği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile sunulu bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bu durumda, yukarıda anılan hususlar araştırılarak varılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme Kararına karşı yapılan istinaf isteminin ek gerekçe ile reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

KOP Kesintisi ve DOP ile Temel Farkları

Kamu ortaklık payı (KOP), taşınmazın yüzölçümünden fiziki bir kesinti yapılması sonucunu doğurmaz; mülkiyet hak sahibinde kalmaya devam eder. KOP kapsamında kanalizasyon, doğalgaz, kaldırım ve sokak aydınlatması gibi altyapı hizmetlerinin maliyeti taşınmaz sahibine parasal bedel olarak yansıtılır. Talep edilen bedelin usulsüz veya orantısız olması durumunda idare mahkemesinde dava açılması mümkündür.

Parselasyon Planlarının Kesinleşmesi ve Dava Açma Usulü

İmar Kanunu'nun 19. maddesi gereğince parselasyon planları belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulu onayıyla yürürlüğe girer. Planlar bir ay süreyle ilgili idarede asılarak ilan edilir, mutat vasıtalarla duyurulur ve bu sürenin bitiminde kesinleşir. Kesinleşen planlar tescil için tapu dairesine gönderilir ve tapu idareleri ilgililerin muvafakatini aramaksızın sicili resen düzenler.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler. Bir parsel üzerinde birden fazla bina ve tesislerin yapımı gerektiğinde (Kooperatif evleri, siteler, toplu konut inşatı gibi) imar parselasyon planları ifraza gerek kalmadan bu ihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlenir veya değiştirilir ve burada, talep halinde, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Yapı ve Yapı ile İlgili Esaslar Yapı:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar; ilgililer düzenleyici işlem, uygulama işlemi veya her ikisi aleyhine birlikte dava açabilir. Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrasına göre idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. DOP ve KOP uygulamalarına dayalı parselasyon işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda uyuşmazlığın teknik yönlerinin aydınlatılması amacıyla mahkemelerce bilirkişi incelemesine başvurulabilmektedir.

Sık Sorulan Sorular

DOP kesintisinde yasal azami sınır ne kadardır?

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin ikinci fıkrasına göre düzenleme ortaklık payı, düzenlemeye giren arazi ve arsaların düzenleme öncesi yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.

Aynı taşınmazdan ikinci kez DOP kesilebilir mi?

İmar Kanunu'nun 18. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca bir parselden kural olarak bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır.

KOP uygulamasında arsa yüzölçümünden kesinti yapılır mı?

KOP uygulamasında arsadan herhangi bir fiziki kesinti yapılmaz ve mülkiyet sahibinde kalır; kanalizasyon, kaldırım, sokak aydınlatması ve doğalgaz gibi altyapı hizmetleri karşılığında parasal bedel istenir.

Parselasyon sonucunda hak sahibine nereden yer verilmelidir?

İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca imar parsellerinin öncelikle düzenlemeye giren taşınmazın bulunduğu yerden, bunun mümkün olmaması durumunda ise en yakınındaki eşdeğer alandan tahsis edilmesi zorunludur.

Parselasyon işlemine karşı iptal davası hangi sürede açılır?

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca ilanı gereken işlemlerde süre ilanı izleyen günden başlar ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür; ilgililer düzenleyici işlem ile uygulama işlemini birlikte veya ayrı dava konusu yapabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu