Gürültücü Komşuya Karşı Hukuki Yollar ve Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Gürültücü Komşuya Karşı Hukuki Yollar ve Haklar

Komşuluk Hukuku ve Taşkınlık Yasağının Kapsamı

Komşuluk ilişkilerinde huzurun korunması, taşınmaz maliklerinin ve kullanıcılarının karşılıklı hak ve yükümlülüklerine uymasıyla mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 737/1 uyarınca herkes, taşınmaz mülkiyetinden kaynaklanan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetlerini sürdürürken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlüdür. Bu çerçevede, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek sınırları aşan gürültü ya da sarsıntı yaparak, duman, buğu, kurum, toz veya koku çıkartarak rahatsızlık vermek kesin bir şekilde yasaklanmıştır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 737Kaynağı aç
Madde 737- Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır. 2. Kazı ve yapılar a. Kural

Taşınmaz kullanımından kaynaklanan her olumsuzluk hukuka aykırılık teşkil etmez; katlanma sınırları içinde kalan durumlar ile bu sınırları aşan hallerin ayırt edilmesi gerekir. 4721 sayılı Kanun m. 737/3 hükmü uyarınca, yerel âdete uygun düşen ve gerçekleşmesi kaçınılmaz olan taşkınlıklardan zarar gören hak sahiplerinin denkleştirmeye ilişkin yasal hakları saklı tutulmuştur.

Gürültü Kabahatinde İdari Yaptırım ve Başvuru Usulü

Komşuların huzurunu ihlal eden gürültü eylemlerine karşı başvurulabilecek hızlı idari yollardan biri kabahat yaptırımıdır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 36/1 uyarınca, başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüye sebep olan kişilere kanunda öngörülen idari para cezası verilir. Söz konusu kabahat dolayısıyla idari para cezası uygulama yetkisi, 5326 sayılı Kanun m. 36/3 gereğince kolluk görevlilerine veya belediye zabıtasına aittir.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. (2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. (3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir. Rahatsız etme

Gürültü fiilinin bireysel konut kullanımı haricinde bir ticarî işletmenin faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi durumunda farklı bir yaptırım kademesi söz konusu olur. 5326 sayılı Kanun m. 36/2 uyarınca, gürültüye neden olma eyleminin ticarî bir işletmenin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, işletme sahibi olan gerçek ya da tüzel kişiye kanunda belirlenen çerçevede daha ağır idari para cezası tatbik edilir.

Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçu ve Cezai Sorumluluk

Gürültü eylemi kimi durumlarda salt idari yaptırım sınırında kalmayıp ceza hukuku anlamında suç teşkil edebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 123/1 gereğince, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması yahut aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde fail hakkında adli soruşturma yürütülür. Bu suçun oluşması failin özel kastına ve eylemin ısrarla sürdürülmesine bağlı olup mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 123Kaynağı aç
Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Israrlı takip

Kat Mülkiyetinde Çekilmezlik ve Mülkiyetin Devri Davası

Apartman ve site düzeninde gürültü gibi ihlallerin sürekli ve tahammül edilemez boyutlara ulaşması durumunda en ağır medeni yaptırım kat mülkiyetinin zorunlu devridir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 25/1 uyarınca, kat maliklerinden biri kanuni borç ve yükümlülüklerini yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını onlar açısından çekilmez hale gelecek derecede ihlal ederse, diğer kat malikleri bu kat malikinin bağımsız bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hâkimden talep edebilirler. 634 sayılı Kanun m. 25/2 hükmü uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça bu davanın açılabilmesi diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar almasına bağlıdır; bağımsız bölümün mülkiyeti ise hükme en yakın tarihteki değeri ödenerek arsa payları oranında devredilir.

634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat maliklerinin haklarını, onlar için çekilmez hale gelecek derecede ihlal ederse, onlar, o kat malikinin müstakil bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine devredilmesini hakimden istiyebilirler. (Değişik ikinci fıkra: 14/11/2007-5711/12 md.) Bu gibi bir kat maliki hakkında, bağımsız bölümün mülkiyetinin hükme en yakın tarihteki değeri o kat malikine ödenerek bu mülkiyetin diğer kat maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi için davanın açılması, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, diğer kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar vermesine bağlıdır. Bu karara rağmen kat maliklerinden bir kısmı bu davayı açmak istemezse, davayı öteki kat malikleri açar ve hâkim hüküm vermeden önce devir bedelinin ileride hak sahibine ödenmek üzere bankada üçer aylık vadeli hesaba yatırılması ve makbuzunun ibrazı için davacılara resen belirleyeceği uygun bir süre verir. Devir bedelinin süresi içinde yatırıldığına ilişkin belge ibraz edildiğinde ve davanın kabulü halinde hâkim, davalının bağımsız bölümünün mülkiyetinin davayı açmış olan kat maliklerine arsa payları oranında devredilmesine ve devir bedelinin işlemiş faiziyle birlikte davalıya ödenmesine karar verir. Aşağıdaki durumlarda, birinci fıkrada yazılı çekilmezlik, her halde mevcut farz edilir : a) Ortak giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları ödemediği için hakkında iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep olunması; b) Anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hakimi tarafından 33 üncü madde gereğince verilen emre rağmen, bu kanunda yazılı borç ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle öteki kat maliklerinin haklarını ihlal etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi; c) Kendi bağımsız bölümünü randevu evi veya kumarhane veya benzeri yer olarak kullanmak suretiyle ahlak ve adaba aykırı harekette bulunması. (Değişik dördüncü fıkra: 14/11/2007-5711/12 md.) Bu maddedeki dava hakkı, devir konusunda kat maliklerince alınan dava açma kararının öğrenilmesi tarihinden başlayarak altı ay ve her halde dava hakkının doğumundan başlayarak beş yıl içinde kullanılmazsa veya dava sebebi ortadan kalkmışsa düşer. B) Kat irtifakı sahiplerinin borçları:

Kat malikleri kurulunun devre yönelik çoğunluk kararı almasına karşın kat maliklerinin bir kısmı davaya katılmak istemeyebilir. 634 sayılı Kanun m. 25/2 uyarınca, kurul kararına rağmen bir kısım malik dava açmazsa, dava öteki kat malikleri tarafından açılabilir. Bu usulde hâkim hüküm vermeden önce devir bedelinin ileride hak sahibine ödenmesini teminen bankada üçer aylık vadeli bir hesaba yatırılması ve makbuzunun ibrazı için davacılara resen uygun bir süre tanır. Devir bedelinin verilen süre içinde yatırıldığı belgelenip dava kabul edildiğinde, bağımsız bölümün mülkiyetinin davayı açmış kat maliklerine arsa payları oranında devrine ve depo edilen bedelin işlemiş faiziyle davalı malike ödenmesine karar verilir.

634 sayılı Kanun m. 25/3 kapsamında çekilmezlik şartının her halde gerçekleşmiş sayılacağı özel karineler düzenlenmiştir. Buna göre ortak gider ve avans borçlarının ödenmemesi yüzünden kat maliki hakkında iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi yapılmasına sebep olunması çekilmezlik hali sayılır. Ayrıca anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hâkimi tarafından 634 sayılı Kanun m. 33 gereğince verilen emre rağmen borç ve yükümlülükleri ihlal etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi ya da bağımsız bölümün randevu evi, kumarhane veya benzeri yer olarak kullanılması suretiyle ahlak ve adaba aykırı davranılması halinde de çekilmezlik şartı kanunen kesin olarak mevcut kabul edilir.

Kat mülkiyetinin devrini talep hakkı süresiz bir hak niteliğinde değildir. 634 sayılı Kanun m. 25/4 gereğince, mülkiyetin devri davası hakkı, devir konusunda kat maliklerince alınan dava açma kararının öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her halde dava hakkının doğumundan itibaren beş yıl içinde kullanılmazsa ya da dava sebebi ortadan kalkarsa düşer.

Gürültü yapan komşuya idari para cezası kestirilebilir mi?

Başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişilere 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 36/1 uyarınca idari para cezası verilir ve bu cezaya kolluk kuvvetleri ya da belediye zabıtası karar vermeye yetkilidir.

Gürültü nedeniyle komşunun dairesini zorla devralmak mümkün müdür?

Kat malikinin borç ve yükümlerini sürekli ihlal ederek diğer malikler için durumu çekilmez hale getirmesi durumunda, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 25 uyarınca diğer kat malikleri sayı ve arsa payı çoğunluğu kararıyla bağımsız bölümün değerini ödeyerek devrini hâkimden talep edebilirler.

Mülkiyetin devri davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Kat malikleri kurulunca alınan devre ilişkin davanın açılması kararı öğrenildiği tarihten itibaren altı ay ve her halde hakkın doğumundan itibaren beş yıl içinde davanın açılması gerekir, aksi takdirde hak düşer.

Komşunun gürültü yapması hapis cezası gerektirir mi?

Sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla ısrarlı şekilde gürültü yapılması halinde eylem suç oluşturur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 123/1 gereğince mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu